Arama:

Etiket Bulutu







October, 2009

Arılar ve Kuşlar

15.10.2009

kuslar

Kadın kocasına:
– Bizim oğlan büyüdü artık. Ona bazı şeyleri anlatmalısın. Bu senin görevin.
– Yahu, ben nasıl anlatayım, utanırım.
– Kolayı var, bu işin arılar ve kuşlarda da aynı olduğunu söylersin.
Adam, oğlunu yanına çağırır ve anlatmaya başlar:
– Bak oğlum, geçenlerde annenle kavga etmiştim ya.
Annen eşyalarını toplayıp annesine gitmişti.
– Evet baba, hatırladım. Baba devam eder:
– O gün bu olayı kutlamak için seninle birlikte gece klubüne gittik. İçerken iki bayanla tanıştık. İşi ilerlettik.
– Evet baba, hatırladım.
– Sonra bayanları klüpten çıkartıp bir otele götürdük. Sen seninkini, ben benimkini alıp odalarımıza çekildik.
– Evet baba, hatırladım.
– Hah, işte bu iş arılarda ve kuşlarda da böyledir.

Anladın mı?

15.10.2009

boksor

Cumartesi gecesi için, adam pazartesiden hazırlık yapmaya başladı..
-“Aman hanım, dişarı gitme organizasyonu falan yapma.. Eve de kimseyi çağırma..”
Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonluğu maçı yayınlanacaktı, televizyonda..
Adam da boksa deli oluyordu.. O sabah karısına son tembihleri yaptı..
-“Güzel bir çilingir sofrası da kur televizyonun başına..
Tekirdağ rakımı da hazır et.. Şöyle bir keyif yapalım..”

Akşam maç başlarken, karısı herşeyi hazırlamıştı.
Gong çaldı, maç başladı..
Adam rakısına uzanıp bir yudum almıştı ki,
“Gümmm”….. bir yumruk…Kırmızı şortlu boksör ağaç gibi devrildi..
“Bir.. Iki.. Üç………..Sekiz.. Dokuz.. On..Nakavt..”
Adam elinde kadeh kala kaldı..
-“Yok artık.. Bir hafta bekle.. Bunca hazırlan.. Bunca heveslen.. Yarım dakika bile sürmesin..”
-“Şimdi ne hissettiğimi anladın mı” dedi, kadın…

Pes

15.10.2009

sihirbaz

Titanik’in salonlarından birinde her akşam bir sihirbaz gösteri yapıyormuş.
Adam gerçekten çok ustaymış ama bir sorunu varmış.
Salonun bir köşesinde bulunan papağan, tam, ne sihirdir ne keramet noktasına gelindiğinde
sihirbazın hilelerini açıklıyormuş.
‘Kartı gömleğinin yeninden içeri attı!’ diyormuş örneğin
ya da ‘O şapkanın içinde tavsan var.’ diye haykırıyormuş çirkin sesiyle.
Sihirbaz fena halde kızıyormuş bu papağana ama papağan kaptanın papağanı olduğundan bir sey yapamıyormuş.
Derken Titanik buzdağına çarpıp batmış, sihirbaz gemiden kopan bir kapının üzerine çıkarak kurtulmuş.
Ertesi sabah bir de ne görsün!… Papağan da aynı kapının üzerinde durmuyor mu!
Üc gün üc gece o kapının üzerinde öylece bakışmışlar.
Ne sihirbaz bir şey söylemiş ne de papağan
ama en sonunda papağan olmuş konuşan:
‘Tamam, pes, gemiye ne yaptıgını anlayamadım!’

Yalancı Temel

15.10.2009

erikagaci

Temel ile Fadime komşu çocuklari..
Temel girmiş Fadimeler’in bahçesine, çıkmış erik ağacına, erikleri yolup, koynuna, cebine dolduruyor.
Fadime asağidan seslenmiş:
“İn aşağı, yoksa bağuracağum!”
“Sus kız, cit başumdan, inersem alurum seni altıma!”
Fadime daha yumuşak:
“İn aşağu, yoksa bağuracağum!”
“Sus kız, almayum, seni altuma!”
Sonunda Fadime yine bağırınca, Temel korkmuş, ağaçtan atladığı gibi baslamiş kaçmaya…
Fadime arkasından seslenmiş:
“Ula Temel, hem hirsuzsun, hem de yalanci!”

Yanlışınız var

15.10.2009

ayna

Kadın günah çıkarma hücresine girmiş, başlamış anlatmaya..

– “Beni bağışlayın peder .. Kitapta yazılı yedi büyük günahtan birini, kibir suçunu işledim.
Günde iki defa uzun uzun aynaya bakıyor kendi kendime ‘Ben ne güzel bir kadınım’ diyorum..”

Peder, aradaki kafes pencereyi açıp kadına yakından dikkatlice bakmış… ve sonra

-“Hanımefendi” demiş .. “Size çok iyi haberlerim var. Günahınız yok.. Yanlışınız var..”

Cenaze Arabası

15.10.2009

cenazearabasi

Cenaze arabasının şöförü araç boş iken yoldan geçen kıza laf atmış:
– Yavrum gel gezdireyim seni arabamla..
Kız:
– Hıhhh bununla mı gezdireceksin..
Şöför:
– Kızım millet bu arabaya binmek için ölüyor beeeee…

Sarıkız Meselesi

14.10.2009

sariinek

Yaşlı bir çiftçi trafik kazasında mağdur olduğu gerekçesiyle, mahkemede savunma yapmaytaydı. Kazaya sebep olan nakliye firmasının avukatı sordu:

-Kaza yerine gelen polis ekibine “İyiyim” demediniz mi?

Çiftçi ifadesine başladı:

-Traktörümün arkasında besili ineğim sarıkız ile birlikte giderken, bu nakliye şirketinin kamyonu……

Avukat sözünü kesti;

-Ayrıntıları sormuyorum, yalnızca şu soruya cevap verin. Kaza yerine gelen polis ekibine “İyiyim” Dediniz mi? Demediniz mi?

-Şimdi efendim, biz sarıkız ile birlikte giderken……..

Avukat yine çiftçinin sözünü kesti ve hakime dönerek:

-Efendim, Bu adam kaza yerine gelen polis ekibine, kendisine durumunu sorduğu zaman “Çok iyiyim” demişti. Şimdi aradan 3-4 hafta geçtikten sonra mağduriyetini öne sürerek, müvekkilimi dava ediyor. Lütfen kaza sırasında iyi olduğunu söyleyip söylemediği konusunda ki soruma doğrudan cevap vermesini söyler misiniz?

Hakim:

-Bir dakika. Önce şu sarıkız hikayesini duymak istiyorum.

Çiftçi hakime teşekkür edip, ifadesini sürdürür:

-Bu nakliye şirketinin kamyonu traktörüme çarptığında, ben bir hendeğe, sarıkız başka bir hendeğe savrulduk. Sersemlemiş bir halde yatarken, diğer taraftan sarıkızın yanık yanık böğürmelerini duyabiliyordum. Belli ki çok acı çekiyordu. O sırada hemen ordan geçmekte olan polis ekibi durdu ve memurlardan birisi gidip diğer hendekte yatan sarıkıza baktı. 1 – 2 dakika sonra da tabancasını çıkarttı ve inlemekte olan sarıkızı iki kaşının ortasından vurdu. Ardından elinde dumanı tüten tabancası ile yanıma geldi ve bana “Sen nasılsın Amca” diye sordu. Siz olsanız ne cevap verirdiniz?

Doğruyu Söyledim!

14.10.2009

termometre

Adam evine dönünce karısını hüngür hüngür ağlarken bulmuş. Telaşla sormuş.
– Eczacı, demiş karısı içini çekerek.
– Telefonda bana küfür etti!
Adam öfkeyle Eczaneye koşmuş:
– Sen ne dedin benim karıma, diye saldırmış eczacıya.
– Durun! demiş eczacı, Bir de beni dinleyin! Bu sabah saatin alarmı çalmayınca hayli geç kalkabildim. Kahvaltı etmeden kapıdan fırladım ki evin ve arabanın anahtarlarını içeride unutmuşum. Pencerenin camını kırarak anahtarları aldım. Geciktim diye biraz hız yapınca yolda ceza yedim. Yârı yolda lastiğim patladı. Eczaneye geldim ki kapıda bir sürü insan bekleşiyor. Kapıyı açarken telefon yerinden fırlarcasına çalıyordu. Birinin parasının üzerini vermek için hamle yaptığımda paralar yere saçıldı. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde paraları toplarken telefon hala çalıyordu. Ayağa kalkarken kasanın acık çekmecesine başımı vuranca yere yuvarlandım. Telefon hala çalıyordu. Hamle yaparken ortadaki rafa çarptım. En pahalı parfümler yerlere düşüp kırıldı. Telefon hala deli gibi çalıyordu. Sonunda açtım. Karınız arıyormuş.
– Rektal termometreyi nasıl kullanacağım? diye sordu.
– Beyefendi size yemin ederim kendisine sadece doğruyu söyledim!

Çorba

14.10.2009

temel
Temel yemek odasının üzerindeki çatının aktığını fark edince hemen bir çatı ustası çağırmış..
Usta gelip şöyle bir bakmış:
“Çatınızın aktığını ne zaman fark ettiniz?..” diye sormuş..
“Dün gece… Çorbamı içmem iki saat sürünce şüphelendim!..” demiş Temel..

Kompozisyon ödevi

09.10.2009

horse-farm

Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi..
İki gün sonra ödevi geri aldı.
Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı.

“Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına çocuk..
“Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası..
“Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun.
Kaynağınız yok.
At çiftliği kurmak büyük para gerektirir.
Önce araziyi satın alman lazım.
Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor.
Bunu başarman imkansız” ve ekledi:
“Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”

Çocuk evine döndü ve uzun düşündü. Babasına danıştı.
“Oğlum” dedi babası
“Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!.”

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir degisiklik yapmadan geri götürdü hocasına..

“Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi.. “Ben de hayallerimi. .”