Arama:

Etiket Bulutu







‘onkoloji’

Hayatın içinden

13.07.2009

kutuphane

Tıp öğrencisi bir kitabevinin raflarını karıştırırken, aradığı kitabı bulduğuna sevindi. Kitabın arkasını çevirdiğinde gördüğü fiyat gülümsemesini dondurdu. Belli etmeden sayfaları hızla geçti, aradığı bölümü buldu. Kitabevinin sahiplerine gizlice baktı. İkisi dünyadan bihaber müşterilerle görüşüyorlardı. Hocasının ödev verdiği yeri hızla okudu, bitirince dışarı çıktı.
Ertesi gün yine geldi ve kitabın olduğu bölmeye geçti.
Allah`tan raflar kendisini gizliyordu, hızla sayfayı buldu ve okumaya başladı.
Öğrenci yaklaşık bir ay boyunca, iki günde bir kitabevine gidip dersine çalıştı, iş yerinin sahipleri hiç farkına varmadılar.
Bitirme sınavına bir hafta kala kitapçıya yine hayalet gibi sessizce süzüldü. Kitabın olduğu rafa geldiğinde kitabı bulamadı. Alt rafa, üst rafa baktı, bulamadı. Genç öğrencinin rengi attı. Belli etmeden tüm rafları inceledi. Kitap satılmıştı.
Buz gibi bir renkle orayı terk ederken, bir aydır ilk defa kitapçının sevimli sahibiyle göz göze geldi.
Merhaba dedi. Oturmaz mısınız?
Öğrenci sessizce kendisine gösterilen tabureye oturdu.
Kitapçı tezgahın altına uzandı. Genç öğrencinin korku dolu bakışları altında kitabı çıkardı.
Geçenlerde birisi geldi ve fiyatını sordu, alacak gibi göründü.
Ben de raftan indirdim ve senin için sakladım.
Buradan alıp okuyabilirsin dedi.
Genç delikanlı, ne diyeceğini bilemedi. Uzunca bir süre donmuş halde, adamın elindeki kitabın kapağına baka kaldı. Demek ki ilk günden beri biliyordu.
Yıllar geçti, o genç delikanlı başarılı bir onkoloji doktoru oldu.
Yıllar önce, o kitapçı dükkanının raflarındaki kitaplardan, ücretsiz faydalanmasının karşılığını, fakir hastalarından hiç ücret almadan fazlasıyla ödedi.