Arama:

Etiket Bulutu







‘gemi’

Blue Marlin adını duydunuz mu?

27.07.2013


Dünyanın bir ucundan diğer ucuna her biri 3 bin ton ağırlığında 22 yük gemisi taşımak istiyorsanız Blue Marlin’den iyisini bulamazsınız.


Blue Marlin, dünyadaki en sıra dışı deniz taşıtlarından biri. 75 bin tona kadar yük taşıyabilen gemi; oyuncak, televizyon ya da kahve yerine başka gemiler ve petrol sondaj platformları taşıyor.


Örneğin, ABD Donanması’na ait USS Cole destroyeri, 2000 yılında Yemen’in Aden limanında saldırıya uğradığında ABD’ye Blue Marlin’le getirilmişti.


Avustralya Donanması da İspanya’dan aldığı uçak gemisini Blue Marlin’le taşıdı.


GÜVERTESİ İKİ FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE
Blue Marlin’in uzunluğu 217, derinliği ise 42 metre. Geminin güvertesi iki futbol sahası büyüklüğünde. 13 deniz mili hıza ulaşabilen gemi 17 bin beygir gücüne sahip dizel motorlarla hareket ettiriliyor. Blue Marlin’de 24 kişi çalışıyor.

Gemiyi yürütmek ise yüzen bir iş merkezini yürütmek gibi.


SUYA BATIYOR
Blue Marlin’e bu gemileri yükleyebilecek kadar büyük vinç bulmak neredeyse imkansız. Dolayısıyla gemi tasarlanırken çok akılcı bir uygulama yapılmış.



Blue Marlin’in güvertesi suya batabiliyor. Hatta tanklarının tamamı suyla dolduğunda, güvertesi su yüzeyinin 13 metre altına kadar inebiliyor.

Gemiler ve sondaj platformları yüzdürülerek geminin hizasına getiriliyor. Tanklar boşaltılarak güvertenin seviyesi yükseltiliyor.










BP’NİN PLATFORMUNU TAŞIDI
Blue Marlin’in bugüne kadar taşıdığı en büyük kargo, BP’ye ait petrol sondaj platformu Thunder Horse oldu.

60 bin ton ağırlığındaki platform, Kore’den Meksika Körfezi’ne 16 bin mil taşındı. Dünyanın en büyük offshore petrol arama düzeneği olan platformun değerinin 1 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

 
kaynak : itudfkariyerkulubu.com

Potemkin Zırhlısı

20.07.2010

potemkin

Rus-Japon savaşı sırasında yenilgiye uğrayıp zayıf düşen Çarlık ordusu, köylü ayaklanmalarını bastırması sırasında daha da güçsüz duruma gelir. Askerler arasında da hoşnutsuzluklar artmaya başlar. Bunun yanında çarlık subayları, gemi mürettebatına sürekli baskı yapar, mürettebatın yatma yerleri, yedikleri, içtikleri ve çalışma koşullarının dayanılmazlığının yanında subayların bu davranışları da işi katlanılmaz boyutlara taşır. 27 Haziran 1905’te Potemkin Zırhlısı’nda bir isyan patlak verir.

Bu isyan denizciler ve askerler arasındaki hoşnutsuzluğun ilk yığınsal belirtisi olur. Mürettebat potemkin zırhlısına kızıl bayrağı çeker ve ardından işçi grevlerinin yoğun olduğu Odessa’da demirler.
Daha sonra ayaklanmayı bastırmak üzere gönderilen savaş gemilerinde denizciler, ayaklananların üzerine ateş açmayı reddeder ve böylece Potemkin Zırhlısı’nın ayaklanması daha da güçlenir. Fakat Potemkin Zırhlısı’nın ayaklanmasına Karadeniz donanmasının diğer gemileri katılmaz. Erzak ve yakıtı azalan Potemkin Zırhlısı Romanya kıyılarına yanaşarak, Romanya hükümetine teslim olur. Böylece zırhlıda ki ayaklanma yenilgiyle sonuçlanır.

Potemkin Zırhlı’sının ayaklanması Çarlık ordu ve donanmaları arasında başlayan ilk devrimci ayaklanmaydı. 27 Haziran 1905’te Çarlık rejimine karşı Potemkin Zırhlısı ayaklanması, Ekim Devrimin bir provası haline gelmişti. Ekim Devrimi’nin ardından bu ayaklanmayı anlatan Potemkin Zırhlısı filmi çekilir.

potemkin2

Potemkin Zırhlısı filmi;
Özgün adı Bronyenosyets Potyomkin olan film Türkiye’de ilk kez 16 Ekim 1967’de Türk Sinematek Derneği’nde gösterilmiştir. Rusya’nın ve Avrupa’nın en eski ve büyük film stüdyosu olan Mosfilm tarafından yapılan filmin yönetmeni Sergei Eisenstein’dır. Yönetmenin ikinci filmi olan Potemkin Zırhlısı konusunu Potemkin Zırhlısı Ayaklanması olarak bilinen gerçek bir olaydan almıştı. Filmde, 1905 yılında Rusya’nın Karadeniz filosuna bağlı Savaş Gemisi Potemkin’de dayanılmaz yaşama şartlarından bezmiş mürettebatın Çar rejimine bağlı subaylara karşı başlattıkları bir ayaklanmanın sonunda gemiyi ele geçirmeleri ve sonrasında gelişen olaylar dramatize edilerek anlatılmıştır.

“Potemkin Zırhlısı Ayaklanması” 1917’de gerçekleşecek olan Ekim Devrimi’nin bir provası niteliğinde olduğu için film, 1925 yılında Sovyet hükümeti tarafından bir devrim propagandası filmi olması için özellikle ısmarlandı.

Potemkin Zırhlısı tüm zamanların en etkileyici filmlerinden biridir ve 1958 yılında Belçika’nın Brüksel şehrinde açılan Dünya Fuarında “tüm zamanların en büyük filmi” olarak ilan edilmişti.

Ertuğrul fırkateyni …

22.05.2009


ertugrul1

II. Abdülhamid, 1887 yιlιnda Japonya imparatorunun yeğeninin bir savaş gemisiyle İstanbul’u ziyaret etmesinin ardιndan, Japonya’ya bir heyet gönderilerek iade-i ziyaret yapιlmasιnι emretmişti. Bu ziyaret için İstanbul tersanelerinde yapιlan Ertuğrul Fιrkateyni seçildi. Fιrkateyn, hem yelken hem de makine ile hareket ediyordu. Üç direkli geminin ana hareket vasιtasι yelkendi. 600 beygir gücündeki makinesi de yardιmcι bir itici kuvvet oluşturuyordu. 2 bin 400 ton ağιrlιğιnda ahşap bir gemi olan Ertugrul Fιrkateyni 25 yaşιndaydι. Yaklasιk 1 yιl önce ahşap kιsιmlarι tamir görmüştü. Ancak, makine ve kazanlarιn alt bölümüne dokunulmamιştι.

Kafile Başkanι Albay Osman Bey, gemi komutanι da Yarbay Ali Bey’di. Gemide özel olarak seçilen 56’sι subay toplam 609 mürettebat vardι. O yιl Bahriye Mektebini bitiren genç teğmenlerin tamamι da gemiye alιnmιş ve bu uzun gezide tecrübelerini artιrmalarι hedeflenmişti. Gemi II. Abdülhamid’den Japon imparatoruna mücevherli imtiyaz nişanι ve diger hediyeleri götürecekti.


Ertugrul Fιrkateyni, Temmuz 1889’da istanbul’dan yola çιktι. Güzergahι boyunca çesitli limanlara uğrayarak seyahat ediyordu. Fιrkateyn Singapur’a vardığιnda Kafile Başkanι Albay Osman Bey Amiralliğe terfi ettirildi. Kafile, uğradιğι ülkelerin halklarι ve Müslümanlar tarafιndan görkemli sevgi gösterileriyle karşιlanιyor, gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret ediyordu. Gemi, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nιn Yokohama Limanιna vardι.

Japon imparatoru, Türk amiralini ve heyetini görkemli bir şekilde karşιladι. Şehir halkι Türk amiralinin saray arabasι ile imparatorun yanιna gidişini sevgi gösterileriyle takip etti.

Ertugrul Fιrkateyni, Japon sularιnda kaldιğι üç ay boyunca etrafιndaki binlerce Japon kayιğιna 50 kişilik bandosuyla konserler verdi. Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazιrlιklar tamamlandι. Yola çιkιlacağι gün Japon Bahriyesinin tayfun uyarιsιna rağmen, Ertuğrul Fιrkateyni planlandιğι gibi 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanι’ndan ayrιldι. Kushimoto açιklarιnda tayfuna yakalanan Ertugrul Firkateyni 16 Eylül 1890’da kayalara çarparak battι. Kazadan sadece 69 denizci kurtulabildi. Amiral Osman Bey de dahil diğer mürettebat hayatιnι kaybetti.

Ertuğrul Fιrkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarιnι yakιnlaştιrdι. Yöre halkι, kazadan kurtulanlara büyük yardιm ve yakιnlιk gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakιnlarι ve kazazedeler için yardιm kampanyasι düzenledi. Toplanan para aynι kişi tarafιndan dönemin padişahιna teslim edildi. Hayatta kalan 69 denizci, Japonya imparatorunun talimatιyla Hiei ve Kongo isimli iki askeri gemi ile istanbul’a gönderildi.

Kazada ölenlerin anιsιna Kushimoto’da bir Anιt yapιlmιstιr. ilk anιt Japonlar tarafιndan 1891’de dikilirken, 1929 yιlιnda yine Japonlar tarafιndan genişletilmiştir. Şehitlik Anιtι, 3 Haziran 1929 tarihinde Japon imparatoru tarafιndan da ziyaret edilmiştir. 1937’de Türkiye tarafιndan restore edilen anιt önünde her yιl düzenli olarak anma törenleri yapιlmaktadιr.

Kushimoto kasabasι Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Kushimato’da bir de müze bulunmaktadιr. 1974 yιlιnda inşa edilen “Türk Müzesi”nde Ertuğrul Fιrkateyni’nin maketi, gemideki asker ve komutanlarιn fotoğraflarι ve heykelleri bulunmaktadιr.