Arama:

Etiket Bulutu







‘cep tiyatrosu’

Bilge Zobu

18.11.2010

bilge_zobu6

7 Eylül 1932’de İstanbul’da doğdu. Tiyatro-Sinema sanatçısı Vasfi Rıza Zobu’nun yeğenidir. Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu.
Sanat yaşamına 1956’da Cep Tiyatrosu’nda “Bir Evlenme” oyunuyla atıldı. Adana Şehir Tiyatrosu’nda çalıştıktan sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi. Uzun yıllar emek verdiği Şehir Tiyatrosu’nun en verimli oyuncularından biri olan Bilge Zobu, yaş haddinden emekli olmasına rağmen konuk oyuncu statüsüyle hâlâ sahnelerdedir.
1984-1985 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde oynamaya başlayan ve 25 yıldır aralıksız sahnelenen Lüküs Hayat’da, o tarihten beri değişmeyen isimlerinden birisi oldu.
Tiyatro çalışmalarının yanı bir çok sinema ve televizyon filminde de oynamış ve seslendirme yapmıştır.

bilge_zobu4   bilge_zobu8   bilge_zobu9bilge_zobu11   bilge_zobu7   bilge_zobu5

Fikret Hakan

18.11.2010

fikret_hakan5

23 Nisan 1934’te Balıkesir’de dünyaya geldi. Bumin Gaffar Çıtanak olan adını sinemaya başlayınca değiştirdi. Annesi ile son durağın İstanbul olacağı bir Anadolu turundan sonra (Bursa, Eskişehir) edebiyata olan ilgisi sayesinde gazeteciliğe başladı. 1952 yılında Abdi İpekçi’nin yazı işleri müdürlüğünü yaptığı İstanbul Ekspres gazetesinde öyküleri yayımlandı. Ses Tiyatrosu’nda Üç Güvercin Opereti’nde palyaço olarak sahneye çıktığında daha 16 yaşındadır. Fikret Hakan, oyunculuk konusunda kendisini geliştirmeye çalışırken; tiyatro dışında sinemanın da imkânlar sunacağının farkına varmıştır. Yaş olarak daha 20’lerine gelmemiş bir gencin hevesli çabaları yansımalarını bulmakta gecikmeyecektir.

Kendi tanımlamasıyla üç sıçrayış yapar: “Bab-ı âli’ye, Pera’ya, sonra da sinemaya.” Fikret Hakan bu üçlü sıçrayış serüveninde 204 film, 28 televizyon dizisi, 3 şiir, 2 hikâye, bir araştırma kitabı ve 1 roman ile entelektüel yönden en donanımlı Türk oyuncularından biri olarak öne çıkmıştır. Fikret Hakan hem yıldız olarak, hem de karakter oyunculuğu ile her zaman var olmayı başarması açısından, Türk Sinema Tarihi’nde kendine özel bir kariyer oluşturmuştur. Aktör, “Hollywood star sistemi”nde uygulandığı gibi bir yıldız projesi değildir. Ancak dış görünüşü ve karizması ile sinemaya uygun bir aura’ya sahiptir. Köy delikanlısı, kent ezilmişi ya da zengin işadamı gibi geniş bir yelpazede, farklı rollerde seyirci karşısına çıkmıştır. Kendisine yapıştırılan bir “yıldız imgesi” yoktur. Ancak güç rollerin aranan oyuncusu olmuştur. Türk Sinemasının toplumsal gerçekçilik döneminin önemli filmlerinin birçoğunda Fikret Hakan başroldedir. Fikret Hakan’ın oyunculuk kariyeri 1952 tarihli Köprüaltı Çocukları ile başlar. Bu filmin öncesinde 1950’de tiyatro ile tanışır. Ses Tiyatrosu, Çığır Sahne, Cep Tiyatrosu, Küçük Sahne, Oraloğlu Saat 6 Tiyatrosu, kurucusu olduğu Sahne 8 ve Fikret Hakan Tiyatrosu gibi tiyatrolarda 1980’lerin sonuna kadar sahneye çıkar. Fikret Hakan’ın asıl çıkışı, 13’ü uğurlu rakamı olarak belirlemesine yol açan, 1955 tarihli, 13. filmi olan “Beyaz Mendil”dir.

Sinema oyunculuğunun yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde öykü ve şiirler yazmaya devam eden Fikret Hakan, daha sonra öykülerini Tellâk Ali kitabında bir araya getirdi. Ayrıca; İnce Müzikli Otobüsler, İmbikli Duvar ve Siyah Işık (toplu şiirler) isimli şiir kitapları, Hamalın Uşakları ve Joe Brico Masumdur (toplu öyküler) isimli iki hikâye kitabı, henüz yayımlanmamış Günahkârlar Rıhtımı adlı bir romanı Türk Sinema Tarihi adlı bir araştırma-inceleme kitabı bulunmaktadır.

1965’de 2. Antalya Film Festivali’nde Keşanlı Ali Destanı ile, l. İzmir Film Şenliği’nde yine aynı filmiyle, 1968’deki 5. Antalya Film Festivali’nde Ölüm Tarlası’yla, 1971’deki 8. Antalya Film Festivali’nde Hasret’le En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandı. Ayrıca 1993’teki 30. Antalya Film Festivali’nde Yalancı’yla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü ve aynı yıl Adana Film Festivali’nde aynı film ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu armağanını aldı. 1994’te Çasod En İyi Oyuncu Armağanını Gerilla filmi ile kazandı. 1995’te 7. İzmir Uluslararası Film Festivali’nde sinemaya katkılarından dolayı Altın Artemis Ödülüne layık görüldü. Ayrıca 2002’de Ankara Sinematek Derneği Siyad (Sinema Yazarları Derneği), 2005’te Sadri Alışık Vakfı ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından onur ödülleri verildi. 1984’te Tercüman Gazetesi’nin En İyi Erkek Tiyatro Oyuncusu ödülünü Zorba ile aldı. Ayrıca oyuncuya 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanı verildi. 2009 yılında Türk Sinemasına film oyuncusu ve yönetmen olarak hizmet vermesinin yanında, tiyatro ve edebiyat alanına yazar, şair, senarist, eleştirmen; basın dünyasına gazeteci, eğitim dünyasına öğretim elemanı olarak önemli katkıları ve sanatçılığı ile de Türk insanının kalbinde taht kurması nedeniyle Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı’nda fahri doktora derecesi aldı. Fikret Hakan sinemada; saf, temiz, çoğunlukla kıstırılmış Anadolu insanını başarıyla canlandırdı.

Çevirdiği 204 filmi arasında başlıcaları şunlardır: Beyaz Mendil, Ak Altın, Gelinin Muradı, Kamelyalı Kadın, Dokuz Dağın Efesi, Üç Arkadaş, Yılanların Öcü, Karanlıkta Uyananlar, Keşanlı Ali Destanı, Bitmeyen Yol, Buzlar Çözülmeden, Ölüm Tarlası, Murad’ın Türküsü, Toprağın Kanı, Paralı Askerler, Köprü, Sürgün, Demiryolu, Toprağın Teri, Yalancı, Gerilla, Eğreti Gelin ve Umut. Fikret Hakan en fazla çizgi üstü, düzeyli filmde oynayan oyuncu olarak tarihe geçti. Dönemin işçisinin, göçerinin, mülkiyet konusunda ezilen köylüsünün yüzü oldu. 1950’lerde yeni olgunlaşmaya başlayan ve adını alan Türk Sinemasının, Yeşilçam’ın, daima yeni kalan oyuncularından olmayı başardı. Bir oyuncunun sansür, ekonomik zorluklar, piyasada var olabilme gibi konularla mücadelesini Fikret Hakan’ın oyunculuk serüveninde okumak mümkündür. Eskimeyen Yeşilçamlı Fikret Hakan, Türk Sinemasının çeşitli hallerine tanıklık ederken; sinema, tiyatro, şiir, öykü, roman gibi farklı alanlarda kendini ifade etmeye çalışan bir sinemacının da mücadele öyküsünün öznesi olarak anılmayı hak eden, önemli bir isim olarak adını tarihe yazdırdı.

Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Fikret Hakan 11 Temmuz 2017’de, akciğer kanseri tedavisi gördüğü İstanbul Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.


kaynak : Doç.Dr. Nigâr Pösteki (Eskimeyen Yeşilçam’lı kitabından)

fikret_hakan9   fikret_hakan7   fikret_hakan2fikret_hakan6   fikret_hakan8   fikret_hakan1

Necdet Yakın

17.11.2010

necdet_yakin1

01.01.1932 Bulgaristan doğumlu olan sanatçı, 1958 yılında Teknik Üniversite’de tiyatroya başladı. Yakın, daha sonra Haldun Dormen yönetimindeki Cep Tiyatrosu kurslarına devam etti ve 1960 yılında İBB Şehir Tiyatrolarında görev aldı.
1962 yılında sinema ile tanışan Yakın, sinemadaki ilk rolünü Osman F. Seden’in yönettiği filmde Fikret Hakan ve Fatma Girik ile oynadı. Yakın’ın sinemadaki son rolü ise Balalayka’daki Gazi rolü oldu.
İBB Şehir Tiyatrolarında en son Ahududu ve Lüküs Hayat’ta konuk oyuncu olarak sahneye çıkan Necdet Yakın, emekli olmasına rağmen yıllarca oyunlarda rol almaya devam etti.
Sakar Şakir, Avanak Apti, Japon İşi, Şabanoğlu Şaban, Çarıklı Milyoner, Vah Başımıza Gelenler ve Köşe Kapmaca, Necdet Yakın’ın rol aldığı sinema filmleri arasında bulunuyor.
Sanatçı, 20 Eylül 2006 tarihinde vefat etti.

necdet_yakin5   necdet_yakin2   necdet_yakin4

Yılmaz Gruda

16.11.2010

yilmaz_gruda3

Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu, şair, oyun yazarı ve çevirmen Yılmaz Gruda, 4 Temmuz 1930 İstanbul’da doğdu. Beşiktaş’taki 12. Pansiyonlu İlkokulu bitirdi. Ankara Ticaret Lisesi 2. sınıfta öğrenimini yarıda bırakarak devlet memurluğu yaptı. İlk şiiri “Memo’ya Mektup” 1945’te Yağmur ve Toprak dergisinde çıktı. Kaynak, Mavi, Yeni Ufuklar, Dost, Yeditepe, Soyut, Varlık gibi dergilerde yazdı. 1950-1960 yılları dergilerinde pek çok şiiri çıktı, uzun dizelerle yazdı. İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa insanının yıkıntılarını işledi.

1956 yılında girdiği Cep Tiyatrosu’nda başlayan oyunculuk yaşamı, Ankara Devlet Tiyatrosuna ait Küçük Tiyatro’da devam etti. Ankara Meydan Sahnesi ve Nisa Serezli topluluklarında da görev yaptı. Muammer Karaca tiyatrosunu yönetti. Ayşen Gruda’nın eski eşi olan sanatçı, aynı zamanda Attila İlhan ile beraber mavi hareketini yaratan şairlerdendir. Seyirlik tiyatro oyunları da yazıp, çeviriler yapan Gruda’nın eserlerinde geleneksel Türk tiyatrosu ve Çehov etkisi açıkça görülür. Sanatçının yayımlanmış eserleri bulunmaktadır. Kamera önünde de yer alan Yılmaz Gruda, sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır.

Tiyatromuzda 100’den fazla oyun oynayıp, bir o kadar da oyunu yöneten Gruda, yazar, şair, çevirmen ve eğitimci olarak da kültür-sanat yaşamımızın gelişmesinde önemli rol oynadı.

yilmaz_gruda1   yilmaz_gruda7   yilmaz_gruda6