Arama:

Etiket Bulutu







‘kibar feyzo’

Cevdet Arıkan

18.11.2010

cevdet_arikan6

1947 Tarsus doğumlu olan sinema oyuncumuz, genellikle yardımcı rolleri oynamıştır. Yüzüne aşina olunan ama ismi pek az kişi tarafından bilinen sanatçılardandır.
1970 yılında fotoroman oyunculuğu dalında en iyi erkek oyuncu seçilerek sinemaya başlamıştır. Yüze yakın filmde rol almıştır.
Kendisi Tosun Paşa filminde Seferoğlu Suphi, Meraklı Köfteci filminde Kemal Sunal’ın canlandırdığı zühtü’nün yeğeni ile evli olan damat, Köşeyi Dönen Adam filminde çevirmen, Sezercik Küçük Kücahit filminde üsteğmen Murat’ın arkadaşı olan pilotlardan biri, Neşeli Günler filminde iki kardeşin aşık olduğu mehtap’ı pastanede tokatlayan son sevgilisi,
Hanzo filminde asistan doktorlardan biri, Nöri Kantar Ailesi filminde Nöriye’yi baytara gönderen trafik polisi,
İnsan Avcısı filminde sendikacı osman, Gel Barışalım filminde metin’in arkadaşı taş kafa, Çeşme filminde mühendis yusuf, Ana Ocağı filminde vedat, Kibar Feyzo filminde şehirde başlık parası olmadığını feyzo’ya “beleş beleş” diyerek anlatan şehirli damat, Aile Şerefi filminde oktay’ın zibidi arkadaşlarından biri, 100 Numaralı Adam filminde gazeteci,
Kılıbık filminde savcı, Postacı filminde polis memuru, Sosyete Şaban filminde baskın sahnesindeki sahte polis ve Kiracı filminde komisyoncu rollerini oynamıştır.
Bunlarin yaninda Ferdi Tayfur’un Ben de özledim, Kara Gurbet filmleri, ayrıca Yedi Bela Hüsnü, Adalı Kız, Haşhaş, Çilekeş, Gırgır Ali ve Hayallerim Aşkım ve Sen adlı filmlerde rol almıştır.

İstanbul’da geçimin zorlaşması ve sinema sektörünün eskisi kadar hareketli olmaması üzerine 1990’lı yılların başında 6 çocuğu ve eşiyle Mersin’in Tarsus ilçesine yerleşen Arıkan, burada yeni bir yaşam kurdu.
Çocuklarının ve eşinin tekrar İstanbul’a dönmesi nedeniyle tek başına kalan Arıkan, şu an üç ayda bir verilen 65 yaş aylığı ve çocuklarının yardımıyla geçimini sağlamaya çalışıyor..

Erdal Özyağcılar

18.11.2010

erdal_ozyagcilar3

Üç kardeşin en büyüğü olan sanatçı, 1948 yılında Bursa-Setbaşı’nda iki katlı müstakil bir evde doğmuş. Annesinin adı Şükrüye, babasının Talat Özyağcılar. Babasının deri fabrikası varmış. Yaşıtları kara önlükler giyerken, Türkiye’nin ilk özel ilkokulu İhsan Çızakça’da 12 kişilik sınıflarda, şortlu, şapkalı özel kıyafetlerle okumuş.
1950’ler için çok büyük bir şans olduğunu söyleyen sanatçı, o yaşta dans dersleri almış, ingilizce öğrenmiş.
Lise yılları sanatla yakın dostluk kurduğu bir dönem olur. Her ne kadar kafayı artık tiyatroya taksa da dersleri fena değildir Özyağcılar’ın. Lise bittiğinde, her ne kadar tiyatroya kabiliyeti olsa da kendi tabiriyle “bu işi yapabileceğinin emniyetini” içinde bulamayan Özyağcılar, bir akrabasının “Konuşkansın, seni avukat yapalım” sözüyle hukuk fakültesini kazanıp İstanbul’a gelir. Ama çok geçmeden “içinde biriktirdiği şimşek” açığa çıkar. Bir senelik hukuk macerasından sonra tiyatro okumak istediğini fark eder ve gider babasından icazet alır.
Babası “Peki oğlum” der ama ekler: “‘İleride para kazanırsan, derici esnafının piri, Karagöz’le Hacivat’ın yaratıcısı Şeyh Küşteri Hazretleri’nin Bursa Atatürk Caddesi’ndeki mezarını düzenle, restore et.’ Bu sözler artık baba vasiyeti olmuştur sanatçımız için.

Erdal Özyağcılar, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sınavına girer ve kazanır. Aradığı büyük aşkı, sonradan eşi olacak Güzin Hanım’ı da konservatuar yıllarında tanır. Konservatuar bittiğinde Yıldız Kenter’in gözde öğrencilerinden olan Güzin Hanım, oyunculuk eğitimini pekiştirmek için Londra’ya gider. Yıldız Kenter’in ablasının evinde kalıp özel kurslara devam eder. Aşkın en büyüğünü yaşamayı şiar edinmiş Özyağcılar da Londra’nın yolunu tutar. Garsonluk yapar. Küçük bir oda tutup, bir yandan tiyatro kursuna giderler bir yandan da haftada en az üç, dört oyun seyrederler.
Londra dönüşü evlenen Erdal-Güzin çifti kelimenin her anlamıyla birbirlerine “yoldaş”lık eder. Darbe alarmının acı acı çaldığı 70’lerin sonunda, 20 kişiyle birlikte “komünist’ suçlamasıyla; 80’lerin ortalarına doğru geri alınmak üzere Şehir Tiyatroları’ndan atılırlar. Bu sıkıntılı dönemde şansı sinemadan yana açılır Özyağcılar’ın. Sinemada bir ekol olan Ertem Eğilmez okulu girer hayatına.

Kemal Sunal’lı, Şener Şen’li, Adile Naşit’li; Kibar Feyzo’ların, Şabaniye’lerin, Namuslu’ların, Postacı Lütfü’lerin, Züğürt Ağa’ların başarılı karakter oyuncusu olarak Türk izleyicisinin hafızasında yer eden filmlere ardı ardına imza atma dönemi başlamıştır. Bu filmlerde adeta ruhuna giydiği rollerle en doğru pasları verir, başrol oyuncusuna ise sadece golü atmak kalır!

Yılanların Öcü filminde Haceli’ydi, Züğürt Ağa’da Kekeç Salman. Bizimkiler ile dizi dünyasına bir girdi pir girdi; Şehnaz Tango, Yabancı Damat derken, 1890’ların siyasi fonunda geçen, tamamı Makedonya’da çekilen atv dizisi Elveda Rumeli’de “çilesi diline vurmuş” Sütçü Ramiz karakteriyle ekranı şenlendirdi.
60’ına merdiven dayayan usta oyuncu Erdal Özyağcılar’ın, yaşam enerjisinin altında, çocuk neşesi ve heyecanını muhafaza etmesi yatıyor.

erdal_ozyagcilar8   erdal_ozyagcilar81   erdal_ozyagcilar2erdal_ozyagcilar6   erdal_ozyagcilar1   erdal_ozyagcilar4

İhsan Yüce

18.11.2010

ihsan_yuce

1930 yılında Elazığ’da doğan sinema ve tiyatro oyuncusu, senarist, yönetmen.
İzmir Atatürk Lisesi ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde okuduktan sonra bir süre özel şirketlerde muhasebecilik yaptı.
Sanat yaşamına 1952’de İzmir’de Halk ve Çocuk Tiyatrosunda başladı. Bir sezonluk ömrü olan Bizim Tiyatroyu kurdu.
1965-1966 arasında Lale Oraloğlu Tiyatrosunda çalıştı. 1968 yılında üç arkadaşı ile birlikte Ankara Drama Tiyatrosunu kurdu. Bu tiyatroda, Suç ve Ceza, Sahne Işıkları isimli oyunları sahneledi. Gen-Ar, Arena ve Direklerarası Tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.
Altın Yumruk filmi ile oyuncu olarak sinemaya geçti. Ertem Eğilmez’in yönettiği Senede Bir Gün, Bir Millet Uyanıyor, Sürtüğün Kızı gibi filmlerde oyunculuğunu sürdürdü.
Bu arada senaryo yazmaya başlayan İhsan Yüce, Aslıer Film şirketini kurarak senaristliğini, yönetmenliğini ve oyunculuğunu üstlendiği Hayat Cehennemi adlı filmi yaptı.
1976 Antalya Film Festivalinde İşte Hayat filmindeki kompozisyonu ile En Başarılı Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
1981 Antalya Film Festivalinde Derya Gülü isimli filmdeki rolüyle En Başarılı Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
Asıl mesleği senaristlik olan İhsan Yüce, 117 filmde rol aldı, 6 film yönetti, bir filmin yapımcılığını üstlendi ve 55 filmin de senaryosuna imza attı.
Ah Güzel İstanbul, Derya Gülü, Çöpçüler Kralı, Kibar Feyzo gibi filmlerde ortaya koyduğu karakterlerle ve filmlerindeki mükemmel performansıyla gölümüzde taht kuran, sinemamızın en karakteristik oyuncularından İhsan Yüce, 1991 yılında 61 yaşındayken yaşamını yitirdi.

ihsan_yuce6   ihsan_yuce51   ihsan_yuce71ihsan_yuce9   ihsan_yuce4   ihsan_yuce8

İlyas Salman

18.11.2010

ilyas_salman6

1954 yılında Malatya ilinin Arguvan ilçesi Asar Köyü’nde doğdu. Malatya Turan Emeksiz Lisesi’nden mezun oldu, konservatuarda eğitim görürken son sınıfta okuldan kovuldu. Oyunculuğa İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda başladı. Uzun yıllar sinema oyunculuğu yaptı. Sinemada köylü tiplemeleri ile tanındı. Alevi Kökenlidir

Sinema oyunculuğunun yanı sıra yönetmenliğini yaptığı iki sinema filmi bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli tarzda şiirleri ve türkü albümleri bulunmaktadır. 1997-2000 yılları arasında 3 yıl boyunca Ankara Birlik Tiyatrosu’nda sahneye çıkmıştır. Son olarak İleri Yayınları’ndan Hasretim Sansürlüdür isimli şiir kitabı çıkmıştır.

Devrim adında bir kızı, Temmuz Ali adında bir oğlu vardır.

Türksolu adlı dergide yazı yazmaktadır. Bu dergideki makalelerinden oluşan Kırmızı Beyaz isimli bir kitabı çıkmıştır.
1 Ekim 2009 tarihinden itibaren Bakırköy Sanat Merkezi’nde Ahmed Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabından şiirler okuyacağı “Karanfil Kokuyor Cıgaram” isminde bir gösteri sahnelemeye başlamıştır. Gösterinin görsel yönetmeni oğlu Temmuz Salman’dır. Kızı Devrim Salman ise gösteride solistlik yapmaktadır.

Aldığı Ödüller
1993 Ankara Film Festivali, “En İyi Erkek Oyuncu” Ödülü, Fikrimin İnce Gülü – Sarı Mercedes
2007 Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Uzun Film Yarışması “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” Ödülü, Sis ve Gece

kaynak : ilyassalman.net, wikipedia

ilyas_salman7   ilyas_salman8   ilyas_salman2ilyas_salman4   ilyas_salman11   ilyas_salman1  

Şener Şen

16.11.2010

sener_sen0

26 Aralık 1941 tarihinde, Adana’da dünyaya geldi. Komedi ve dram tarzındaki pek çok sinema filminde rol alan Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncularından Ali Şen’in oğlu olarak dünyaya gelen Şener Şen, babası gibi oyuncu olma isteğiyle tiyatroya başladı.
İlk olarak 1958 yılında, Yeşil Sahne’de oyunculuğa başlayan Şener Şen, 1964-1966 yılları arasında öğretmen olarak Doğu Anadolu’da görev aldıktan sonra İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda yan rollerde yer alarak profesyonel oyunculuğa başladı. Tiyatronun yanı sıra dublaj sanatçısı olarak da çalışan Şen, 1967 yılında çekilen Sözde Kızlar adlı sinema filmi ile beyazperdeye adımını attı. 1971 tarihli Altın Prens Devler Ülkesinde adlı yapımda babası Ali Şen ile beraber rol alan başarılı oyuncu, 70’li yılların ilk yarısında pek çok filmde yan rollerde gözüktükten sonra asıl çıkışını 1975 yılında rol aldığı iki filmle yakaladı; Bizim Aile ve Hababam Sınıfı.

1975 tarihlinde vizyona giren, Rıfat Ilgaz’ın aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan ve de yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in yaptığı Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Şen’i şöhrete taşıyan yapım oldu. Kadrosunda Münir Özkul, Tarık Akan, Adile Naşit ve Kemal Sunal gibi pek çok ünlü ismi barındıran bu filmde Şen’in canlandırdığı sakar, beceriksiz ve saf beden eğitimi hocası Body Ekrem karakteri halk tarafından çok sevilince, devam filmleri olan 1976 tarihli Hababam Sınıfı Uyanıyor, 1977 tarihli Hababam Sınıfı Tatilde ve serinin son filmi olan 1978 tarihli Hababam Sınıfı Dokuz Doğurdu’nun kadrolarında da yer aldı.

Hababam Sınıfı serilerinde beraber rol aldığı iki aktör, Kemal Sunal ve İlyas Salman, Şen’in uzun bir süre boyunca çekeceği pek çok komedi filminde kendisiyle beraber rol oynadı. İlyas Salman ile beraber Banker Bilo, Çiçek Abbas, Dolap Beygiri gibi filmlerde rol alan Şen, Kemal Sunal ile beraber ise Süt Kardeşler, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Davaro gibi pek çok komedi filminde rol alarak unutulmaz bir ikili oluşturdu. Bu dönemde oynadığı filmlerde genellikle üçkağıçı, güvenilmez, kurnaz ama şansı sürekli kötüye giden bir karakteri canlandıran Şen, Kemal Sunal ve İlyas Salman’ın canlandırdığı saf karakter tiplemelerine çok iyi bir antitez oluşturarak unutulmayacak filmlere imza attı.

Şen’in kariyerinin olgunlaşma dönemi olarak tanımlanabilecek olan ve genellikle dram ağırlıklı filmlerde rol oynadığı dönemin başlangıcı ise 1984 yılına rastladı. İlk olarak 1984 tarihli, Ertem Eğilmez yönetmenliğinde çekilen Namuslu, daha sonra ise 1985 tarihli Nesli Çölgeçen filmi Züğürt Ağa.

1985 tarihli Çıplak Vatandaş ve 1986 tarihli Milyarder, Şen’in yeni sinema anlayışının ekranlardaki temsilcileri olurken, 1987 yılında vizyona giren Muhsin Bey, Şener Şen’in sanat hayatındaki doruklardan birisini temsil etmekteydi.
Yavuz Turgul’un senarist ve yönetmen olarak can verdiği Muhsin Bey karakteriyle Türk Sineması’nın başyapıtlarından birisine imza atan Şen, ayrıca bu film sayesinde ileriki yıllarda pek çok kez beraber kamera karşısına geçeceği Uğur Yücel ile de ilk defa bir başrolde beraber çalışma fırsatı yakaladı.

Muhsin Bey’in ardından 1987 yılında Selamsız Bandosu ve Zengin Mutfağı filmlerinde başrol oynayan Şen, 1988 tarihli Arabesk ile bir kez daha unutulmaz bir oyunculuğa imza attı. Yönetmenliğini Ertem Eğilmez, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve senaryosunda Gani Müjde’nin görev aldığı Arabesk, Müjde Ar ve rol arkadaşı Şener Şen’in fevkalede oyunculukları sayesinde 26.Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kazandı.

Arabesk sonrasında rol aldığı film sayısını azaltan ve filmlerin aralarındaki süreyi uzatan Şener Şen, artık tam anlamıyla bir yıldız oyuncu portresi çiziyordu. 1990 yılında Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, 1992 yılında Yavuz Turgul yönetmenliğindeki Gölge Oyunu’nda Şevket Altuğ ile beraber başrolde yer aldı. Bir sonraki filmi Amerikalı ise Lale Mansur, Taner Barlas ve Eray Özbal gibi başarılı oyuncuları bir araya getirdi.

Amerikalı’nın ardından üç yıl boyunca sinema filmi çekmeyen Şen, 1996 yılında Eşkıya ile beraber sinemalara geri döndü. Yavuz Turgul tarafından senaryosu yazılan ve de yönetilen Eşkiya, Şen’i Uğur Yücel ile bir kez daha başrollerde bir araya getirirken, uluslararası film festivallerinde ve  19. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri’nde pek çok ödül kazandı.

Eşkiya’nın vizyona girmesinin ardından sekiz yıl hiçbir sinema filmi çekmeyen Şen, bu süre içerisinde sadece 2000 yılında gösterime başlayan T.V. dizisi İkinci Bahar’da rol aldı. 2004 yılında vizyona giren ve başrollerini Meltem Cumbul’la paylaştığı Gönül Yarası’nda bir kez daha Yavuz Turgul ile beraber çalışma fırsatı bulan Şen, 2007 yılında ise senaryosunu Yavuz Turgul’un yazdığı ve yönetmenliğini Ömer Vargı’nın yaptığı Kabadayı’da rol aldı. Kenan İmirzalıoğlu, Aslı Tandoğan ve Rasim Öztekin gibi başarılı sanatçıların rol aldığı Kabadayı gişede 10.000.000 dolarlık bir hasılata imza atarken, eleştirmenler tarafından II. Eşkiya olarak nitelendirildi.

Muhsin Bey filminde beraber başrolü paylaştıkları Şermin Hürmeriç ile evlenen Şen, 11 yıllık bir evliliğin ardından eşiyle boşandı.
Şener Şen’in son filmi ise 2017 ‘de vizyona giren Yol Ayrımı’dır.

kaynak : biyografi.info

sener_sen3   sener_sen5   sener_sen101sener_sen11   sener_sen12   sener_sen13