Arama:

Etiket Bulutu







‘erkek fatma’

Abdurrahman Palay

10.12.2010

abdurrahman_palay1

1 Mayıs 1923 yılında İstanbul’da doğan sanatçı orta öğrenimini Pertevniyal Lisesini bitirdi. Memurluk ve futbolculuktan sonra amatör olarak ilgilendiği sanat hayatına, 1951 yılında Saat 6 Tiyatrosu`nda profesyonel olarak başladı. 1952’de Mahmut Moralı’nın desteği ve davetiyle Şehir Tiyatrolarında çalışmaya başladı. Ekrem Reşit Rey’in davetiyle İstanbul Radyosu Temsil (tiyatro) Kolu`nda görev yaptı.
Bir dönem Oraloğlu Tiyatrosu’nda çalışan sanatçı, 1952 yılında “Kahpenin Kızı” isimli filmde oyuncu olarak sinemaya girdi. Daha sonra “Deli”, “Bu Kadın Benimdir”, “Affet Beni Allahım” ve “Beklenen Şarkı” gibi filmlerde oyuncu olarak devam etti. “Babaların Günahı” 1955 yılında yönettiği ilk filmidir.
1964’te kendi adına bir tiyatro topluluğu kuran Abdurrahman Palay, daha sonra Arena Tiyatrosu’nda rol aldı. Senaryo yazarlığı, film yönetmenliği, sinema oyunculuğu, seslendirme yapan sanatçınin önemli filmleri arasında Acı Türkü, Adalardan Bir Yaz Gelir Bizlere, Bir Aşk Türküsü, Erkek Fatma, Çalıkuşu, Garipler Sokağı, Keşanlı ve Zehirli Kuşak yer alıyor.
Sanatçının rol aldığı tiyatro oyunlarından bazıları ise Fırtına, Othello, Baba Parası, Yarış Bitti.
Abdurrahman Palay, Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, Ediz Hun, Orhan Gencebay, Göksel Arsoy, Ümit Besen gibi birçok sanatçıyı seslendirmiş, seslendirme yönetmenliği yapmıştır.
Sanatçı; kendine has telaffuzuyla Türk sineması’na n’ayır, n’olamaz, n’Alev gibi sözcükleri kazandırmış olmasıyla ünlüdür.
Değerli sinema, tiyatrocu ve seslendirme sanatçısı Abdurrahman Palay geçirdiği ani rahatsızlık sonucu 14 Nisan 2002 tarihinde vefat etmiştir.

abdurrahman_palay11 abdurrahman_palay3 abdurrahman_palay13abdurrahman_palay41 abdurrahman_palay5 abdurrahman_palay8

Fatma Girik

18.11.2010

fatma_girik8

12 Aralık 1942’de İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu Sultanahmet’te geçti. Cağaloğlu Ortaokulu’na devam ederken, ailesine yardımcı olmak zorunda kaldığı için eğitimini ikinci sınıfta sonlandırdı. Girik, annesiye beraber filmlerde figüranlık yapmaya başlamıştı ve küçük rollerle izleyicinin karşısına çıkıyordu. İlk filmi yönetmenliğini ve senaristliğini Seyfi Havaeri’nin yaptığı Leke’ydi. Leke’yi oyuncu olarak adından bahsettirmeyi başaramadığı birkaç iddiasız yapım daha izledi. Fatma Girik’in performansıyla dikkatlerden kaçmayacağı film, Memduh Ün’ün yönetmenliğindeki 1960 yapımı Ölüm Peşimizde’ydi. Memduh Ün’le tanışıklığı Girik’in hayatındaki dönüm noktalarından biri olacaktı. Zira Memduh Ün ile uzun soluklu bir birlikteliğin ilk adımını atmıştı.
Civanmert, Duvaksız Gelin, Kısmetin En Güzeli ve Severek Ölenler gibi filmlerde izleyicinin karşısına başrolde çıkan Girik’in popülaritesi giderek artıyordu. Fatma Girik’in ağlatılan ve ezilen kadın rollerinden Erkek Fatma olarak anıldığı döneme geçişi 1962 yılında yine Memduh Ün’ün yönetmenliğini yaptığı Belalı Torun filmiyle oldu. Filmde bir erkeği canlandıran ve bunun için saçlarını kısacık kestiren aktris, gerçek hayatta da dobra dobralığı, sözünün eri oluşu ve haksızlığa tahammül edemeyen yapısıyla Erkek Fatma imajıyla örtüşüyordu.

Girik, filmografisinde oldukça önemli bir yerde duran Keşanlı Ali Destanı isimli yapımdaki oyunculuğuyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığında tarih 1965’i gösteriyordu. Dönemin başarılı aktrisleri Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray ve Filiz Akın arasında kendisine ayrıcalıklı bir yer edinen Girik, sinemalarda filmleri en çok ilgi gören oyunculardan biri olmuştu.

1968 yılına gelindiğinde Öksüz, Vuruldum Bir Kıza, Köroğlu gibi yapımlarla kamera karşısına geçmeye devam eden aktrisin, aynı yıl başrolde oynadığı Ezo Gelin isimli filmi büyük başarı kazandı. Behçet Kemal Çağlar’ın romanından beyaz perdeye aktarılan filmin yönetmeni Orhan Elmas’tı. Köylü kızı imajını Ezo Gelin’den sonra Boş Beşik ve birçok filmle daha sürdüren Girik, Anadolu’daki kadınların sorunlarının işlendiği filmlerde güçlü bir oyunculuk sergiledi.

1987’de Yeşilçam’da yaşanan kriz sonrası bir TRT projesi olan Gönül Dostları’yla TV izleyicisiyle buluşan Girik, bu dizideki başarılı performansıyla Kültür Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü. Atılgan, sabırsız ve kendine güvenli, dik kafalı ve inatçı olması Fatma Girik’in oyunculuğuna da gerçek hayattaki projelerine de yansıyordu. Bu özellikleriyle çizdiği sağlam imaj, halkla kurduğu samimi ilişki ve haksızlıkların karşısında olması nedeniyle 1988 yılında politikaya atılan Girik, Şişli Belediye Başkanı oldu. 1993 yılında görev süresi tamamlandıktan sonra, Söz Fato’da isimli reality show programıyla izleyicinin karşısına çıkan Girik, toplumsal sorunları irdeleyen ve çözümler arayan bu programa uzun süre devam etti. 1999’da TV dizilerinin gördüğü yoğun ilgi üzerine bu formattaki projelerde görülmeye başlayan oyuncu, Bize Ne Oldu?, Benim İçin Ağlama ve Hasret gibi yapımlarda rol aldı.

Fatma Girik 2001 yılında İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde onur ödülüne layık görüldü.

2005’te yönetmenliğini Tunç Başaran ve Memduh Ün’ün birlikte yaptıkları Büyülü Fener ve yine aynı yıl çekilen Sinema Bir Mucizedir filmlerinde rol aldı.

Cango ve Ringo isimlerinde iki kurt köpeği olan Girik’in en sevdiği yemek kuru fasülye-pilav. Sanatçının yaklaşık 50 yıldır Memduh Ün ile beraberliği devam ediyor.

kaynak : biyografi.info

fatma_girik1   fatma_girik9   fatma_girik12fatma_girik10   fatma_girik2   fatma_girik4