Arama:

Etiket Bulutu







‘hikaye’

Bir Hikaye…

22.05.2009

sultanmurad


Sultan Murad Han o gün bir hos tur. Telaseli görünür.

Sanki bir seyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neseli deseniz degil, üzüntülü deseniz hiç degil.

Veziriazam Siyavus Pasa sorar:

–Hayrola efendim, canιnιz sιkan bir sey mi var?

–Aksam garip bir rüya gördüm.

–Hayιrdιr insallah?..

–Hayιr mι ser mi ögrenecegiz.

–Nasιl yani?

–Hazιrlan, dιsarι çιkιyoruz.

iki molla kιlιgιnda çιkarlar yola.

Görünen o ki, padisah hâlâ gördügü rüyanιn tesirindedir ve gidecegi yeri iyi bilir.

Seri, kararlι adιmlarla Beyazιt’a çιkar, döner Vefa’ya, Zeyrek’ten asagιlara sallanιr.

Unkapanι civarιnda soluklanιr. Etrafιna daha bir dikkatle bakιnιr.

iste tam o sιrada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar;
(more…)

Bir Zafer Hikayesi…

22.05.2009

images1


Mart 1921, Inönü Ovasι insanιn iflahιnι kesen buz gibi bozkιr ayazιnda, Ethem Çavus’un sιrtι üsüyor, avuçlarι ise kιzgιn mermi kovanlarιna çιplak elle dokundugu için alev alev yanιyordu. Top atιsι on sekiz saattir durmaksιzιn sürüyordu.

Ethem Çavus, 75 mm’lik topu durmaksιzιn dolduruyor, her seferinde besmele çekip kesif kolundan bildirilen menzillere kιyamet yagdιrιyordu. Sandιkta kalan sondan üçüncü mermiyi aldιgιnda bir an duraksadι. Merminin üzerine bir çaput sarιlιydι. Çaputu sökerken avucuna kalem büyüklügünde demir bir çubuk düstü. Çaputun ve çubugun anlamιnι çözmeye çalιsιrken, mermi kovanιna kazιnarak yazιlmιs yazιya gözü ilisti. Okumaya vakti yoktu. Mermiyi topa sürüp atesledi. Demir çubugu cebine, bos kovanιnι ise bu sefer sandιga degil yere attι. Birkaç dakika sonra sogumus olan kovanι kaybolmamasι için yerden alιp mintanιnιn yakasιndan içeri attι.

Aksam ezanι vaktinde çarpιsma durulmus, mevzileri ileri, düsman hatlarιna dogru ilerletme emri gelmisti. Batarya komutanι, Ethem Çavus’a istirahat verdi. ilk is olarak bos kovanι çιkarιp üzerindeki yazιyι okudu.Kovanιn üzerinde

“Karahisarlι Seyfi Çavus. 4.Alay 2.Tabur 8.Batarya 26 Rebiyülahir 1339 inönü” yazιyordu. Birinci inönü savasιnιn en kιzgιn günlerinden birinde düsülmüs not ve mermiyle gelen demir çubuk, imalat-ι Harbiye atölyelerinde çalιsanlarιn bir mesaj istedigini gösteriyordu. Bosalan kovanlar Ankara’daki atölyelere yollanιr, oradan tekrar doldurulup cepheye dönerdi.

Üç saat sonra gecenin iyice çökmesiyle savas tamamen durulmus, birlikler yeni mevzilerine yerlesmisti. Ethem Çavus, cebindeki demir çubugu çιkarιp bir köseye oturdu. Ucu sivriltilmis çubuk, bakιr ustalarιnιn “kalem” dedikleri, üzerine desen oymaya yarayan keskin bir aletti. Eline yumruk büyüklügünde bir tas alarak hafif tιklamalarla kendi mesajιnι kovana kazιdι.

(more…)

Küçük Shay ‘in büyük hikayesi…

22.05.2009

 beyzbol

Shay ve babasι bir gün parkta Shayin tanιdιgι birkaç çocugun baseball oynadιklarιnι gördüler. Shay sordu, ‘Acaba oynamama izin verirler mi?’
Shay’in babasι çogu çocugun Shay gibi bir çocugun takιmlarιnda oynamasιnι istemeyeceklerini, ama aynι zamanda eger ogluna izin verirlerse oglunun o çok ihtiyacιnι duydugu, engellerine ragmen baskalarι tarafιndan kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu verecegini de biliyordu.
Shay’in babasι çocuklardan birinin yanιna yaklastι ve (fazla birsey beklemeyerek) Shay in oynayιp oynayamayacagιnι sordu. Çocuk  danιsabilecegi birilerine baktι ve sonra ‘Su anda 6 sayι gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takιma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalιsιrιm’ dedi.
 
Shay büyük bir gayretle takιmιn yanιna gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takιm t-shirtini giydi. Babasι gözünde yas, kalbi sιcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oglunun kabul edilmesinden dolayι babanιn mutlulugunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay’in takιmι birkaç puan kazandι ama hala 3 sayι gerideydi. Dokuzuncu turun basιnda Shay eldiveni eline geçirdi ve sag açιk sahaya çιktι. Ona dogru hiç top isabet etmemesine ragmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasιnιn ona tribünlerden el salladιgιnι gördügünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardι. Dokuzuncu turun sonunda Shay’in takιmι yine puan kazandι. Simdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma sansι ortaya çιkmιstι ve topa vurma sιrasι Shay’e gelmisti.
 
Bu noktada Shay’in vurucu olmasιna izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalιydιlar? Sasιrtιcι bir hamleyle Shay’e sopayι verdiler. Herkes topa isabet ettirme sansιnιn sιfιr oldugunu biliyorlardι çünkü bιrakιn topa vurmayι Shay sopayι bile elinde tutmasιnι bilmiyordu.
 
Ama Shay sahaya çιktιgιnda top atιcι, diger takιmιn kazanma sanslarιnι bir kenara bιrakarak Shay’e bu fιrsatι tanιdιklarιnι görünce birkaç adιm öne giderek yumusak bir sekilde topu Shay’e dogru fιrlattι. ?lk topa Shay zorlukla sopayι savurdu ama ιskaladι. Atιcι tekrar birkaç adιm öne dogru geldi ve topu yine yumusak bir sekilde Shay’e dogru attι. Shay sopayι savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atιcιya dogru vurdu.
 
Oyun simdi bitecekti. Atιcι topu yerden aldι ve ilk kaledeki adamιnakolaylιkla atabilecek ve Shay’i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.
 
Ama atιcι topu aldι ve ilk kaledeki adamιnιn basιnιn üzerinden diger takιm arkadaslarιnιn erisemeyecegi yere fιrlattι.Tribünlerdeki herkes ve iki takιmda bagιrmaya basladιlar, ‘Shay, ilk kaleye kos, ilk kaleye kos!’ Shay hayatιnda hiç bu kadar uzaga kosmamιstι ama ilk kaleye gidebildi. Saskιnlιktan büyümüs gözleriyle yere çöktü.
 
Herkes bagιrmaya devam etti, ‘ikinci kaleye kos, ikinci kaleye kos’ Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye kosabildi. Shay ikinci kaleye geldigi sιrada açιk sahada diger takιmdan biri topu almιstι … takιmιn en küçügü olan bu çocuk kahraman olma sansιnι elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamιna atabilirdi ama top atιcιsιnιn niyetini anladιgιndan o da kasιtlι olarak topu üçüncü kaledeki arkadasιnιn basιnιn üzerinden attι.
 
Herkes bagιrιyordu, ‘Shay, Shay, Shay, bütün yolu kos Shay’
 
Karsι takιmdan birinin yardιm ederek onu üçüncü kaleye dogru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye kosabildi, ‘Üçüncüye kos! Shay, üçüncüye kos!’
 
Shay üçüncüye gelirken diger takιmdakι çocuklar ve seyirciler ayagakalkmιslardι ve bagιrιyorlardι, ‘Shay, hepsini kos! Hepsini kos!’ Shayhepsini kostu ve oyunu takιmι için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafιndan alkιslandι.
 
‘O gün’, dedi babasι, gözlerinden yaslar asagιya dogru süzülerek,’iki takιmdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlιk getirmeyi basardιlar’.
 
 

Bir Kız Kulesi Öyküsü…

22.05.2009

kizkulesi2

1827 yιlιnda Almanya’nιn Brandenburg kentinde Karl adιnda bir çocuk dünyaya gelir. Babasι müzik ögretmeni olan Karl, aile içinde bas gösteren huzursuzluklardan dolayι bir Fransιz yetimhanesine gönderilir. Daha sonra gemilerde miço olarak çalιsιr. Hamburg’tan kalkan bir gemiyle istanbul’a giderken henüz 12 yaşιndadιr.


Gemi istanbul’a geldiğinde denize atlayan Karl, Kιz Kulesi’ne yüzerek kaçar. Kendisini kurtaran Kιz Kulesi’nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler. İki ülke arasιnda küçük bir politik sorun yaşanιr ama Osmanlι sadrazamι Ali Paşa sorunu çözer ve Karl’ι korumasιna alιr.

Karl Mehmet Ali adιnι alιr. Mehmet Ali, Kιrιm, Bosna ve Karadağ savaşlarιndan sonra 2. Abdülhamit döneminde paşa ünvanιnι alιr. Mehmet Ali Paşa, 1878 yιlιnda imzalanan Berlin Antlaşmasι’nda Osmanlι’yι temsil eden üç kişiden biri olur. Almanca, Fransιzca, Yunanca, Farsça ve Arapça dillerinde şiirler yazan Mehmet Ali Paşa’nιn dört kιzι olur. Paşa’nιn Leyla adιndaki kιzιnιn da bir kιzι olur; Celile. Celile bir erkek çocuk doğurur: Şair Nâzιm Hikmet!

Karl’dan Nazιm’a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, Kιz Kulesi’nin her zaman hikâyeleri vardιr. Eğer Kιz Kulesi Karl’ι kurtarmasaydι, Nazιm olmayacaktι.

Sunay AKIN

Mehmet…

22.05.2009

 mehmetcik

Mehmet evine dönmeden önce, istanbul’da bulunan anne babasιna telefon açtι. 

’Sevgili anne ve babacιgιm, sonunda eve dönüyorum ama birsey sormak istiyorum. 

Bir arkadasιmι da beraber eve getirebilir miyim? ’ 

’Tabii ki’ diye cevapladιlar. ’Onunla tanιsmaktan mutluluk duyarιz.’ 

‘Ama bilmeniz gereken birsey var.’ diye devam ettit Mehmet,  ‘O savasta agιr yaralandι. Kara mayιnιna bastι ve bir kolu ile bacagιnι kaybetti.   

Baska gidecek hiçbir yeri yok. Onun bize gelmesini ve bizimle yasamasιnι istiyorum’. Dedi. 

’Bunu duyduguma çok üzüldüm oglum, belki kalacak baska bir yer bulmasι için ona yardιmcι olabiliriz’ dediler.

Mehmet ‘hayιr, onun bizimle yasamasιnι istiyorum’ der. 

‘Oglum,’ dedi babasι, ’sen ne istediginin farkιnda degilsin. Böyle büyük bir sorunu olan birisi bizi çok rahatsιz eder.   

Bizim kendi hayatιmιz var ve böyle farklιlιga izin veremeyiz. Bence sen eve gelmeli ve bu çocugu unutmalιsιn.   

O kendi yasamιnι devam ettirmenin bir yolunu bulacaktιr.’dedi.

O andan sonra, Mehmet telefonu kapattι. Anne ve babasι ondan baska bir söz duymadιlar…

Birkaç gün sonra, istanbul polisinden bir telefon geldi. Ogullarιnιn bir binadan düserek öldügünü söylediler. Polise göre intihardι.

Anne ve baba buyük bir üzüntüyle uçaga binerek ogullarιnιn teshisini yapmak için, atladιgι ildeki devlet hastanesinde bulunan teshis morguna gittiler.

Mehmet’i teshis etmislerdi. Ama gözleri fal tasι gibi açιlarak… ,

Bilmedikleri bir seyi fark ettiler.

Mehmet’in bir bacagι ve bir kolu yoktu…