Arama:

Etiket Bulutu







‘eskişehir’

Bülent Kayabaş

18.11.2010

bulent_kayabas5

1945 yılında Eskişehir’de doğdu. Okul yıllarında amatör olarak yaptığı tiyatroya karşı ilgisi sonucu, 1962 yılında Eskişehir Devlet Tiyatrosu’nun açtığı kursa katılıp, 1963 yılında profesyonel oldu.
Eskişehir iktisadi Ticari Bilimler Akademisi’ni bırakıp ailesinin tüm itirazlarına rağmen İstanbul’a yerleşti. İstanbul’da çok iyi hocalarla çalıştı ve onlardan çok şey öğrendi. Akbank Çocuk Tiyatrosu ve özel tiyatrolarda yaklaşık on yıl oyunlar oynadı.
Ardından sinema girdi hayatına. Sayısız sinema filminde oynadı. Kimi zaman kötü adam oldu kimi zaman komik. O, her rolün adamı olabiliyordu artık.

Sanat hayatına 1963 yılında başlayan Bülent Kayabaş, 1981 yılında “Avni Dilligil” En İyi Oyuncu ödülüne layık görüldü.

1982 yılında Ercan Yazagan ile Bakırkoy’de bir düğün salonunu tiyatro haline getirdiler ve Ercan Yazgan-Bulent Kayabaş Tiyatrosunu kurdular. Burada “Dullar Pansiyonu” ve “Dök İçini Rahatla” oyununu oynadılar.

Daha sonra Fasulye, Filler ve Çimen adlı sinema filmlerinde önemli rolleri üstlendi.

2001 yılında, “Bir Kış Öyküsü” adlı müzikal oyunla 9 sene ara vermiş olduğu sahneye geri dönüş yaptı.

Ünlü uyuncu, 19 Nisan 2017 ‘de İstanbul’da aramızdan ayrıldı.

bulent_kayabas   bulent_kayabas4   bulent_kayabas7bulent_kayabas2   bulent_kayabas8   bulent_kayabas3

Can Kolukısa

18.11.2010

can_kolukisa1

10.5.1934 Tarihinde Eskişehir’de doğan tiyatro ve sinema oyuncumuz Işık Lisesi’ni bitirdi. İ.Ü. İktisat Fakültesi nde okurken Gençlik Tiyatrosu ‘nda çeşitli oyunlarda oynadı. Paris Üniversitesi – Tiyatro Enstitüsü ‘de eğitim gördü.
1954’te Avni Dilligil’in öğrencisi olarak ‘İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosu’nda Nisa Serezli, Metin Serezli, İlhan İskender, Erol Keskin, Senih Orkan ile, daha sonra Oda Tiyatrosu’nda, Cahit Irgat, Mücap Ofluoğlu ve Altan Karındaş’la birlikte oynadı. Profesyonellik günleri ‘Küçük Sahne’de Haldun Dormen’le başladı. Haldun Dormen’in asistanı olarak başladığı Küçük sahne’de, ‘Duvarların Ötesi’nde ilk profesyonel oyunudur.
1991/1992 yıllarında Gaziantep Şehir Tiyatrosunda Sanat Yönetmenliği de yapan oyuncunun Züğürt Ağa’ ile başlayan sinema kariyeri ‘Selamsız Bandosu’, ‘İmdat ile Zarife’, ‘Kurtuluş’, ‘Cumhuriyet’, ‘İz’ gibi filmlerle devam eder.
Zaman zaman televizyon dizilerinde de rol alan Kolukısa, pek çok da ödül kazanmıştır.

Ödülleri:
“Züğürt Ağa” 1984 Basın Eleştirmenleri – En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü
“Ev Ona Yakıştı” 1997 Ankara Uluslar arası Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu Ödülü

ÇASOD – Kurucu Üye
OYBİR – Kurucu Üye ve Başkan
BİROY – Kurucu Üye

can_kolukisa4   can_kolukisa3   can_kolukisa2

Fatma Karanfil

18.11.2010

fatma_karanfil0

1952 yılında Eskişehir’de doğan oyuncu, 1967-69 yılları arasında LCC(Language and Culture Center) Tiyatro okulu’nda okudu. Tiyatro eğitimi boyunca büyük ustalar Muhsin Ertuğrul, Haldun Taner, Nurettin Sevin, Beklan Algan, Ayla Algan ‘dan dersler aldı.
1968 de Ses Dergisi Artist yarışmasında 3 ncü olup sinemaya başladı. 1968-72 yılları arasında Türk Sineması’nda 100 civarı Türk filmi ve ortak yapım filmlerde oynadı. 1972 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü, Üvey Ana ile aldı.
1975 yılında Ali Kocatepe ile evlenen sanatçı 1980 yılında bu evliliği noktaladı.
1977-80 yılları arasında tekstil işini seçip, bu konularda Londra’da aldığı eğitimden sonra iş kadını olarak açtığı butiklerle ilgilendi. 1984 yılında 2. evliliğini yaptı. 2001 yılında televizyon film ve dizilerinde oynamaya başladı.

fatma_karanfil2   fatma_karanfil3   fatma_karanfil1fatma_karanfil5   fatma_karanfil7   fatma_karanfil8

Nuri Alço

17.11.2010

nuri_alco

Genç kızların kolasına, gazozuna içki atıp tecavüz ederek tuzağına düşürür… Karşı gelen olursa tokat atıp ağzından burnundan kan getirir… Kezzap döker, yatağa atıp kameraya çeker, sonra da şantaj yapar… Çünkü o Nuri Alço… Çünkü o kötülerin kötüsü… Rengarenk ipek gömlekler, çizgili takım elbiseler, yakası kalkık paltolar, beyaz atkı, yumurta topuk ayakkabılar giyer… Viski bardağı ve purosu elinden hiç eksik olmaz… Gömleklerinin düğmesini dördüncü deliğe kadar açar, boynuna altın zincir, serçe parmağına ise yüzük takar. Genç kızların korkulu rüyası Nuri Alço..

26 Nisan 1951’de doğan sanatçı, Eskişehir’de, ailesinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Adalet İlkokulu, Devrim Ortaokulu ve Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Liselerarası spor müsabakalarında dereceler aldı. Liseden sonra askere gitti. Acemi birliğini Erzincan talimgâhda yaptı. Usta birliğinde de Erzurum Kandilliye geçti. Eskişehir’deki Altay Spor Kulübünde ve Ordu Milli Takımında profesyonel olarak Voleybol oynadı. Askerliğinin bittiği dönemde, ablası dâhil birkaç akrabasının da çeşitli bankalarda çalışması vesilesiyle, bir bankada kredi istihbarat şefi olarak işe başladı. Daha sonra bankadan istifa ederek, bir ilaç fabrikasına geçiş yaptı. İstanbul’la tanışması da, bu zamanlarda gerçekleşti. İlaç Firmasının Eskişehir, Kütahya, Afyon mümesilliğini yapan Nuri Alço, işi gereği İstanbul’a gelip giderken çalışma arkadaşları, onu Ses ve Hayat dergilerinin artistik seçmelerine fotoğraflarını yollaması için ikna etmişlerdi. Nuri Alço bu seçmelerde dereceye girdi ve ilk olarak 2 yıl çalıştığı ilaç firmasından ayrılarak İstanbul’da yaşamaya karar verdi. Kelebek, Saklambaç ve Günaydın gazetelerinde fotoromanlarda oynadı. Bu sayede üne ulaşan Nuri Alço, zamanla, kendine özgü şık giyimiyle podyum dünyasının da aranan isimlerinden biri oldu. Birçok ünlü markanın mankenliğini yaptı. Sinemayla tanışması 1977 yılında Ünsal Emre ve Sevda Karaca’nın başrolünü oynadığı “Ah Bu Ne Dünya” isimli filmle gerçekleşen Nuri Alço, 300’ün üzerinde filmde rol aldı.

Sanatçı nasıl kötü adam olduğunu şöyle anlatmış.
“İlk teklif edildiğinde çok şaşırmıştım. Orhan Gencebay ve Müjde Ar ile “Feryada Gücüm Yok” filminde oynuyorum. Türker Abi (İnanoğlu) yanına çağırdı. ‘Bir filmde Ahu Tuğba ve Tarık Akan ile başrol oynayacaksın’ dedi. ‘Tamam abi, nasıl bir senaryo’ dedim. ‘Senaryoyu sorma bana’ dedi. ‘Çizgim ne’ dedim. ‘Karı satan, pezevengin birini oynayacaksın’ deyince kıpkırmızı oldum, tek kelime edemedim. Böylece 1985 yılında 22 günde çektiğimiz ‘Kayıp Kızlar’ filmiyle kötü adamlığa ilk adımı atmış oldum. Çok zorlandım. Uyuşturucu ve kadın satan adamların nasıl olduğunu iyi verebilmek için çok uğraştım. Her ortama giriyordum. Ahu Tuğba, travestilerin takıldığı bütün gece kulüplerine gidip onlarla tanışıp sağlam kontaklar kurdu. Ben de kumarhaneler, batakhaneler, köprü altları, Okmeydanı, Sulukule’ye gidiyorum… Bir anda kötü adam olup çıktım. Türker Abiye gidip ‘ne oldu, böyle mi devam edicez, iyi adam olmak istiyorum’ dedim. Türker Abi o sırada Alev Alev’i çekeceğimizi söylemişti ama baktım ki kadroda ben yokum. O zaman bana ‘yakışıklı başrol oyuncusu bulunur ama senin gibi karakter oyuncusu zor bulunur’ dedi ve böyle devam etti.”

nurialco   nuri_alco2   nuri_alco3nuri_alco5   nuri_alco7   nuri_alco6

Eskişehir

26.11.2009

eskisehir1

Türkiye’nin başkenti Ankara’nın batısında olan ilimiz, İç Anadolu Bölgesi’nde bulunmaktadır. Lületaşı çıkarımının tamamına yakını bu ildedir.

Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerine ev sahipliği yapar.

İlde çıkarılan madenler bor (Kırka), Perlit (Odunpazarı, Seyitgazi), Lületaşı, manyezit, kalsedon, krom (Taştepe,Başören,Gündüzler,Alpu,Kavak), asbest (Mihallıççık), toryum ve torittir. Eskişehir’in ilçelerinden Seyitgazi’nin küçük bir bölümü Ege Bölgesi’nin, Mihalgazi ve Sarıcakaya İlçelerinin tümü ile Tepebaşı ve Mihalıççık ilçelerinin bir bölümü Karadeniz Bölgesi’nin etkisindedir.

eskisehir13

Eskişehir, İç Anadolu, Batı Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin etki alanı içinde olması nedeniyle, kendine özgü bir iklime sahiptir. Yıllık sıcaklık ortalaması, 10.9° dir. Aylık ortalamaya göre yılın en soğuk ayı, -2° ile ocak ayıdır. Aralık ayının ortalarından, şubat ayının ortalarına kadar çok soğuk günler ve don olayları yaşanır. -10° ile -25° arasında değişen derecelere rastlanabilir.Ancak ocak ayı içinde 10° ile 15° lik ılık günler de geçirilir. Mart ayında daha çok don olayına rastlanır. Baharın ikinci yarısında maksimum sıcaklık, 20° nin üstüne çıkar.

Haziran, temmuz ve ağustos aylarında en sıcak günler yaşanır.

Burada, kara iklimi özelliğini gösteren en belirgin olay, aynı zamanda gece ile gündüz sıcaklığında 12° ile 29° arasında büyük ısı farklarının olmasıdır.

eskisehir14

Sonbahar mevsimi, sıcaklığın 20°’ nin altına düşmesiyle, ağustos ayının ikinci yarısından itibaren kendini belli eder. Eylül ayının sonunda sıcaklık, 0° ‘ye kadar inebilir.

Eskişehir’de yağışlar, kışın kar ve yağmur halinde görülür. Aralık ayından itibaren yağışlar daha çok kar şeklindedir. Nisan ayı sonundan itibaren havalar ısınmaya başlar.

Temmuz ve ağustos aylarında, Akdeniz yaz kuraklığı özelliklerini gösterir. Ancak çok hafif olarak, Karadeniz yaz yağmurlarını da alır. Ekim ayında yağmur, kasım ayında sulu karın yağması, kışın başladığını gösterir.

eskisehir15


Eskişehir’in 36 km batısında bulunan Türk Hava Kurumu’na ait İnönü Eğitim Merkezi’nin tamamı doğal çimle kaplı, 800 x 1200 metre genişliğe sahiptir. Bu mekanda hafif uçakların iniş-kalkışı ve sportif amaçlı her türlü uçuş atlayış eğitimleri yapılabilmektedir. Tesiste, konaklama yapılabilmekte, yemek, yatak ihtiyacı karşılanabilmekte, yüzme havuzu, eğlence ve piknik yerleri bulunmaktadır.

Ayrıca tesisin bulunduğu yerde bulunan yamaç, aldığı rüzgar ve bulunduğu coğrafi konum açısından paraşüt, planör, yelkenkanat, yamaç paraşütü, mikrolayt ve balon sporları yapmaya çok uygundur.ayrıca pilotluk içinde uygundur.

eskisehir10

Alaaddin Camii: Eskişehir merkezinde yer alan bir Selçuklu eseridir
eskisehir9

Kurşunlu Camii: 1525 yılında Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Çoban Mustafa tarafından yaptırılmış olup,halen Odunpazarı mevkiinde ziyaret edilebilir.

Diğer camiler ise şunlardır:
BardakçıCamii,UluCamii,.HoşkademCamii,HazinedarMescidi,MülkCamii,MuradiyeCamii,Hüsrev paşa Camii

eskisehir11


Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: Eskişehir, Mihalıççık İlçesi Yunus Emre Beldesi’nin (Sarıköy) kuzeydoğusunda Eskişehir-Ankara demiryolunun hemen güneyindedir.Her yıl anısına programlar yapılır.

eskisehir2

Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi: Hacı Bektaşi Veli Halifelerinden olup, Seyitgazi İlçesi Arslanbeyli Köyünde meftundur.

Diğer türbeler ise şunlardır: Alemşah Kümbeti,Üryan Baba Türbesi,Himmet Baba Türbesi.

eskisehir31


Antik Kentler:
Yazılıkaya Frig Vadisi, Ballıhisar (Pessinus) Frig Antik Zahran Deresi,Çavlum Köyü Orta Tunç Çağı Mezarlığı,Han Antik Kenti,Odunpazarı Kentsel Sit Alanı,Gümüşkonak (Eoudoxıas).


eskisehir12


Yazılıkaya’yı (Midas Anıtı) gezmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çiğböreğinin tadına bakmadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan…

Dönmeyin…


kaynak : Eskişehir Valiliği internet sitesi