Arama:

Etiket Bulutu







‘muzaffer tema’

Ayten Çankaya

18.11.2010

ayten_cankaya3

3 Nisan 1933 tarihinde doğan yıldızımız, baleye karşı merakı üzerine İstanbul’da bale dersleri aldı. Dansa olan kabiliyeti de kolayca kendisine sahne kapılarını açmış, muhtelif tiyatrolarda roller almaya başlamıştı. Sinemadaki ilk deneyimi, 1952 yılında İpek film tarafından hazırlanan “Balıkçı Güzeli” ile olan Çankaya, bu filmde Cüneyt Gökçer ve Münir Özkul ile başrolu oynadı. Ardından “İstanbul Canavarı”, “Öldüren Sır” ve “Son Baskın”. 1954 yılında Muzaffer Tema ile evlenen Akkaya’nın evliliği ne yazıkki uzun sürmez ve sessiz sedasız ayrılırlar. Fakat Muzaffer Tema ile dostlukları hiç bitmez. Daha sonra Muzaffer Tema’nın prodüktörü olduğu “Dişi Yılan” filmi gelir. Muzaffer Tema ya hayrandır ve şöhretini ona borçlu olduğunu her yerde büyük bir samimiyetle söyler.
Ayten Çankaya, zerafeti, güzelliği ve ışığı ile İtalyan sinemacılarında dikkatini çekmiş ve İtalya’da reklam filmlerinde oynamıştır. Çok fazla film çevrimediysede bir dönemin önemli yıldızıdır.

ayten_cankaya4   ayten_cankaya9   ayten_cankaya7

Evrim Fer

18.11.2010

evrim_fer3

1950 lerin sonundan, 1960 ların ilk yarısına kadar 30 kadar filmde oynamış, zamanın dergilerine kapak olmuş, sonra unutulmuş. Değeri bilinmeyen nice yeşilçam yıldızı gibi, son yıllarında yalnız yaşamış, yalnız ölmüş.
Evrim Fer’in ismi birçokları için yabancı olabilir, çok eskilerde kaldı çünkü. Ama bilen bilir.
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin ünlü 2001 açılışında yerli sinemanın dört büyük kadın yıldızı (Şoray, Koçyiğit, Girik ve Akın) ilk kez bir araya gelmekle kalmamış, aynı zamanda tanınmamış, görmezden gelinmiş kadın yönetmen ve oyuncuların da görünmesi için, onlara destek vermek için sahneye çıkmıştı. Açılışta dört yıldız festival tarafından yaptırılan ‘Öteki’nin Sesi’ adlı belgeseli sunmuş, belgeselin gösteriminden sonra bu pırıltılı sahnede Evrim Fer plaketini Hülya Koçyiğit’in elinden almıştı.

Sinemaya isteyerek girmişti Evrim Fer. Konservatuarda hem derslere devam ediyor hem de orada memur olarak çalışıyordu. Konservatuar hocalarından olan Muzaffer Tema filmlerde oynaması için bu güzel ve genç kadına teklif götürmüş, o da filmlerde oynamak istemiş ama annesi bu teklife hiç sıcak bakmamıştı. Bir zaman sonra Zeynep Değirmencioğlu’nun babası Hamdi Değirmencioğlu yazdığı bir senaryoyu ona gösterdi, oradaki bir rolü Evrim’e yakıştırmıştı. Evrim Fer bir hevesle bu filmde oynamak istedi, annesinin itirazlarına rağmen, kısa bir süre küs kalmak pahasına bu filmde oynadı.
Önemli filmleri arasında Fikret Hakan’la oynadığı ‘Kardeş Gibiydiler’ (Semih Evin, 1963), Eşref Kolçak’la oynadığı ‘Hancının Kızı’ (Nuri Ergün, 1963), Yılmaz Güney’le oynadığı ‘Kocaoğlan’ (Ziya Demirel, 1964) ve ‘Mor Defter’ (Nuri Ergün, 1964) yer alır. Bu filmler arasında yer alan ‘Hancının Kızı’ Kıbrıs’ta çekilen ilk Türk filmidir.

Son yaptıkları filmler gişede başarılı olmayınca, Evrim Fer de sinemadan uzaklaşır. Dönemin magazin dergilerinde ısrarla vurgulandığı gibi hanımefendidir, kompleksleri, kendini beğenme huyları yoktur, mütevazı, sessiz, sakin, dedikodusuz bir hayat sürer.

Kimse durumunu bilsin istememiş, gururlu, onurlu, yoksul gitmiş. SSK emeklisi maaşıyla geçinen Evrim Fer son yıllarını zorluklar içinde yaşamış.

kaynak;
Radikal Gazetesi.
S.Ruken Öztürk

evrim_fer13   evrim_fer14   evrim_fer15evrim_fer121

Muzaffer Tema

17.11.2010

muzaffer_tema

Türk Sinemasının ilk romantik jönü, ilk erkek yıldızı Muzaffer Tema, 15 Haziran 1919’da İstanbul’da dünyaya gelir. Gönlünde asker olmak yatarken, müzisyen olan babasının isteği üzere İstanbul belediye Konservatuarına girer. Burada flüt, keman ve piyano çalmasını öğrenir. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın imtihanlarını kazanarak Ankara’ya gider. 1944 yılında Devlet konservatuarında tanıştığı Sevinç Tevs ile evlenir. (Daha sonra 6 evlilik daha yapacaktır.) Eşi ile beraber, mesleklerini icra etmek için 8 sene kaldığı Ankara’dan ayrılmak zorunda kalır ve tekrar İstanbul’a göç eder.
1948 yılında Tepebaşı gazinosunda orkestra eşliğinde bir konser verir. Konsere bazı sinemacılar gelmiştir.
Bu anı şöyle anlatır Tema;
“Konserden sonra çağırdılar beni. Görüştüğüm kişiler bana bir deneme filmi teklif ettiler. Ben pek ilgi göstermedim çünkü sinemayla bir ilgim yoktu ve ne kadar başarılı olabilirdim bilemiyordum. Böyle bir riske girmek istemedim. Israr ettiler, kıramadım.”
Deneme filmi çevrilir ve çok beğenilir. Aydın Arakon’un yönetimindeki ilk filmi “Çığlık” ile oyunculuğa başlar. Kısa zamanda Avrupai tipiyle dikkat çekmeye başlayınca filmler birbiri ardına gelmeye başlar.
1951 yılında Yıldız dergisi’nin okuyucuları arasında düzenlediği yarışmada “Dudaktan kalbe” en iyi film, Muzaffer Tema’da en iyi erkek artist seçilir. Böylece Türk sinemasının romantik filmlerinin ilk jönü olarak sinema tarihindeki yerini alır. Muzaffer tema, bu rolü ile batılı anlamda jön tanımlamasına uyan ilk erkek starı olmuştur. Daha sonra film yapımcılığa el atan Tema, ilk filmi “Dişi Yılan” da istediği başarıyı bulamaz.

Birdenbire Amerika’ya gitmeye, Amerikan rüyasını gerçekleştirmeye karar verir Tema. Neyi var, neyi yok satar, eşinden boşanır. Artık şansını Hollywood’da deneyecektir. Bu duygularla 1956 yılında Amerika’ya gider. Amerikaya ayak basar basmaz Paramount Film Stüdyosunun New York ofisine başvurur. Bir gün katıldığı bir kokteylde prodüktör Sukuras’la tanıştırılır. Sukuras, Muzaffer Tema’yı ofisine çağırır. Resimlerine bakar ve “Ne zaman Hollywood’a gidersin” diye sorar. Tema, şaşkın bir şekilde bakarken o güne göre iyi para olan 500 doları ve uçak biletini takdim edip, ‘good luck’ diyerek onu Hollywood’a yollar. Ayağının tozuyla hızla girdiği Hollywood’da Türkiye’de de gösterilen iki filmde oynar. ‘Certain Smile’ (Acı Tebessüm), ‘Twelve to the Moon’ (Aya Giden 12 Adam).
Los Angeles’ta, Cumhuriyet Balosu’nda tanıştığı Zsa Zsa Gabor ile kısa süreli bir aşk yaşayan Tema, artık çok mutludur. Artık hayali gerçekleşmiş Hollywood’un pırıltılı dünyasına karışmıştır. Kendini bir anda Gary Grand, Gary Cooper, Robert Mitchum, Marilyn Monroe gibi dünya starları arasında bulur. Burada 2,5 sene kalır. Hollywood başını döndürmektedir genç aktörün. Bazen “Bu ne kadar da uzun süren bir Amerikan rüyası” diyerek kendini çimdiklediği bile olur. En ünlü artistler burnunun ucundadır artık.
Tema, Hayranı olduğu ve ikizi kadar benzediği Hollywood Starı Alan Ladd ile tanışma fırsatı bulur. O günden sonra Tema, Hep Alan Ladd’ı taklit eder. Onun gibi giyinir, onun gibi bakar ve onun gibi sigarasını tutar.
Fakat şans hep yüzüne gülmez ve babasının kanser olduğunu duyunca soluğu hemen Türkiye’de alır. Film teklifleri alınca bir film şirketi kurar ve kendi filmlerini çekmeye başlar. 1977 yılına değin Türkiye’de kalır. Sonra çocuğunun okulunu da düşünerek Tekrar Amerika’ya göç eder. Hawai’de şimdiki eşiyle 7. evliliğini yapar. Bir artist acentesiyle anlaşıp filmlerde küçük roller alır, Amerikalılara piyano ve flüt dersi verir.
PRIVATE Türkiye`de uzun yıllar sinema oyunculuğu yaptıktan sonra gittiği ABD`de 25 yıl kalan, geçen yıl Türkiye`ye dönerek ailesiyle birlikte İzmir`e yerleşen Tema, bir partiye üye olarak siyasete atılır.

1951 yılında başlayan sinema hayatında 55 film sığdıran Muzaffer Tema, Türkiye’nin yanı sıra ABD`de 3, İtalya ve Almanya`da da birer tane olmak üzere 5 yabancı filmde rol aldı. Sanatçı, 4 Ekim 2011 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

muzaffer_tema3   muzaffer_tema6   muzaffer_tema7   muzaffer_tema4   muzaffer_tema9   muzaffer_tema2