Arama:

Etiket Bulutu







‘konser’

Almanya’da bir konser

12.05.2010

frankzappa

Seksenli yıllar, Berlin Olimpiyat Stadyumu. Alman gençler hıncahınç doldurmuş stadı. Çünkü filozof-sanatçılarından Frank Zappa konser verecek.
Ama bir sorun var: Konser saati gelmiş olmasına rağmen sanatçı ortada yok.
Yarım saat, bir saat geçiyor, yok…
Tam iki saat sonra teşrif ediyor. Ağır adımlarla sahneye çıkıyor, mikrofonun önünde durup seyirciye bakıyor.
Sonra eliyle bir Nazi selâmı çakıveriyor birden:
“Heil Hitler!”
Stadyumda ölüm sessizliği… Berlinliler şaşkın. Yavaş yavaş bir homurtu yükselmeye başlıyor.
Sahnedeki adamsa hiç oralı değil. Tekrar çakıyor Nazi selâmını.
“Heil Hitler!”
Seyircilerin küçük bir kısmı, aynı şekilde bağırarak cevap veriyor ona. Ama sanatçı hâlâ memnuniyetsiz.
Daha sert bir Nazi selâmı veriyor ve bağırıyor avazı çıktığı kadar: “Heil Hitler!”
Bu sefer seyirci hazırlıklı… Stadyumun yarıya yakını sahnedeki adamın söylediği şeyi bir ağızdan tekrarlıyor. Ne var ki tatmin olmuyor Frank Zappa… Karşısındaki binlerce kişiye ters ters baktıktan sonra yine veriyor o selâmı, yine bağırıyor.
“Heil Hitler!”
Kitle artık ne yapması gerektiğini anlamış durumda. Bir ağızdan “Heil Hitler!” diye cevap veriyorlar, bütün stadyumu inleterek.
Bir sessizlik oluyor.
Kısa ama gergin bir sessizlik.
Frank Zappa’nın sözleri bozuyor sessizliği: “Ey Almanlar, gördüğüm kadarıyla siz hâlâ akıllanmamışsınız. Yok size konser!
Dönüyor arkasını ve çekip gidiyor sahneden.

Londra’da bir konser

11.02.2010

konser

Temel ile Dursun Londra’da gezinirken bakmışlar ki ahali haldır huldur bir yere gidiyor..
Sormuşlar..
U2’nin konseri varmış..
Bizimkiler:
” Cidelum, biz de corelum ..” deyip soluğu stadyumda almışlar..
Konser başlamış..
Millet coşkuyla şarkılara eşlik ediyor..
Bizimkiler de eğlenir gibi yapıyor..
Solistleri Bono birden müziği durdurup iki elini birbirine vurarak şaklatmış..
Herkes şaşkın..
İki üç saniye sonra bir daha şaklatmış..
Bir daha..
Sonra:
“Niye böyle yapıyorum biliyor musunuz?” diye kalabalığa sormuş..
On binlerce kişiden çıt yok..
Bono, sorusunu kendisi cevaplandırmış. .
“Afrika açlık çekiyor.. Ben elimi her çırptığımda oralarda bir çocuk ölüyor..”
Refah toplumunun bireyleri bu gerçeğin böyle ifade edilmesinden şaşkın, şoklanmış gibi soliste bakarken
gerilerden Temel’in sesi yükselmiş..
“Coduğumun evladı.. Sen de elini çırpmasana la o zaman..”

Metrodaki Kemancı…

22.05.2009

joshua-bell

Soguk bir ocak sabahι, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altι Bach eseri çalar.

Bu süre içinde, çogu işe yetişme telaşιndaki yaklaşιk bin kişi kemancιnιn önünden geçip, gider.

Kemancι çalmaya başladιktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlι bir adam kemancιyι fark edip yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hιzla yoluna devam eder.

Kemancι ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alιr. Bir kadιn yürümesine ara vermeksizin parayι kemancιnιn önüne koyduğu kaba atarak, hιzla geçer, gider.

Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayιp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attιğιnda işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hιzla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarιnda bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekistirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancιya bakar. En sonunda annesi daha hιzlι çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar.  Oğlan arkasιna dönüp dönüp kemancιya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne babalarι tarafιndan yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştιrιlιrlar. Çaldιğι 45 dakika boyunca kemancιnιn önünde sadece 6 kisi, çok kιsa bir süre durur.

20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir.

Kemancι çaldιğι süre içinde 32 dolar toplar.

Çalmayι bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkιşlamaz.

Hiç kimse onun dünyanιn en iyi kemancιsι Joshua Bell oldugunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlιk kemanla, yazιlmιş en karmaşιk eserleri çaldιğιnι anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satιlmιştι…

Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell’in öylesine bir kιlιkla metroda keman çalmasι, Washington Post gazetesi tarafιndan algιlama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapιlan bir sosyal deney gereği kurgulanmιstιr.

Sorgulanan şeyler; sιradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algιlayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alιyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanιyabiliyor muyuz?  idi…

Bu deneyden çιkarιlacak kιssadan hisse ise, dünyanιn en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamιz dahi yoksa, başka neleri kaçιrιyoruz acaba?