Arama:

Etiket Bulutu







‘hudutların kanunu’

Atilla Ergün

18.11.2010

atilla_ergun8

10 Ekim 1939′ da İzmir’de doğan sanatçı, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ nü bitirdi.
İlk Filmi olan Yetim’de 1957 yılında oynadı. Daha sonra aralarında Silaha Yeminliydim, Hudutların Kanunu, Kara Pençe, Kardeş Kanı, Yedi Belalılar, Üçünüze Bir Mezar, Kara Murat Fatih’in Fedaisi, Yatık Emine, Yaz Bekarı, Hanzo, Devlerin Aşkı, İki Kızgın Adam, Sakar Şakir ve Avanak Apti gibi filmler bulunan 200’ün üzerinde filmde oynadı.
Yeşilçam’ın önemli karakter oyuncularından olup ayrıca müzikle de uğraşmış, söz yazarlığı yapmıştır. Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Kekom’ isimli şarkısının sözlerini Atilla Ergün yazmıştır.
Sinemamızın önemli karakter oyuncusu Atilla Ergün 59 yaşında kansere yenik düşmüş, 20 Ekim 1998 tarihinde, genç sayılacak bir yaşta aramızdan ayrılmıştır.

atilla_ergun6   atilla_ergun1   atilla_ergun10atilla_ergun9   atilla_ergun4   atilla_ergun3

Tuncer Necmioğlu

16.11.2010

tuncer_necmioglu8

Rumelili annenin, Kafkas kökenli babanın Diyarbakır’da dünyaya gelmiş çocuğu Tuncer Necmioğlu, 1936 yılında doğdu. İlkokul beşinci sınıfta Karagöz ekibi kurup, Diyarbakır’da olay olacak bir gösteri yaptı kafadarlarıyla. Orta okula Konya’da başladı. Okulda sahnelenen piyeslerin hemen hepsinde bir rolü vardı. Lise yıllarında, tekrar Diyarbakır’a döndü.

Kazandığı ilk yüksek okul İstanbul Tıp Fakültesi’ydi. Ancak, aile çok istese de o tıbbiyede isteksiz ve huzursuzdu. Ertesi yıl, sınavlara tekrar girdi. İTÜ Makine Mühendisliği’ne geçti. 1955-56’da tıbbiyede okurken, İTÜ Tiyatro topluluğunu Gençlik Festivali’nde izlemiş ve oldukça etkilenmişti. 1957’de, İTÜ Tiyatro topluluğunun elemanlarından biriydi artık. Rol aldığı ilk oyun, “Kralların Kaderi” oldu. Sahnedeki etkinliği, üniversite tiyatrosunda yıllarca sürdü. Liseden beri ara vermediği basketbol da sürüyordu. Bu süre içinde, Şehir Tiyatrolarına da sıkı bir izleyici olarak dadanmıştı. Bir amatörün ruh haliyle, bir çok profesyonel izledi. Bir çok oyuna tekrar tekrar gitti. Böylelikle, kendi deyimiyle, “neler yapılmaması” gerektiğini öğrendi Şehir Tiyatroları’ndan. İTÜ’de sahneye çıkması, 1961’e kadar devam etti. Tiyatroyu, yarı amatör bir hale getirerek, Anadolu turnelerine de çıkılmıştı.

1963 ’te, İstanbul Halk Oyuncuları arasında sahnedeydi. Ankara turnesi sırasında, kendi içlerinde bir ayrışma yaşayan Ankaralı tiyatroculardan bir teklif aldı. Bunun üzerine, 1964 ’te, Ankara Sanat Tiyatrosu(AST) ’nun kuruluşuna katıldı. AST, bir yıl sonra dağıldı. 1964’te, Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda sahneye çıkmaya başladı.

Tuncer Necmioğlu, aslında ilk sinema rolünü 1960’da üstlendi. Bu, Süreyya Duru’nun “Ateşli Kan” filminde ve hatır için alınmış bir roldü. Ancak Necmioğlu, sinema mazisini 1965’te Yılmaz Güney ile tanışması ve çalışmasıyla başlatır. “Beyaz Atlı Adam”, Yılmaz Güney’le oynadığı ilk filmdi. Bunu, aralarında “Hudutların Kanunu”, “Kızılırmak Karakoyun”, “Eşrefpaşalı”, “Kozanoğlu”, “Eşkiya Celladı”, “Umutsuzlar”, “Baba”nın da bulunduğu 16 başka film izledi. Lütfi Akad’ın “Sırat Köprüsü”, Atıf Yılmaz’ın “Toprağın Kanı” ve “Yarın Bizimdir”, Yusuf Kurçenli’nin “Ve Recep Ve Zehra”, Tuncer Önder’in “Ayaşlı Kiracıları” ve “Yağmuru Beklerken”, Halit Refig’in “Karılar Koğuşu”… Tuncer Necmioğlu’nun oynadığı diğer filmlerden bazıları.

1967’de, “Halk Oyuncuları” topluluğu için Tuncel Kurtiz, Engin Aydın, Umur Bugay ve Müjdat Gezenle biraradaydı Tuncer Necmioğlu. Beşli bir ortaklıkla yeni topluluk perdelerini “Devr-i Süleyman” adlı oyunla açtı. Sahnelenen oyundan değil ama topluluğun çalışma tarzından dolayı, bir ilke imza atarak sahnelerde olay yarattılar.

1975’te, Ankara Çağdaş Sahnesi’nin kuruluşuna katıldı. 1976-77 yıllarında, “Ferhat ile Şirin” ve “İşgal” deki konuk oyunculuğuyla, Şehir Tiyatroları ’nın sahnelerindeydi. 1978 sonunda ise, Devlet Tiyatroları’na geçti.

1980’de, TRT’nin ilk renkli filmi “Orman”a yönetmenlik yaptı. Bugüne kadar toplam sekiz televizyon dizisinde rol aldı. Rol aldığı filmlerin sayısı 84, oyunların sayısı ise 27’yi buldu. Kendi isteğiyle 1994’te Devlet Tiyatroları’ndan emekli oldu. Emekli oldu ama köşesine çekilmedi Tuncer Necmioğlu. Son yılların önemli filmlerinde yer alıp, yardımcı ve karakter oyuncusu olarak dikkatleri tekrar üzerinde topladı. 1990’da “Karılar Koğuşu”, 1992’de “Yağmuru Beklerken” filmlerindeki rol almıştı. Bunları “Parçalanma” izledi. Rol aldığı en yeni film ise, 1998’de çekilen ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının idamını konu alan,”Hoşçakal Yarın”.

Tedavi gördüğü hastalıktan kurtulamayan Tuncer Necmioğlu, 20 Ağustos 2006 tarihinde aramızdan ayrıldı.

kaynak : hüseyin-simsek.com

tuncer_necmioglu7   tuncer_necmioglu6   tuncer_necmioglu5tuncer_necmioglu3   tuncer_necmioglu10   tuncer_necmioglu2

Yılmaz Güney

16.11.2010

yilmaz_guney10

1 Nisan 1937 tarihinde Adana’nın Yenice köyünde doğan ve 9 Eylül 1984 tarihinde Paris’te ölen Kürt asıllı yönetmen, sinema oyuncusu, senarist ve öykü yazarı. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Adana’da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul’a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz’ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı. 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazdı hem de filmlerde rol aldı. Karacaoğlan’ın Karasevdası’nda da yönetmen yardımcılığı yaptı. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm oldu.

İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çekti. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir “Anadolu çocuğunun” otoriteye başkaldırısı vardır. Çirkin Kral lakabını da o dönemde alır. Yine bu dönemdeki en önemli filmi Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı Hudutların Kanunu’dur. Ardından, Aç kurtlar (1969), Umut (1970), Umutsuzlar (1971), Acı (1971), Ağıt (1971) gibi ülke gerçeklerine değinen ve ezilen insanı odak olarak alan filmler izledi.

Yılmaz Güney, 1972 yılında yardım ve yataklık suçundan 2 yıl hapse mahkûm edildi. İçeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974’te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976’da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta yarı açık cezaevinden yurtdışına firar etti. Fransa’ya kaçtı ve yaşamının geri kalanını orada geçirdi.

Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.Cezaevindeyken Güney adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol’un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali’nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Duvar filmini Fransa’da çekti. Duvar onun son filmi olmuştur.

1984’te Mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris’te geçirdi ve ölümünden sonra Paris’te bulunan “Père Lachaise Mezarlığı” na gömüldü.

yilmaz_guney5   yilmaz_guney1   yilmaz_guney4yilmaz_guney6   yilmez_guney9   yilmaz_guney2