Arama:

Etiket Bulutu







‘ses opereti’

Aziz Basmacı

18.11.2010

aziz_basmaci1

Film-San Vakfı’nın kurucusu ve onur üyesi olan Aziz Basmacı 1913 yılında Selanik’te doğmuş ve 1933 yılında ses opereti ile sahne hayatına atılmıştır. Çeşitli tiyatrolarda ve kendi adına kurduğu toplulukta, güldürü ve esprileriyle ün yapan sanatçı 60 da fazla filmde rol almıştır.
Hasılat rekorları kıran filmlerinden bazıları, Fabrikanın Gülü, Ayrı Dünyalar, Çifte Kavrulmuş ve Son Gece’dir.
50’li yıllarda halk komiği olarak yıldızlaşan Aziz Basmacı 14/03/1978 ‘de geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur….

Aziz Basmacının kendi ağzından bir anısı;
Ses Tiyatrosu’nda oynuyorduk. Başrolde ben vardım. Gişecimiz bir gün,
“Aziz Bey,” dedi, “bilet almaya gelen herkes sizi soruyor. ‘Bu gece Aziz Basmacı da oynuyor mu?’ diyor. Ben, ‘Evet,’ dersem bilet alıyor.”
Çok hoşuma gitti bu. Gişeciye,
“Şöyle senin arkanda bir yere gizleneyim,” dedim. “Yine beni soran olursa, ‘Bu gece oynamıyor. Hasta. Onun yerine bir başkası oynayacak,’ dersin. Bakalım ne yapacaklar?” Gişede bir yere gizlenip başladım beklemeye. Biraz sonra bir adam geldi. Gişeciye, “Aziz Basmacı bu gece oynuyor mu?” diye sordu. Gişeci, “Hayır, beyefendi, Aziz Bey bu gece oynamıyor. Rahatsız. Yerine başkası oynayacak,” dedi. Adam bir an düşündükten sonra parasını uzattı: “Peki kızım, ver bana yedi bilet.”

aziz_basmaci7 aziz_basmaci8 aziz_basmaci5aziz_basmaci2


Güzin Özipek

18.11.2010

guzin_ozipek1

11 Mart 1925’te İstanbul’da doğan Güzin Özipek, Sultanahmet Ticaret Lisesi orta bölümünü bitirdikten sonra ilk önceleri adı Fransız Tiyatrosu olan Beyoğlu’ndaki Ses Opereti’nde, 1944’te Cemal ve Ekrem Reşit Rey kardeşlerin ”Hava Civa” operetinin İzmir turnesinde sanat yaşamına başladı.
1945’te Muammer Karaca’ nın Karaca Opereti’ne girip Yolculuk Var, Tatlı Sert, Zırdeliler, Yaman Şey, Platin Palas, Kâtibin Karısı gibi operetlerde oynadı.
Ses’ten ayrıldıktan sonra Anadolu turnesine çıkan ”Fuar Yıldızı”, ”Lüküs Hayat”, ”Deli Dolu”,”Alabanda” gibi operetler sahneleyen Muammer Karaca’nın grubunda Güzin Özipek de vardı.

1952’de ”İstanbul Yıldızları” filminde Muammer Karaca ile başrolde oynayarak sinema yaşamına başladı. Toto Karaca, Muzaffer Hepgüler, Celal Sururi rol arkadaşlarıydı. 1956’ya dek kaldığı Karaca Tiyatrosu’nda Etnan Bey Duymasın, Cibali Karakolu nda hizmetçi, Sorma Gir” de Madam Mari, Kiralık Odalar da Lütfiye, Kâtibin Karısı nda Cemile, Lüküs Hayat ta Şadiye rolleriyle büyük beğeni topladı.
O yıllarda mühendis Aydın Tezel ‘le evlenip Zonguldak’a gitmiş, başka kentlerde de uzun süre kaldığı için sanat yaşamına 12 yıl ara vermişti. Sonra ailece İstanbul’a döndüler. 1965’te parlak bir sahne önerisi geldi. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu Haldun Taner ‘in ünlü müzikal oyunu Keşanlı Ali Destanı’ nda daha önce Semiha Berksoy ‘un oynadığı Şerif Abla rolü için onu uygun görmüştü. Eşi de anlayış gösterince tiyatro ve sinema dünyasına kesin dönüş başladı. Şerif Abla’dan sonra Direkler Arasında’da Madam Kamelya’yı oynadı. 1966’da Gen-Ar Tiyatrosu’nda Aziz Nesin ‘in Ah Biz …, Hizmetçiler, Mücap Ofluoğlu-Özlem Tiyatrosu’nda Bit Yeniği, Şeytanın Oyunu, Arkası Yarın, Oliver oyunlarında rol aldı.

Tiyatroyla birlikte sinema yaşamına dönüş başlamıştı. 1966’da Metin Erksan ‘ın Emily Bronte ‘un romanından uyarladığı Ölmeyen Aşk” filminden sonra Türk sinemasının önemli ya da sıra işi filmlerinde oynadı. Oynadığı rollerin seslendirmesini de kendi yapıyordu. Karı-koca birlikte 1969-1974 yılları arasında Sevgili Babam, Yaşamak Kolay Değil, Bir Teselli Ver, Beyoğlu Güzeli, İki Yetim, İki Süngü Arasında gibi filmler çevirdiler. Son dönemde ise olgunluk çağının asıl ününü sağladığı, onu doruğa çıkaran televizyon dizileri oldu. Günümüz kuşağı için Özipek, ekranların en uzun soluklu dizisi ”Bizimkiler” in babaannesidir.
20. yüzyıla Türkiye’de şen şakrak operet yıldızı, yetenekli tiyatro ve sinema sanatçısı, son yıllarda televizyon dizilerinin vazgeçilmez olgun oyuncusu olarak damgasını vuran Güzin Özipek, ardında büyük bir ün, saygın bir ad, güzel anılar, milyonlarca hayran ve alkış bıraktı.
56 yıldır perde ve sahne dünyasının gündeminde olan bu değerli sanat emekçisi, vücudunu saran lenfbezi tümörüne ve solunum yetmezliğine yenik düşerek 13 Ağustos 2000 tarihinde 75 yaşında aramızdan ayrıldı.

Kaynak: Türk Sinaması

guzin_ozipek3   guzin_ozipek2   guzin_ozipek11guzin_ozipek121   guzin_ozipek14   guzin_ozipek10

Yılmaz Duru

16.11.2010

yilmaz_duru41

8 Ağustos 1929 tarihinde Adana’da doğdu. Sanat hayatının başlangıcı, 1944 yılında Ses Opereti’nde sahneye çıkmasıyla gerçekleşen Duru, bir dönem profesyonel dansçılık yapmasının ardından 1954’te “İki Ateş Arasında” filmiyle sinemaya oyuncu olarak başladı. Birlikte dans gösterisi yaptığı sinema oyuncusu Nilüfer Aydan’la evlenip Amerika’ya gitti. 1958 ile 1961 yillari arasinda Yılmaz Duru ve Nilufer Aydan kariyerlerine Amerika’da New York City Broadway sahnelerinde folklor ve çesitli Turk dans orneklerini sergileyerek devam ettiler. Ancak, 1961 yili sonlarina dogru Amerika’dan donmeleri ayrilmalarina sebep oldu.

Türkiye’ye döndükten sonra Tura Film adlı bir şirket kurarak yönetmenlik ve yapımcılığa başladı. Senaryolar yazdı.. SSCB döneminde, sinema tarihimize Türk-Rus ortak yapımı olarak geçen ilk Azerbaycan-Türk ortak yapımı, “Bir Aşk Masalı Ferhat ile Şirin” filminin yapımcı ortağı ve oyuncularından oldu. Bu filmde baş rolleri Türkan Şoray’la Faruk Peker oynadı. Senarist Sabah Duru ile evlendi. 1967-1968-1969 yıllarında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde çeşitli ödüller aldı. Yılmaz Duru’nun, İnce Memed Vuruldu, Dövüşe Dövüşe Öldüler, İnce Cumali, Zalimler, Erkekler Ağlamaz, yönetmenliğini yaptığı filmlerinden bazılarıdır.. Duru’nun rol aldığı filmler arasında, Çete Şeyh, Ahmed’in Gözdesi, Beni Şafakta Vurdular, Hancı, Ölmek İstiyorum, Gecelerin Hakimi, Acı Zafer ve Dünya Kadınla Güzel adlı yapımlar bulunuyor.

Uzun süredir tedavi gören Yılmaz Duru rahatsızlığı sebebiyle 3 Mart 2010 tarihinde yaşamını yitirdi.

yilmaz_duru6   yilmaz_duru2   yilmaz_duru3yilmaz_duru1   yilmaz_duru7   yilmaz_duru5

Zafer Önen

16.11.2010

zafer_onen2

1921 yılında Çorum’da doğan Zafer Önen, 1941 yılında Devlet Operası Şan Bölümü’nün imtihanını kazanır. Parasız yatılı olarak gittiği Ankara’da, üç ay sonra bir çocukla kavga etmesi sonucu okul kendisine uzaklaştırma cezası verir. İstanbul’a dönüşünde “operacı olmak” idealinden vazgeçerek, o zamanlar yeni kurulan Ses Opereti ‘ne sınavına başvurur. Sınava girer. Kazanır.. Kadrosunda Semiha Berksoy, Tevhid Bilge, Muzaffer Hepgüler, Turgut Boralı gibi sanatçılarla 44 lira maaşla oyunculuğa başlar.

Zafer Önen çok yönlü bir sanatçı. Piyano ve keman çalıyor, şarkı söylüyor. İlham Gencer ile Şişli Halkevi’nde yıllarca piyano çalmışlar. Devlet Operası’nda üç mizikalde oynamış, Devlet Tiyatrosunda bir oyunda konuk oyuncu olarak görev yapmış.

Sanatçının sinemaya girişi Lütfü Akad’ın Lüküs Hayat’ı sinemaya çekmesiyle olmuş. Lüküs Hayat’ta Memiş karakterini oynamış. Arkasından bir çok yönetmenle filmler çevirmiş. Yıllarca dublaj yönetmenliği ve seslendirme yapmış.

Tiyatro, sinema ve opera sanatçısı unutulmaz oyuncu Zafer Önen, 13 Aralık 2013 sabahı kalp yetmezliği sonucu vefat etmiştir.

zafer_onen4   zafer_onen3   zafer_onen