Arama:

Etiket Bulutu







‘taksi’

İnsan manzaraları

22.11.2017


Eski Istanbul’da insan manzaraları.

Komik Anekdotlar

11.11.2011

kahkaha7

Annem arabasını torpidosu için dantel örecek kadar çok seviyor. Geçenlerde arabayı çarpmış ve farı kırılmış. Babamın anlattığına göre trafik polisinin önünde “Yavrumun gözü çıktııııı!” diye ağladığı için polisler heyecanlanıp ambulans çağırmışlar..


kahkaha11

İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber “Aaaa!” diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. “Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı.”


kahkaha121

Bankacıyım. Amcamın biri 1000 TL tüketici kredisi çekmek için şubeye geldi, sırada bekliyor. Sıra tam ona geldiğinde sistemin gitmesi nedeniyle 1.5 saat beklemesi gerekince bombayı patlatıyor.
“Bu kadar saat şubenin önünde dilenseydim parayı toplamıştım.”


kahkaha13

Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geliyor. Babasına ne kadar yuttuğunu soruyoruz; “1 TL” diyor. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kuruş ve iki adet 25 Kuruş tespit ediyoruz.
Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapatıyoruz.


kahkaha6

Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan banka görevlisi kadın soruyor:
‘Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?’
Teyzem cevap veriyor:
‘Bu paranın hayrını görme İnşallah yazalım.’


kahkaha


– Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
(yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler söylediğine)

Şöför kadını indirirken:
– Buyrun size layık değil ama!


kahkaha14

Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi. Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
– Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?


kahkaha15

Bir Taksinin içerisinde geçen bir konuşma !
– Küpe mi takıyosun sen ? (dikiz aynasından zorlukla görüyor.)
– Ha evet.
– Baban kızmıyor mu ?
– yok kızmıyor.
– Benim oğlan yapıcak bi tarafına sokarım o kupeyi..
– Hmm ben sağda iniyim.


kahkaha16

Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not.
– ‘Babaannesi aradı dersiniz.’


kahkaha17
Arkadaşlarla öyle Barbaros bulvarında yürüyorduk. Bir anda yanımızdan son sürat bir minibüs geçti. Biz ‘Freni patladı’ filan demeye kalmadan, minibüs kafadan elektrik direğine bindirdi. Hemen koştuk, yardım edelim diye. Minibüse ulaştığımızda manzara şuydu: Yolcuların kiminin kaşı açılmış, kiminin dudağı patlamış… Dağılmış vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflık var. Çünkü o hallerine rağmen, gözlerinden yaşlar gelecek şekilde gülüyorlar. Biz ne yapacağımızı şaşırdık. ‘Ne oldu?’ diye sorduk. Bir iki tanesi, güçlükle ‘Şoför, şoför…’ diyebiliyor ama yine gülmeye başlıyorlar. Bu şaşırtıcı manzaranın aslını 2-3 dakika sonra öğrenebildik. Meğer şoför, tükürürken minibüsten düşmüş. Hani, bizim şoförlere özgü, giderken kapıyı açıp dışarı tükürme hareketi vardır ya. Baba, dengeyi tutturamamış, tükürükle beraber, gümbürt aşagı düşmüş. Minibüs de kontrolden çıkıp direğe bindirmiş.

Taksi

26.12.2010

taxi

Delikanlı bir süredir çıktığı kız arkadaşını şehirden ve gözlerden uzak bir yere götürmüş, ormanda bir yere park edip ona heyecanla sarılmak isteyince kız “Bunu sana daha önce söylemek istedim ama olmadı” demiş, ‘Ben hayatımı fahişelik yaparak kazanıyorum, devam etmek istersen 20 dolarını alırım.’ Bu sözler üzerine yıkılan delikanlı arkasına yaslanıp bir süre kımıldamadan durunca ‘Eee?’ demiş kız, ‘Teklifim hoşuna gitmedi galiba.. O zaman şehre dönelim.
 Delikanlı ‘Benim de sana söylemediğim bir şey var’ diye başlamış “Ben de hayatımı taksi şoförlüğü yaparak kazanıyorum, buradan şehre 25 dolarnı alırım.. Nakit..!”

Borcum ne kadar?

09.04.2010

sokaklambasi

Soğuk bir kış gecesinde eve dönerken, kaldırımın ortalık yerinde duran genç bir adama rastladım. Derin derin soluk alıyor ve düşmemek için yanındaki elektrik direğine sarılıyordu. Bir vitrine bakıyormuş gibi yaparak göz ucuyla onu seyrettim. Otuzbeş-kırk yaşlarında olmalıydı ve üstü başı da bir sarhoştan beklenmeyecek kadar temizdi. Yanından geçenlerden bazıları yüksek sesle konuşarak içki içmenin kötülüğünden bahsediyor, bazıları da sadece alaylı gülümsemelerle yetiniyordu. Yolun boşalmasını kolladıktan sonra yavaşça yanına sokularak:
-İyi misiniz? diye sordum. Bir ihtiyacınız var mı?
Zorlukla arayabildiği dudaklarından iniltiye benzeyen tek bir kelime çıkabildi:
-Hastayım…
Düşmemesi için bir kolunu beline dolayarak taksi beklemeye koyuldum. Akşam vakitlerinde kesilen kar yağışı tekrar başlamış, yavaş yavaş beyazlanmaya başlayan yollarda sokak köpeklerinin dışında bir hayat emaresi kalmamıştı.
Gece yarısını geçtiğimiz için araba bulmaktan ümidimi kestiğim sırada, yanımda bir taksi duruverdi. Şoföre durumu anlatarak acele etmemiz gerektiğini söyledim. Hastamızı zor da olsa arka koltuğa yatırarak hastahanenin yolunu tuttuk ve verilen serum tamamlanana kadar iki saate yakın bir süre başucunda bekledik.
Nöbetçi doktor, hastayı donmaktan kurtardığımızı ifade ediyor, kendine gelmekte olan genç adam ise gözlerimizin içine bakıp gülümsüyordu. Daha sonra hastamız kendine geldi ve onu şoförle birlikte tekrar arabaya bindirip evine götürdük. Hastamızın eşi, onun sık sık şeker komasına girdiğini bildiğinden müthiş bir paniğe kapılmış ve 5-6 yaşlarındaki yavrusunu da alıp sokağa fırlamıştı.
Bizi görünce koşarak yanımıza geldiler ve sevinçle kucaklaştılar. Saatler süren yorgunluğumuz bir anda kaybolmuş, bize nasıl teşekkür edeceğini şaşıran o ailenin mutluluğu karsısında gözlerimiz dolu dolu olmuştu. Ellerimize sarılarak bizi uğurladıklarında, şoföre borcumun ne kadar olduğunu sordum.
-Borçlu değil alacaklısın dostum, dedi. Böyle bir iyiliğe beni de ortak etmekle borcunu zaten ödedin.

O mert adamla kucaklaşıp helalleşirken, artık gecenin ayazını duymuyor ve evime yürüyerek gitmek istiyordum.
Kim bilir? Belki de yolumun üzerinde yardımımı bekleyen bir insan daha bulabilirdim…