Arama:

Etiket Bulutu







‘keşif’

Röntgen Işınlarını kim buldu?

05.05.2010

rontgen

Wilhelm Conrad Röntgen
Alman asıllı, Nobel Fizik Ödülü sahibi fizikçi. Röntgen ışınlarını bulması ile tanınır.

1890’lı yılların ortalarında çoğu araştırmacı gibi o da katot ışın tüplerinde oluşan lüminesans(parlama) olayını incelemekteydi. “Crookes tüpü”Sir William Crookes adı verilen içi boş bir cam tüpün içine yerleştirilen iki elektrotdan (anot ve katot) oluşan bir deney düzeneği ile çalışıyordu. Katottan kopan elektronlar anoda ulaşamadan cama çarparak, floresan adı verilen ışık parlamaları meydana getirmekteydi. 8 Kasım 1895 günü deneyi biraz değiştirip tüpü siyah bir karton ile kapladı ve ışık geçirgenliğini anlayabilmek için odayı karartıp deneyi tekrarladı. Deney tüpünden 2 metre uzaklıkta baryum platinocyanite sarılı olan kâğıtta bir parlama farketti. Deneyi tekrarladı ve her defasında aynı olayı gözlemledi. Bunu mat yüzeyden geçebilen yeni bir ışın olarak tanımladı ve cebirde bilinmeyeni simgeleyen X harfini kullanarak “X ışını” ismini verdi. Daha sonraları bu ışınlar, “Röntgen ışınları” olarak anılmaya başlanmıştır.
Bu buluşundan sonra Röntgen farklı kalınlıktaki malzemelerin ışını farklı şiddette geçirdiğini gözlemledi. Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu. Tarihteki ilk tıbbi X ışını radyografisini de (Röntgen filmi) yine bu deneyleri sırasında gerçekleştirdi ve 28 Aralık 1895 yılında bu önemli keşfini resmi olarak duyurdu.
Olayın fiziksel açıklaması 1912 yılına kadar net olarak yapılamasa da, buluş fizik ve tıp alanında büyük heyecan ile karşılandı. Çoğu bilim adamı bu buluşu modern fiziğin başlangıcı saydı.

Kolomb’ un Aklı…

16.02.2010

yumurta

Kardinal Mendoza bir kutlama sırasında yeni kıtanın keşfini çok önemli bir olay olarak nitelemiş ve bunu gerçekleştiren Kristof Kolomb’a övgüler yağdırmıştı. Bu, ona göre bir insanın dayanma gücü ve kararlılığının göstergesi, mücadeleden vazgeçmemesi sonucu elde edilen üstün bir başarıydı..

Bu konuşmayı dinleyen asil Ispanyol beyleri, duyduklarından pek rahatsız olmuşlardı. Özellikle bir yabancının (Kolomb, Ceneviz’ liydi.), böyle bir övgüye layık görülmesi onları mutlu etmemişti.

“Yeni dünya denilen yere giden yol hiç de sanıldığı kadar zor değildi” dediler. “Dünyanın denizi apaçık karşımızda duruyor, hiçbir Ispanyol denizcisi hedefi şaşırmazdı” diye devam ettiler.

Bu sözlere kızan ve yanıt vermek için söz alan Kolomb; “Ben kendi adıma bir şeyler kazanma tutkusundan çok uzaktayım” diye başladı konuşmasına ve şöyle devam etti; “Dünyada birçok zor iş vardır, ama birisi size onun nasıl yapıldiğını gösterdikten sonra, ‘ aaa.. Ne kadar kolaymış, bunu herkes yapar’ denir. Kolomb, bu arada hizmetçiden bir yumurta istemişti. “Şimdi siz soylu beylerden bir ricam olacak; Siz ekselansları şu elimde gördüğünüz yumurtanın, dik olarak masanın üstünde durmasını sağlayabilir misiniz acaba ?”

Ekselans yumurtayı bir tarafından tuttu, öteki tarafını çevirdi, başka türlü denedi ama başaramadı ve elindeki yumurtayı bir başka beye verdi. O da başaramadı ve bir başkasına verdi. Kimse başaramayınca da; “Bu mümkün değil yapılamaz!” diye hep bir ağızdan bağırdı, beyler.

Kolomb; “Tabii mümkündür, ben yapacağım ve siz ‘bunu herkes yapar’ diyeceksiniz” diye yanıtladı, beyleri. Mırıltılar içerisinde Kolomb yumurtayı eline aldı ve hafif bir vuruşla yumurtanın sivri ucunu kırmadan, içeri doğru giden kabugun üstünde durmasını sağladı.

Bu arada beyler; “Bunu herkes yapar!” diye bağırdılar.

Kolomb, onları şöyle yanıtladı; “Dogru bunu herkes yapabilir beyler, ama fark, sizin bunu yapabileceğiniz, fakat benim yapmış olmamdır.”