Arama:

Etiket Bulutu







‘kırık çanaklar’

Lale Oraloğlu

17.11.2010

lale_oraloglu3

Lale Oraloğlu öldüğünde, çok çeşitli alanlarda elde edilen başarılarla dolu bir yaşamöyküsü kaldı geriye.
28 Eylül 1924 doğumlu sanatçımız, 15 Ocak 2007′de beyin kanamasından öldüğünde -hakkını vererek- 83 yılı geride bırakmıştı.

7 yaşında piyano çalmaya başladı, konservatuvarda piyano ve şan eğitimi aldı. Muhiddin Sadak’ın korosunda 7 sene çalıştı. Dame de Sion, Şişli Terakki, Saint Pulcherie, Nişantaşı Ortaokulu ve Alman Lisesi’nde okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Filolojisi’nden mezun oldu. 400 metre yüzme şampiyonluğu, gülle atmada Türkiye ikinciliği, Galatasaray Kız Kürek Takımı kürek kaptanlığı da var.

Operayı hedefleyerek devam ettiği tiyatro kursları vasıtasıyla Muhsin Ertuğrul’un dikkatini çeken Oraloğlu, 1951 yılında açılan Küçük Sahne’de profesyonel tiyatrocu olarak çalışmaya başladı. Aynı yıllarda gazetecilik de yapıyordu; Galatasaray Spor dergisini yayınlıyor, İstanbul Ekspres ve Yeni Sabah gazetelerinde de çalışıyordu.
50′li yıllarda en verimli dönemini yaşayan sanatçı, sinemadan da geri kalmamış, 1960′a değin 35 filmde rol almıştı.
Dört filmin yapımcılığını üstlendi; dört filmde de yönetmen koltuğuna oturdu. Yedi filmin senaryosunu yazdı. Tiyatrosunu annesi 90 yaşına geldiği ve yanında olması gerektiği için 1987 yılında kapattı. Oraloğlu’nun “Kızım” adlı romanı 1976′da Hürriyet yayınları tarafından yayınlandı.

Yeşilçamın Görünmeyen Kadınları isimli belgesele, Türk sinemasının ilk üç kadın yönetmeniyle birlikte, kendisinin yaşamı da konu oldu. Türk Filmleri Yarışması’nda Kırık Çanaklardaki oyunuyla aldığı En İyi Kadın Oyuncu ödülü (1961), 2000 yılında Avni Dilligil Tiyatro Jüri Özel Ödülü gibi bazı ödüller kazandı. 1 Aralık 2001’de sanat hayatının 50. yılını, Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen bir geceyle kutladı.

lale_oraloglu2   lale_oraloglu6   lale_oraloglu7lale_oraloglu8   lale_oraloglu5   lale_oraloglu9

Mualla Kaynak

17.11.2010

mualla_kaynak2

1931 yılında doğmuş ve sanat yaşamına İstanbul Çocuk Tiyatrosu’nda başlamış, bir süre Karaca ve Ses operetlerinde oynadıktan sonra 1950’li yılların sonlarından itibaren, tiyatro ve sinemada muhteşem cazibesiyle herkesi büyüleyen bir yıldız olarak parlamıştı; Mualla Kaynak’tı bu güzel. Şehir Tiyatroları’nda ünlenmiş, oradan gazino sahnelerine, oradan da “Bir Aşk Hikayesi” adlı ilk filmiyle beyazperdeye sıçramıştı. Devrin popüler magazini “Ayda Bir” dergisi, bakın bu geçmiş zaman efsanesini nasıl tanımlamış;”Vücudunun güzelliğini ve tenasübünü (uyumunu) her gün yaptığı spor hareketlerine medyun (borçlu) olduğunu söylemektedir. Deniz sporlarını ve bilhassa futbolu çok sevmektedir. Galatasaray’a haddinden fazla sempatisi olduğu söylenir..” (Efsane futbolcu Metin Oktay ile kısa bir beraberliği olmuştur).
Edmond Morris’in “Tahta Çanaklar” adlı oyunundan sinemaya uyarlanan, senaryosunu Halit Refiğ ve Lale Oraloğlu’nun yazdığı ve Memduh Ün’ün yönettiği, bol ödüllü Kırık Çanaklar (1961) filmiyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü almıştır.

mualla_kaynak1   mualla_kaynak5   mualla_kaynak1

Salih Tozan

17.11.2010

salih_tozan5

Türk sinema tarihinin ilk oyuncularından olan Salih Tozan, 1914 yılında Balıkesir’de doğdu. Sanat yaşamına 1933 yılında “Raşit Rıza Tiyatro Topluluğu”‘nda başladı. Avni Dilligil Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatroları gibi topluluklarda çeşitli rollerde yer aldı. 1950 yılında kamera karşısına geçerek sinemaya adım atan sanatçı, hem komedi, hem de dram dallarında başarılı oyunculuk göstermiş, siyah beyaz dönemin sevilen oyuncuları arasına girmiştir. 16.02.1963 tarihinde 49 yaşındayken siroz hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiş, erken ölümüyle sevenlerini çok üzmüş ve sinemamızda gerçekten iz bırakmış büyük sanatçılarımızdan biridir. Adı, memleketi Balıkesir’de bir kültür merkezinde yaşatılmaktadır..
Kırık Çanaklar, Otobüs Yolcuları, Üç Arkadaş, Aşka Kinim Var, Salih Tozan’ın 100 ‘e yakın filmi arasında hatırda kalanlar.

Kandemir Konduğun “Ünlülerden komik anılar” adlı kitabından, İsmet Ay’ın hatırası. Bir gün provadan çıkan İsmet Ay çiçek pasajının önünden geçerken Salih Tozan’ı ve arkadaşlarını bir fıçının etrafında oturmuş içerken görmüş. Onu da davet etmişler masaya. Bir süre sonra pasaja bir postacı girmiş ve girişten itibaren fıçıları saymaya başlamış. Tam önlerine geldiğinde “Salih Tozan” sizsiniz değil mi demiş. “benim” demiş Salih bey. Postacı bir mektup uzatmış. Zarfın üzerinde şöyle yazıyormuş. “Beyoğlu çiçek pasajı 7 numaralı fıçı, Salih Tozan”

salih_tozan6   salih_tozan2   salih_tozan1salih_tozan11   salih_tozan14   salih_tozan10

Turgut Özatay

16.11.2010

turgut_ozatay1

Manisa Alaşehir’de 1927 yılında doğan Özatay, “Kahraman Denizciler” filmiyle sinemaya girdi. Türk sinemasının ilk jönlerinden olan Turgut Özatay, başrol oyuncusu olarak unutulmaz filmlere imza attı.
Ateşten Damla, Kırık Çanaklar (Memduh Ün), Yangın Var (Lütfi Ö. Akad), Hızlı Yaşayanlar (Nevzat Pesen), önemli filmlerinden bazılarıdır.
1950’li ve 1960’li yıllardaki jön rollerinin ardından, Yeşilçam’ın yıllar boyunca en popüler karakter oyuncularından birisi, kötü adam denince akla gelen bir kaç isimden biridir. Başarıyla canlandırdığı kötü adam rolleri ile, 80 li yıllarda artış gösteren mafya içerikli filmlerin değişmez oyuncusu oldu.
“Sezercik, Küçük Mücahit”, “Umudumuz Şaban”, “Korkusuz Korkak”, “Üç Kağıtçı”, “Atla Gel Şaban”, “Keriz”, “Talih Kuşu”, “Zehir Hafiye”, “Manyak Mahmut” gibi filmler bu dönem filmlerinden bir kaçıdır.
26 Haziran 2002 tarihinde akciğer kanseri teşhisiyle kaldırıldığı SSK Okmeydanı hastanesinde aramızdan ayrıldı.
Kendisini rahmetle anıyoruz.

turgut_ozatay7   turgut_ozatay10   turgut_ozatay2turgut_ozatay9   turgut_ozatay3   turgut_ozatay8