Arama:

Etiket Bulutu







‘muammer karaca’

Adile Naşit

18.11.2010

adile_nasit1

17 Haziran 1930’da Istanbul’da doğan Adile Naşit, tiyatrocu bir aileden gelmiştir. Babası ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Ermeni tiyatro oyuncusu Amelya Hanım’dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950’de evlendiği eşi Ziya Keskiner de tiyatro sanatçısıdır.
Babası öldükten sonra okulunu bırakan Adile Naşit 14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatroları, Çocuk Tiyatrosu’na girdi.
Halide Pişkin’in grubunda “Herşeyden Biraz” oyunu ile İstanbul turnesine çıkan Adile Naşit sonradan Muammer Karaca’nın tiyatrosunda çalıştı.
1948-1951 arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta çalışan sanatçı, sonradan 1954’te döndüğü Muammer Karaca tiyatrosunda 1960’a kadar oyunlarda rol aldı.
1961’de eşi Ziya Keskiner ve ağabeyi Selim Naşit Özcan ile birlikte kurdukları Naşit Tiyatrosu dağıldıktan sonra, 1963’te girdiği “Gazanfer Özcan – Gönül Ülkü” tiyatrosunda, 1975’e kadar aralıksız olarak uyunlarda oynadı.
Sinemaya girişi de 1947 yılında Seyfi Havaeri’nin yönettiği Yara filmiyle olmuştur ancak 1970’lerde filmlerde oynamaya başlamıştır.
Adile Naşit eşi Ziya Keskiner’in Temmuz 1982’deki ölümünden sonra 16 Eylül 1983 tarihinde Cemal İnce ile gizlice evlendi.
Oyunlarında ve sinema filmlerindeki anne tiplemesi, kendine has üslûbu ve kahkahası onu Türk Sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirmiştir.
1976’da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.
Hababam Sınıfı film serisindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. 1978’de Uluslararası Sanat Gösterileri’nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı.
Daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet’in çektiği güldürü filmlerinde oynamıştır.
Masalcı Teyze TRT’de 1980 yılında T.R.T Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün’ün (1946-2003) yapımcısı olduğu; Uykudan Önce isimli çocuk programıyla anılmaya başladığı isimdir.
Masal ve öykü anlattığı bu program çocuklar tarafından büyük ilgi görmüştür.
Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz’ın ünlü eseri Hababam Sınıfı’ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar,
Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki “Anne” rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987’de doğduğu şehir olan İstanbul’da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu hayatını kaybetmiştir.

adile_nasit12   adile_nasit8   adile_nasit41adile_nasit6jpg   adile_nasit31   adile_nasit10

Asuman Arsan

18.11.2010

asuman_arsan61

9 Mayıs 1934 yılında İstanbul Fener’de dünyaya geldi.
Cibali Kız Ortaokulu’ndan mezun oldu. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda çocuk oyunlarında rol alarak sahnelere adımını atan Arsan, 1951 yılında Ses Tiyatrosu’na geçerek profesyonel tiyatro yaşamına başladı.
1955 yılında Muzaffer Hepgüler ile evlendi ve beş buçuk yıl evli kaldıktan sonra ayrıldı.
İkinci evliliğini Ümran Ertok ile yaptı, fakat bu evliliği 3.5 ay sürdü.
1960 yılında Ses topluluğundan ayrılan oyuncuların kurduğu İstanbul Tiyatrosu’nda, daha sonra Muammer Karaca ve Kenan Büke tiyatrolarında çalıştı.
Behzat Tözün, Halide Pişkin, Reşit Baran, Handan Adalı, Nevzat Okçugil ve Toto Karaca gibi çok değerli isimlerin arasında yetişti.
1979-80 sezonunda da Şan Müzikholü’nde “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ve diğer oyunlarda rol aldı.
Son rol aldığı oyun Dormen Tiyatrosu’nda “Bir Kış Sezonu” ve “Elveda Tiyatro” oldu.
Sanat yaşamına ölünceye kadar televizyon dizileri ve sinema ile devam etti.
Yasemince dizisindeki, Sürahi Hanım’ın gelini rolüyle gönüllerde taht kuran tiyatro ve sinema sanatçısı Asuman Arsan, yalnız yaşadığı evinde astım krizi sonucu, 11 Ekim 1997’de hayata veda etti.
Türk insanının aile içi ilişkisini oldukça çarpıcı bir mizah diliyle ele alan ve milyonları ekran başına bağlayan ‘‘Sürahi Hanım’’, dünyayı zindan ettiği geliniyle bir daha kavga edemeyecek.
Çünkü o gelin, Sürahi Hanım’a olmasa da, acı içindeki hayatına daha fazla dayanamadı.
Şimdi ayrılığın ve kavga edememenin acısını gururuyla örtmeye çalışan Sürahi Hanım’ın, titremesine engel olamadığı dudaklarıyla oğluna dönüp, ‘‘Haşmet… Söyle şu kadına ölmesin’’ dediğini duyar gibiyiz.


Ödülleri;
20. Antalya Film Şenliği, 1983, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Film: Faize Hücum

asuman_arsan10   asuman_arsan1   asuman_arsan82asuman_arsan71   asuman_arsan9   asuman_arsan3

Güzin Özipek

18.11.2010

guzin_ozipek1

11 Mart 1925’te İstanbul’da doğan Güzin Özipek, Sultanahmet Ticaret Lisesi orta bölümünü bitirdikten sonra ilk önceleri adı Fransız Tiyatrosu olan Beyoğlu’ndaki Ses Opereti’nde, 1944’te Cemal ve Ekrem Reşit Rey kardeşlerin ”Hava Civa” operetinin İzmir turnesinde sanat yaşamına başladı.
1945’te Muammer Karaca’ nın Karaca Opereti’ne girip Yolculuk Var, Tatlı Sert, Zırdeliler, Yaman Şey, Platin Palas, Kâtibin Karısı gibi operetlerde oynadı.
Ses’ten ayrıldıktan sonra Anadolu turnesine çıkan ”Fuar Yıldızı”, ”Lüküs Hayat”, ”Deli Dolu”,”Alabanda” gibi operetler sahneleyen Muammer Karaca’nın grubunda Güzin Özipek de vardı.

1952’de ”İstanbul Yıldızları” filminde Muammer Karaca ile başrolde oynayarak sinema yaşamına başladı. Toto Karaca, Muzaffer Hepgüler, Celal Sururi rol arkadaşlarıydı. 1956’ya dek kaldığı Karaca Tiyatrosu’nda Etnan Bey Duymasın, Cibali Karakolu nda hizmetçi, Sorma Gir” de Madam Mari, Kiralık Odalar da Lütfiye, Kâtibin Karısı nda Cemile, Lüküs Hayat ta Şadiye rolleriyle büyük beğeni topladı.
O yıllarda mühendis Aydın Tezel ‘le evlenip Zonguldak’a gitmiş, başka kentlerde de uzun süre kaldığı için sanat yaşamına 12 yıl ara vermişti. Sonra ailece İstanbul’a döndüler. 1965’te parlak bir sahne önerisi geldi. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu Haldun Taner ‘in ünlü müzikal oyunu Keşanlı Ali Destanı’ nda daha önce Semiha Berksoy ‘un oynadığı Şerif Abla rolü için onu uygun görmüştü. Eşi de anlayış gösterince tiyatro ve sinema dünyasına kesin dönüş başladı. Şerif Abla’dan sonra Direkler Arasında’da Madam Kamelya’yı oynadı. 1966’da Gen-Ar Tiyatrosu’nda Aziz Nesin ‘in Ah Biz …, Hizmetçiler, Mücap Ofluoğlu-Özlem Tiyatrosu’nda Bit Yeniği, Şeytanın Oyunu, Arkası Yarın, Oliver oyunlarında rol aldı.

Tiyatroyla birlikte sinema yaşamına dönüş başlamıştı. 1966’da Metin Erksan ‘ın Emily Bronte ‘un romanından uyarladığı Ölmeyen Aşk” filminden sonra Türk sinemasının önemli ya da sıra işi filmlerinde oynadı. Oynadığı rollerin seslendirmesini de kendi yapıyordu. Karı-koca birlikte 1969-1974 yılları arasında Sevgili Babam, Yaşamak Kolay Değil, Bir Teselli Ver, Beyoğlu Güzeli, İki Yetim, İki Süngü Arasında gibi filmler çevirdiler. Son dönemde ise olgunluk çağının asıl ününü sağladığı, onu doruğa çıkaran televizyon dizileri oldu. Günümüz kuşağı için Özipek, ekranların en uzun soluklu dizisi ”Bizimkiler” in babaannesidir.
20. yüzyıla Türkiye’de şen şakrak operet yıldızı, yetenekli tiyatro ve sinema sanatçısı, son yıllarda televizyon dizilerinin vazgeçilmez olgun oyuncusu olarak damgasını vuran Güzin Özipek, ardında büyük bir ün, saygın bir ad, güzel anılar, milyonlarca hayran ve alkış bıraktı.
56 yıldır perde ve sahne dünyasının gündeminde olan bu değerli sanat emekçisi, vücudunu saran lenfbezi tümörüne ve solunum yetmezliğine yenik düşerek 13 Ağustos 2000 tarihinde 75 yaşında aramızdan ayrıldı.

Kaynak: Türk Sinaması

guzin_ozipek3   guzin_ozipek2   guzin_ozipek11guzin_ozipek121   guzin_ozipek14   guzin_ozipek10

Hayri Esen

18.11.2010

hayri_esen4

1919 yılında Balıkesir’de doğan Hayri Esen, Edirne Sanat Enstitüsü Torna Tesviye Bölümü’nden mezun oldu. 1933 yılında Balıkesir Halkevi’nde Aka Gündüz’ün “Beyaz Kahraman” oyunuyla sahneye çıktı. 1945 yılında İzmir Şehir Tiyatrosu’na girdi. Ankara Radyosu Temsil kolunda çalıştı. Daha sonra İstanbul’a gelerek Avni Dilligil ve Mümtaz Ener’le birlikte Çığır Sahnede çalıştı. 1956 yılında Küçük Sahneye geçti.

1949’da Orhon M. Arıburnu’nun yönettiği Yüzbaşı Tahsin filmiyle oyunculuğa başladı. 1950’li yıllarda Ayhan Işık, Orhan Günşıray gibi ünlüleri konuşarak, dublaj konusunda da büyük bir ün sağladı. Birçok filmde karakter rollerine çıktı. Başta Ayhan Işık, Orhan Günşıray olmak üzere pek çok ünlüyü konuşarak, seslendirme alanında büyük başarı kazandı. Daha sonra sinemayla birlikte, Avni Dilligil ve Muammer Karaca Tiyatrolarında oyunculuk yapmaya devam etti. Bir süre Nedret Güvenç ile evli kaldı. 1952’de yönetmenliğe başladı, 1954’de de bir film çevirerek yönetmenliği bıraktı. 1969 yılına kadar oyunculuk yapmaya ve film seslendirmelerine devam etti. 1977 yılında vefat etti.

hayri_esen2   hayri_esen11   hayri_esen7

Salih Tozan

17.11.2010

salih_tozan5

Türk sinema tarihinin ilk oyuncularından olan Salih Tozan, 1914 yılında Balıkesir’de doğdu. Sanat yaşamına 1933 yılında “Raşit Rıza Tiyatro Topluluğu”‘nda başladı. Avni Dilligil Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatroları gibi topluluklarda çeşitli rollerde yer aldı. 1950 yılında kamera karşısına geçerek sinemaya adım atan sanatçı, hem komedi, hem de dram dallarında başarılı oyunculuk göstermiş, siyah beyaz dönemin sevilen oyuncuları arasına girmiştir. 16.02.1963 tarihinde 49 yaşındayken siroz hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiş, erken ölümüyle sevenlerini çok üzmüş ve sinemamızda gerçekten iz bırakmış büyük sanatçılarımızdan biridir. Adı, memleketi Balıkesir’de bir kültür merkezinde yaşatılmaktadır..
Kırık Çanaklar, Otobüs Yolcuları, Üç Arkadaş, Aşka Kinim Var, Salih Tozan’ın 100 ‘e yakın filmi arasında hatırda kalanlar.

Kandemir Konduğun “Ünlülerden komik anılar” adlı kitabından, İsmet Ay’ın hatırası. Bir gün provadan çıkan İsmet Ay çiçek pasajının önünden geçerken Salih Tozan’ı ve arkadaşlarını bir fıçının etrafında oturmuş içerken görmüş. Onu da davet etmişler masaya. Bir süre sonra pasaja bir postacı girmiş ve girişten itibaren fıçıları saymaya başlamış. Tam önlerine geldiğinde “Salih Tozan” sizsiniz değil mi demiş. “benim” demiş Salih bey. Postacı bir mektup uzatmış. Zarfın üzerinde şöyle yazıyormuş. “Beyoğlu çiçek pasajı 7 numaralı fıçı, Salih Tozan”

salih_tozan6   salih_tozan2   salih_tozan1salih_tozan11   salih_tozan14   salih_tozan10