Arama:

Etiket Bulutu







July, 2009

Garnizonum nedir?

22.07.2009

garnizonum

Garnizonum sanal bir kışla ortamıdır. Site üstünde bulunan ‘Garnizonum’ linkinden ulaşılır. Garnizonum bölümünü kullanabilmek için Askerlik yaptığınız yeri, ‘Askerlik Bilgilerim’ bölümünden eklemiş olmanız gerekmektedir.
Bu uygulamada, askerlik yaptığınız birliklere ait sanal kışlanızda fare hareketleriyle gezinebiliyor, kışladaki taburları/bölükleri ciddi ciddi binaymış gibi görebiliyorsunuz. İstediğiniz binanın üzerine gelip tıkladığınızda, burada askerlik yapanların listesini görebiliyorsunuz.
Garnizonum uygulamasının içindeyken, çevrim içi olanlarla sohbet edebiliyorsunuz.

Birliğinizi eklediniz mi?

22.07.2009

duyurular

Birliğinizi, üst menüde bulunan ‘Askerlik Bilgilerim‘ bölümünü kullanarak kolayca ekleyebilirsiniz. Arkadaşlarınızla buluşabilmenizin en etkili yolu birliğinizi eklemenizdir. Bu sayede birliğinizde gözükecek ve bu birlik altında bir grup oluşturmuş olacaksınız. Aksi taktirde sadece isim ve soyisim ile aranarak bulunabilirsiniz.
Birliğinizi bulamazsanız ‘Birliğimi Bulamadım‘ butonu ile site yöneticisinden yardım isteyebilirsiniz. 10000 yaklaşan birlik sayısı var ama yinede sizin birliğiniz listede olmayabilir. Böyle bir durumda mutlaka site yöneticisinden birliğinizi eklemesini isteyiniz.

Asker arkadaşlarınız garnizone.com ailesine sizden sonra katılır ve birliğe kendilerini eklerlerse e-mail aracılığıyla bilgilendirilirsiniz.

Garnizonum‘ uygulamasını ancak birliğinizi ekledikten sonra kullanılabilirsiniz. Askerlik yaptığınız kışladaki diğer tabur yada bölükleri de, bu uygulama ile sanal gezinti yaparak görüntüleyebileceksiniz.

Tanıyor Olabilirsiniz‘ bölümü, yine birliğinizi ekledikten sonra aktif olacak olan uygulamalardan bir tanesidir. Sizin garnizonunuzda askerlik yapan üyelerimiz bu bölümde gösterilecektir.


Birliğinizi ararken yardımcı olabilecek bir kaç önemli not:

– Kara Kuvvetleri’ne bağlı Eğitim Okulları, ‘Kara Kuvvetleri > Eğitim ve Doktrin Komutanlığı‘ başlığı altındadır. (Örn. İstihkam Okl, Ulaştırma Okl, Sahra Sıh.Okl, Bakım Okl. vs.)

– 15. Piyade Eğitim Tugayı, 59. Topçu Er Eğitim Tugayı gibi eğitim tugayları, Kara Kuvvetleri > Tugaylar başlığı altındaki Topçu yada Piyade Tugayları başlıkları içerisinde değil, bu bölümdeki bir diğer başlık olan
Eğitim Tugayları‘ içerisindedir.

– Bazı Tugaylar, TSK nın yaptığı düzenlemeler ile, Zırhlı, Mekanize, Motorize şeklinde değişmiş olabiliyor. Bu yüzden ilgili bölümde tugayınızı bulamadığınız durumlarda, diğer tugay başlıklarına da bir göz atmayı unutmayınız.

– Sitemizin sağ üst köşesindeki ‘Arama‘ bölümünü, birliğinizi aramak için de kullanılabilirsiniz. Örneğin, birliğiniz ile ilgili bir numara, ilçe veya şehir gibi…

– Bir önemli hatırlatma da uzun dönem er/erbaş askerlik yapanların tertiplerini yazmaları ile ilgili. Tertip, askere gidilen yıl değil, o yıl hangi yılda doğanların askere gideceği bilgisidir. Yani 1975 yılında doğan bir kişi özel bir durum yoksa 1975’e 1,2,3,4 gibi tertip dönemlerinde askere gider.

Saygılarımızla


İşimize ‘sevgi’ katınca

15.07.2009

gununsozu1

Süper market çalışanlarına hitap ettikten yaklaşık üç ay sonra bir akşam üstü Barbara’nın telefonu çaldı.
Arayan kişi adının Johny olduğunu ve marketlerden birinde kasada müşterilerin torbalarını doldurmalarına yardım ettiğini söyledi. Ayrıca Down sendromu olduğunu belirtti ve “Barbara, anlattıkların hoşuma gitti!” dedi.
Johny, Barbara’nın konuşma yaptığı günün gecesi eve gittiğinde babasından kendisine bilgisayar kullanmayı öğretmesini istemişti.
Bilgisayarda, babasıyla birlikte üç sütunlu bir tablo yaptılar. Şimdi her akşam eve gittiğinde bir “günün sözü” buluyor. Bulamadığı zaman da bir tane “uyduruyor!” Sonra bu sözü bilgisayarda yazıyor, bir kaç tane çıktı alıyor, onları kesiyor ve her birinin arkasına ismini yazıyor.
Ertesi gün müşterilerin torbalarını “zevkle” doldururken, her birinin torbasına günün sözünden bir tane koyuyor ve böylece yaptığı işe içten, eğlenceli ve yaratıcı bir biçimde imzasını atıyor.

Bu konuşmadan bir ay sonra marketin müdürü beni aradı.
“Barbara bugün olanlara inanamayacaksın” dedi.
Sabah markete gittiğimde Johny’nin kasasının önündeki kuyruk diğerlerinin üç katıydı! Bağıra çağıra etrafa emirler yağdırmaya başladım: ‘Daha fazla kasa açın. İnsanları buradan daha çabuk çıkarın!’ Ama müşteriler ‘Hayır. Biz Johny’nin kasasında beklemek istiyoruz. Günün sözlerinden almak istiyoruz!’ dediler.
Müdürün söylediğine göre bir kadın müşteri onun yanına kadar gelmiş ve “Eskiden markete haftada bir gelirdim, ama şimdi buradan her geçişimde uğruyorum, çünkü günün sözlerinden almak istiyorum” demişti.
Son olarak müdür bana “Marketteki en önemli kişi kim biliyor musun?” Diye sordu. Elbette Johny’di.
Aradan üç ay geçti ve marketin müdürü beni yeniden aradı. “Sen ve Johny marketimizde büyük bir değişim yarattınız” dedi. “Şimdi çiçek bölümündeki bütün sapı kırık çiçekleri ve kullanılmayan yaka
Çiçeği buketlerini yaşı geçkin kadınların yada küçük kızların yakalarına iliştiriyorlar. Et paketleme bölümündeki bir elemanımız Snoppy seviyormuş ve 50.000 tane Snoppy çıkartması getirmiş. Her et paketinin üzerine bir çıkartma yapıştırıyor. Hem biz, hem de müşterilerimiz çok eğleniyoruz.

Hayat Dersi

15.07.2009

tanriilekonusma

‘Demek benimle görüşmek istiyorsun? ‘ diye sordu Tanrı
‘Eğer zamanın varsa.’ dedim.

Gülümsedi,
‘Benim zamanım sonsuzdur.’ dedi.
‘Ne sormak istiyorsun bana? ‘
‘İnsanoğlunun seni en çok şaşırtan davranışlarını.’

Tanrı şöyle cevapladı sorumu:
‘Çocukluktan sıkılırlar, büyümek için acele ederler ve sonra çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını kaybederler ve sağlıklarını geri kazanmak için para verirler. Gelecekten endişe ederken bugünü unuturlar, böylece ne bugünde ne gelecekte yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar, hiç yaşamamış gibi ölürler.’

Bir süre sessizce oturduk, sonra tekrar sordum:
‘Bize vermek istediğin hayat dersleri var mı? ‘

Tanrı bir gülümseme ile yanıtladı sorumu:

‘Kimseye kendinizi sevdiremezsiniz, yapabileceğiniz kendinizi yalnızca sevilmeye bırakmak. ‘Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Zengin bir insan hayatta en çok şeye sahip olan değildir, en az şeye ihtiyacı olandır. Sevdiğiniz insanları bir kaç saniyede yaralayabilirsiniz; ama yaralarını iyileştirmek yıllar alabilir. Affetmeyi, affederek öğrenirsiniz. Sizi çok seven insanlar vardır; ama duygularını nasıl ifade edeceklerini bilemeyebilirler. İki kişi aynı şeye bakabilir ama farklı şeyler görebilir. Bazen başkaları tarafından affedilmek yetmez, siz kendiniz de kendinizi affetmelisiniz.’

Sevgilin Annene benzerse

15.07.2009

gelinkaynana

Delikanlı evlenmek için kimi getirirse getirsin, bir türlü annesini razı edemiyormuş..

Yakın bir arkadaşı

– “Bak sana benden bir tavsiye..” demiş, “Öyle bir kız bul ki aynen annene benzesin.. Göreceksin annen ona bayılacak..”

Delikanlı hayli araştırdıktan sonra bir gün gerçekten öyle bir kız bulmuş.. Görünüşü, konuşması, giyimi hatta yemek yapması bile bire bir annesi… Telefonda bunu arkadaşına anlatmış,

– “Ee.. Vaziyet iyi o zaman..” demiş arkadaşı..

– “Yok!” demiş delikanlı hayli sıkıntılı, “Babam kızdan nefret ediyor!”

Hayatın içinden

13.07.2009

kutuphane

Tıp öğrencisi bir kitabevinin raflarını karıştırırken, aradığı kitabı bulduğuna sevindi. Kitabın arkasını çevirdiğinde gördüğü fiyat gülümsemesini dondurdu. Belli etmeden sayfaları hızla geçti, aradığı bölümü buldu. Kitabevinin sahiplerine gizlice baktı. İkisi dünyadan bihaber müşterilerle görüşüyorlardı. Hocasının ödev verdiği yeri hızla okudu, bitirince dışarı çıktı.
Ertesi gün yine geldi ve kitabın olduğu bölmeye geçti.
Allah`tan raflar kendisini gizliyordu, hızla sayfayı buldu ve okumaya başladı.
Öğrenci yaklaşık bir ay boyunca, iki günde bir kitabevine gidip dersine çalıştı, iş yerinin sahipleri hiç farkına varmadılar.
Bitirme sınavına bir hafta kala kitapçıya yine hayalet gibi sessizce süzüldü. Kitabın olduğu rafa geldiğinde kitabı bulamadı. Alt rafa, üst rafa baktı, bulamadı. Genç öğrencinin rengi attı. Belli etmeden tüm rafları inceledi. Kitap satılmıştı.
Buz gibi bir renkle orayı terk ederken, bir aydır ilk defa kitapçının sevimli sahibiyle göz göze geldi.
Merhaba dedi. Oturmaz mısınız?
Öğrenci sessizce kendisine gösterilen tabureye oturdu.
Kitapçı tezgahın altına uzandı. Genç öğrencinin korku dolu bakışları altında kitabı çıkardı.
Geçenlerde birisi geldi ve fiyatını sordu, alacak gibi göründü.
Ben de raftan indirdim ve senin için sakladım.
Buradan alıp okuyabilirsin dedi.
Genç delikanlı, ne diyeceğini bilemedi. Uzunca bir süre donmuş halde, adamın elindeki kitabın kapağına baka kaldı. Demek ki ilk günden beri biliyordu.
Yıllar geçti, o genç delikanlı başarılı bir onkoloji doktoru oldu.
Yıllar önce, o kitapçı dükkanının raflarındaki kitaplardan, ücretsiz faydalanmasının karşılığını, fakir hastalarından hiç ücret almadan fazlasıyla ödedi.

Abisini örnek alınca

13.07.2009


bisiklet


Çocuğun birine, sürekli ağabeyini örnek al diye söylerlermiş. Çünkü herkes çocuğun hukuk fakültesinde okuyan, geleceğin parlak avukat adaylarından, kendini yetiştirmiş, örnek abi, gurur timsali biri olduğunu düşünürmüş.
Oysa ki çocuğun ağabeyi hergün ben okula gidiyorum safsatasıyla arabaya atlar ve kızlarla gününü gün edermiş.
Çocuk birgün demiş ki:

– ya ben şu ağabeyimin arabasına bi saklanayım bakayım ne yapıyomuş, abimi de örnek alacakmışım madem…

demiş ve çaktırmadan atlamış arabanın arka koltuğuna, çekmiş üstünede bir örtü..
Birkaç dakika sonra da abisi:
– anne ben okula gidiyorum…
diyerek çıkmış yola. 5 dakika sonra bir kızla buluşup atmış arabaya ve çıkarmış bir dağın başına. Durdurmuş arabayı, kız başlamış sevgilisiyle konuşmaya.

– Aşkım ne güzel bir yer burası ağaçlar, kuşlar…

Çocuk kesmiş kızın lafını..

– Sen boşverde ağacı kuşu, benim olucak mısın onu söyle? demiş…

Kız da başlamış bağırmaya..

– Terbiyesiiiiiiz, ırz düşmanıııııııı, defooooooool

Abi hemen kesmiş kızın sözünü..

-Bağırma, in arabadan. Sen şimdi yürüyerek in dağdan aşağı, bende arabamla ineyim de aklın başına gelsin.

demiş. Kız da çaresiz inmiş.

Arka koltukta, olanları bir bir duyan çocuk, demiş ki ben abimi böyle örnek alcam.. demiş

Ertesi gün ufaklık gitmiş garajdan bisikletini çıkarmış.

– Anne ben okula gidiyorum…

diye bağırmayı ihmal etmemiş ve mahalleden arkadaşı olan bi kıza seslenmiş.

– Ayçaaaaaaa

– Ne var

-Atlasana arkama, seni dağa götürecem.

-Tamam

Çocuk başlamış pedal çevirmeye, binbir güçlükle dağa çıkarmış kızı, dili bir karış dışarıda sormuş….

– Ayça … benim olucak mısın ?

– Evet

– ?????? Cidden mi ?

– Evet

Çocuk suratı bir karış… cevap vermiş.

– İyi o zaman, sen al bisikleti in, ben yürüyerek inerim dağdan aşağı.

Balinalar

06.07.2009

balina

Eski ve Yeni Ahit’te Jonah, Kur’an da Yunus olarak geçen peygamber 
Hz. Yunus gemiden denize düşer (atılır) ve bir balina tarafından yutulur.
Sınıfta balinalar anlatılırken
Öğretmen:  “Bir balinanın insanı yutması fiziksel olarak imkansızdır çünkü balinaların boğazı çok küçüktür”
Küçük kız Jonah’ı (Yunus peygamber) bir balinanın yuttuğunu söyleyerek itiraz eder.
Sinirlenen öğretmen, balinanın insanı yutamayacağını tekrarlar.
Küçük kız: ‘Cennete gittiğim zaman Jonah’a soracağım’.
Öğretmen: ‘Ya Jonah cehenneme gittiyse?’ diye yanıtlayınca.
Küçük kız: ‘O zaman sen sorarsın’ der.

Aile albümü

06.07.2009

k-penguen

kurbanlık

03.07.2009

kurban