Arama:

Etiket Bulutu







‘Berlin’

Auto Union (Audi) yarış arabasının hikayesi

28.08.2010

autounion

Nazi lideri Adolf Hitler’in emriyle özel olarak üretilen ve ağustos ayında açık arttırmaya çıkarılacak yarış arabasının en az 6 milyon avroya satılması bekleniyor.

Alman diktatörünün emriyle teknolojik üstünlüğü göstermek ve propoganda amacıyla üretilen ve Hitler’in favori arabalarından biri olan Auto Union D-type yarış otomobili zamanının en hızlı aracıydı. Hala var olduğu bilinen sadece üç adet D-type’tan biri olan yarış arabası, 485 beygir gücünde ve saatte 300 km hıza ulaşabiliyor.

1939′da Hilter’in şoförünün yakın dostu ve aslında bir tırmanma şampiyonu olan Hans Stuck bu yarış arabasını Grand Prix’de kullanmıştı.

Kızıl Ordu Berlin’e girdiğinde, Mercedes ve Auto Union ekiplerinin yarış arabalarına verdikleri isim olan Silver Arrows araçlarından bazıları incelenmek üzere Moskova’daki araştırma enstitüsüne götürülmüş, çoğu imha edilmişti.

Paul Karassik adlı bir tomobil tutkunu 19 numaralı şasiyi bulup, buna başka bir D-type enkazından çıkmış orjinal motor ekleyip, uzmanların da yardımıyla aracı orijinal haline getirdi. Aracın şimdiye dek müzayedede satılan en pahalı otomobil olması bekleniyor.

Mynet

Avrupa’ya talebe

12.05.2010

sadiirmak
“İstanbul Üniversitesi’ nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm:
“Avrupa’ya talebe yollanacaktır. ” Allah Allah, dedim! Ülke yıkık dökük, her yer virane,
Lozan yeni imzalanmış,bu durumda Avrupa’ya talebe…
Lüks gibi gelen bir şey…
Ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz.
Benim ismimin yanına Atatürk, “Berlin Üniversitesi’ ne gitsin.” diye yazmış.
Vakit geldi, Sirkeci Garı ‘ndayım; ama kafam çok karışık. Gitsem mi, kalsam mı?
Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı?
Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir müvezzi ismimi çağırdı.
“Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var.”
“Benim” dedim.
Telgrafi açtım, aynen şunlar yazıyordu:
“Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz. ”
İmza
Mustafa Kemal
Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım.
“Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme.” dedim.
“Düşünün 1923’te o kadar kişinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin
önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?”
Çok başarılı oldum. Ülkeme alev olarak döndüm.
Önce Istanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurdum. Kürsü başkanı oldum.
Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım.
Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı Ord. Prof.Dr. Sadi Irmak’ım.”