Arama:

Etiket Bulutu







‘karadenizli’

Ali Kemal İskender

18.11.2010

alikemal_asiliskender

 (d. 1940 – ö. 23 Eylül 2007 İstanbul)
 Asıl soyadı Asiliskender’dir.
 Türk tiyatro ve sinemasının emektar oyuncusu, “Karga Kemal” takma adıyla bilinirdi. Bir çok sinema ve dizi filmde rol aldı.
 Karadenizli bir balıkçıydı genelde, deli dolu, vizöre yansıdığı kadar neşeli bir adamdı, dayak yerdi hep, çok iyi yumruk alırdı.
 Şaşıfelek Çıkmazı’nda kumandandı.
 Remzi Jöntürk imzalı Yıkılmayan Adam’da serseri.
 Korkunç Arzu adı filmde de yönetmen yardımcılığı yaptı.
 Karadenizli “laz” tiplemeleriyle tanınan sanatçı, pankreas kanseri nedeniyle öldü.
 Bu olay küçük bir haber olarak geçer gazetelerde, “Karga Kemal’i kaybettik”
 Haberde, “Yeşilçam Emekçileri” diye tabir edilen küçük bir kalabalık eşliğinde, sinema sektörümüzde sessizliğe ismini kazımış, unutulmaya mahkum flu adamlardan biri olarak.

alikemal_iskender4   alikemal_iskender2   alikemal_asiliskender21

Hasta Temel

26.10.2010

hasta21

Profesor, öğrencileri ile birlikte Karadenizli hastanın yatağının başına gitmiş.. Onlara yeni bir hastalığın belirtilerini öğretecek..
Yatakta bitkin, kendinden yari geçmiş vaziyetteki hastayı göstererek konuşmaya başlamış:
“Bakın yüz rengi sarıya yakın..” “Gözler içeriye doğru çökmüş, o yüzden burun daha sivri görünüyor..” “En fazla değişik kas yüzümüzdedir.. Bakın, kaslar tepki vermediğinden ifade anlamsız.. Çene aşağıya sarkmış duruyor…” Hasta da öğrenciler gibi dikkat kesilmiş dinliyor..
Profesör “bu bir batın sendromu belirtisidir” diyecek, yerinden zorlukla dikilmeye çalışan hasta fırsat vermemiş..
Zor bela mırıldanmış: Sen sanki dunya cuzelisun”

Müthiş doktor

10.05.2010

doctor

Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum.
Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da :
‘Amca sende basur mu var?’ dedim.
Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz ‘de bu duruma sık sık rastlanır.
Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım…
“Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, …dötümdekini gördü..

Horoz Döğüşü ve Ördek

20.01.2010

ordekhoroz

Emniyet Müdürlüğü, şehrin arka sokaklarında Horoz Dövüşü yaptırıldığı ihbarını alınca, bir sivil polisi olayı araştırması için görevlendirmiş.. Ertesi sabah polis, amirinin karşısına gelmiş ve “Bu işle ilgilenen 3 ana gurup var..” demiş.
“Aferin sana” diye cevap vermiş”
Hangileri onlar?..”
“Bu işten büyük para kazanan üçkâğıtçılar gurubu, Karadenizliler ve Mafya..”
Çok şaşırmış amir, “Bir gecede bütün bunları nasıl saptadın?..”
“Horoz döğüşünü izlemeye gittim efendim.. Üçkağıtçıların varlığını sert ve iri bir Denizli horozun karşısına minik bir ördek çıkarttıkları zaman anladım..”
“Eee??..”
“Karadenizlilerin varlığını ise, bütün bahislerini ördeğe yatırdıkları zaman fark ettim..”
“Peki Mafya’yı?..”
“Dövüşü ördek kazandı!..”

İnatçılık şampiyonası

10.06.2009

inatci

Karadeniz sahilinde bir kahvede inatçılık şampiyonası düzenlenmiş. Yarışmacılar başlarından geçen birer olayı anlatacak, kahve sakinleri de şampiyonu seçecekmiş. Yarışmaya üç kişi katılmış ve birinci yarışmacı söz almış:
-Bir akşam isten eve döndüm, kapıyı çaldım. Hanım, “Kim o?” dedi. Kim olacak bu saatte? Kapıyı başka kim çalar ki? Kızdım, kapıyı bir daha çaldım. Hanım ısrarla “Kim o?” dedi. Bu sabaha kadar böyle devam etti. Sabah oldu ise gittim.
İkinci yarışmacı söz almış:
-Ağrıyan dişimi çektirmek için, disçiye gittim. Disçi, “Hangi dişin ağrıyor? diye sordu. Madem koskocaman disçi, ağrıyan dişimi o bulsun diye inat ettim. Disçi bütün dişlerimi çekti. Sıra ağrıyan dişime gelince, “Yine ağrıyor” demedim ve ağzımdaki bu tek diş inadımdan kaldı.
Üçüncü yarışmacı söz almış:
-Evlendiğim ilk gece hanım, “Bana dokunma” dedi. Ben de ınadım tuttu. Aradan 17 yıl geçti, hâlâ dokunmadım.
Şaşıran jüri baskanı sormuş:
-Ama senin üç tane kocaman çocuğun var, nasıl olur?
-Valla, inadımdan onların bile nasıl olduğunu sormadım.