Arama:

Etiket Bulutu







‘bizimkiler’

Erdal Özyağcılar

18.11.2010

erdal_ozyagcilar3

Üç kardeşin en büyüğü olan sanatçı, 1948 yılında Bursa-Setbaşı’nda iki katlı müstakil bir evde doğmuş. Annesinin adı Şükrüye, babasının Talat Özyağcılar. Babasının deri fabrikası varmış. Yaşıtları kara önlükler giyerken, Türkiye’nin ilk özel ilkokulu İhsan Çızakça’da 12 kişilik sınıflarda, şortlu, şapkalı özel kıyafetlerle okumuş.
1950’ler için çok büyük bir şans olduğunu söyleyen sanatçı, o yaşta dans dersleri almış, ingilizce öğrenmiş.
Lise yılları sanatla yakın dostluk kurduğu bir dönem olur. Her ne kadar kafayı artık tiyatroya taksa da dersleri fena değildir Özyağcılar’ın. Lise bittiğinde, her ne kadar tiyatroya kabiliyeti olsa da kendi tabiriyle “bu işi yapabileceğinin emniyetini” içinde bulamayan Özyağcılar, bir akrabasının “Konuşkansın, seni avukat yapalım” sözüyle hukuk fakültesini kazanıp İstanbul’a gelir. Ama çok geçmeden “içinde biriktirdiği şimşek” açığa çıkar. Bir senelik hukuk macerasından sonra tiyatro okumak istediğini fark eder ve gider babasından icazet alır.
Babası “Peki oğlum” der ama ekler: “‘İleride para kazanırsan, derici esnafının piri, Karagöz’le Hacivat’ın yaratıcısı Şeyh Küşteri Hazretleri’nin Bursa Atatürk Caddesi’ndeki mezarını düzenle, restore et.’ Bu sözler artık baba vasiyeti olmuştur sanatçımız için.

Erdal Özyağcılar, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sınavına girer ve kazanır. Aradığı büyük aşkı, sonradan eşi olacak Güzin Hanım’ı da konservatuar yıllarında tanır. Konservatuar bittiğinde Yıldız Kenter’in gözde öğrencilerinden olan Güzin Hanım, oyunculuk eğitimini pekiştirmek için Londra’ya gider. Yıldız Kenter’in ablasının evinde kalıp özel kurslara devam eder. Aşkın en büyüğünü yaşamayı şiar edinmiş Özyağcılar da Londra’nın yolunu tutar. Garsonluk yapar. Küçük bir oda tutup, bir yandan tiyatro kursuna giderler bir yandan da haftada en az üç, dört oyun seyrederler.
Londra dönüşü evlenen Erdal-Güzin çifti kelimenin her anlamıyla birbirlerine “yoldaş”lık eder. Darbe alarmının acı acı çaldığı 70’lerin sonunda, 20 kişiyle birlikte “komünist’ suçlamasıyla; 80’lerin ortalarına doğru geri alınmak üzere Şehir Tiyatroları’ndan atılırlar. Bu sıkıntılı dönemde şansı sinemadan yana açılır Özyağcılar’ın. Sinemada bir ekol olan Ertem Eğilmez okulu girer hayatına.

Kemal Sunal’lı, Şener Şen’li, Adile Naşit’li; Kibar Feyzo’ların, Şabaniye’lerin, Namuslu’ların, Postacı Lütfü’lerin, Züğürt Ağa’ların başarılı karakter oyuncusu olarak Türk izleyicisinin hafızasında yer eden filmlere ardı ardına imza atma dönemi başlamıştır. Bu filmlerde adeta ruhuna giydiği rollerle en doğru pasları verir, başrol oyuncusuna ise sadece golü atmak kalır!

Yılanların Öcü filminde Haceli’ydi, Züğürt Ağa’da Kekeç Salman. Bizimkiler ile dizi dünyasına bir girdi pir girdi; Şehnaz Tango, Yabancı Damat derken, 1890’ların siyasi fonunda geçen, tamamı Makedonya’da çekilen atv dizisi Elveda Rumeli’de “çilesi diline vurmuş” Sütçü Ramiz karakteriyle ekranı şenlendirdi.
60’ına merdiven dayayan usta oyuncu Erdal Özyağcılar’ın, yaşam enerjisinin altında, çocuk neşesi ve heyecanını muhafaza etmesi yatıyor.

erdal_ozyagcilar8   erdal_ozyagcilar81   erdal_ozyagcilar2erdal_ozyagcilar6   erdal_ozyagcilar1   erdal_ozyagcilar4

Güler Ökten

18.11.2010

guler_okten41

Televizyon dizilerinin müdavimleri, onu yıllarca süren Bizimkiler dizisindeki doktor Türkan olarak yada bu dizinin tatil versiyonu olan Yazlıkçılar’daki asil kadın Güzide rolüyle hatırlıyor. Ekranda görülen yüzler daha çok akılda kalsa da, isimler pek öyle kolay hatırda tutulamıyor. Yıllarca emek verdiği sinemada çok önemli rollerde seyirci karşısına çıksa da, bazılarımızın adını duyduğunda “kimdi” diye düşünmeye başlaması Güler Ökten için de geçerli. Pek çok sinema seyircisinin hayranlıkla izlediği bir oyuncu Güler Ökten. İncelikli, derin rollerin oyuncusu.

1941 yılında doğan Güler Ökten, sinemanın büyülü gezegenine henüz altı yaşındayken adım atar. Belki de daha okuma-yazma bile bilmeden oynadığı ilk filmden bellidir büyüyünce ne olacağı. Konservatuvar eğitiminin ardından 1960 yılında tiyatroya başlar. İzleyen yıllarda, sahnede başarıyla sürdürdüğü oyunculuğunu beyazperdeye de taşıyacak ve yardımcı rollerin aranan oyuncularından biri olacaktır. 1973 yılında, Selim İleri’nin senaryosundan Zeki Ökten’in filme çektiği Bir Demet Menekşe’deki Candan rolüyle sinemaya adım atar; ilk filmindeki gibi çocuk oyuncu değil, sinemaya yıllarını vermeye hazır bir ‘oyun’ sevdalısıdır artık. Yine Selim İleri’nin senaryosunu yazdığı, Feyzi Tuna’nın yönettiği Seninle Son Defa (1978) ve aynı yıl Zeki Ökten ve Yılmaz Güney’in birlikte yönettiği unutulmaz film Sürü (1978) gelir sonra. Ali Özgentürk’ün At (1982) filminde ‘kırmızı çantalı kadın’ı, yönetmenin 1985 tarihli Bekçi’sinde ise bekçi Murtaza’nın karısını oynar. Karakter oyuncusu olarak sinemaya emek veren Güler Ökten, Orhan Kemal’in romanından uyarlanan bu filmde Müjdat Gezen’le birlikte başroldedir. Aynı yıl Atıf Yılmaz’ın unutulmaz filmi Asiye Nasıl Kurtulur, 1987’de de Başar Sabuncu’nun yönettiği Asılacak Kadın ve Tunç Başaran’ın Biri ve Diğerleri adlı filmlerinde rol alır.

Zeki Demirkubuz’un C Blok’u (1993), Çağan Irmak’ın ilk uzun metrajlısı Bana Şans Dile (2001), Zeki Ökten’in Gülüm’ü (2002), Ali Özgentürk’ün Kalbin Zamanı adlı filmi (2004) ve Cem Başeskioğlu’nun Sen Ne Dilersen’i (2005), Güler Ökten’in oynadığı filmlerden bazılarıdır.

Kariyeri boyunca 50’ye yakın filmde görünen Güler Ökten’in, tiyatro sahnesinde başlayıp beyazperdede devam eden yolculuğunun bir durağı da televizyon olur. Ökten, dizilerin de aranan oyuncusudur. 1998’de, Okan Uysaler’in TRT için çektiği Geçmiş Bahar Mimozaları, neredeyse bütün oyuncularının tiyatrodan seçildiği, dönemin en uzun soluklu aile dizisi Bizimkiler’i, sonraki yıllarda Baba Evi, Günaydın İstanbul Kardeş, Sultan Makamı gibi diziler izler. Karakter oyuncusu olarak yer aldığı filmlerde oyunculuğuyla göz dolduran Güler Ökten’in Altın Portakal’dan (1982), Ankara Film Festivali’nden (1997 ve 1999), Orhan Arıburnu ödüllerinden ve Sinema Eleştirmenleri Derneği’nden en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülleri var.

guler_okten6   guler_okten5   guler_okten8guler_okten9   guler_okten3   gulet_okten1

Halit Akçatepe

18.11.2010

halit_akcatepe2

1 Ocak 1938’de Ünye’de doğdu. Refik Halit Karay Mektebi’nden sonra Konservatuar eğitimi almaya başladı. Saint Benoit Fransız Lisesi’nden mezun oldu. Tiyatrocu bir ailenin çocuğu olan, dolayısıyla kamerayla ve sahneyle çok erken tanışan Halit Akçatepe, bir ömrü tiyatro salonlarında ve setlerde geçirmiş bir usta.
Sanat yaşamına 1956’da “Süt Kardeşler” oyunuyla atıldı. Dostlar Tiyatrosu kadrosunda yer aldı. Tiyatronun yanı sıra sinema oyunculuğu yaptı. İlk filmlerinde figüran olarak rol aldı. Daha sonra duygusal komedilerde karakter rolleri canlandırdı.
O Ağacın Altında, Mavi Boncuk, Tatlı Dillim, Gülen Gözler, Şaban Oğlu Şaban, Tarkan Altın Madalyon, Ah Nerede Vah Nerede, Salak Milyoner, Süt Kardeşler, Köyden İndim Şehire, Dokunmayın Şabanıma, Bizim Aile gibi neredeyse her akşam televizyonlarda birinden birine tesadüf ettiğimiz onlarca Yeşilçam klasiğinde rol alan Halit Akçatepe, Hababam Sınıfı filminde oynadığı “Güdük Necmi” karakteri ile adını Türk sinemasına altın harflerle yazdırdı.
Ertem Eğilmez imzalı 1975 yapımı filmde bir lise öğrencisini canlandıran sanatçı filmin çekildiği tarihte 37 yaşındaydı.
İkibinli yıllarda çekilen Hababam Sınıfı Merhaba, Hababam Sınıfı Askerde, Hababam Sınıfı Üç Buçuk adlı filmlerde de rol alan Akçatepe, Kaygısızlar, Şaban Askerde, Bizimkiler gibi televizyon dizilerinde de yer aldı.

Unutulmaz sinema sanatçısı Halit Akçatepe 31 Mart 2017 ‘de, İstanbul’da aramızdan ayrılmıştır.

halit_akcatepe1   halit_akcatepe3   halit_akcatepe4halit_akcatepe5   halit_akcatepe11   halit_akcatepe8