Arama:

Etiket Bulutu







May, 2013

3 Boyutlu Yazıcı nedir?

11.05.2013



Bilgisayara bağlı bir yazıcının objeleri yazdırabildiği bir gelecek düşünün. Yeni sanayi devrimi bu olabilir mi?

3 boyutlu yazıcılar ve 3 boyutlu baskının tarihi 1970′lere kadar uzanıyor. Üreticilerin tasarım aşamasında protitip üretmek için kullandığı ve çok pahalı oldukları için fazla rağbet görmeyen bu teknoloji günümüzde ev kullanıcılarının dahi kullanabileceği fiyatlara indi. Hal böyle olunca da teknolojiye olan ilgi de bir anda arttı.

Özetle üç boyutlu tasarımı olan tüm objelerin vücut bulmasını sağlayan bu yazıcılar şu anda mücevher, ayakkabı, endüstriyel tasarım, mimarlık, otomotiv, uzay bilim, medikal ekipmanlar, eğitim, sivil savunma gibi bir çok alanda kullanılabiliyor.

Her cihaz farklı farklı materyaller ile çalışabiliyor. En çok kullanılanlar dayanıklı plastik ve polikarbon. Bunların dışında cam, kauçuk ve titanyum ve bunun gibi değer katan malzemeler de kullanılabiliyor. Başlangıç seviyesi cihazlar yukarıdan aşağıya doğru üretim yapıyorlar.


3 boyutlu baskıya “additive manufacturing” (ilave üretim/imalat denebilir sanıyorum) da deniyor. Böyle denmesinin sebebi üretim esnasında malzeme kaybı yaşanmaması. Örneğin bir heykeltraşı düşünün. Çalışmayı büyük bir blok malzemeyle başlayacak ve onu işleyerek (artık kısmılar oluşturarak) ürüne ulaşmaya çalışır. Bu sürece “subtractive process” denir. Additive diye tabir edilen üretim şeklinde ise bunun tam tersi olarak 3 boyutlu yazıcı hammadenin hiç bir bölümünü harcamaz. Üretim aşamasında ürünün neresine ne kadar hammadde gerekiyorsa onu kullanır. Bu avantajı sayesinde eskiden daha çok protitip üretmek için kullanılan bu teknoloji, günümüzde üreticiler tarafından son kullanıcı ürünlerini de üretmek için kullanır hale geldi.

3 boyutlu yazıcıların kişisel olanları ise daha çok her türlü model oluşturmak isteyenler için kullanışlı ürünler haline gelmeye başladı. Yurtdışında 2000$’a kadar olan ücretlerle satılan bu yazıcılar oldukça ilgi görüyor. Türkiye’de henüz çok niş bir konu gibi görünse de yakın zamanda bu teknolojiyle ilgilenenlerin sayısının hızlı bir şekilde artacağına kuşku yok.

Bu yazıcıları kullanmak için yazdırmak (bu tanım da yakın zaman da değişebilir) veya baskısını yapmak istediğiniz ürünün üç boyutlu bir modellemesi olması gerekiyor. Bunun için AutoCAD, Solidworks veya Google’ın ücretsiz uygulaması Sketchup kullanılabiliyor. Eğer üç boyutlu tasarım nasıl yapılıyor bilmiyorsanız yine de bu ürünleri kullanabilmeniz için içerisinde ücretsiz olarak indirebileceğiniz çok sayıda üç boyutlu model barındıran internet siteleri mevcut. (Thingiverse, 3D Parts Database vb.). Bunun dışında, 3 boyutlu yazıcıya sahip olan kişiler istedikleri gibi kendi tasarımlarını basabilsinler diye Nokia firması Lumia 820 model telefonun arka kapağının üç boyutlu modelini kullanıcılarla paylaştı. Bu ve bunun gibi yeni 3 boyutlu model paylaşım haberlerini diğer markalardan da duyacağımızı şimdiden söyleyebiliriz. Hem de bu paylaşımlar sadece telefon markalarıyla sınırlı kalmayacaktır.



Peki bu yazıcılarla neler yazılabilir?
Cevabı çok basit. Herhangi bir limit yok! Bulaşık makinenizin bozulan bir parçasını, sanatsal bir çalışmanızı, çocuğunuzun seveceği bir oyuncağı ve burada bizim aklımıza gelmeyen orjinal her türlü fikrinizi bu cihazlarla basabilirsiniz.

Dünyanın herhangi bir yerinde ihtiyaç duyulan bir parçayı bu yazıcılar ile üretebilmek hiç kuşkusuz oyunun kurallarını değiştirecek. Teknolojinin endüsriyel hayata ve kişisel hayatlarımıza etkisiyle ilgili öngörüler olsa da bu etkinin boyutları henüz tam olarak kestirilemiyor. Sağlık alanında istenilen noktaya gelinirse insan dokusu ve hatta daha da ileri gidersek kemik ve organ üretmek mümkün olabilecek. Bunu yaratacağı etki ve insan hayatına yapacağı katkı tartışılmaz.

Aynı şekilde inşaat ve mimarlık sektörleri de bu teknoloji sayesinde değişecek. Bu cihazlar sayesinde karmaşık mimari tasarımlar, eskiden olduğu gibi uzun sürelerde üretilen el yapımı modellemeler yerine hızlı ve ucuz bir şekilde geliştirilebilecek. Daha da ileri gidersek bir binanın tamamını 3 boyutlu yazıcılar ile kopyaladığınızı düşünün. Ne kadar da etkileyici değil mi?

Bununla da bitmiyor. Bir çok sanat dalının da kuralları değişiyor. Ünlü bir heykeltraşın bir eserinin evinizde de olmasını istemez misiniz? Şimdiden Rodin’in heykelinin bir kopyasının yapılıp bozuk olan yerlerinin tamir edildiğini biliyor musunuz? Veya arkeologların buldukları ve zarar vermekten imtina ettikleri antik bir parçanın modelleme sayesinde bu yazıcılardan bir kopyasının üretilmesinin, O’nlara ne kadar büyük kolaylık sağlayacağını bir düşünsenize.

Hepsi kulağa inanılmaz geliyor değil mi? 3 boyutlu yazıcı teknolojisi, dijital çağın benliğimize bu kadar işlediği ve soyut ürünlerin somut olanların yerini aldığı bir dönemde, insanoğlunun fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda, bir ayağının somut dünyadan kopmaması gerektiğini hatırlatıyor. 3 boyutlu baskının plastik ve metal olan tüm objeleri üretmede, sağlık ve sanat alanında ve hatta uzay bilimi alanında parlak bir geleceği olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Yeni sanayi devrimi bu dersek sizce abarmış olur muyuz?

kaynak;
normalisgood.net

Kartallar ve İnsanlar

04.05.2013



Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır.

Kartalın yaşı 40′a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.

Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır:
– Ya ölümü seçecektir,
– Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.

Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız. Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız.

Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz.

National Geographic – ‘’ Kartallar ve İnsanlar ‘’

Kennedy ve Lincoln Gizemi

01.05.2013



Abraham Lincoln, John F. Kennedy’nin soyisimleri 7 harften oluşuyor ve Anne Babaları’nın ikinci çocukları idiler.

Abraham Lincoln 1846 yılında kongre’ye seçildi.
John F. Kennedy 1946 yılında kongre’ye seçildi.

Abraham Lincoln 1860 yılında başkan seçildi.
John F. Kennedy 1960 yılında başkan seçildi.

Her iki başkan da, başta zenciler olmak üzere, ağırlıklı insan haklarını savunuyorlardı.

Her iki başkanın eşleri, beyaz saray’da yaşarken, bir çocuğunu kaybetti.

Her iki başkan, bir cuma günü suikasta kurban gitti.

Her iki başkan kafasına isabet eden kurşun tarafından öldürüldü.


Her iki başkan eşi ile beraberdi ve onlara diğer bir çift refakat ediyordu. Her iki refaktaçı çiftin, erkekleri suikast’ta yaralandı.

Her iki başkan bir güney’li tarafından öldürüldü.

Her iki başkan’ın koltuklarına bir güney’li oturdu.

Her iki başkanın yerine gelen yeni başkanların soyadları “Johnson” idi.

Lincoln’dan sonra başkan olan “Andrew Johnson”, 1808 yılında doğmuştu.
Kennedy’den sonra başkan olan “Lyndon Johnson”, 1908 yılında doğmuştu.

Her iki suikastçı üç isim’e sahipti.

Her iki suikastcının da isim’leri 15 harften ibaret’ti.

Lincoln ‘Ford’ adlı tiyatroda vuruldu.
Kennedy ‘Ford Lincoln’ marka bir otomobilde vuruldu.

Lincoln’u vuran bir tiyatrodan kaçtı ve bir depoda yakalandı.
Kennedy’i vuran, bir depodan kaçtı ve bir tiyatroda yakalandı.

Her iki katil, (Booth ve Oswald) daha davaları başlamadan önce öldürüldü.

Kaynak: http://www.fropper.com