Arama:

Etiket Bulutu







‘kurban’

Kınalı Ali

12.04.2010

canakkale

Üstteğmen Kemal, cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor, bir taraftan da onlarla laflıyordu. Nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla adın ne senin evladım’ diye sorar.
Cocuk ‘Ali’ diye cevap verir.
– Nerelisin? .
– Tokat Zilede’nim
– Peki evladım bu kafanın hali ne?
– Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım .
– Neden?
– Bilmiyorum komutanım
Peki gidebilirsin Kınalı Ali’ der.
O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır.
Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali’nin okuma yazması da yoktur. Arkadaşlarından yardım ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali soyler, arkadaşları yazar.
‘Sevgili anne babacım ellerinizden operim. Ben burda çok iyiyim, beni merak etmeyin’ diye başlar. Kız kardeşini, kendinden bir küçük erkek kardeşini, köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini, kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına Not düşer: Ali nin kendisinden hemen sonra askere gelicek bir kardeşi daha vardır.
‘Anacağım kafama kına yaktın burda komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler, sakın kardeşim Ahmet’e de yakma, onla da dalga geçmesinler der, ellerinden öptüm’ diye bitirir.

Aradan zaman geçer. Ingilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu’ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşmüşlerdi. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış, onların sayılarıda epey azalmıştı. Gelibolu düşmek üzereydi, Kınalı Ali’nin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti.
İnsan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere dua ediyordu. Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vehametini bilen Kınalı Ali ve arkadasları, komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir. Kınalı Ali’nin bölüğünden kimse sağ kalmaz, hepsi şehit olmuştur.

Aradan zaman geçer. Kınalı Ali’nin ailesine yazdığı mektubun cevabı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. (bu mektubun aslı Çanakkale müzesinde sergilenmektedir)
Babası anlatır. Ali’ nin.
‘Oğlum Ali nasılsın iyimisin, gözlerinden öperim selam ederim’ dedikten sonra ‘Öküzü sattık paranın yarısını sana, yarısınıda cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da. Siz sakın bizi merak etmeyin, bizi düşünmeyin’ der, Köyü, akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir. ‘Ali ananın da sana diyeceği bir şey var’ Anasını anlatır:
‘Oğlum Ali yazmıssın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler, kardeşime de yakma demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde 3 şeye kına yakarlar
1- Gelinlik kıza gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye
2- Kurbanlık koç a ALLAH’A kurban olsun diye
3- Askere giden yiğitlerimize vatana kurban olsun diye….. gözlerinden öper selam ederim ALLAH’A emanet olun’

kurbanlık

03.07.2009

kurban