Arama:

Etiket Bulutu







March, 2010

Komik bir ameliyat

24.03.2010

ameliyat


    Doktor Kaan, kankası Necmi’yi bayıltmadan açık
    kalp ameliyatı yaparken;

    -heyecan var mı heyecan
    -olmaz olur mu abi, yusuf yusuf yani
    -bi şey olmaz, sana en cix ameliyatımı yapcam
    -ameliyatın cixi mi olur?
    -sana özel bu. ayaklarım tavana bağlı şekilde ameliyat etcem seni,tarihe geçcez olm
    -manyak mısın yaa? olmuyom abi ben ameliyat falan
    -şaka olm şaka
    -kızacam ama .. ameliyat öncesi adamın yaptığına bak
    -euehue, yat bakm şuraya
    -sırtüstü mü?
    -yoq, yüzüstü, hafifte şöle doğuya doğru
    -niye ?
    -ya olm saçmalama, uzan şuraya sırtüstü, sırtın ameliyat olacak sanki
    -şşş, hemşire hanımların önünde, ayıp oluyoo
    -onlar yabancı değil
    -bana yabancılar ama
    -neyse, nurten hanım, hastayı ameliyata hazırlayın
    —–
    -tamam, hazır hasta doktor bey
    -olm necmi, mayışmışın sen
    -ya bi git olm, çakır keyfi olmuş gibiyim
    -euhue, ne güzel işte, içmeden sarhoş oldun
    -ne zaman bayılacam ben?
    -bayıltmadan ameliyat olcan sen
    -nasıl yani
    -bilincin hafiften yerinde olcak.. olm sıkılıyorum ameliyat esnasında,az muhabbet ederiz diye böyle yaptım
    -abi sen harbiden manyaksın haa
    -daha önce denedim, bi şey olmadı
    -bismillahirrahmanirahimm
    -bak ne güzel imana da geldin
    -tövbe tövbe
    -evet, başlıyoruz, neşter lütfen
    -napcan neşteri
    -dişimde et kalmış, onu temizliyecem. Necmicim, ameliyathanedeyiz,kebab salonunda değil. sence ne yapabilirim neşteri?
    -olm kesecen mi beni diri diri?
    -yoq, önce tırnaklarını sökcem, sonra tırnağın altındaki ete tuz sürcez. önce eziyet, sonra vahşet yani. fantazi yapalım demi az
    -ya niye ben ALLAHım niye?
    -olm saçmalama, acımıyacak diyorum sana
    -bak, eğer bir sakatlık yaparsan, yengeye tüm yaptığın pislikleri anlatırım
    -hıng ! olm sus, hemşire hanımların yanında
    -Hani yabancı değildi ulan onlar
    -tamam olm söz, acımıyacak . haftaya halı saha maçı var hasanlarla, o maça yetiştirmemiz lazım seni
    -abi bana su kaynatan araba muamelesi yapma
    -euheuhe, tamam olm kıpraşma, başlıyorum
    -carkkkkrkkkrkk ( derinin yarılma efekti )
    -abi bi hoş oldum, böyle sanki içim açıldı, bi huzur doldu
    -tabi olm, açtık kalpten mideye kadar.
    -harbi mi?
    -hı hı .. falla kanka senin için kararmış, canını sıkan bir şey var
    -hadi ya
    -evet bak şurda, midenin sol tarafı kap kara olmuş. du bakm ..hımm. 3 vakte kadar bi haber alacaksın
    -olm dalga geçme, kahve falımı bu ya
    -euheuhe, yoq olm, gayet normal herşey.. şimdi damarları kontrol edelim ..
    -evettt, uyuzluk yapan damarı buldum
    -napcan ona?
    -söküp atcam, yerine başka yerinden alacağımız bir damarı koycaz
    -yoq ben aldırmam başka yerden damar falan
    -ya olm bi sus, damarı açcaz şimdi. bi şeyci kalmıyacak
    -hangi damar bu
    -kalpten aorta giderken ilk köşeden sola dön, ilerde ufak bir kılcal damar var, orda kime sorsan gösterirler
    -kaan !
    -olm sanki sölesem bilcen. damar işte . hepsi aynı
    -(hööönngghghgrtrt )
    -zuhuahuaa
    -ne yaptın olm
    -bi şey yapmadım. hafiften mideni sıktım bıraktım
    -deli misin olm niye kurcalıyon midemi
    -ehuehue, bayılıyom bu harekete, kusacak gibi oluyon dimi lan
    -hay seni emi
    -bak kanka, hazır açmışken başka istediğin bi şey var mı?
    -he, mideyle karaciğerin yerini değiştir sana zahmet.
    -niyeki?
    -moda abicim moda, hiç modayı takip etmiyo musun?
    -falla değişirim ama biraz zaman alır
    -ya abi bi git işine, hadi kapat da gidelim, akşam bizdesiniz, ona göre
    -tamam tamam, dur tel açayım hanıma
    … dıııttt dıııtttt
    (Alo, Nalan, napıyon güzelim .. hiç, bende aldım necmiyi altıma,
    midesiyle falan oynuyom .. bak ne diycem, akşam necmilerdeyiz, ben
    çıkışta seni alırım .. hadi öptüm …)
    -tamam necmi, sizdeyiz akşama
    -iyi iyi .. hadi abi, kapat şurayı, hava doldu içim yaaa
    -aslında mideyle karaciğerin yerini değiştirme fikri fena değildi ama
    -kaan !!
    -euheue, tamam lan tamam, kapatıyom

Karakuşi Kadı

14.03.2010

kadi2

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış.
Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş.

Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var…
Karakuşi Kadı, fırıncıya ‘Ben bunu aldım’ demiş.
Kadıya itiraz edilir mi?
Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.
Az sonra ördeğin ! ! sahibi gelmiş: ‘Hani bizim ördek?’
Fırıncı boynunu büküp ‘Uçtu’ deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir ermeni müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış… Gayrimüslim de peşinde kovalıyor…
Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.
Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.
Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…
Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadının karşısına çıkarmışlar.

Kadı sırayla sormuş…
Ördeğin sahibi,’Bu adam ördeğimi hiç etti’ diye şikáyet etmiş.
Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş: ‘Ne yaptın bu adamın ördeğini?’
Fırıncı ‘Uçtu’ demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:
‘Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar ‘Uçar’ anlamına gelir.
O halde ördeğin uçması suç değil’ diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

Gözü çıkan ermeni vatandaşa sormuş… Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: ‘Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla…’
Davacı ‘Ne olacak?’ diye sorunca Karakuşi Kadı, ‘Şimdi’ demiş, ‘Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.’
Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da Karakuşi Kadı, ‘Tamam’ demiş, ‘Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.’!
Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş.
Kadı dönmüş Yahudi’ye: ‘Senin şikáyetin ne? ‘Bre…

Yahudi ellerini açmış, ‘Ne diyeyim kadı efendi’ demiş, ‘Adaletinle bin yaşa sen emi !’

Rakamlar ve Temel

14.03.2010

ogrenci

Öğretmen küçük Temel’e “Rakamları öğrenebildin mi?” diye sormuş.
“Evet öğretmenim, babam öğretti” demiş küçük Temel.
“Aferin ona. üçten sonra ne gelir?” Temel “Dört” diye cevap vermiş.
Peki “Altıdan sonra?”
Temel “Yedi.”
Öğretmen “Çok güzel, baban iyi iş yapmış. Peki 10’dan sonra ne gelir?”
Cevabı yapıştırmış Temel: “Vale!”

Kaynak : Yıldırım Tuna

“Öbür Tarafa” Sigara..

14.03.2010

psychic

Adam ölmüş, taze dul karısı çok sevdiği kocası ile irtibata geçebilmek için hemen bir medyuma gitmiş, trans haline geçen medyum kocasının iyi olduğunu söylemiş. Ondan haber aldığı için sevinç gözyaşlarına boğulan kadın
“Sorun bakalım” demiş “Bir ihtiyacı falan var mıymış?”
Tekrar trans haline geçen medyum birazdan “Kocanız sizden sigara istiyor” deyince
“Hemen” diye atılmış kadın, “Hemen bir karton göndereyim. Ama nereye göndereceğim ki?”
Medyum “Tam olarak bilemiyorum” diye cevap vermiş “Ama kibrit, çakmak falan istemediğine göre…”

Kaynak : Yıldırım Tuna

Gazetelerde neden erkeklerin dertleşme köşeleri yoktur?..

14.03.2010

sevgili

Sevgili Erkan Bey;


Size ilk defa yazıyorum… Tavsiyelerinize gerçekten ihtiyacım var… Uzun zamandan beri karımın beni aldattığından şüpheleniyordum.

Her zamanki klasik emareler. İşte telefon çalıyor, ben açarsam arayan kapatıyor, hiç adeti değilken birden geceleri “kız arkadaşlarla” buluşmalar başladı, “Kiminle buluşacaksın?..” diye sorunca “Çalıştığım iş yerinden bir arkadaşım.. Sen tanımazsın..” cevapları, geceleri onu beklerken uyuya kalıyorum, bu konuyu ona hiç açamıyorum, belki de gerçeklerle yüzleşmek istemiyorum. Kim bilir..

Ama geçen gece yine sudan bir bahaneyle evden çıktı gitti, bu sefer gerçekten araştırmak istedim, tam gece yarısı garajdaki golf sopalarının arkasına sindim. Gizlendiğim yerden bütün sokak ayna gibi görünüyordu. Gittiği “kızlardan” tam döndüğünde bir de ne göreyim?.. Gözlerime inanamadım.. Arkasına saklandığım yeni golf sopalarından birinin topa vurulan baş kısmında aynen bir saç teli kadar bir çatlak var.. Ama incecik bir çatlak.. O tip çatlakların piyasada satılan herhangi bir yapıştırıcısı var mı?.. Yoksa aldığım yere geri mi götürmeliyim?

Cevaplarsanız çok sevinirim, şimdiden teşekkürler..


Kaynak : Yıldırım Tuna

“Hayata yön veren öyküler” kitabından

04.03.2010

afrika-lake … Afrika ’nın uçsuz bucaksız topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup yaz sıcağında yok olan geçici göller vardır .

İşte bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin şöyle bir sözü varmış :

 “Sular yükselince balıklar karıncaları yer , sular çekilince karıncalar balıkları … ”

Yani üstünlük bu gün karıncadaysa ertesi gün yani yarın balığa geçebiliyor , yada tam tersi .

Karınca yada balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi kandırmaktan öte bir önem taşımıyor , çünkü kimin kimi yiyeceğini gerçekte suyun hareketi belirliyor …

Yazar : Akın Alıcı

Mehmet ile Handan

01.03.2010

gumuskase

Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet’in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet’in annesi akşam yemeği süresince Handan’ı uzun uzun süzer ve aslında Handan’ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:
Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar:
Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım.
Oturur ve yazar:
Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmet’in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum:
Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum.
Fakat konu şu ki:
Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgilerle annen…