Arama:

Etiket Bulutu







‘evlilik’

Çuvallamak

27.10.2011

worry

Kadın : ben ölursem ne yaparsın? tekrar evlenir misin?
Adam : Hayır. Kesinlikle hayır !!
Kadın: Neden?? Evli olmak hoşuna gitmiyor mu!!??
Adam: Öyle demek istemedim. Tabi ki gidiyor.
Kadın: O zaman neden tekrar evlenmezsin ki??
Adam : Tamam. Tamam. Evlenirim.
Kadın: (yüzünde üzgün kırgın bir ifadeyle) Evlenirsin..
Adam : (ne diyeceğini bilemez ve azıcık kızgın bir iç çeker)
Kadın: Onunla bizim yatağımızda mı yatarsın?
Adam : Başka nerde yatılabilir ki??
Kadın: Benim resimlerimi kaldırıp yerlerine onun resimlerini koyarmısın??
Adam : Sanırım bu yapılacak en uygun şey olur.
Kadın: O zaman onun benim ayakkabı koleksiyonumdan ayakkabılar giymesine de izin verirsin….??
Adam : Hayır onun ayakları 37 numara…
Kadın: ………………….????
Adam : Haass……………….!!!

Yeni Evli Çift

06.10.2011

evlicift

Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasada evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi ama şimdilerde küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu.

Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de boşanmayı istemekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceğinin farkındaydılar.


Erkek, ‘Aklima bir fikir geldi’ dedi.
‘Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer bu ağaç 3 ay içinde kurursa boşanalım. Kurumaz da büyürse bunu bir daha aklımızdan geçirmeyelim. Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalim.’
Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti.
Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte bahçeye diktiler.

Aradan bir ay geçti.

Bir gece bahçede karşılaştılar

ve Her İkisinin de elinde içi su dolu birer Bidon Vardı… :)))

Dolu dolu boş yaşamak

14.04.2010

keske1

Dedemden kalma duvarda asılı duran sazı çalarak müziğe başladım. O zamanlar, beni birkaç müzik öğretmenine götürmüş, göstermişler, nasıl bu çocukta gelecek var mı diye… Biri var demiş, diğerleri de yok. Yıllarla birlikte, yetenekli olduğumu söyleyen öğretmenin haklı olduğunu anladım.

Yetenekliydim; ama bu yeteneğimi değerlendiremedim. Enstruman seçmek için bir karar almam gerekiyordu. Ya keman çalacaktım ya piyano; ya flüt çalacaktım ya da akordeon… Olmadı, hepsini istedim, hiçbirinden vazgeçemedim. Yıllar geçtikten sonra her enstrumanı iyi çalabiliyorum; ama hiçbirinde virtüöz değilim. Bir enstrumanla isim yapamadım. Ne kemanla tanınan bir eserim var, ne de piyanoyla… Bütün enstrumanları iyi çalıyorum, ama kimse tanımıyor beni.

Başarılı olmak için her şey değil, bir şey lazımmış. Başarı bir alışverişmiş; bir şeyi alabilmek için birşeyi vermek, diğerlerinden vazgeçmek gerekiyormuş. Keşke kemanı seçseydim ve diğerlerinden vazgeçseydim. Karıma da hayatı zindan ettim, sevgililerime de… Hiçbirinden vazgeçemedim. Karım dünyanın en iyi, en güzel kadınıydı. Evlenirken ne olduğunu anlayamadan evlenmiştim. Yani… evlilik sadece birisi için karar almak ya, diğerlerinden vazgeçmek…

İşte evlenirken ben bunu anlamadan evlenmişim. Evlendikten sonra başka kadınlarında olduğu bir hayatı yaşamaya devam ettim. İçlerinden bazılarını daha çok sevdim; ama ne onlardan birinde, ne de karımda karar kılabildim. Yıllar sonra şimdi yapayalnızım… Ne karım kaldı, ne de diğerleri… Keşke birini gerçekten seçebilseymişim, ama, yapamadım. Tıpkı enstruman seçimi gibi hepsini istedim ve sonuçta elim boş kaldı. Almak için bırakmak gerekiyormuş. Keşke karımı alsaymışım…

Dolu dolu boş yaşamak… Hayatım boyunca yapacak çok işim oldu; hepsini yapmayı istedim. Hangisinde en iyiyim? Şimdi bakiyorum, kazananlar, başarili olanlar hep bir tek şey yapmişlar. En iyi olmak için önce seçmek ve digerlerini birakmak gerekiyor. Işte de böyle, özel yaşamda da… Bu seçimi yapmamiz gerekiyor; çünkü mutlaka bazilari daha uygun… Bir ara ekonomik sikintiya düştüm. Tasarruf gerek. Başladim her şeyden %10 kesmeye, ne anlamsiz bir ugraşmiş bu. %10 daha az peynir yemek, çay içmek. Bu tasarruf çok aci verdi bana, her an hissettim. Her şeyden %10 kesmek tabiatima uygundu tabii.

Çok sonradan anladim; sadece taksiyle dolaşmayi biraksam yetermiş! Her kalemden %10 degil, etkili kalemi bulmak gerekiyormuş. Yani, orada da seçim yapmak gerekiyormuş.


CAN DÜNDAR

Düğün Videosu

22.11.2009

married

“34 yıllık evliyim, düğün videomuzu tersten oynattıkça inanın mest oluyorum… En sevdiğim yer neresi mi?.. Karım nikah yüzüğünü parmağından çıkarıyor, nikah salonunda geri geri gidip kapıda bir arabaya binip caddelerde kaybolmuyor mu keyiften çıldırıyorum!..”

Kaynak : Yıldırım Tuna

İşin sırrı

18.06.2009

atarabasi

-Dede, ninemle kaç yıldır evlisiniz?
-40 yıldır evlat
-Peki ama dede, ben sizin kavga ettiğinizi hiç görmedim. bunun sırrı nedir?
-Otur anlatayım evlat. Biz ninenle evlendiğimizde, elde avuçta bir şey yoktu, kimsem de yoktu. Nineni, bizimkinden oldukça uzak bir köyden aldım. Nikahımız kıyıldı. Benim at arabasına, nenenin 3-5 eşyasını attık ve bizim köyün yolunu tuttuk.
Yolda benim atın ayagı sekti ve tökezledi. ben, “bu biiir” dedim.
Devam ederken bir daha tökezledi, ben, bu ikiiii” dedim.
Köye daha epey yolumuz vardi, bizim atın ayağı bir daha tökezleyince “bu üüüüüççç” dedim ve çektim belimden tabancamı, atı orada vurdum.
Ben atı vurunca, ninen başladı söylenmeye, “biz nasıl gidicez şimdi, niye durup dururken atı vurdun, sende hiç akıl yok mu, bu eşyaları nasıl götüreceğiz” diye…
Ben de döndüm ninene “bu biiir” dedim.
o gün bugündür gül gibi geçinip gidiyoruz işte evlat. işin sırrı bu.

Hediye

09.06.2009

hediye

Kadin sabah uyanır uyanmaz ;
“Kocacıııığııım” demiş.. “Rüyamda ne gördüm biliyor musun? Akşam eve elinde cok şık paketlenmiş bir kutuyla geliyorsun, ben paketi heyecan içinde açıyorum, ve içinden ne çıkıyor biliyor musun?
“Bir İnci Kolye ..!!! Sence bunun anlamı ne olabilir ???”
Adam gülümsemiş :
“Bu akşam öğrenirsin sevgilim…”
Ve adam akşam eve gelmiş, elinde gayet şık paketlenmiş bir kutu… Kadın gözlerine inanamamış
“Kocacııığıımmmmm sen bir harikasın !!!!!!” diye paketi alelacele açmış,
Ve kutunun içinden ne çıkmiş dersiniz ?????


Rüya Tabirleri Kitabı

Canlı Yayın…

31.05.2009

gulencocuk3

On yıllık evli olan bir çift, tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmışlar ve yatak odasına geçmeye karar vermişler. Ancak, yedi yaşındaki çocukları evde olduğu için bu da mümkün değilmiş.

Karısıyla beraber olmak için fırsat kollayan adam, oğlunu çağırmış:
-Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna.
Sokağa gitmek istemeyen afacan omuzlarını silkerek cevap vermiş:
-Bana ne, bana ne!.. Canım sokağa çıkmak istemiyor.
Babası biraz düşündükten sonra demiş ki:
-Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona çık, etrafta neler olup bitiyor, yüksek sesle bize rapor et!..
Babasının bu sözü, canı oyun oynamak isteyen çocuğun aklına yatmış ve sevinçle el çırpmış:
-Tamam baba!..
Annesiyle, babası yatak odasına giderken, oğlan da balkona çıkmış; Başlamış canlı yayına:
-Şu anda bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti… Şimdi de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı… Yaşlı bir kadın markete giriyor…
Kısa bir sessizlik ve canlı yayına devam:
-Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla, karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar…
Yatakta olan annesiyle, babası şok olmuş. Hayretler içinde kalan adam oğluna sormuş:
-Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu?
-Hiç, küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor da!..

Bizim Çocuklar…

30.05.2009

kavga

Mişon’nun karısı ölmüş, iki küçük çocukla kalakalmış. Erkek adam küçük çocuklara nasıl bakacak? Evlenmeye karar veren Mişon, iki çocuklu dul bir bayanla hayatını birleştirmiş. İki çocuk Mişon’un, iki çocuk da hanımın; etti mi dört çocuk?
Aradan seneler geçmiş, iki çocukları daha olmuş. Bir gün Mişon’la hanımı televizyonda akşam haberlerini izliyorlarmış, çocukların odasından bağırışlar ve gürültüler gelmeye başlamış, karısı seslenmiş:
-Mişon git bak, ne oluyor?
Mişon da gidip bakmış ve bir karış suratla geri dönmüş, karısı sormuş:
-Ne oldu Mişon?
Ağlayacak hale gelen Mişon, dert yanmış:
-Senin çocuklarla, benim çocuklar bir olmuşlar!..
-Eee?
-Bizim çocukları dövmüşler!..

Dinlemek Lazım…

22.05.2009

dugun

– iyi ki dügünümüzü belçika’da yapalιm demissin goncagül

– Güzel oldu, degil mi muhittin?

– Evet canιm, herkes dιsarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?

– Beni kιrmadιgιn için tesekkür ederim.

– Sen istersin de ben yapmam mι bitanem?

– Muhittin, sana geçmisimle ilgili bir sey anlatmak istiyorum.

– Önce duvagιnι çözseydik goncagülüm.

– Çözeriz, dur bi… çok önemli bu.

– E, ama sιrasι mι simdi? neyse, anlat bari.

– Ben küçükken tacize ugradιm.

– Çok üzüldüm bebegim. ama su an kendini iyi hissediyorsan önemli degil.

– Simdi iyiyim de bunlarι bilmen lazιm.

– Yakιnlarιndan biri tarafιndan mι?…

– Yok, bi bakkal vardι bizim mahallede…

– Bakkal mι?

– Evet. elma sekeri satιyordu, güzel çikolatalar filan.

– eee?

– iste, bi gün bana, tarιk depoya gelsene dedi.

– Tarιk kim?

– Anlatacagιm bi tanem, sakin ol bi.