Arama:

Etiket Bulutu







‘dormen tiyatrosu’

Asuman Arsan

18.11.2010

asuman_arsan61

9 Mayıs 1934 yılında İstanbul Fener’de dünyaya geldi.
Cibali Kız Ortaokulu’ndan mezun oldu. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda çocuk oyunlarında rol alarak sahnelere adımını atan Arsan, 1951 yılında Ses Tiyatrosu’na geçerek profesyonel tiyatro yaşamına başladı.
1955 yılında Muzaffer Hepgüler ile evlendi ve beş buçuk yıl evli kaldıktan sonra ayrıldı.
İkinci evliliğini Ümran Ertok ile yaptı, fakat bu evliliği 3.5 ay sürdü.
1960 yılında Ses topluluğundan ayrılan oyuncuların kurduğu İstanbul Tiyatrosu’nda, daha sonra Muammer Karaca ve Kenan Büke tiyatrolarında çalıştı.
Behzat Tözün, Halide Pişkin, Reşit Baran, Handan Adalı, Nevzat Okçugil ve Toto Karaca gibi çok değerli isimlerin arasında yetişti.
1979-80 sezonunda da Şan Müzikholü’nde “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ve diğer oyunlarda rol aldı.
Son rol aldığı oyun Dormen Tiyatrosu’nda “Bir Kış Sezonu” ve “Elveda Tiyatro” oldu.
Sanat yaşamına ölünceye kadar televizyon dizileri ve sinema ile devam etti.
Yasemince dizisindeki, Sürahi Hanım’ın gelini rolüyle gönüllerde taht kuran tiyatro ve sinema sanatçısı Asuman Arsan, yalnız yaşadığı evinde astım krizi sonucu, 11 Ekim 1997’de hayata veda etti.
Türk insanının aile içi ilişkisini oldukça çarpıcı bir mizah diliyle ele alan ve milyonları ekran başına bağlayan ‘‘Sürahi Hanım’’, dünyayı zindan ettiği geliniyle bir daha kavga edemeyecek.
Çünkü o gelin, Sürahi Hanım’a olmasa da, acı içindeki hayatına daha fazla dayanamadı.
Şimdi ayrılığın ve kavga edememenin acısını gururuyla örtmeye çalışan Sürahi Hanım’ın, titremesine engel olamadığı dudaklarıyla oğluna dönüp, ‘‘Haşmet… Söyle şu kadına ölmesin’’ dediğini duyar gibiyiz.


Ödülleri;
20. Antalya Film Şenliği, 1983, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Film: Faize Hücum

asuman_arsan10   asuman_arsan1   asuman_arsan82asuman_arsan71   asuman_arsan9   asuman_arsan3

Ayfer Feray

18.11.2010

ayfer_feray2

(d. 27 Mayıs 1928, İzmir – ö. 13 Temmuz 1994, Bodrum, Muğla)

Sinema hayatına 1951 yılında başlayan sanatçı, 1953 yılında Dormen Tiyatrosu’na girdi. Nisa Serezli ve Tolga Aşkıner ile birlikte Dormen Tiyatrosu’ndan ayrıldıktan sonra A Film Yapımevi’ni kuran Feray, 72-73 sezonundan sonra tiyatrodan uzun süre ayrı kaldı. 80-81 sezonunda “Çöpçatanın Fendi” oyunuyla yeniden tiyatroya döndü.

Kendisi gibi oyuncu olan Günfer Feray’ın ablasıdır. Gazeteci Samim Tara’yla bir dönem evli kalan Feray’ın bu evlilikten, ünlü bir reklam yönetmeni oğlu Ali Tara (1949-2004) ve Süeda Tara adlı bir kızı dünyaya geldi.
66 yaşında, çok sevdiği Bodrum’da öldü. Mezarı da buradadır. İzmir’de, Bornova Büyükpark’ın içinde bulunan açıkhava tiyatrosuna, oyuncunun anısına, “Ayfer Feray Açıkhava Tiyatrosu” adı verildi.

Feray, kendisine özgü güçlü oyunculuğuyla seyircilerin zihninde yer etti.
Oynadığı yetmişi aşkın filmde, Türk sinemasının güçlü ve önemli kadın karakterlerini canlandırdı.

ayfer_feray3 ayfer_feray4 ayfer_feray51ayfer_feray6 ayfer_feray52 ayfer_feray7

Cahit Irgat

18.11.2010

cahit_irgat3

1915’te Lüleburgaz’da doğan sanatçı, Edirne Öğretmen Okulu okurken tiyatroya merak sarmış ve öğrenimini yarıda bırakarak Ankara Devlet Konservatuvarı’na girmiş. 1932 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı’nı, 1936 yılında bırakarak Paris’e giden Irgat, bir sure Paris’te yaşamış.
1940 yılında ilk kez “Yılmaz Ali” adlı filmde oynayan Cahit Irgat, sahneye de Raşit Rıza Tiyatrosu’nda “O Gece” adlı oyunda çıkmıştır. Ne var ki, çocuklarının oyuncu olduğunu haber alan ailesi, onu evlatlıktan çıkarmıştır.
İstanbul Şehir Tiyatroları, Küçük Sahne, Devlet Tiyatrosu, Adana Şehir Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu ve Cahide Sonku ile kurdukları Cahitler Tiyatrosu’nda sayısız oyunda rol almış, sinemada başrol ve karakter rolleri oynamıştır.
Sanatçı şiirleriyle de tanınmaktadır. Bir film yönetmiş ve şiirlerinin dışında bir de roman yazmıştır. Mina Urgan’la bir dönem evli kalmış olan sanatçı, bu evlilikten dünyaya gelen şair Mustafa Irgat ve oyuncu Zeynep Irgat’ın babasıdır.
5 Haziran 1971 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.
Cahit Saffet Irgat, tiyatrosu, sineması ya da şiirleriyle, yaşadığı dönemdeki insanların belleklerinde yer tutan önemli sanat adamlarından biriydi. Ne var ki, (ölümler, sanatçının bedeniyle birlikte, bir ölçüde de sanatsal uğraşılarını ya da eserlerini de gözlerden uzaklaştırır) kuralları onun için de geçerliydi. O nedenle bugün toplumun büyük bir kesimi tarafından tanınmaz. Yaptığı her işte, tüm sanat uğraşılarında son derece içtenlikli olan Irgat’ın, gerek tiyatro tarihinde, gerekse edebiyat tarihinde küçümsenmeyecek, özgün bir yeri bulunmaktadır.

kaynaklar;
kameraarkasi.org
wikipedia.org


cahit_irgat1   cahit_irgat4   cahit_irgat2

Ersun Kazançel

18.11.2010

ersun_kazancel11

11 Eylül 1936 Trabzon ‘da doğan, tiyatro, sinema ve dizi oyuncumuz Ersun Kazançel, 1957 yılında Dormen Tiyatrosuna girdi. Şehir Tiyatroları sanatçısı olan oyuncumuz tiyatronun dışında, 1958 yılından itibaren sinema ve dizi filmlerde de rol almış, iyi bir karakter oyuncusu olarak sinema sanatına emek vermiştir. 1958-1988 yılları arasında 100 ü aşkın filmde oynayan Ersun Kazançel, 1993 yılında vefat etmiştir.

 

 

 

ersun_kazancel3   ersun_kazancel2   ersun_kazancel4

Füsun Demirel

18.11.2010

fusun_demirel3

20 Ağustos 1958 Ankara doğumlu tiyatro ve sinema oyuncumuz, özellikle Züğürt Ağa, Uçurtmayı Vurmasınlar ve Büyük Adam Küçük Aşk gibi filmler ile Sıdıka ve Şaşıfelek Çıkmazı gibi dizilerdeki rolleriyle tanınır.
Perugia Dil Üniversitesi (1976) ve Roma Dramatik Sanatlar Akademisi tiyatro bölümünden mezun olan (1980) sanatçı, 1980’de Almanya Berlin Kollektiv Theater’da Vasıf Öngören’in yazıp yönettiği Zengin Mutfağı oyunuyla sanat hayatına başladı.
Çevre Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Dostlar Tiyatrosunda çalıştı. 1984 yılında Atıf Yılmaz’ın Bir Yudum Sevgi filmi ile tiyatrodan sinemaya geçiş yaptı. Oyunculuğunun yanı sıra, iyi derecede İtalyanca, İngilizce, Almanca bilgisine dayanarak çevirmenlik yaptı ve Nobel ödüllü ünlü İtalyan tiyatro yazarı Dario Fo ile Franca Rame’nin toplam 27 oyununu Türkçeleştirdi.
Füsun Demirel 1996 yılında ÇASOD başkanlığı yapmıştır.

fusun_demirel4 fusun_demirel2 fusun_demirel6fusun_demirel11 fusun_demirel41 fusun_demirel5

İzzet Günay

18.11.2010

izzet_gunay4

21 Ağustos 1934 ‘de İstanbul’da doğan sanatçımız, Haydarpaşa Lisesi’nde okurken okul temsillerinde oynamış. Sonra da Yeşilay gençlik kolunda sahneye çıkmış. Amacı da mimar olmakmış. Askerliğini yaparken, hem çizgi yeteneğini geliştirmiş hem de sanki “geleceğin bir sinemacısı gibi” savaş taktiklerine dayalı hikayecikler yazmış. Ancak askerden sonra, bir memur çocuğu olarak çalışmak zorunda olduğunu görmüş. Bir gazete ilanı hayatını değiştirmiş; “Dormen Tiyatrosu, tiyatro sanatçısı olacak gençleri yetiştirmek üzere bir kurs açıyor.” O da lisede sahneye çıkmış ya, sonradan Balarısı olan Engin’in Aksaray’daki dans okulunda hocalık da yapmış, üstelik çok da yakışıklı, “Niye olmasın? “demiş. Başvurmuş ve seçilmiş..
1957 – 1963 yılları arasında “Sokak Kızı İrma”, “Pasifik Şarkısı”, “Zafer Madalyası” ve daha bir çok oyunda rol alan Günay, ayrıca tiyatronun sahne amirliği görevini de yapmış. 1958 yılında Kemal Film yapımı “Kırık Plak” filminde, Zeki Müren’in şoförü rolüyle sinema oyunculuğuna başlayan Günay, bir kaç filmde ufak rollerden sonra 1964’te “Varan Bir” filmiyle baş rol oyunculuğuna geçti.
Sinema kariyerinde başarılı bir yol izleyerek elinden geldiğince seçici davrandı. 1964 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde baş rollerden birini oynadığı, bir tiyatro oyunu adaptesi “Ağaçlar Ayakta Ölür” filmiyle “En iyi erkek oyuncu” ödülünü aldı.
Erotik filmleri sırasında Günay da kendini sahneye atanlardan… Gençliğinde Türk müziğine meraklı olup Üsküdar’daki bir cemiyette ders alması işine yaramış. 1973 yılında Öztürk Serengil aracılığıyla Osman Kavran’dan aldığı teklifi kabul etmiş ve tam 7 yıl boyunca sahnede kalmış…
1985 yılında antikacı dükkanı açmış fakat 1999 yılında kapatmış. Uzmanlık alanı olan resim ve antika konusunda danışmanlık yapıyor.

izzet_gunay3   izzet_gunay11   izzet_gunay12izzet_gunay7   izzet_gunay2   izzet_gunay13

Metin Serezli

17.11.2010

metin_serezli2

12 Ocak 1934 İstanbul doğumlu olan Metin Serezli, Atatürk Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu.
Hukuk Fakültesine devam ederken İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosu’nda amatör olarak oyunculuğa başladı.
Brezilyalı yazar, Pascal Carlos Magna’nın “Yarın Başka Olacaktır” adlı oyunu ile Gençlik Tiyatrosu Erlangen Festivali’nde üçüncülük ödülü kazandı.
O sıralar Amerika’dan yeni dönmüş olan Haldun Dormen kendi tiyatrosunu kurmadan önce, Türk tiyatrocularını tanımak üzere bir ay gibi kısa bir dönem sürecek olan “Papaz Kaçtı” oyununu sahnelerken Metin Serezli’yi de kadrosuna alır. Birlikte askere giderler ve dönüşlerinde de Haldun Dormen, 1957 yılında Küçük Sahne’de ilk tiyatrosunu kurarken Metin Serezli’ye teklifte bulunur. O artık bir profesyonel tiyatrocudur. Ve, 1971 yılında Dormen Tiyatrosu kapanıncaya kadar on beş yıl birlikte çalışırlar.

Metin Serezli ve Altan Erbulak bu kez el ele vererek Kocamustafapaşa’da Çevre Tiyatrosu’nu kurarlar. Sekiz yılda sekiz ayrı oyunla, çevre halkına tiyatroyu hem tanıtırlar, hem de sevdirirler.
Nisa Serezli ile evlenip ayrılan, daha sonra tiyatro sanatçısı Nevra Serezli ile 1969 yılında evlenen Metin Serezli’nin Murat ve Selim adlı iki oğlu vardır.

Nevra ve Metin Serezli, Türk tiyatrosunun iki ünlü ismi..
Filmler çevirdiler, radyo oyunlarında rol aldılar, seslendirme çalışmalarına katıldılar ve televizyon dizilerinde yer aldılar. Fakat tiyatrodan hiçbir zaman kopmadılar. Sanat yaşamlarına tiyatroyla başladılar, tiyatroyla sürdürdüler ve hala tiyatro ile devam etmekteler. Tiyatro onlar için, kuşkusuz pek çok tiyatrocu için olduğu gibi, bir yaşam biçimiydi. Onları şöhrete ulaştırdı. Lakin onlar da bunun karşılığını vermeyi bildiler Türk tiyatrosuna. Türk tiyatro seyircisine oyunlarıyla, oyunculuklarıyla büyük tatlar verdiler, pek çok gencin tiyatroya sevgi ve saygı duymasını, gönülden bağlanmasını sağladılar.

Metin Serezli, bu dönem içinde 62’si başrol olmak üzere 68 oyunda rol almış, beşi müzikal ve biri çocuk oyunu olmak üzere tam 33 oyun sahnelemiş, 50 filmde, 200 radyo oyununda rol almış, Tv’de beş dizide oynamış, üç dizinin sunuculuğunu yapmış ve uzun yıllar da film seslendirme işinde çalışmıştır. 10 Mart 2013 tarihinde uzun süredir tedavisini gördüğü akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

metin_serezli15   metin_serezli18   metin_serezli16metin_serezli17   metin_serezli1   metin_serezli12

Özdemir Han

17.11.2010

ozdemir_han4

1932 yılında Amasra’da doğdu. Hukuk Fakültesi mezunu olan Özdemir Han, sanat hayatına Dormen Tiyatrosu’nda başladı. Daha sonra Şehir Tiyatroları kadrosuna katıldı. 35 yıl bu kurumda birçok oyunda rol aldı. 50’ye yakın sinema filminde rol alan sanatçı genellikle kötü adam rolleri ile hatırlanır. İlerleyen yaşlarında daha çok seslendirmeye ağırlık verdi. ‘Bizimkiler’ dizisindeki Uğurtan Sayıner (Sarhoş Cemil) dahil birçok oyuncuyu seslendirdi.

İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan emekli olan Özdemir Han, 25 Kasım 1997 tarihinde aramızdan ayrıldı.

ozdemir_han2   ozdemir_han7   ozdemir_han3

Tuncel Kurtiz

16.11.2010

tuncel_kurtiz10

1 Şubat 1936 tarihinde İzmit doğdu. Haydarpaşa Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okudu. 1959 yılında Dormen Tiyatrosu’nda tiyatroculuğa başlayan sanatçı, sinemaya üniversite yıllarında tanıştığı Yılmaz Güney’in teşvikiyle girdi. Yeşilçam’ın altın dönemini yaşadığı 60’lı yıllarda peş peşe onlarca filmde oynayan Kurtiz, 70’li yıllarda, sosyal içerikli filmlerde rol aldı. Adını her andığında, gözlerinin dolmasına neden olan yakın dostu Yılmaz Güney ile hep yan yanaydı. Orhan Kemal’in eserinden senaryolaştırdığı ve yapımcısı olduğu “Bereketli Topraklar Üzerinde” filmi yasak nedeniyle kaçırıldığı yurtdışından 28 yıl sonra getirilip gösterime girebildi.
Kurtiz, oynadığı 70 filmle çok sayıda “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülü aldı. Yılmaz Güney’in Umut, Sürü, Duvar gibi unutulmaz filmlerinde vazgeçemediği oyuncu olan Kurtiz, oynadığı karakterle bütünleşerek gerçekçilik hissini en güçlü yansıtan sanatçılardan birisidir.
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Yılmaz Güney’in ölümüyle memleketine küsüp yurtdışında yaşamaya başladı. İsveç, ABD ve Almanya’da tiyatro kariyerini başarıyla sürdüren, yabancı tiyatro ve sinema projelerinde yer alarak yeteneğini ispatlayan sanatçı Türkiye’ye 90’larda tekrar döndü. Yeşilçam’ın eski solcusu olarak bilinen yapımcı, yönetmen ve oyuncularıyla ilişkilerini sürdürdü.

Şehir hayatını bırakıp kendine memleket bellediği Kaz Dağları eteklerindeki Çamlıbel Köyü’ne yerleşen aktör, 27 Eylül 2013 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

Kazandığı ödüller: 15. Altın Koza Film Festivali (2008) Usta Oyunucu Ödülü, İtalya Taormina Film Festivali (2008) Sanat Ödülü, Yeşilçam Ödülleri (2008) Yaşamın Kıyısında filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, Berlin Film Festivali (1986) Gümüş Ayı ödülü, Altın Portakal Festivali (1994) Bir Aşk Uğruna filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu, Sadri Alışık Ödülleri (2002) Şellale filmiyle en iyi yardımcı erkek oyuncu…

kaynak : medyafaresi.com

tuncel_kurtiz4   tuncel_kurtiz9   tuncel_kurtiz11tuncel_kurtiz3   tuncel_kurtiz5   tuncel_kurtiz8

Turgut Boralı

16.11.2010

turgut_borali4

1923 yılında İstanbul’da doğan Boralı, 1941 yılında liseden ayrılarak, Raşit Rıza Tiyatrosu nda “Saçlarından Utan” oyunuyla hayatı boyunca hiç kopamayacağı sahnelere adımını attı. Daha sonraları Ses Tiyatrosu, İzmir Şehir Tiyatrosu, M.Karaca Tiyatrosu’nda çalıştı ve Dormen ve Sururi Cezzar tiyatrolarında oynadığı önemli rollerle dikkati çekti.

Nazım Hikmet ile ilgili bir anısı var usta oyuncunun;
Nazım’ın bir piyesi Karaca Tiyatrosu’nda oynuyor, elbette piyesin Nazım’a ait olduğu gizleniyor. Muammer Karaca, Nazım’ın telif ücretini birkaç haftada bir Turgut Boralı ile göz hapsinde tutulduğu eve gönderiyor. Her defasında oturup konuşuyorlar Nazım’la. Ve yine herdefasında evden çıkar çıkmaz polisler gözaltına alıp “ne konuştunuz ulan” diye sorguluyorlar Boralı’yı. O da her defasında “sohbet ettik, sanattan tiyatrodan konuştuk” diyor. Sırrı ele vermiyor.

Yeşilcam’a büyük emekleri geçen sanatçı, genellikle evde kahya, mahallede esnaftan biri veya aile babası rollerinde yeralmış, sevecen yapısı, güler yüzüyle hatırlanmaktadır.
Turgut Boralı, 19 Nisan 1994 yılında Bodrum’da aramızdan ayrılmıştır.

turgut_borali2   turgut_borali3   turgut_borali