Arama:

Etiket Bulutu







November, 2009

Edirne

30.11.2009

edirne1


Edirne, Marmara Bölgesi’nin Trakya kısmında yer alır. Güneyinde Ege denizi, kuzeyde Bulgaristan, batıda Yunanistan, doğuda Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale ileri ile çevrilidir.

edirne5

Yüzölçümü 6.098 km² olan Edirne’nin, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 41 metredir. Edirne, idari olarak, biri merkez ilçe olmak üzere 8 ilçe ve 248 köyden oluşmaktadır.

Edirne ili, Trakya Yarımadasında; kuzeyde Istranca Dağları, güneyinde Koru Dağları ve Ege Denizi-Saroz Körfezi, batısında Meriç Nehri ve Meriç Ovası, doğusunda da Ergene Ovasını içine almakta olup, il topraklarının % 80’i tarıma elverişlidir.

edirne12

Türkiye’nin batı sınır topraklarının önemli bir bölümünü içine alan ilin Bulgaristan’la 88km’lik bir sınırı vardır. Bulgaristan’la olan sınır, Kırklareli il sınırından başlayarak, Tunca Irmağı’nı kesip, güneybatı yönünde uzanarak Meriç Irmağı’nda sona ermektedir. Burada, Türk, Bulgar ve Yunan sınırları birleşmektedir. Meriç Irmağı, ilin Yunanistan’la sınırını oluşturur. Irmağın doğu yakası Edirne, batı yakası Yunanistan’dır. Edirne-Yunanistan sınırının uzunluğu 204 km’dir. Bu sınır, Enez’de sona ermektedir.

İlin iklimi güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sertleşir; Ege Denizi’ne kıyısı olan güney kesiminde daha çok ılıman Akdeniz iklimi yaşanırken, il merkezinin de bulunduğu kuzey kesiminde sert kışlarıyla kendini gösteren karasal iklim hakimdir.

edirne6

Cumhuriyet’in kuruluşu ile beraber Edirne’de eğitim kurumları da hızlı bir gelişme göstermiş, son yıllarda Edirne, eğitimde gelişmişlik düzeyi açısından Türkiye’nin önde gelen kentleri arasına girmiştir. Edirne’de okur-yazar oranı Cumhuriyet Dönemi boyunca Türkiye genelinin üzerinde olmuştur. Son yıllarda gerçekleştirilen kurslarla okur-yazarlık oranı % 99’a ulaşmıştır. Edirne’de okulu olmayan köy yoktur.

edirne3

Çalışan nüfus, tarım sektörü ile hizmetler sektöründe yoğunlaşmıştır. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre 402 bin kişilik nüfusun % 51’ini oluşturan 206.708 kişi iktisaden faal durumdadır. Bunların 196.389’u çalışmakta olup; çalışanların 97.404’ü (% 50) tarım sektöründe, 74.895’i (% 38) hizmetler sektöründe, 17.688’i (% 9) sanayi sektöründe, 5.925’i de (% 3) inşaat işlerinde faaliyet göstermektedir.

edirne7

1357’den beri düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri yaz aylarında birçok yerli ve yabancı turisti çeker.

Kırkpınar Efsanesi

“Kırkpınar Yağlı Güreşleri” ile ilgili birçok söylenti vardır. Bunlardan en yaygın olanı da şöyledir: Rumeli’nin fethi sırasında Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Paşa 40 askeriyle Domuzhisarı Kalesi ile birlikte birkaç kaleyi de ele geçirir. Bu birlik geri dönerken, bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Samona’daki molalarında güreşe tutuşurlar. Bunlardan ikisi yenişemez. Daha sonra iki güreşçi bir Hıdrellez gününde (6 Mayıs) yeniden güreşe tutuşurlar. Güreş sabah erkenden başlayıp gece yarısı iki güreşçinin ölümüne kadar sürer. Arkadaşları tarafından orada bulunan bir incir ağacının altına defnedilirler. Yıllar sonra arkadaşları aynı yere tekrar geldiklerinde iki pehlivan arkadaşlarının gömülü oldukları yerde temiz ve gür pınarların şırıl şırıl aktığını görürler. Bunun üzerine o yer “Kırkpınar” olarak adlandırılır ve böylece “Kırkpınar Yağlı Güreşleri” geleneği başlar.

Eski geleneklerin korunduğu Tarihi Kırkpınar Güreşleri ve Kültür Etkinlikleri bir hafta sürer.

Şenlikler kapsamında çeşitli folklor gösterileri, fuarlar, sergiler, güzellik yarışmasıyla yöresel yemek yarışmaları düzenlenir. Yurtdışından çeşitli ülke gruplarının katılımıyla uluslararası bir renklilik de kazanan şenliklerin son üç gününde yağlı güreşler yapılır.

Büyük, orta, başaltı ve baş boylarında güreşen pehlivanlardan, baş güreşenlerin birincisine “başpehlivan” ünvanı ve altın kemer ödülü verilir. Güreşlerin vazgeçilmez sembolü Kırkpınar Ağası’dır. Ortaya konan koça açık artırmada en fazla parayı veren kişi Kırkpınar Ağası olur ve bir sonraki yılın güreşlerini organize eder. Ayrıca Kırkpınar şenliklerinde ve güreşlerde yarışmaları kazananlara ödüllerini verip misafirleri ağırlar.

Güreşlerin Yapıldığı Yer

Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Samona köyü civarında bulunan Kırkpınar Çayırı’ndan Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde yer alan Virantekne mahalline taşınmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra güreşler Edirne’nin Sarayiçi bölgesinde yapılmaktadır.

Güreşlerin yapıldığı Tarih

Kırkpınar etkinlikleri her yıl genellikle Haziran ayının son haftası ile Temmuz ayının ilk haftasını kapsayan günlerde bir hafta süre ile düzenlenmektedir. İlk dört günü çeşitli festival etkinlikleri ile geçen haftanın son üç günü (Cuma-Cumartesi-Pazar) yağlı güreş müsabakaları yapılmaktadır. Haftanın son günü (Pazar) başpehlivanlık güreşleri ve Kırkpınar ağalığının ihalesi yapılmaktadır.

edirne2

Edirne her zaman kültür olaylarının yoğun yaşandığı bir kent olmuştur. Mimari yenilikler bu kentin yapılarıyla gelmiş; hat ve süsleme sanatının en güzel örnekleri burada verilmiş, çok sayıda medresesi yoğun tartışmalara tanık olmuş, tıp tarihine geçen ilk uygulamalar burda başlamıştır.

edirne11

Kimliğini asıl Osmanlı döneminde bulan ve imparatorluğun ikinci kenti olan Edirne, kültürel mirasımızın en yoğun hissedildiği bir kenttir.

Edime, camileri, çarşıları, köprüleri, tarihi evleriyle ve özellikle de Muhteşem Selimiye ile ülkemize gelenleri ilk karşılayan ve bir sınır kenti olma özelliğini en iyi yansıtan kentimizdir.

edirne13

Selimiye Camii: Edirne’nin en önemli eseri olan Mimar Sinan’ın ustalık dönemi eseri Selimiye Cami Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. 1569 – 1575 yılları arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Taş işçiliği, çinileri ve kalem işleri bakımından eşsiz bir eserdir.

Kentin diğer önemli cami ve kiliseleri Üç Şerefeli Cami, Muradiye Cami, II. Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yıldırım Camii, Fatih Cami (Enez Ayasofyası), Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi), Sweti George Kilisesi, Yahudi Havrasıdır.

edirne4

Köprüler
Edirne’deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne’nin içinde bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine başka kentlerde erişilememiştir.

Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos (1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640′da Kemankeş Kara Mustafa Paşa bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü’nü ekletmiştir. 1451′de yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir ayaklıdır.
1452′de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488′de Mimar Hayrettin’in yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560′da Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer alan Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa’nın yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç’le Arda’nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü (Yeni Köpıü) Edirne’nin en önemli köprüleridir.

Ne Yenir?

Edirne’ye özgü yiyeceklerin başında Edirne’nin meşhur tava ciğeri gelmektedir.Edirne’yi ziyaret edenler Edirne’nin tava ciğerini yemeden kentten ayrılmazlar.

Ne Alınır?

Edirne’de Tarihi Alipaşa kapalı çarşısının otantik ortamında alış-veriş yapabilirsiniz.

Özellikle Edirne ‘ye özgü ürünlerin satıldığı Selimiye arastasında Edirne’nin meşhur Deva-i Misk tatlısını , peynir şekerini , misk sabununu; Arasta çarşısındaki sahaflardan ise her türlü kitap ihtiyacınızı ve Edirne’nin en işlek caddesi olan Saraçlar caddesinde Edirne’ye özgü bir ürün olan badem ezmesini ve El Sanatları Mağazasından Edirne’ye özgü el sanatları ürünlerinden satın alabilirsiniz.

Yapmadan Dönme;

Edirne Müzesi,Türk İslam Eserleri Müzesi,Sağlık Müzesi,Balkan Savaşı Müzesi ve Karaağaç’ı görmeden,
Selimiye Camii,Eski Camii,Üç Şerefeli Camii,Ali Paşa Kapalı Çarşısı ve II.Bayezit Külliyesini gezmeden,
Meriç kenarında yemek yemeden ve Edirne’nin meşhur ciğer tavasını tatmadan,
Badem ezmesi,deva-i misk şekeri,mis sabunu ve beyaz peynir almadan,
Her yıl Haziran ayı son haftasında düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinliklerinde Edirne’de bulunmadan…

Dönmeyin.

Kaynak : Edirne Valiliği internet sitesi, wikipedia, cennetturkiye.org

Bolu

29.11.2009

bolu1


Bolu İli, Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık % 18’in tarım alanlar oluşturmaktadır. Orman alanları ise % 59’luk bir oran ile Türkiye ormanları içinde % 2,55’lik paya sahiptir.
Ortalama rakım 1000 m., merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır.
bolu5



İklim;

İklim bakımından ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nin etkisi altında bulunmakla birlikte, coğrafi konumu nedeni ile başka komşu bölgelerin özelliklerinden de etkilenmektedir. Bolu; Karadeniz, Marmara ve Orta Anadolu ikliminden etkilenmekte, bu durum tarımsal yapıyı çeşitlendiren farklılıklara yol açmaktadır. Yüzey biçimlerinin
farklılığı, denizden uzaklık ve yüksekliklerin etkileriyle il bütününde değişik iklim türlerine  rastlamak mümkündür.

bolu3

Dağlar;
Bolu il alanının yaklaşık yüzde 56’sı , rakımları 2.499 m’ye kadar çıkan dağlarla kaplıdır. Dağlar kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda sıralanan ve oluşumlarında Kuzey Anadolu  fay kuşağı hareketinin etkisi bulunan ovalarla bölünmüştür. Bu kuşağın kuzeyinde doğudan batıya Göçeler dağı, Bolu dağları ve Elmacık dağı; güneyinde ise Köroğlu dağları, Köroğlu dağı, Abant dağları yer almaktadır. Yükseklikler kuzeyden güneye ve batıdan doğuya gidildikçe artmaktadır.

bolu6

Göller
Bolu ili doğal göl sayısı bakımından da zengin sayılan illerimizden biridir.  Ancak sayıları 9’ u bulan doğal göller arasında, Yeniçağa gölü dışındakiler küçük göllerdir.  Küçük olmalarına karşın, zengin doğa güzellikleri içinde bulunmaları, yerleşim yerlerine yakınlıkları ve ulaşım kolaylıkları Bolu’nun yaylaları gibi, göllerini de önemli doğal turistikdeğerler arasına katmaktadır.

bolu11

Yeniçağa Gölü:Yeniçağa ilçe merkezinin kuzey bitişiğindedir. Rakımı 989 m olan , oldukça sığ bir göldür. Alanı 260 ha’dır. Ancak yağış durumuna bağlı olarak mevsimsel değişiklikler görülür. Göl Kuzey Anadolu fay hareketinin oluşturduğu bir tektonik çöküntü içinde su birikmesiyle meydana gelmiştir. Çevresinde sazlık ve bataklıklar vardır. Gölün suyu Çağa deresiyle Mengen yakınında Büyüksu çayına boşalır.

bolu10

Abant Gölü: Bolu’nun 32 km güneybatısında, Abant dağları üzerinde, Kuzey Anadolu fay vadisi içinde ve bu fayın etkisiyle oluşmuş tektonik bir göldür. Rakımı 1325 m, alanı 128
hektardır. En derin yeri 17 m’dir. Bazı kaynaklarda bu rakam 45 m olarak verilmektedir. Yeraltı suyu ve yan derelerle beslenir. Abant suyu adıyla gölden çıkan akarsu Büyüksu çayının kaynağını oluşturur.

bolu8

Yedigöller: Bolu’nun 42 km kuzeyinde , gür ormanlar içinde yedi adet küçük gölden oluşan göller topluluğudur. Göllerden dördü, diğer üçüne göre daha büyük alanlar kapsamaktadır.
Dördü sürekli su tutabilmekte, diğer üçünün suları ise yaz aylarında kurumakta veya çok azalmaktadır. Bu gölleri içine alan 550 hektarlık alan 1965 yılında Milli Park olarak koruma altına alınmıştır.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre ilin genel nüfusu 268.882 olup, kentsel nüfus 169.486, kırsal nüfus 99.396’dır.

Yükseköğretim;
Abant İzzet Baysal Üniversitesine ait 6 adet Fakülte
(Güzel Sanatlar*, Fen-Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Eğitim, İzzet Baysal Tıp,  Mühendislik-Mimarlık), 3 adet Yüksek Okul (Beden Eğitimi ve Spor, Bolu Sağlık, Kemal Demir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon), 4 adet Meslek Yüksekokulu (Bolu –Mudurnu Süreyya Astarcı-Mengen- Gerede), 3 adet Enstitü ( Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Sosyal Bilimler) bulunmaktadır.

717’si Yüksek Lisans/Doktora olmak üzere toplam 16.658 öğrenci eğitim görmektedir. Üniversite bünyesinde 835 akademik personel görev yapmaktadır. *Güzel Sanatlar Fakültesi 2005-2006 öğretim yılında kurulmuş olup, 2009-2010 öğretim döneminde öğrenci alınması planlanmaktadır.

Ulaşım;
Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropolün arasında kalan Bolu’ya yurdun her tarafından karayoluyla kolayca ulaşılabilmektedir. TEM Otoyolu ve D100 Karayolu Bolu şehir merkezinden geçmektedir. Hava ve demir yolu ulaşımı bulunmamaktadır.

Bolu’da şehir içi ulaşım halk otobüslerince sağlanmaktadır. Şehir ve çevresinde bulunan tarihi,  turistik yerler ve ilçelere ise Bolu’dan kalkan otobüs ve dolmuşlarla gidilebilir.

bolu2

Göynük Evleri : Göynük İlçesi eski Türk Evleri bakımından oldukça zengindir. İlçede 114 adet tarihi tescilli yapı bulunmaktadır.

Bolu Mutfağı

Bolu yöresinin tarihi ve turistik özelliklerinin yanı sıra yemekleri de oldukça zengindir.

Özellikle Mengenli aşçılar dünyaca tanınmışlardır. Mengen’den yetişen aşçıların tarihi padişah mutfaklarına kadar dayanmaktadır. Atatürk’ün aşçısı da Mengenliydi. Günümüzde turistik tesislerin bir çoğunda Mengenli aşçılara rastlamak mümkündür. Aşçılık sanatı Mengen İlçesinin ata mesleğidir. Bu nedenle Mengen’de 1985 yılında Anadolu Aşcılık Meslek Lisesi açılmış ve bu sanatın bilimsel olarak geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Her yıl Eylül ayının ilk haftasında da Mengen’de Türkiye’nin tek “Aşçılık Festivali” düzenlenmekte ve yarışma, sergi, konser, panel, şov, spor karşılaşmaları gibi etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Özellikle her yıl değişik türde bir şov yemeği hazırlanmakta ve çok ilgi çekmektedir.

Yöresel Yemekler

Ovmaç Çorbası, Kızılcık Tarhana Çorbası, Tarhana Çorbası, Nohutlu Çorba, Yayla Çorbası, Yoğurtlu Bakla Çorbası, İmaret Çorbası, Çiğ Börek, Kabaklı Gözleme, Acı Su Bazlamacı, Çantıklı Pide, Etli Mantı, Ekmek Aşı, Patatesli Köy Ekmeği, Kedi Batmaz, Mantar Sote, Orman Kebabı, Kaldırık Dolması, Kaşık Sapı, Mengen Pilavı, Höşmerim, Mengen Kuzu Güveç, Katık, Kaşık Atmaç, Bakla Çullaması, Paşa Pilavı, Kabak Hoşafı, Kara Kabak Tatlısı, Palize, Coş Hoşafı, Karavul Şerbeti, Kızılcık Şurubu, Saray Helvası.

Kaynak : Bolu Valiliği internet sitesi, cennetturkiye.org

Ardahan

29.11.2009

ardahan1

Anadolu’nun kuzeydoğusunda yer alan Ardahan, Kuzeyinde Acaristan Özerk Cumhuriyeti, Kuzeydoğusunda Gürcistan ve kısmen de Ermenistan, güneydoğu ve güneyinde Kars,  güneybatısında Erzurum ve batıda da Artvin illeri ile çevrilidir.

ardahan8

Ardahan ovası; Yalnızçam, Allahuekber, Keldağ , Akbaba  ve Kısır Dağ ile çevrilidir. Ortasından Kura ırmağı geçen Ardahan, 1800 m. rakıma sahiptir.

Ardahan ili sınırları içinde yüksekliği 3000 m.’yi aşan birçok doruk vardır.

Kura Nehri ; Yurdumuzda Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğup Azerbaycan topraklarında Aras ırmağı ile birleşerek Hazar Denizi’ne dökülen akarsuyun toplam 1515 km. olan  uzunluğunun 189 km’lik bölümü Türkiye sınırları içindedir.

ardahan15

Çıldır Gölü ; Doğu Anadolu bölgesinin Van Gölü’nden sonra en büyük gölüdür. 115 km2 olan bu göl,  Kısır Dağı ile Akbaba Dağı arasında yer almaktadır.

Tarihi çok eski devirlere kadar uzanan Ardahan, stratejik önemi dolayısıyla bir çok  devletin egemenliğine girmiştir.

ardahan17

30 Kasım 1918 tarihinde Ardahan’da kurulan Milli Şura Hükümeti tarafından Mondros Mütarekesi şartları reddedilmiş, Kazım Karabekir Paşa ve Halit Paşa komutasındaki ordumuz tarafından 23 Şubat 1921’de düşman işgalinden kurtarılmıştır.

ardahan13

27/05/1992 tarih ve 3806 sayılı kanunla İl statüsüne kavuşan Ardahan, Türkiye’nin 75.  vilayeti olmuştur.

İlçeler ; Çıldır, Damal, Göle, Hanak ve Posof

2008 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Veri tabanı sonuçlarına göre toplam nüfusu 112.242 olarak belirlenmiştir.

ardahan14

Ardahan, çok önemli tarihi, doğal ve turistik değerlere sahiptir. Urartu, Med, Pers, Roma, Sasani, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safavi ve Osmanlı uygarlıklarına ev sahipliği yapan yörede birçok tarihi eser ve kalıntı bulunmaktadır. Anadolu’nun kuzeydoğusunda bir serhat şehri konumundaki Ardahan’da çok sayıda tarihi kale ve kuleler, cami ve köprüler, şapel  ve kiliseler, çeşme ve hamamlar ilin tarihi ve kültürel mirasını oluşturmaktadır.

ardahan11

Ardahan’da Sanayi Sektörünün İl ekonomisine katkısı yok denecek kadar azdır. Üretim girdilerine ve büyük pazarlara uzak olan, ayrıca yeterli sermaye birikimi olmadığından, sanayileşme yeterince gelişme gösterememiş, imalat sanayisi ise sınırlı düzeyde kalmış, genelde bölgesel pazara hitap eden bir özellik göstermektedir. Coğrafi konumu nedeniyle de il ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılık sektörüne dayanmaktadır.

Ardahan’ da  Kamuya ait 1, Özel Sektöre ait 19 adet sanayi tesisi bulunmakta olup, bunların çoğu hayvansal  ürün işleyen tesislerdir.

ardahan71


İl merkezinde 1986 yılında bir Küçük Sanayi Sitesi kurulmuş olup, 132 iş yeri ve idari binası bulunmaktadır. Göle İlçesinde ise Küçük Sanayi Sitesi kurma çalışmaları devam etmekte olup, 2009 yatırım programına alınmış, proje çalışmaları devam etmektedir.

Ardahan ile Gürcistan arasında Posof-Türkgözü ve Çıldır-Aktaş sınır kapıları bulunmaktadır. Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılından beri faaliyettedir.

ardahan182


Yüksek Öğretim ;
Ardahan Meslek Yüksek Okulu :  Kars Kafkas Üniversitesine bağlı olarak 1999-2000 eğitim-öğretim döneminde öğretime başlamıştır. Yüksek Okulda toplam 7 bölümde,  875 öğrenci öğrenim görmektedir. 2009 ÖSYS ile önlisans düzeyinde 491 öğrenci üniversiteye yerleştirilmiştir.


Ardahan Üniversitesi: 22/05/2008 tarih ve 5765 sayılı Kanunla kurulmasına karar verilmiştir. Üniversiteye lisans düzeyinde ilk yerleştirmeler 2009 OSYS ile yapılmıştır.

ardahan161

İlin Karadeniz Bölgesi’ne açılımını sağlayan tek yol Ardahan-Şavşat Karayolu’dur. Ancak gerek yol güzergahının dağlık olması, gerekse yolun bozuk olması nedeniyle kış aylarında sık sık ulaşıma kapanmaktadır.
Bu yola alternatif olarak düşünülen Ardahan-Yalnızçam-Ardanuç Karayolu ise hem mesafe hem de coğrafi bakımdan elverişli şartlara sahiptir. Bu yolun tamamlanması ile ilin Karadeniz Bölgesi ile bağlantısı kolaylaşacaktır.

Ne Yenir?

Ardahan’ın kaşar peyniri ve balı ülke çapında isim yapmıştır. Elma dolması, evelik aşı, pişi, bozbaş, kuymak, ekmek aşı ve helvası en ünlü yemek türleridir.

Ne alınır?

Halıcılık ve gümüş işlemeciliği ildeki en önemli el sanatlarındandır. Yöre motiflerini taşıyan gümüş kemer, başlık ve takılar yöreye gelen turistlerin ilgisini çeken hediyelik eşyalardır

ardahan19

Yapmadan dönme;

Ardahan Kalesini, Posof Savaşır köyü kalesini, Posof çeşmelerini görmeden, Çıldır Şeytan Kalesini, Çıldır’ın tarihi camilerini gezmeden,
Damal dağında Atatürk silüetini görmeden,
Çıldır’da güneşin batışını izlemeden,
Çıldır Aktaş Gölü’nü görmeden, Gölün alabalıklarından yemeden,
Kaşar peynirinin ve balının tadına bakmadan,
…Dönmeyin.

Kaynak : Ardahan Valiliği internet sitesi, cennetturkiye.org

Çanakkale

27.11.2009

canakkale1

Kıyılarıyla Avrupa ve Asya’yı birleştiren Marmara ve Ege Denizini birbirini bağlayan Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği, çok sayıda şehitlik, anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troya, Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin beşiği olan il iç ve dış turizmde önemli bir yer almaktadır.

canakkale6

Assos (Behramkale)

Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi’ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi’nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol’un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve sevimli bir liman bulunmaktadır.

Behramkale’nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı’nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar’ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır.

canakkale7

Bozcaada

Çevresi 14 mil tutan Bozcaada, önemli bir turistik merkezdir. Etrafındaki irili ufaklı adacıklarla çevrili olan ada, Çanakkale Boğazı’na 15 mil, Limni’ye 30 mil, Midilli’ye 33 mil mesafededir. Ulaşımın sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli beldesi Yükyeri Feribot İskelesine ise 3,4 mil uzaklıktadır.

Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları düzenlenmektedir.

Bozcaada’ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı’nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.Adanın şarabı suyu kadar boldur; bir tur atıldığında birçok bağ ve şaraphaneler görülür. Adanın batısındaki yeldeğirmenleri adanın olduğu kadan çevrenin de önemli ölçüde elektrik enerjisini sağlamaktadır.

Adada konaklamak için her talebe uygun otel ve pansiyon bulunmaktadır.

canakkale8

Gökçeada

Türk adalarının en büyüklerinden biri olan Gökçeada körfezlerle çevrilidir. Farklı tonlardaki çam ve zeytin ağaçları ile kaplı tepelerinde yer yer kutsal pınarlar ve manastırlar bulunmaktadır. Buraya, Çanakkale ve Kabatepe’den tarifeli, muntazam araba vapuru seferleri yapılmaktadır. Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale’den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada’ya 33 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni’ye 16 mil, Semadirek adasına 14 mil uzaklıktadır. Tatlı su kaynakları bakımından dünyanın en zengin adalarından biridir. Adanın koylarına dalış turları düzenlenmektedir.

canakkale9

Truva

İntepe Bucağı, Tevfikiye Köyü yakınında, Çanakkale’ye 30 km. uzaklıkta, Hisarlıktadır. Arkeolojik kazılar farklı zamanlardaki yerleşim mekanlarını, şehir surlarını, ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. Tahtadan sembolik bir at eski savaşı hatırlatmaktadır. Tarihi limanı Alexandria – Troas M.Ö. 3. yüzyılda yaptırılmıştı. St. Paul burayı iki kere ziyaret etmiş, ve üçüncü misyonerlik yolculuğuna, Assos’a yine buradan başlamıştır.

geliboluGelibolu

Aynı aynı isme sahip yarımadanın kuzey-doğu kıyısında, Çanakkale Boğazı’nın Marmara Denizi’ne açıldığı noktada yer alır.

Trakya ve Ege iklim bölgeleri arasındadır. Kuzey’de bulunan Korudağı, sert Trakya iklimininin etkilerini hafifletmektedir. Çanakkale Boğazı kıyısında bulunması münasebetiyle yılın dört ayı sürekli hava akımlarının etkisinde kalmaktadır. Bu nedenle ilkbahar mevsiminin süresi kısadır. Yağışlar, sonbaharda etkili olurken, ilkbaharda bir ölçü daha azdır. Kışın en belirgin özelliği kuzeyden gelen sert Poyraz rüzgârıdır. Yaz ve sonbahar aylarında bölgede Akdeniz iklimi hüküm sürer. Sonbaharlar genellikle ılıktır.

İlçede bitki örtüsü çam ve zeytin ağaçlarından oluşur. Korudağ’daki çam ormanları en önemli yeşillik alanı oluşturur. Eceabat yönüne gidildikçe kıyı kesimlerinin zeytin ağaçlarıyla kaplandığı görülür.

Gelibolu halkı yerli ve göçmen halktan oluşmuştur. Yerli halk yöreye. Türklerin Rumeli’ne geçişlerinden sonra Anadolu’nun Karesi Beyliği’nden getirilerek yerleştirilmiştir. Göçmen halk ise Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dan gerek 1923 yılındaki değişimle ve gerekse çeşitli zamanlarda göçmen olarak gelen Türklerden oluşmuştur. Yerli halk ile göçmen halkın kendine özgü folkloru zamanla birbirine kaynaşmıştır.

Ne Yenir?

Her kenarından denize kıyısı olan Çanakkale ve ilçeleri tam bir deniz ürünleri cennetidir. Her mevsin taze balık ve deniz ürünleri bulmak mümkündür. Gökçeada ve Bozcaada üzümleri ve burada yetişen üzümlerden geleneksel yöntemlerle imal edilen şarapları tadılmalıdır.

Çanakkale mutfağından, Asma yaprağında sardalye, Peynir Helvası, Yoğurtlu kavurma

canakkale4

Gelibolu’yu görmeden, Şehitlikleri ziyaret etmeden,
Kaz dağını gezmeden,
Assos’ta gün batımı izlemeden, görsel sanatlar festivalini görmeden,
Truva’yı gezmeden, tahta ata çıkmadan,
Bozcaada’da şaraplarını tatmadan
Gökçeada’yı görmeden

…Dönmeyin

Çanakkale İline çevre illerden karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır.Çanakkale’nin çevre İl ve önemli merkezlere karayolu ile uzaklıkları ;

Çanakkale – Ankara 659 km.
Çanakkale – İstanbul 310 km.
Çanakkale – İzmir 331 km.
Çanakkale – Bursa 303 km.
Çanakkale – Balıkesir 210 km.
Çanakkale – Tekirdağ 171 km.
Çanakkale – Edirne 217 km.

Çanakkale İlinin ilçeleri ile olan ulaşımı kara ve deniz yolu ile olmaktadır. Troya, Assos, Alexandreia -Troas ve diğer merkezlere Çanakkale İl merkezinden ulaşım oldukça kolaydır.Her yarım saat aralıklarla otobüs ve minibüs seferleri yapılmaktadır. Çanakkale-Eceabat, Gelibolu-Lapseki, Bozcaada-Odunluk, Çanakkale-Gökçeada ve Kabatepe-Gökçeada arasında feribot seferleri yapılmaktadır.

Karayolu: Şehir merkezindeki otobüs terminalinden günün her saatinde ilçelere otobüs ve minibüs seferleri yapılmaktadır.

Denizyolu: Çanakkale’den Gökçeada’ya direkt feribot seferleri vardır. Çanakkale’den Bozcaada’ya gidebilmek için Ezine-Geyikliye oradan Yüklük iskelesine gidilerek ulaşım sağlanır.

kaynak : canakkalekulturturizm.gov.tr

Malatya

26.11.2009

malatya1


Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur. Bulunduğu konumda bölgenin en gelişmiş şehridir.

Malatya ilinin ilçeleri; Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pötürge,Yazıhan ve Yeşilyut’tur.

Malatya kayısı diyarı olarak bilinir, İl’de yetişen kayısılar dünya genelinde ünlüdür ve kayısı üretimini % 80’ni Malatya Ovasında bulunan kayısı bahçalerinde sağlar.

malatya9

Doğuda Elazığ (98 km) ve Diyarbakır (251 km), güneyde Adıyaman (185 km), batıda Kahramanmaraş (219 km), kuzeyde Sivas (245 km) ve Erzincan (363 km) illeri ile çevrilidir.

İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya dağları, Nurhak Dağları, Akçababa Dağları, Yama Dağı iken, başlıca akarsular Söğütlü çayı, Morhamam çayı, Kuruçay, Tohma suyu, Sultansuyu, Sürgü suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve Şiro çayıdır.

Malatya ili, deprem kuşağı bakımından ikinci büyük fay kuşağında yer alır. Bölgenin dağlık ve dinamik bir yer hareketliliğine maruz kalması sonucu depremler sık sık meydana gelir. Malatya’nın deniz seviyesinden yüksekliği 890 – 910 m’dir.

malatya7

İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. En çok yağış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.

malatya8

Binlerce yıllık tarihi eserleri ve eşsiz doğal güzellikleri sunan turizm kenti… Kayısı, tekstil ağırlıklı sanayisi, dinamik ekonomisi, 800 bini aşan nüfusu, Türkiye’nin dört bir yanına açılan yolları, tarihi ve kültürel değerleriyle Malatya Doğu Anadolu’nun turizmde söz sahibi illerinden birisi olmak istiyor. Pütürge İlçesi Tepehan beldesi üzerinden ulaşılan Nemrut ile Eskimalatya ve Aslantepe ve Arkeoloji Müzesi’nde bulunan eserler kültür turizminin, zenginlikleri olarak dikkat çekerken; Sultansuyu, Karakaya Barajı ve Levent Vadisi doğa turizmi kapsamında Malatya’nın keşfedilmeyi bekleyen değerleridir.


malatya5
Torosların devamı olan Beydağlarının çevrelediği Malatya’yı kıvrımlarla bölen akarsular ve dağ eteklerinden çıkan kaynak sularının bolluğu, yörede meyva bahçelerinin ve ova içerisinde yeşil bir örtünün yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Malatya’da, turunçgiller ve muz gibi az sayıda meyvenin dışında, hemen hemen bütün meyveler yetişmektedir. Dünyaca ünlü kaysısından kirazına, elmasından armuduna kadar her meyveyi yetiştirmek ve taze taze bulup yemek mümkündür. İşte Malatya’nın bu doğal güzelliği, topraklarının verimliliği ve tarihsel dokusunun yanı sıra, şehre 100 km. mesafedeki Nemrut Dağı’na bağlantısı turizm çekiciliğini arttırmaktadı

malatya4

1- Yeni Camii: Hicri 1328, Miladi 1912-13 yıllarında inşa edilen son Osmanlı dönemi eseridir. Halen ibadete açık olan cami, kare planlı ve tek kubbeli olarak kesme taştan yapılmıştır. İkisi Cami bünyesinde, diğeri doğu avlusunda olmak üzere üç minarelidir. Mihrap dışa taşkındır.

2- Yusuf Ziya Paşa Camii: Hicrî 1207, Miladî 1792 yılında inşa edildiği giriş kapısı üzerindeki kitabede yer almaktadır. Sadi Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı camiinin duvarları taş, üzeri ahşap çatılıdır. Minaresi sonradan örülmüştür. Son cemaat yeri bitişiğinde iki türbe vardır, halen ibadete açıktır.

3- Çarşı Camii: Kitabesi olmayan Camii, tahminen 17. yüzyıl mimarisi bir kiliseye aittir. Sonradan camiye çevrilmiş olup, halen açıktır. Bina kesme taşla inşa edilmiş, üzeri çatılıdır.

4- Taşhoron Kilisesi: 18. Yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen kilisenin kitabesi siliktir. Dikdörtgen planlı, tek kubbeli yapının taşıyıcı unsurları kesme taştır. 1970’li yıllarda yıkılmıştır. Doğu yönünde apsis ve her iki yanında merdivenle çıkılan papaz odaları yer alır. Halen terk edilmiş durumda ve haraptır.

5- Venk Kilisesi: Malatya Merkez Çamurlu Köyü’nde bulunan dikdörtgen planlı kilise, taş yapısı ve plan tipi ile bazilikaları andırır. Ancak, son Osmanlı dönemi eseri olan yapı, halen terk edilmiş durumda ve haraptır.

malatya3

Mutfak kültüründe önemli bir yeri ekmek çeşitleri tutar. Bunlar; tandır etmeği, yufka ekmek, kınalı ekmek, taplama ekmeği, bazlama, ekşili ekmek, ballı ekmek, otlu ekmek, pileke, dönderme, taş küllüğü, tutmaç, saç yüzü, yağlı ekmek, saç üstü…

Çorbalar; mercimek çorbası, kavurmalı erişte-bulgur çorbası, tarhana çorbası, kara çorba, pıtpıtı çorbası, gendime çorbası, kulak çorbası, döğme çorbası, pirinç çorbası, ayali çorba, pirpirim çorbası, kelle-paça çorbası, ekşili çorba, keşli çorba, gurut çorbası, aşure çorbası, malhıta çorbası vb. sayılabilir.

Köfteler; Malatya mutfağında önemli bir yer tutar. Ana malzeme bulgurdur. Malatya’da 70’den fazla köfte çeşidi olduğu bilinmektedir. Bazılarının isimleri şöyledir:

Analı-kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili köfte, sıkmalı köfte, elmalı köfte, kurşungeçmez köftesi, gilgirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top köfte, kel köfte, ıspanaklı dolma köfte, patatesli içli köfte, kabaklı çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi, yavandan patlıcanlı köfte sayılabilir.

Sarma ve dolmalar: Dut yaprağı, kabak, pazı, zeytinyağılı marul sarmaları, asma yaprağı sarması, kiraz yaprağı, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması sayılabilir.

Et ve sebze ağırlıklı Yemekler: Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması, tiritli patates, tiritli fasulye, patlıcan dövmesi, boranı imam bayıldı, pancar kavurması ve sebzeli yemek çeşitleri sayılabilir.

Reçeller-Şuruplar-Turşular: Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül vb. gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzümden kızılcık, vişne, erik, gül gibi türlerden şuruplar hazırlanır. Ayrıca; biber, salatalık, domates gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymaklı kayısı tatlısı, Arapgir’in peynir helvası, Halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç sayılabilir.

Sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve “güm güm” denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya’dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.
Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.
Malatya kent merkezindeki Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Kuru Kayısı Pazarı, Atatürk ve İnönü Caddeleri ile Milli Egemenlik Caddesi alışveriş merkezleridir.

YAPMADAN DÖNME
Eski Malatya, Aslantepe ve Arkeoloji Müzesini gezmeden,
Sultansuyu ve Nemrut Dağını görmeden,
Merkezde iyi bir lokantada kağıt kebabı yemeden ,
Analı-kızlı içli köfte ve tereyağlı kayısı tatlısı ya da balık köfte yemeden,
Kayısı ve yan ürünlerinin satıldığı Şire Pazarında alış-veriş yapmadan…
Dönmeyin.

kaynak : Malatya Valiliği internet sitesi, cennetturkiye.org, wikipedia

Eskişehir

26.11.2009

eskisehir1

Türkiye’nin başkenti Ankara’nın batısında olan ilimiz, İç Anadolu Bölgesi’nde bulunmaktadır. Lületaşı çıkarımının tamamına yakını bu ildedir.

Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerine ev sahipliği yapar.

İlde çıkarılan madenler bor (Kırka), Perlit (Odunpazarı, Seyitgazi), Lületaşı, manyezit, kalsedon, krom (Taştepe,Başören,Gündüzler,Alpu,Kavak), asbest (Mihallıççık), toryum ve torittir. Eskişehir’in ilçelerinden Seyitgazi’nin küçük bir bölümü Ege Bölgesi’nin, Mihalgazi ve Sarıcakaya İlçelerinin tümü ile Tepebaşı ve Mihalıççık ilçelerinin bir bölümü Karadeniz Bölgesi’nin etkisindedir.

eskisehir13

Eskişehir, İç Anadolu, Batı Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin etki alanı içinde olması nedeniyle, kendine özgü bir iklime sahiptir. Yıllık sıcaklık ortalaması, 10.9° dir. Aylık ortalamaya göre yılın en soğuk ayı, -2° ile ocak ayıdır. Aralık ayının ortalarından, şubat ayının ortalarına kadar çok soğuk günler ve don olayları yaşanır. -10° ile -25° arasında değişen derecelere rastlanabilir.Ancak ocak ayı içinde 10° ile 15° lik ılık günler de geçirilir. Mart ayında daha çok don olayına rastlanır. Baharın ikinci yarısında maksimum sıcaklık, 20° nin üstüne çıkar.

Haziran, temmuz ve ağustos aylarında en sıcak günler yaşanır.

Burada, kara iklimi özelliğini gösteren en belirgin olay, aynı zamanda gece ile gündüz sıcaklığında 12° ile 29° arasında büyük ısı farklarının olmasıdır.

eskisehir14

Sonbahar mevsimi, sıcaklığın 20°’ nin altına düşmesiyle, ağustos ayının ikinci yarısından itibaren kendini belli eder. Eylül ayının sonunda sıcaklık, 0° ‘ye kadar inebilir.

Eskişehir’de yağışlar, kışın kar ve yağmur halinde görülür. Aralık ayından itibaren yağışlar daha çok kar şeklindedir. Nisan ayı sonundan itibaren havalar ısınmaya başlar.

Temmuz ve ağustos aylarında, Akdeniz yaz kuraklığı özelliklerini gösterir. Ancak çok hafif olarak, Karadeniz yaz yağmurlarını da alır. Ekim ayında yağmur, kasım ayında sulu karın yağması, kışın başladığını gösterir.

eskisehir15


Eskişehir’in 36 km batısında bulunan Türk Hava Kurumu’na ait İnönü Eğitim Merkezi’nin tamamı doğal çimle kaplı, 800 x 1200 metre genişliğe sahiptir. Bu mekanda hafif uçakların iniş-kalkışı ve sportif amaçlı her türlü uçuş atlayış eğitimleri yapılabilmektedir. Tesiste, konaklama yapılabilmekte, yemek, yatak ihtiyacı karşılanabilmekte, yüzme havuzu, eğlence ve piknik yerleri bulunmaktadır.

Ayrıca tesisin bulunduğu yerde bulunan yamaç, aldığı rüzgar ve bulunduğu coğrafi konum açısından paraşüt, planör, yelkenkanat, yamaç paraşütü, mikrolayt ve balon sporları yapmaya çok uygundur.ayrıca pilotluk içinde uygundur.

eskisehir10

Alaaddin Camii: Eskişehir merkezinde yer alan bir Selçuklu eseridir
eskisehir9

Kurşunlu Camii: 1525 yılında Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Çoban Mustafa tarafından yaptırılmış olup,halen Odunpazarı mevkiinde ziyaret edilebilir.

Diğer camiler ise şunlardır:
BardakçıCamii,UluCamii,.HoşkademCamii,HazinedarMescidi,MülkCamii,MuradiyeCamii,Hüsrev paşa Camii

eskisehir11


Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: Eskişehir, Mihalıççık İlçesi Yunus Emre Beldesi’nin (Sarıköy) kuzeydoğusunda Eskişehir-Ankara demiryolunun hemen güneyindedir.Her yıl anısına programlar yapılır.

eskisehir2

Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi: Hacı Bektaşi Veli Halifelerinden olup, Seyitgazi İlçesi Arslanbeyli Köyünde meftundur.

Diğer türbeler ise şunlardır: Alemşah Kümbeti,Üryan Baba Türbesi,Himmet Baba Türbesi.

eskisehir31


Antik Kentler:
Yazılıkaya Frig Vadisi, Ballıhisar (Pessinus) Frig Antik Zahran Deresi,Çavlum Köyü Orta Tunç Çağı Mezarlığı,Han Antik Kenti,Odunpazarı Kentsel Sit Alanı,Gümüşkonak (Eoudoxıas).


eskisehir12


Yazılıkaya’yı (Midas Anıtı) gezmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çiğböreğinin tadına bakmadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan…

Dönmeyin…


kaynak : Eskişehir Valiliği internet sitesi

Erzincan

25.11.2009

erzincan1

Erzincan Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzey Batı bölümünde yukarı Fırat havzasında yer almaktadır. Doğuda Erzurum, Batıda Sivas, Güneyde Tunceli, Güneydoğuda Bingöl, Güneybatıda Elazığ, Malatya, Kuzeyde Gümüşhane, Bayburt ve Kuzeybatıda Giresun illeri ile çevrilidir. İl merkezinin denizden yüksekliği 1.185 metredir.


Erzincan`ın ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü`dür.

erzincan4

Erzincan birinci derecede deprem kuşağı üzerindedir. 1939 depreminden sonra şehir merkezi şimdiki yerinde yeniden kurulmuştur. En son önemli deprem 13 Mart 1992 tarihinde rihter ölçeğine göre 6,8 şiddetinde meydana gelmiş ve 657 kişi hayatını yitirmiştir.

Erzincan ili genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur, Kuzeybatıdan Refahiye Dağları İl sınırlarına girer.  Doğudan Erzurum`dan gelerek, Batıya doğru uzanan Karasu ırmağı ve kop dağları, il alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler.

erzincan2

İlin en büyük ve en önemli akarsuyu Fırat ırmağıdır. Sulama, enerji ve su sporları amaçlarıyla kullanılmaktadır.İlkbahar mevsiminde eriyen kar suları ve yağan yağmurlarla kabarır, zaman zaman taşkınlara neden olurlar.

İI sınırları içerisinde coğrafi önemi olan göl yoktur. Çayırlı ilçesinde Yedi göller ve Aygır gölü, Otlukbeli`de Otlukbeli gölü, Kemaliye`de Kadıgölü gibi küçük göller bulunmaktadır.


Erzincan, karasal iklim özelliğine sahiptir. Ancak, yüzey şekilleri, ovaları ve dağlarla çevrili olması yer yer değişik karakterli iklimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman bir iklimi vardır.

erzincan82
En soğuk ay Ocak, en sıcak ay Ağustos dur. Erzincan, çevre illere göre daha uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır.Kış mevsiminde doğudan gelen Sibirya kaynaklı hava kütlelerinin tesirinde kaldığı için oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır.

Bugün olduğu gibi Cumhuriyetten önceki dönemde de Erzincan`ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Deprem, ilin kalkınma çabalarını olumsuz yönde etkilemiştir. Deprem riski özel kesim yatırımlarının il`de yapılmasını engellemiştir. 1960 yıllarından sonra şehirdeki imkânların köylere kadar götürülmesine çalışılma; yol, su, elektrik, gibi hizmetler başta olmak üzere pek çok hizmet devlet tarafından köylünün ayağına kadar götürülmek suretiyle köyden kente göç olayının yavaşlatılması amaçlanmıştır. Ticaret ve sanayi ise il merkezinde yoğunlaşmıştır.

Demiryollarında yolcu ulaşımı Kars-Haydarpaşa bağlantılı doğu ekspresi ve Haydarpaşa-Kars bağlantılı doğu ekspresi ile sağlanmaktadır.

Erzincan havaalanı sivil ve askeri hava trafiğine hizmet vermek üzere 1988 yılında açılmıştır. 2008-2009 yaz sezonunda İstanbul Atatürk Hava Limanına haftada 7 gün, Ankara Esenboğa Hava Limanına Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri seferler devam etmektedir.

Erzincan, Doğu Anadolu Bölgesinde tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş önemli bir yerleşim yeridir. Tunç Çağından beri yerleşim yeri olduğu tespit edilen Erzincan’da; Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu, ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür. Bu gün özellikle Urartu-Hitit döneminden kalan şehir kalıntıları, kaleler, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan camiler, çeşmeler, köprüler, kervansaraylar ilin kültürel yapısına ışık tutmaktadır.

erzincan31

Erzincan, kültürel yapısı yanında turizm için doğal güzellikleri ile de önem taşımaktadır. Yaylaları, dağları, akarsuları, gölleri ve doğal ormanları yörenin doğal güzelliğine renk katmaktadır. Bu doğa ortamı Erzincan’da bir takım sporların yapılmasına da imkân sağlamıştır. Munzur Dağlarındaki doğal göllere ve yaylara yürüyüş, Fırat’ta rafting , yamaç paraşütü, kampçılık, kaya tırmanışı, kano sporu, Tercan ve Erzincan barajlarında su kayağı ve kış sporları gibi doğal sporların yanında cirit sporu da Erzincan’da başarı ile sürdürülmektedir.

İlin kültür varlıkları, spor ve doğal güzellikleri turizm potansiyelini oluşturmaktadır. Etrafında dağları, ortasında bağları ve şehircilik alanında örnek uygulamaları ile görülmeye değer güzelliktedir. Bu doğal güzelliği sosyal, kültürel ve endüstriyel tesislerle de süslemek Erzincan’ı daha da ileriye götürecektir.

erzincan7


Tarihi yerleşim alanlarındaki mimari anıtlar, Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tanımlanmaktadırlar. Çoğu sanat değeri taşıyan ve günümüze kadar ulaşabilen bu yapılar arasında; camiler, kiliseler, surlar, saraylar, hamamlar, hanlar, türbeler, kümbetler, köprüler, çeşmeler, konaklar, evler, kaleler, yer almaktadır. Kemah Kalesi, Mama Hatun Kervan Sarayı ve Türbesi, Sultan Melih Türbesi, Gülabibey Camii en önemlileridir.

75.Yıl Kültür Merkezi binası 1998 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Kültür Merkezinin kullanım alanı yaklaşık 11.000 m²’dir. Kültür Merkezi içerisinde 450 koltuk kapasiteli çok amaçlı bir salon, 150 kişilik küçük salon, bale salonu, açık ve kapalı müze bölümleri, sergi salonu, kitap satış mağazası, kütüphane, kurs salonları, atölyeler, misafirhane ve idari odalar bulunmaktadır.
Bazı birimler tam kurulmadığından Kültür Merkezi aktif olarak hizmet verememektedir. Sosyal ve kültürel gelişmeye temel teşkil edecek böyle bir yatırımın aktif olarak kullanılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

75. Yıl Kültür Merkezi tiyatro salonu ve yan mekanları yerleşik tiyatro kurulmasına elverişli olarak yapılmıştır. Erzurum ve Sivas illerinde Kültür Bakanlığına bağlı Devlet Tiyatroları bulunduğundan, Erzincan’ da devlet tiyatrosu kurulamamıştır. Devlet tiyatroları turne düzenleyerek hazırladıkları oyunları Erzincan’ da sahnelemektedir. İlde kurulan amatör tiyatro gruplarına gerekli kolaylık gösterilmektedir.

Sinema: Kültür Merkezi bodrum katında bulunan 150 koltuk kapasiteli salon 1998 yılında sinema salonu olarak işletilmek üzere Kültür Bakanlığının hazırladığı bir protokol ve onay çerçevesinde İI Özel İdare Müdürlüğüne tahsis edilmiş, İl Özel İdare Müdürlüğünde Köylere Hizmet Götürme Birliği vasıtasıyla anılan salonu sinema salonu olarak işletilmek üzere E-TUR Ltd. şirketine vermiştir. E-TUR şirketi söz konusu salonu 1998 yılının Ocak ayından beri sinema-ESİN adı altında işletmektedir.
Erzincan’ın önemli alışveriş merkezlerinden olan ERMERKEZ bünyesinde açılmış bulunan sinema ile Erzincan halkına hizmet vermektedir. Her iki sinemada kültür ve sanat filmleri gösterilmektendir.
Kütüphaneler :Merkez, ilçe ve beldelerde Kültür Bakanlığına bağlı toplam 14 halk kütüphanesi ve 1 gezici kütüphane aracı ile hizmet vermektedir.

Ne Yenir?
Yöre mutfağı yemek türleri bakımından zengindir. Bunların çoğunluğunu hamur işleri oluşturur. Eşgili, kesme çorba (un çorbası) yaprak sarma başlıca yemek türleridir. Ayrıca su böreği ve özellikle kete ve tatlılar çokça tüketilen hamur işleridir.

Ne Alınır?
El bakırcılığı (semaver, tepsi, biblo, duvar tabağı, şekerlik, vazo gibi anı ve süs eşyası), halı dokumacılığı Erzincan’dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.
Erzincan tava leblebisi ile Erzincan Tulum Peynirinin Erzincan’da yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

Yapmadan Dönme
Altıntepe şehir kalıntılarını gezmeden,
Mama Hatun Kervansarayını, Terzi Baba Türbesini ve Kemah Kalesini görmeden,
Erzincan Girlevik Şelalesinin karşısında de alabalık yemeden,
Esentepe’den şehrin görünümü izlenmeden,
Ekşisu mesire alanında kaynağından maden suyu içip, doğal jakuziye girmeden,
Erzincan bakır el sanatları ve Erzincan tava leblebisi ile Erzincan Tulum Peyniri almadan
…Dönmeyin.


kaynak : Erzincan Valiliği internet sitesi, cennetturkiye.org, wikipedia

İzmir

24.11.2009

izmir1


Türkiye’nin batısında, Ege Denizi kıyısında yer alan şehir, Ege Bölgesi’nin en önemli ve en büyük yerleşim merkezidir.
Ege Denizi’nin meltem esintilerini alan İzmir, çevresindeki doğal ve tarihi zenginlikleriyle öne çıkan Bergama, Çeşme, Foça, Kemalpaşa, Selçuk, Tire, Urla gibi belde ve ören yerleriyle hak edilmiş bir üne sahiptir.

Ziyaretçilerine Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyan coğrafi konumu, doğal dokusu, tarihsel derinliği olan kültürel mirası, kumsalları, termal su ve kaplıcaları, üzüm, incir, zeytin, narenciye ve deniz ürünleriyle çeşitlenen zengin mutfağı, binlerce yıl ağırladığı medeniyetlerin mirasıyla tatil için birçok ve eşsiz seçenek sunar.

izmir_all

Alsancak ve Karşıyaka semtleri, sahil şeridi restoranları, kafeleri ve yürüyüş parkurlarında İzmirliler’i buluşturan, sosyal dokunun yoğun olduğu yerlerdir.

Akdeniz ikliminin egemen olduğu yörede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlıdır. Kış aylarında sıcaklık nadiren sıfırın altına düşer. İklimin yumuşak olması aylarca deniz ve doğa sporlarının yapılmasına olanak tanır.

izmir8
Dokuz Eylül Meydanı;
Kültürpark 9 Eylül Kapısı’nın bulunduğu Dokuz Eylül Meydanı; Gazi, Hürriyet, Doktor Refik Saydam ve Hürriyet bulvarlarının kesişim noktasında bulunması sebebiyle, günün her saati araç ve yaya trafiğinin yoğun olarak yaşandığı bir konumdadır.

.izmir9

Atatürk Müzesi;
Atatürk Caddesi üzerinde yer alan Atatürk Müzesi, 1880 yılında yapılmıştır. İzmir’e giren Türk ordusu, burasını karargâh olarak kullanmıştır. 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi toplandığında, Mustafa Kemal Atatürk, şahsi çalışmalarını burada yürütmüştür.

. izmir2

Alsancak Gar;
İzmir-Aydın demiryolunun başlangıcında yer alan Alsancak Garı, o günkü adıyla Punta Garı’nın temeli, 1857’de Vali Mustafa Paşa döneminde atılmış, 1858’de hizmete girmiştir.

.izmir5

Konak Meydanı Türkiye’nin en büyük ve en düzenli meydanlarından biri olan Konak Meydanı’nda, İzmir’in simgesi olan Saat Kulesi, hemen yanıbaşında Konak Yalı Camii, Tarihi Hükümet Konağı, Hasan Tahsin İlk Kurşun Anıtı, Büyükşehir Belediye Binası ve diğer kamu binaları bulunur.

.izmir3

Saat Kulesi Konak Meydanı’nda bulunan ve İzmir’in simgesi olan Saat Kulesi, 81 metrekare taban üzerine sekizgen şekilde ve dört basamaklı haç biçimde mermer bir platform üzerine yapılmış olup, 25 metre yüksekliğinde ve dört katlıdır.


İzmir ve yöresinin yemekleri çeşit açısından son derece zengin olup, Ege, Akdeniz ve Anadolu mutfaklarının özgün bir bileşimidir. Yörenin bitki örtüsünün yanı sıra, çok kültürlü toplumsal yapısı da bu oluşumda etkendir.


Belli başlı yemekleri:
Bulamaç çorbası, tarhana çorbası, tere çorbası, trança kellesi çorbası,kirde, sakız yahnisi, mücver, İzmir köftesi, papaz yahnisi, enginar dolması, domates bastısı, yer elması, revani,ıspanak boranisi, razı kavurması, Efes arapsaçı, şevketi bostan, ebegümeci, radika salatası.

kaynak : izmirsehir.com

Erzurum

23.11.2009

erzurum1

Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük kenti olan Erzurum oldukça eski bir yerleşim birimidir. Palandöken Dağı eteklerinde kurulu olan kent son yıllarda kış turizmi açısından büyük önem kazanmıştır. Tarihi yönden çok zengin bir çok eseri barındıran ve adeta bir kültür merkezine benzeyen kent günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır

erzurum2

Ülkemizin önemli Kayak Merkezlerinden olan Palandöken Erzurum ili sınırlarındadır.

İki coğrafi bölgede toprakları bulunan Erzurum’un % 30 luk kısmı Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz sınırları içinde kalmaktadır. Geriye kalan % 70 gibi önemli bir pay, Doğu Anadolu Bölgesi dahilinde yer alır. ve genel olarak yüksek arazilerden oluşur.

İl arazisinin büyük çoğunluğunda, karasal iklim özellikleri egemendir. Kışlar uzun ve sert, yazlar kısa ve sıcak geçer. İl topraklarının kuzey kesimlerinde, yüksekliği yaklaşık 1000 ila 1500 metrelere inen vadi içleriyle çukur sahalarda iklim, büyük ölçüde sertliğini yitirir.

erzurum3

Erzurum il merkezindeki meteoroloji istasyonunda 1929’ dan bu yana gözlem yapılmaktadır. Yaklaşık 70 yılı bulan gözlem sonuçlarına göre, ilde en soğuk ay ortalaması, -8.6 C, en sıcak ay ortalaması 19.6 C, en düşük sıcaklık -35 C ve en yüksek sıcaklık ise, 35 C olarak ölçülmüştür.  En az yağış kış devresinde düşer. Bu devrenin yağışları kar biçiminde olup, kar yağışlı gün sayısı 50 ve kar örtüsünün yerde kalış süresi ise 114 gün kadardır. En yağışlı devre ilkbahar ve yaz mevsimleridir.

İlçeleri;
Erzurum (merkez), Aşkale, Çat, Hınıs, Horasan, Ilıca, İspir, Karaçoban, Karayazı, Köprüköy, Narman, Oltu, Olur, Pasinler, Pazaryolu, Şenkaya, Tekman, Tortum, Uzundere.

erzurum4

Oltu Taşı
Oltu, tarih ve kültür bakımından zengin bir ilçedir. Güzel bir el sanatı olan Oltu Taşı işletmeciliği bu zengin kültür ilçesinde kendine has bir yeri vardır.Oltu Taşı kıymetli bir maden taşı olup, sadece Oltu ve çevresinden çıkmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu’nda kıymetli taşlar arasında olduğunun tescili dahi yapılmıştır. Çıkarılması, zor, rezervi az, fakat işlenmesi kolaydır. Oltu’nun sembolü olup yüzlerce ailenin ekmek teknesidir.

Uluslararası Erzurum Hava Limanı yıllık 2 milyon yolcu kapasitesine sahip olup, aynı anda 7 uçak barındırabilmektedir. Hava Limanı şehir merkezine 10 dakika, kayak merkezine 20 dakika mesafededir.

Erzurum, İstanbul-Haydarpaşa-Kars demiryolu hattı üzerindedir. Doğu Ekspres ve Mavi Tren Erzurum’dan geçmekte ve bu seferler her gün karşılıklı olarak yapılmaktadır.

erzurum6
Gezilmesi gereken yerler;
Erzurum Arkeoloji Müzesi, Erzurum Atatürk Evi Müzesi, Erzurum – Türk İslam Eserleri, Etnografya Müzesi (Yakutiye Medresesi),Erzurum Kalesi, Çifte Minareli Medrese,
Saat Kulesi



Ne Yenir?
Su böreği, ekşili dolma, kesme çorbası, ayran aşı (yayla çorbası) çiriş, şalgam dolması, yumurta pilavı, kadayıf dolması Erzurum’un geleneksel mutfağını oluşturur.

Ne Alınır?
Erzurum oltu taşı işçiliği ile çok meşhurdur. Oltu taşından yapılan tespihler, ağızlıklar, bilezik, gerdanlıklar, broş, küpe, saç tokası yörenin önemli hediyelik eşyalarıdır.


Yapmadan Dönme,
Palandöken’e çıkmadan
Çifte minareli Medreseyi,Yakutiye Medresesi’ni ve müzeleri görmeden
Yolunuz Tortum’dan geçerse Tortum Şelalesi’ni ve gölünü görmeden,
Cağ kebap, su böreği ,ayran çorbası ,kadayıf dolması yemeden

…Dönmeyin.

kaynak : cennetturkiye.org

Balıkesir

23.11.2009

balikesir1

Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde, topraklarının bir kısmı ise Ege Bölgesi’nde yer alan, hem Marmara hem de Ege Denizi’ne kıyısı bulunan bir ildir. Türkiye genelinde ise iki deniz ile komşu olan sadece 6 il vardır. İl, Kuzeybatı Anadolu’da bulunmaktadır. Doğusunda Bursa ve Kütahya illeri, güneyinde Manisa ve İzmir illeri ve batısında Çanakkale ili vardır. Ayvalık ilçesinden de Yunanistan’ın Midilli Adası’na komşudur.

Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup bamya, börülce, kavun, zeytin, zeytinyağı, kelle peyniri gibi zirai ürünleri ile ayrıca daha çok yerli turizmde öne çıkan sahil kasabalarıyla meşhurdur. Yağcıbedir halısı, kolonyası, kaymaklısı, kozak üzümü, ayvalık tostu ve höşmerimi diğer bilinen yöresel ürünleridir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ilk jet üssü olan 9. Ana Jet Üs Komutanlığı ile 6. Jet Üs Komutanlığı Balıkesir ilinde bulunmaktadır.

balikesir2

İlin arazisinin %32’si kültür arazisi, % 8’i çayır ile mera ve %15’i kullanılmayan arazidir. Genel olarak ormanlarda karaçam, kızılçam, kayın, gürgen, meşe, söğüt, ılgın, çınar ve zeytin ağaçları vardır. Kuşcenneti Millî Parkı’nda ve Kazdağı Milli Parkı’nda çeşitli kuş türleri vardır. İlin iki denize kıyısı bulunduğundan balık türlerinde çeşitlilik görülür.

Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Ege kıyılarında hüküm süren Akdeniz iklimi, ilin genelinde de görülmektedir. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye gidildikçe Karasal iklim etkisini arttırır. Bu yüzden iç kesimlerde kışlar soğuk geçmektedir. Marmara kıyılarında Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Dolayısıyla burası yazları ılıktır.

balikesir5

Balıkesir ili, denize sahip olduğu için deniz turizmi gelişmiştir. Marmara’da veya Ege’de kıyıya sahip ilçeler ile adalar, başlıca turizm merkezleridir. Buralarda çeşitli plajlar ve oteller mevcuttur. İl, 1970’li yıllarda Türkiye’nin gelişme bakımından en önde giden turizm bölgesi haline gelmiştir. Balıkesir’in turizm beldeleri, genelde iç turizm talebini karşılar. İl kış turizminden mahrum olsa da kaplıca turizmi yapılmaktadır. Gönen, Edremit, Manyas, Susurluk, Bigadiç, Sındırgı ilçelerinde ve Merkez’e bağlı Pamukçu Beldesi’nde kaplıcalar bulunmaktadır. Bu kaplıcalar sayesinde ildeki turizm süresi uzamaktadır. İlde turizme katkısı olan cami, kilise, harabe gibi çeşitli tarihi eserler mevcuttur. Kazdağı çevresinde oksijen yoğunluğu fazladır.

İlde birçok etkinlik düzenlenmektedir. Dağlık yerlerde dağ sporları yapılmaktadır.Yine kıyı yöresinde yelkencilik yapılmaktadır. Ayvalık’ta, Edremit’deki Kazdağları ile Şahinderesi Mevkii’nde ve Merkez’deki Çengeloğlu Mevkii’nde avcılık yapılmaktadır. Avcılığa dair ilde kulüpler de bulunmaktadır.

balikesir3

İl sınırları içinde 10 tane müze vardır. Bu müzelerden 2 tanesi Balıkesir Müzesi Müdürlüğü’ne bağlıdır. Yine ilde Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi adlı fotoğraf müzesi bulunmaktadır. Merkezdeki Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde bulunan Kent Arşivi’nde il ile ilgili birçok kaynağa ulaşılabilir.

İlde iki hava meydanı vardır. Bunlardan biri Merkez ilçesinde, diğeri Edremit ilçesindedir. Edremit’teki havaalanının 2010 yılında uluslararası uçuşlara açılması planlanmaktadır. İlin iki denize de kıyısı bulunmasından dolayı deniz ulaşımı gelişmiştir. İlde, Marmara adası ve Avşa adasına İstanbul Deniz Otobüsleri deniz otobüsleri ile Bandırma iskelesinden ulaşılır.

İl sınırları içinde; 9 Eylül Ekspresi, İzmir Mavi Treni, Karesi Ekspresi, Ege Ekspresi ve 6 Eylül Ekspresi gibi tren hatlarının durakları bulunmaktadır. İlin karayolları T.C. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olup il sınırları içinde otoban bulunmamaktadır. Ayrıca Ayvalık’tan Midilli’ye feribot seferleri başlamıştır.

kaynak : wikipedia