Arama:

Etiket Bulutu







‘öztürk serengil’

Ahmet Tarık Tekçe

18.11.2010

ahmet_tarik_tekce

(15 Aralık 1920 – 04 Ekim 1964)
İstanbul’da doğan oyuncunun, ortaokul yılları Galatasaray lisesinde geçmiş, lise son sınıfı ise Işık Lisesinde bitirmiş.
1945 yılında yedek subay okulunda 22 devre ögrencisiymiş. Subaylığını Hadımköy’de 32.Piyade Alay’ında yapmış.
Askerlikten sonra saat’te 32 kuruş ile Denizyolları’nın Camialtı Atelyesine girmiş. Daha sonrada Haliç Feneri Nufüs memuru olmuş.
Bir rastlantı eseri girdiği Yeşilçam’da Tekçe’ye Süavi Tedü’nün rolünü teklif ederler ve böylece Ahmet Tarık Tekçe 200 lira ile ilk filmine başlar. Filmin adı “Tuzak”, yönetmeni Faruk Kenç’tir. Lale Devri, Yavuz Sultan Selim Ağlıyor gibi filmlerde iyi adamdır.
İlk üç filmden sonra bir teklif gelir: “Vahşi Arzu” da kötü adam olacaktır. Olur ve sinemamızın en unutulmaz kötülerinden biri olarak hatırlanır daima. Belki de en iyi kötü adamdır… İnsanlar “…kitapsız ilim , Ahmet Tarık’sız film olmaz” demeye başlamışlar.
Ölmeden önce yine komik ve iyi adam rollerine döner. Ölümü ile yarım kalan son filmi bir komedidir “Barut Fıçısı”
Hayatını kaybettiği kazadan sonra Genelkurmay Başkanlığı’nın emri ve Öztürk Serengil’in maddi desteğiyle helikopter ile istanbula getirilir.
Aktör, olay günü kazadan sadece 10 dakika önce eşi Hatiçe Tekçe, yine aynı kazada ölen şoför ile yerlerini değişerek arkaya Filiz Akın’ın yanına geçer.
Ölüm tarihi 4 ekim, Kızının dogum günü ise 3 ekimdir.
Karabük’teki kaza 13.kilometrede olmuş ve kazanın oldugu saat ögleden sonra bir’i yani 13’ü gösteriyormuş.
Kötü adam rollerine çıksada filmlerinde kavga etmekten hoşlanmazmış.
Kanaryası öldüğünde çok ağlamış.
Yazlık evinin yanına bir çeşme yaptırmış.
Mahallesinde oturan bir kaç kimsesize daima yardım edermiş.
Okey oynamayı çok severmiş.
Allah rahmet eylesin.

ahmet_tarik_tekce2 ahmet_tarik_tekceq ahmet_tarik_tekce101ahmettarik_tekce63 ahmettarik_tekce31 ahmettarik_tekce51

Öztürk Serengil

17.11.2010

ozturk_serengil1

1930 yılında Artvin’de düryaya gelen ve sinemaya adım atmadan önce resim sanatıyla uğraşan Öztürk Serengil, bir süre Babıâli’de gazete, matbaa, ev ve reklam resimleri çizerek mesleğini genç yaşta açtığı atölyesinde uygulayan Ressam Cemal Akyıldız’ın yanında çalıştı. 1953’te Oğlum Edvard adlı oyunla sanat hayatına başlayan Serengil, 1954 yılında askerden döndükten sonra hayatının 35 yılını vereceği sinemaya “Üçüncü Kat Cinayeti” adlı filmle yardımcı oyuncu olarak adım attı. 1958’de Oda Tiyatrosu, 1959’da İstanbul Şehir Tiyatrosu‘nda sahneye çıktı.
Sinemada önceleri “kötü adam” karakterlerini canlandıran Serengil, sevimli hareketleri ve mimikleriyle bir anda komedinin aranan ismi oldu. “Yeşşe”, “Kelaj” gibi sık kullandığı sözcüklerle özdeşleşen Serengil’in dansla tanışması ve “Twist Kralı” olarak anılması 1958’lere rastlıyor. Filmlerinde de zaman zaman twist yapan Serengil, 300’e yakın filmde rol alarak komedinin değişmez oyuncusu haline geldi.

1961 yılında Türkiye’nin ikinci büyük gece kulübü Abidik Gubidik’i açtı. Sanatçı kazandığı büyük serveti yine aynı dönemde hızla yitirmeye de başladı. Libya’da da gazino açan Serengil, açılıştan oniki gün sonra, Libya Lideri Kaddafi’nin turizmi yasaklaması üzerine ciddi bir ekonomik sarsıntı yaşadı. Bütün servetini Libya’da bırakarak Türkiye’ye döndü. Bir dönemin Ayhan Işık’tan sonra en çok kazanan oyuncusu olan Öztürk Serengil, buna rağmen kumar tutkusu ve kadınlara düşkünlüğü nedeniyle yanlış adımlar attı. Sanatçı, birçok malvarlığını da hacizde kaybetti.

Televizyonda “Gülünüz Güldürünüz” adlı yarışma programını hazırladı ve sundu. Bu yarışma sayesinde birçok kişi sahne ve sinema dünyasına adım attı. Çeşitli TV dizilerinde rol aldı. Politik güldürü tarzında çeşitli 45’lik plaklar yaptı

Öztürk Serengil, yaşadığı hızlı hayatı, “artistlik” günlerini, evliliklerini, çılgınlıklarını, “Yeşilçam Benden Sorulur” adlı kitapta toplamıştı.
Ziyadesiyle çapkın olan sanatçı, ilk eşi Mevhibe Hanım’la evliyken, üniversiteli bir kızı babasından istemeye gitmiş. Bir başka eşinden üç gün içinde boşanmış. İlk kızı Seren’in annesi Nevin Hanım’la ise iki kez evlenmiş. Sonrasını şöyle anlatıyor: “Bir gün barın birinde çok güzel bir kadın gördüm. Yanına gidip tanışmak istedim. Bana, Öztürk hala eski huyundan vazgeçmedin mi? İsabet olmuş seni boşadığım, dedi.”

Beyin ödemi sebebiyle iki kez ameliyat oldu. Geçirdiği felç nedeniyle ömrünün son bir yılında yürüyemez, konuşma merkezi hasar gördüğü için de son günlerinde konuşma yeteneğini kaybetmişti. Solunum sisteminin durması sonucu 11 Ocak 1999 tarihinde İstanbul-Kozyatağı’ndaki evinde 68 yaşında vefat etti.

ozturk_serengil6   ozturk_serengil4   ozturk_serengil8ozturk_serengil10   ozturk_serengil7   ozturk_serengil3