Arama:

Etiket Bulutu







‘şıvga mürvet’

Üftade Kimi

16.11.2010

uftade_kimi3

Balkondaki kadının sarı saçları İsveç güneşi gibi donuktu gecenin karanlığında…
Buz gibi esiyordu rüzgâr… Kadın; “alçak adam” dedi. “Alçak adam” öfkeyle balkona çıktı, müthiş bir tokat attı. Kadın savruldu, balkonun demirlerine çarptı. Demir korkuluk yerinden çıktı…
…Ve kadın beşinci kattan aşağıya düştü.
Yürek parçalayan feryat.
Olayı seyreden onlarca kişiyi dondu, kaldı. Kan gölü içindeki kadını görenler fenalık geçirdi, bayıldı, bazıları kustu.
Kadın yüz üstü yatıyordu. İnşaat demirleri karnından girip, belinden, kalçalarından çıkmıştı.
“-Aman Allahım!.. Ne yaptık biz” dedi birisi…
Ambulans geldi. Kadını demirlerden nasıl çıkardılar?. Seyretmeye kimsenin yüreği yetmedi.
Kimdi o kadın?
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en güzel kadınlarındandı. Adı: Üftade Kimi. Sarışındı, yeşil gözleri büyülerdi. Romanya’da doğmuştu.
Film çekerken korkunç bir kaza olmuştu.

Küçük sarışın kız katılırcasına ağlıyordu. Yemyeşil gözleri kanlanmıştı. “Babanı Bulgar eşkiyası öldürdü…” demişlerdi. 6 yaşındaydı kız. Annesi onu doğururken ölmüştü. Ninesi ile ağabeyi Üftade’nin ellerinden tuttular. Romanya’dan, anayurt Türkiye’ye göçtüler. Eyüp’te bir evcik buldular, yerleştiler. Üftade’nin ağabeyi Sular İdaresi’ne kontrolör oldu. Mutlu yaşamaya çalışıyorlardı. Nine ile ağabeyin tek sorunu vardı: Üftade’nin güzelliği. Üftade, 15 yaşına geldiğinde, Amerika’nın “sarışın bomba”larından farksızdı. Ninesi, torunu Üftade’yi ne kadar kapamaya çalışsa güzelliğini örtemiyordu. Bir gün Beyoğlu’nda ninesiyle dolaşırken ortayaşlı bir adam yollarını kesti: -Ben ünlü fotoğrafçı filanca… Küçük hanım melekler kadar güzel. Bir fotoğrafını çekip vitrinime koyayım. Size de bedava veririm. Çerçevesi bile benden.. Fotoğrafçının vitrini, İstiklal Caddesi’nin “en bakılan” yeri olmuştu. Kocaman fotoğraftan gülümseyen, açık renk saçlı, açık renk gözlü kıza aşık olanlar vardı. Böylesine güzel bir kızın geleceği nasıl olacaktı?

Filmciler, Güzel Üftade’nin peşinden koşuyordu. 1954-55 yıllarıydı.  Güzeller güzeli Üftade ve Beyoğlu’nun yakışıklı iş adamı, unutulmaz “Karavan Pavyon” un sahibi Mahmut Karaduman evlendi. Hayal adında bir kızları ve Enis adında bir oğulları oldu. Dört beş yıllık evlilik sonrası Mahmut Karaduman ile Üftade ayrıldılar. Mahmut Karaduman çocuklarına ve eski eşine sahip çıktı. Çocukları iyi eğitti. Hayal, Amerikan Koleji’nde okudu. Fenerbahçe’de basketbol oynadı. Sonra evlendi. Enis Karaduman’ın adının anıldığı olaylar ise babasının hoşuna gitmiyordu. Bir gün Enis’i vurdular… Annesi Üftade, evlat acısıyla yıkıldı.

Güzeller güzeli Üftade Kimi 10 Ekim 1999’de öldü. Demirlerin vücuduna saplandığı kazanın sonucu değil. Üftade, 6 ay süren ağır ameliyatlar sonunda kurtulmuştu. Ancak; ruhsal yapısı iyileşmedi. Bir daha film çevirmek istemedi. Işıklar, kamera korkunç geceyi hatırlatıyordu. Sinemayı bıraktı.

Neriman Köksal, Belgin Doruk, Muhterem Nur dönemlerinin sarışın güzeli evine kapanmıştı. 1969’da bir daha evlendi. Bu evlilikten doğan kızı Şıvga, onu yaşama bağlamıştı. Ne var ki; Şıvga’nın babası 38 yaşında vefat etti. Şıvga iyi okudu. Pedagog olacakken okulu bıraktı. Annesi yılgındı, babasını yitirmişti. Bir şaşkınlık… Hiç beklenmeyen bir mesleği seçti: Dansözlük. Türkiye, Şıvga’yı “İbo Şov”dan tanıdı. Şıvga’nın yüzü ve fiziği güzeldi, ancak tipi; dansözden çok şirket yöneticisi bir kadına uyuyordu. Ve dansözlükten vazgeçti. Bir şirketin halkla ilişkiler bölümünde çalışıyor. Şıvga Mürvet olarak…

kaynak : Tevfik Yener / Sabah