Arama:

Etiket Bulutu







‘ankara’

Ankara – 1928

06.05.2012


”Kemal Paşa’nın Türkiye’sinden görüntüler” diyor resmin altında. ”Başkent olması, Ankara’yı çok canlı bir şehire dönüştürdü” denilmiş daktiloyla düşülmüş notta….
Bu arada gözden kaçmaması için bir noktaya daha değinilmiş ve üç katlı ahşap yapının ”Cihannüma” sı üzerinde yuva yapmış leyleklere işaret edilmiş.. Kalpaklar, Milli Mücadele yıllarının kanıtı…

ankara1

Çamaşır Zamanı

06.05.2012


Yıl 1929 Ankara, Zir vadisinde çamaşır günü. Ateşler yakılmış, su dolu kara kazanlar ateşe oturtulmuş. Osmanlı döneminde yerleşik Ermeni köylerinin yer aldığı Zir Vadisinin kadınları için çamaşır zamanı. Biri, kirli çamaşırlarını kaynattığı kazanın başında, biride elinde bir tokaç kirden iyice arınsın diye taşın üzerinde çamaşır dövüyor..

camasirzamani1

Biracı

06.05.2012


Yıl 1933. Ankara’da, kaldırım kıyısında bir biracı.

buzlubira

Küçük adamlar

29.04.2012


Yıl 1929. Bu küçük adamlar Ankara’nın doğusunda kalan bir Çerkez köyünün çocukları.

turkiye8

Esenboğa Havalimani’nin adı nereden geliyor?

31.03.2012

esenboga

‘‘Esenboğa’’ bir şahıs adıdır, aslı ‘‘İsen Buga’’dır, ‘‘Mutlu, kutlu, güzel, iyi ve sağlıklı öküz’’ mánásına gelir ve Timur’un generallerinden birinin ismidir ve bu isim bizim için taaa 15. asırdan, 1402 Temmuz’unda perişan olduğumuz Ankara Savaşı’ndan kalma acı bir hatıradır.

‘‘Öküz’’ kelimesinin insan ismi olmasına şaşıranlara da küçük bir açıklama yapayım: Bugün çocuklara ‘‘aslan’’ gibi bir hayvanın adını vermek nasıl olağan bir işse, eski insanlar için ‘‘öküz’’, ‘‘boğa’’ yahut ‘‘manda’’ benzeri güçlü hayvanların adlarını taşımak da böyle sıradan bir iştir.

İşte, Timur’un generali Esenboğa’nın, daha doğrusu ‘‘İsen Buga’’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentindeki havaalanına kadar uzanmasının kısa öyküsü:

İsen Buga, Asya’daki Türk imparatorluklarından biri olan Çağatay Devleti’nin hükümdarıydı. Hızır Hoca’nın torunu ve Üveys Han’ın oğluydu ve soyu Cengiz Han’a gidiyordu.

Timur’un 1380’lerde kendi imparatorluğunu kurmasından sonra onun hákimiyetini kabul eden sultanlar, hakanlar ve şahlar unvanlarını korudular ama bağımsız birer devlet başkanı olmaktan çıkıp Timur’un generalleri haline geldiler. Doğu Türkleri’nde o devirlerde ‘‘hakan’’ veya ‘‘han’’ unvanını kullanabilmek için mutlaka Cengiz Han’ın soyundan gelmek şartı vardı. Cengiz aslen Moğoldu, Timur ise Türk’tü, dolayısıyla Cengiz’le arasında hiçbir kan bağı yoktu ve bütün gücü elinde tutmasına rağmen geleneği bozmadı ve ‘‘han’’ unvanını almadı. Sadece ‘‘Emir’’ unvanını kullanmakla yetindi ve Cengiz Han’ın torunlarından olan Mahmud adındaki Türkleşmiş bir Moğol prensini sembolik olarak devletinin başına geçirdi. Mahmud Han her ne kadar ‘‘Han’’ olarak görünüyor ve fermanlara onun adı yazılıyorsa da bu sadece geleneklere uymak için yapılmış göstermelik bir işti, devlet demek Timur’un bizzat kendisi demekti ve Mahmud Han’ın asıl vazifesi Timur’un ordusunda ve onun emrinde bir general olmaktan ibaretti.

timurun_filleri


MUTLU ÖKÜZÜN FİLLERİ

İşte, İsen Buga da aynı ordunun aynı durumdaki generallerinden biriydi. Cengiz Han’ın soyundan geldiği için ‘‘Han’’ unvanını taşıma hakkı vardı ama herşeyiyle Timur’un emrindeydi ve kumandası altındaki birliklerle Timur’la beraber diyar diyar gezip savaşıyordu.
İsen Buga, Timur’la Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid arasında 1402’de Ankara’da, Çubuk taraflarında çıkan savaşta da bulundu. Bazı harp tarihçilerine göre ön saftaki hücum birliklerinin, başka görüştekilere göre ise Timur’un meşhur fil müfrezelerinin kumandanıydı. Karargáhını bugün kendi adıyla anılan yerde, daha doğrusu adının bozulmuş şekli olan ‘‘Esenboğa’’ taraflarında kurdu. Efendisinin 1402 Temmuz’unun son haftasında yapılan savaşın galibi olmasında onun büyük rolü vardı. Timur’un iki oğlunun, Miranşah’la Şahruh’un birliklerinin saldırıları karşısında sıkıntılı anlar geçirmekte olan Osmanlı ordusu İsen Buga’nın fil müfrezelerini ön hatlara sürmesi üzerine tam bir bozguna uğradı. Yıldırım Bayezid, Timur’un káğıt üzerindeki hükümdarı Mahmud Han tarafından esir alındı, neticede herkesin bildiği acı son geldi, Yıldırım birkaç ay sonra canından oldu ve Osmanlı devleti parçalanıp bir ‘‘fetret’’ devri yaşadı.

Ankara Savaşı’ndan bugünlere işte bu acı hatırayla beraber Timur’un Çubuk’ta yaptırmış olduğu bir hamamın kalıntısı, yine Çubuk Ovası’nda arada bir hálá çıkan ok başlarıyla savaş baltası parçaları ve şimdi ‘‘Esenboğa’’ halini almış olan İsen Buga’nın adı gelebildi

Cevat Kurtuluş

18.11.2010

cevatkurtulus

1922 yılında Ankara’da doğan sanatçı, gençlik yıllarında Ankara’da Opera korosunda çalışmış, 1940’lı yıllarda da gazinolarda taklit yaparak ünlenmiştir.
1947’de İstanbul’a gelerek filmlerde rol almaya başlayan Kurtuluş’un ilk filmi 1947 yapımı “Kerim’in Çilesi” dir.
1960′ lı ve 1970′ lı yıllarda çok sayıda filmde irili ufaklı roller alan sanatçı Yeşilçam filmlerindeki ‘aptal uşak’ kompozisyonunun yaratıcısı ve temsilcisi oldu.
80’lerde az sayıda filmde ve Gülünüz Güldürünüz gibi bazı TV programlarında yer aldı.
Seyirci, Kurtuluş’u film sahnesinde her görüşünde daha rolünü oynamadan gülmeye başlardı. Fıldır fıldır gözleriyle filmlere renk katan unutulmaz oyuncudur.
Upuzun boyu, deli bakışı ve gülüşü ile kendine has bu sanatçıyı genellikle Türk filmlerinin neseli, iyimser ama biraz geç ve zor anlayan karakterleri canlandırırken izledik.
Genellikle asçi ya da uşak rollerindeydi..
Türk sinema izleyicisi ile çok iyi bir diyalog kuran Kurtuluş, 06.09.1992 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonrasında hayata gözlerini yummuştur.

cevat_kurtulus41   cevat_kurtulus7   cevat_kurtulus5cevat_kurtulus   cevat_kurtulus2   cevat_kurtulus6

Füsun Demirel

18.11.2010

fusun_demirel3

20 Ağustos 1958 Ankara doğumlu tiyatro ve sinema oyuncumuz, özellikle Züğürt Ağa, Uçurtmayı Vurmasınlar ve Büyük Adam Küçük Aşk gibi filmler ile Sıdıka ve Şaşıfelek Çıkmazı gibi dizilerdeki rolleriyle tanınır.
Perugia Dil Üniversitesi (1976) ve Roma Dramatik Sanatlar Akademisi tiyatro bölümünden mezun olan (1980) sanatçı, 1980’de Almanya Berlin Kollektiv Theater’da Vasıf Öngören’in yazıp yönettiği Zengin Mutfağı oyunuyla sanat hayatına başladı.
Çevre Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Dostlar Tiyatrosunda çalıştı. 1984 yılında Atıf Yılmaz’ın Bir Yudum Sevgi filmi ile tiyatrodan sinemaya geçiş yaptı. Oyunculuğunun yanı sıra, iyi derecede İtalyanca, İngilizce, Almanca bilgisine dayanarak çevirmenlik yaptı ve Nobel ödüllü ünlü İtalyan tiyatro yazarı Dario Fo ile Franca Rame’nin toplam 27 oyununu Türkçeleştirdi.
Füsun Demirel 1996 yılında ÇASOD başkanlığı yapmıştır.

fusun_demirel4 fusun_demirel2 fusun_demirel6fusun_demirel11 fusun_demirel41 fusun_demirel5

Ankara

22.11.2009

ankara

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir. Coğrafi olarak Türkiye’nin merkezine yakın bir konumda bulunur ve büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi’nde yer alır.

İlin geniş arazisinde yer yer iklim farklılıkları görülür. Güneyde, İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise, Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer. En sıcak ay Temmuz-Ağustos, en soğuk ay ise Ocak ayıdır.
ankara31

Karayolu, demiryolu ve havayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Türkiye’nin karayolu ve demiryolu ağı merkezinde olması nedeniyle ülkenin her yerine ulaşmak mümkündür. İç ve dış hatlarla hizmet veren uluslararası havalimanı bulunmaktadır.

Askeri Birimler;
Genel Kurmay Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Kara, Hava, Deniz ve Jandarma Komutanlıkları başkent Ankara’da bulunur.

Ankara il sınırları içinde üç önemli hava üssü vardır: Akıncı, Etimesgut ve Güvercinlik. Hava Kuvvetlerine bağlı olan Akıncı’da üç jet filosu, Etimesgut’ta ise hava ulaşım uçakları konuşlanmıştır. Güvercinlik üssünde başlıca helikopterler bulunur, Kara Kuvvetleri, Jandarma ve Genel Kurmay’a bağlı Özel Hava Grup Komutanlığı tarafından paylaşılır. Ahlatlıbel’deki radar üssü, Türk hava sahasındaki sivil ve askeri uçak trafiği izlemekte kullanılır.

Bunlar dışında hava ve kara kuvvetlerine ve jandarma teşkilatına bağlı çeşitli idari, lojistik ve eğitim birimleri yer alır. Bunların bazıları: Kara Kuvvetlerine bağlı Kara Harp Okulu, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu, Kara Havacılık Okulu (Güvercinlik), Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı (Etimesgut); ve Jandarmaya bağlı Beytepe’de Jandarma Eğitim Komutanlığı ve Jandarma Okullar Komutanlığı sayılabilir. Ayrıca ilde çeşitli asker hastaneleri vardır, bunların en önemlisi Gülhane Askerî Tıp Akademisi’dir.

ankara7

İlde kişilerin eğlenmeleri, dinlenmeleri ve doğaya yakınlaşabilmelerine olanak sağlayan kent parkları, ve şehir dışlarında bulunan, korunmaya alınmış doğal bölgeler bulunmaktadır. Bunların bir bölümü göl, gölet ve baraj gölleri etrafındaki yeşil alanlardır, bir bölümü ise yayla ve ormanlık bölgelerdir.


Önemli kentsel yeşil alanlar arasında başkentteki Atatürk Orman Çiftliği, Altınpark, Gençlik Parkı sayılabilir


ankara8

Eğlence parkları arasında Harikalar Diyarı (1 milyon 300 bin m²’lik alanıyla Avrupa’nın en büyük kentsel parkıdır.). Diğer modern eğlence alanları arasında Etimesgut’taki Göksu Parkı ve Keçiören’deki “Aqua Park” sayılabilir. Elmadağ Kayak Merkezi, kış aylarında kayak kayma olanağı sağlayan tesislere sahiptir.


ankara6


İlin çeşitli yerlerindeki mesire alanları, piknik ve dinlenme olanakları sunar. Bâlâ’daki Kesikköprü barajında piknik alanları, yüzme ve kayık gezinti olanakları, Beynam Ormanlarında da piknik alanları, çocuk parkı, restoran ve benzeri olanaklar temin edilmiştir.

ankara51

Çubuk’taki Çubuk-2 Barajı da doğal güzellikleri ile popüler bir ziyaret yeridir. Etimesgut’taki Göksu Parkı ve Atatürk Orman Çiftliği de birer dinlenme, piknik ve gezi alanıdır, Göksu parkında çeşitli modern spor ve rekreasyon tesisleri bulunmaktadır. Gölbaşı ilçesindeki Mogan Parkı ve Gölü ile Eymir Gölü, başkente yakın bir mesire ve turizm bölgesi sayılır. Kızılcahamam’daki Soğuksu Parkı bir diğer mesire parıdır.

Nallıhan’daki Ardıç ormanlarında Hoşebe mesire yeri bulunmaktadır. Beypazarı’ndaki Eğriova Yaylası’ndaki mesire yerinde göl ve orman manzaraları bulunmakta, ziyaretçiler için doğa sporları, doğa yürüyüşleri, izcilik faaliyetleri mümkündür. Çamlıdere’deki Aluçdağı mesire yeri, Aluçdağ Festivali ve yağlı güreşleri ile bilinir.

ankara2

Müzeler;
Ankara ilindeki müzelerin büyük çoğunluğu Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde kalır. İlde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır. Bunların en önemlileri şunlardır:
Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından projelendirilen ve 1927 yılında inşa edilen Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi.

* Kurtuluş Savaşı Müzesi: I. TBMM binasında hizmet veren bir müzedir. 23 Nisan 1961’de “Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi” adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde “Kurtuluş Savaşı Müzesi” adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.

* Cumhuriyet Müzesi: II. TBMM binasında hizmet veren müzedir. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, onların kendi sözleri, fotoğrafları, bazı özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar sergilenmektedir.

ankara3

* Anıtkabir: Mustafa Kemal Atatürk’ün kabrinin de bulunduğu müzedir. Müze dört bölümden oluşur: Birinci bölümde Atatürk’ün özel eşyaları; ikinci bölümde Çanakkale Savaşı panoraması; üçüncü bölümde Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi panoraması; dördüncü bölümde Atatürk devrimlerinin fotoğraf ve açıklamalarla tanıtıldığı, rölyeflerle zenginleştirilmiş tonozlu koridor bulunmaktadır.

Ankara muftağı;
Günümüzde çağdaş mutfaklar ve adlar yaygınlaşmakla birlikte, eski Ankara mutfağına has birçok yemek ve tatlı hâlâ yaşatılmaktadır. 2008’de yapılan bir araştırmaya göre, 93 çeşit yöresel yemek, tatlı ve içecekleri ile Ankara ili, Gaziantep ve Elazığ’dan sonra üçüncü en zengin mutfağa sahiptir. Bunların arasında, dutmaç ve miyane gibi çorbalar; Ankara tavası, alabörtme, calla, ilişkik, sızgıç, siyel, siyer, bici, pıtpıt pilavı, mucirim köftesi, tohma, şirden dolması, papaç, yalkı, carcıran, göter, kaile, topaç, cızlama, öllüğün körü gibi yemek ve hamur işleri; karga beyni, köyter, omaç, perçem, tiltil helvası, zerdali boranası ve Beypazarı yöresine ait 80 katlı baklava gibi tatlılar ile bazlamacın, gizleme, çerpit, kartalaç, kömbe, kete, saçkıran, şerit ve yarımca gibi ekmekler sayılabilir.

Kent İçi Ulaşım;
İl merkezinde kent içi ulaşımda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Şu an inşaatı süren 4 adet metro ağı vardır.

Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.

TCDD tarafından sağlanan banliyö treni hizmeti başkenti Kayaş ve Sincan kentleri ve aradaki istasyonlara bağlar.

Kaynak : cennetturkiye.org, wikipedia