Arama:

Etiket Bulutu







‘pil’

Güneş paneli (pili) nasıl çalışır?

21.09.2010

gunespaneli

Güneş panelleri ışığı doğrudan elektrik akımına dönüştüren (fotovoltaik) bir araçtır. Yarı iletken bir diyot olarak çalışan güneş panelleri, güneş ışığının taşıdığı enerjiyi iç fotoelektrik reaksiyondan faydalanarak doğrudan elektrik enerjisine dönüştürür.

Güneş ışığındaki fotonlar, elektronları yarı iletken metalik bir yonga plakasının bir katmanından bir diğer katmanına hareket ettiren enerjiyi sağlar. Elektronların bu hareketi bir akım yaratır. İki tür güneş hücresi kullanılmaktadır: silikon ve gallium arsenid. Uydular gallium arsenidi kullanırlarken silikonlar ise genellikle yerküredeki uygulamalarda kullanılmaktadır.

Güneş pilinin üst tabakaları yansımayı önleyici kaplama ve korumalardan oluşur. Güneş hücreleri son derece kırılgan olduklarından böyle bir koruma çatlama ve kırılmaları önlemek açısından gereklidir. Aksi halde güneş pillerinin çalışması sekteye uğrar ve bu da enerji kaybına sebep olur. Işık bu katmanlara nüfuz ettiğinde silikon veya gallium arsenide çarpar. P ve N tabakaları arasındaki bölümlerin farklılıkları sebebiyle güneşten gelen enerji bunlara çarptığında elektronların P tabakasından N tabakasına akışı sağlanmış olur. P ve N tabakaları arasına tel çekilmek suretiyle güneş hücresi artı ve eksi kutuplara sahip bir güneş pili halini alır ve böylelikle güç sağlamak için kullanılabilir. Tek tek sayısız piller (bine yakın) “Güneş Panelini” oluşturmak için bir araya getirilir. Güneş pilleri ile oluşturulan paneller ile günümüzde çok değişik gerilim / volt ve güçlerde / w / watt / wp enerji sağlanabilmektedir. Güneş ışığının yoğunluğu, havanın bulutu olması ve hava sıcaklığı güneş panelinin ürettiği gücü etkiler.

Fotovoltaik piller, Türkçe’ye güneş pilleri şeklinde geçmiş olsa da, bir pil yani batarya ya da akümülatör gibi çalışmamaktadır. Bilindiği üzere piller prensip olarak üzerlerinde depolanan kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Oysa ki güneş hücreleri veya güneş gözeleri diye tanımlanan fotovoltaik piller güneş enerjisinden faydalanarak elektrik üretme prensibi ile çalışır. Güneşin yaydığı radyasyon, foton denen parçacıklarla hareket eder, yani yayılır. Foton denen parçacıklar enerji taşırlar ve ışık hızında hareket ederler. Güneş pillerinin enerji depolama, saklama özelliği mevcut değildir. Güneş veya ışık olduğu sürece işlevseldir. Güneş hücreleri yarı iletken malzemeden oluşur. Güneş pillerinin yani güneş panellerinin işletme ömrü çok uzundur. Günümüzde yaygın kullanımı olan ticari ürünler için öngörülen süre 50+ yıldır. Bu öngörünün kaliteli, standartlara uygun ve belgeli ürünler için geçerli olduğu unutulmamalıdır.

Bitmiş pillerin çevre ve insan sağlığına olan zararı nelerdir?

05.01.2010

pil

Piller cıva, kadmiyum, kurşun, çinko, mangan, lityum, demir, nikel, kobalt ve kimyasal maddelerden üretilir. Bu pillerin gelişigüzel çöplere atılması, doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesi çevre açısından büyük tehlikeler yaratır. Metaller toprağa ve oradan da yeraltı sularına karışabilir. En başta toprak kullanılmaz hale gelir ve metallerin yarattığı su kirliliği sudaki ekosistemi alt üst eder. Etkilenen sadece su ekosistemi değil, aslında tüm ekosistemdir. Zaman içerisinde bu etkiler insanlar üzerinde de görülür. Atık pillerin sebep olduğu hastalıklar başında, nörolojik bozukluklar, merkezi sinir sistemi hastalıkları, kanser, böbrek ve karaciğer hastalıkları gelir. Pillerin içindeki tüm maddelerin zararı kimi zaman öldürücü boyuta ulaşabilir. Maddeler daha önce de belirtildiği gibi toprağa karışarak hayvanların yediklerinden ya da sulardan insan vücuduna karışır. Ayrıca bir küçük kalem pil 4 metrekare toprak kirletir ve bu toprağı üretim yapamaz hale getirir.

Mesela kadmiyum, insanlarda yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, akciğer kanserine ve kansızlığa neden olur. Kadmiyum;
– Akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku tahribine,
– Anfiyen ve kronik neval tübüler bozukluğa ve böbrek üstü bezlerin tahribine neden olur.

Kurşunun meydan getirdiği olumsuzluklar vücudun hassaslaşması, kuvvetten düşme, uykusuzluk, kabızlık, zihin bulanıklığı, böbrek hastalıkları ve felç olarak sıralanabilir. Kurşun; işitme bozukluğuna, sinir iletim sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kısırlığa, kansere ve ölüme neden olmaktadır.

Sinir sisteminin cıva bileşiklerine karşı çok yüksek hassasiyeti vardır. Bunun yanında vücuda alınan civanın beyin ve böbrekler üzerinde de ağır tahribatlar yarattığı yapılan çalışmalarla tespit edilmiştir. Bunun yanında cıva konsantrasyonunun vücutta yükselmesi tansiyon yükselmesine, kalp krizine, deride kızarıklık ve yaralar oluşması ile gözlerin zarar görmesine neden olabilir. Cıva doğada bozulmaz. Cıva ve cıva bileşikleri halk ve çevre sağlığı bakımından çok tehlikeli ve toksittir. Akan pildeki cıva hızla deri veya solunum yolu ile vücuda girebilir. Bu maddenin eser miktarda suda bulunması dahi ciddi tehlike oluşturur. İçme suyu veya gıda zinciri yolu ile insan vücuduna giren cıva;
– Parastezi, ataksi, dişartri ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara,
– Merkezi sinir sisteminin tahribine ve kansere,
– Böbrek, karaciğer, beyin dokularının tahribine,
– Kromozomları tahrip edip sakat doğumlara neden olmaktadır.