Arama:

Etiket Bulutu







‘Temel’

Çukur

13.02.2018



Trabzon’un ilçelerinden birisinde boş bir arazide büyük bir çukur varmış.
Bu çukura düşen çok kişi ya ölüyor ya da yaralanıyormuş.
Bu duruma Dursun ve Temel, beyin fırtınası yaparak çözüm bulmaya çalışmışlar.
Temel, çukurun yanına hastane yapalım diyerek görüşünü belirtmiş.
Dursun, “Temel hiç kafan çalışmıyor” demiş. “Hastane pahalı bir iş, en iyisi bu çukuru kapatalım, hastanenin yanına bir çukur açalım.”

Las Vegas’da

13.02.2018



Temel ile Dursun gece yarısı Las Vegas’da yolda yürüyorlarmış.
Temel çırıl çıplak, Dursun’un ise üstünde sadece donu var.
Temel, Dursuna diyor ki,
Ben senin neyini seviyom biliyor musun Dursun?

Dursun: Neyi mi?
Temel: Kumarda nerde duracağını biliyorsun.

Temel’in çocuğu

20.11.2017



Temel ile Fadime evlenmişler, Fadime hamile kalmış, Temel bu ise çok sevinmiş, köyde naralar atmaya başlamış;
-Oğlum olacak , oğlum olacak diyormuş.
Evde de Fadime’yi sıkıştırıyormuş; “oğlan doğuracaksın” diye.
Doğuma bir ay kala Temel’e yurt dışından iş teklifi gelmiş acilen gitmesi gerekiyormuş, giderken ;
-oğlanı doğurunca acele mektup yaz meraktan çatlarım demiş.. veda edip gitmiş.
Bir ay sonra Fadime doğum yapmış bakmış ki bir kız çocuğu.
Eyvah yandım ben şimdi Temel’e nasıl söylerim “kız doğurduğumu” diyerek başlamış ağlamaya, kendine gelince mektup yazmış ;
-Temelciğim canim kocacığım bir çocuğumuz oldu. Elleri ayakları, kaşı, gözleri, ağzı, ayni sen, GERİSİ BEN.

Avukat ve Temel

13.11.2017



Ülkemizin tanınmış avukatlarından tayfun, yaban kazı avı zamanı, tüfeğini alıp karadeniz sahillerine çıkmış.
Uçarken görmüş kazı.. “dannn!.”
kuş döne döne inmeye başlamış yere..
düşmüş sonunda ama, arazide bir çit var, onun öte yanına..
kazı almak için çiti aşmağa çalışırken, yaşlıca çiftçi temel çıkıvermiş ortaya..
“ne yapıyorsun benim arazimde?..”
“şu yaban kazını vurdum da, almaya çalışıyorum..”
yaşlı çiftçi temel “o arazi benim olduğuna göre, içindeki kuş da benimdir” diye terslemiş.
avukat tayfun sesini yükseltmiş..
“ben bu ülkenin en büyük avukatlarından biriyim. beni uğraştırma.. mahkeme masrafı falan der, çiftliğine kadar alırım bak!..”
yaşlı çiftçi gülmüş..
“biz karadeniz’de böyle küçük sorunları mahkemeyle değil, ‘üç tekme’ kuralıyla çözeriz..”
“nedir o üç tekme kuralı” diye sormuş, avukat, merakla.
“şöyle” demiş, yaşlı çiftçi..
“önce biri ötekine 3 tekme vurur, sonra öteki..sonra gene ilki.. biri pes edene kadar..”
avukat genç, güçlü kuvvetli, sportmen.. çiftçi ihtiyar..
“ben bunu haklarım” deyip içinden, “kabul” diye bağırmış..
“burası benim arazim olduğuna göre ilk vurma hakkı bende” demiş, yaşlı temel.. ve bir tekme atmış avukatın kasıklarına..
“ugggh” diye dizlerinin üzerine çökmüş avukat..
ikinci tekme tam midesine gelmiş ki, avukat öğlen yediği yemekleri çıkarayazmış, “böğğğ” diye ve dört ayak haline gelmiş yerde..
yaşlı temel üçüncü tekmeyı tam kıçına kondurunca, avukat öne kapaklanmış..
önde de çiftçinin ineğinin biraz evvel oraya bıraktığı ıslak tezek var.. suratı aynen gömülmüş içine..
avukat “şimdi sıra bende, ihtiyar tilki” diye doğrulmuş, ağzına kadar giren pislikleri, ceketinin koluyla temizlemeye çalışırken..
yaşlı temel gülmüş..
“pes ediyorum. bir kaz için dövüşmeye değmez. al kuşunu git!..”

30.08.2014



Temel parmağını camla kesmiş. Telaşla, yeni kurulan aile hekimliği merkezlerinden birine gitmiş.
İçeri girince, malum iki kapı çıkmış karşısına:
Birinde “Hastalıklar”, diğerinde “Yaralanmalar” yazıyormuş.
Durumuna uyan “Yaralanmalar” kapısından içeri girmiş. Önünde yine iki kapı belirmiş:
Birinde “Kanamalı” diğerinde “Kanamasız” yazıyor.
“Kanamalı” kapıdan girince iki kapı daha: “Hayati önemde olan” ve “Hayati önemde olmayan”
Hayati önemde olmayan yazılı kapıdan girince kendini sokakta bulmuş.
Evde sormuşlar:
-Temel sana iyi baktılar mı?
-Hiç bakmadılar ama organizasyon müthiş.

Düz Mantık

16.02.2013



Temel bir yarışmaya katılır ve kazanır, ödül olarak “Düz Mantık” isimli
kitap hediye edilir. Temel hediyeyi alırken sorar:

– Bu kitapta ne yazıyor?
– Okuyunca öğrenirsin…
– Ben onunla uğraşamam anlat bakiim sen bana?
– Bak şimdi;senin evinde akvaryum var mi mesela?
– Evet var…
– O zaman içinde su da vardır?
– Evet var…
– İçinde su varsa balık da vardır….
– Evet var…
– Balık varsa hayvanları da seviyorsundur sen?
– Evet….
– Hayvanları seviyorsan insanları da seversin herhalde?
– Evet
– O zaman senin sevgilin de vardır?
– Evet var.
– Yaşlı görünüyorsun, o zaman senin karın vardır?
– Evet var..
– E karın olduğuna göre de homoseksüel değilsindir?
– Evet…
– Bak gördün mu?…

Temel çok etkilenir! Kitabı alır koltuğunun altına, eve doğru giderken
Dursun’u görür…

Dursun sorar:

– Temel o ne?
– Düz mantık kitabi!
– Nasıl bir şey bu, anlat bakiim …
– Bak simdi; sizin evde akvaryum var mı?
– Yook!
– O zaman sen homosun…! :-)))

Temel ve Hakim

20.11.2011

temelvehakim

Temel dava açmış ve ilk duruşmada hakim sormuş:

– Nedir şikayetin?

– Hakim bey bu Temel fıkraları var ya, benle Fadimeyi ağızlarına dolamışlar, bizi rezil ediyorlar. Hepsinden davacıyım. Kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan da tazminat talebim olacak.

– Senin adın Temel mi?

– Evet, Temel.

– İyi de, binlerce Temel var. O fıkralar neden senin için anlatılmış olsun.

– Hakim bey, ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.

Hakim, Temel’i iyice süzdükten sonra “Bak ama” der:

– O Temel fıkralarının çoğu belden aşağı. Oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temelsin. O fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor. Seninle hiç ilgisi yok; bu dava düşer.

– Hakim bey, madem siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok. Demek tevatürmüş, ben değilmişim.

– Evet sen olamazsın, başka Temel’dir onlar. Sana sıra gelene kadaaar.

– İyi hoş da Hakim bey, bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim, boş dönmeyeyim. Hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel’den sana bir fıkra anlatayım hakim bey.

– Anlat bakalım.

– Bizim bu iri kıyım pazulu Temel, hakimlerin karılarına çok düşkünmüş.

– Hop, hop, hop… Dur, dur be, ne diyorsun sen..

– N’oldu hakim bey?

– Daha ne olacak? Benim Hakim olduğumu bile bile “Temel hakim karılarına meraklıymış” diyorsun. Ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba!

Temel “Rica ederim Hakim bey” der:

– Karısı güzel binlerce hakim var. Asliyecisi var, sulhçusu var, ağır cezası var. Seninkine sıra gelene kadar; daha çoook var.

Keçi

05.06.2011

keci2

Temel ile Dursun ormanda av yaparlarken karşılarına dev gibi bir kuyu çıkmış. Büyüklüğünden etkilenip kuyunun derinliğini anlayabilmek için tam yanlarındaki paslı demir direği zorla yerden söküp “1,2,3 hoop” diyerek kuyunun içine fırlatıp, ‘Ne zaman dibe vuracak’ diye kulaklarını kabartmışlar. Tam o sırada arkalarında bir hışırtı duymuşlar, dönüp baktıklarında bir keçinin deli gibi onlara doğru koşup yanlarından geçerek tereddütsüz balıklama o dev kuyunun içine atladığını görmüşler.. Şaşkınlıkla nelerin olup bittiğini anlamaya çalışırlarken yanlarına yaşlı bir köylü gelip onlara “Keçisini görüp görmediklerini” sormuş, “Evet, gördük” demiş Temel şaşkınlığını üzerinden atmaya çalışırken, “Keçiniz çalılıkları yararak en az 50 km. süratle başı aşağıda kendini kuyuya attı ” Köylü “Saçmalamayın ” diye cevap vermiş “Manyak mı bu hayvan?.. Nasıl atlasın ki?.. Ben onu boynundan iple şuradaki bir paslı demir direğe bağlamıştım..! ”

kaynak : yıldırım tuna

Yağmur ve Temel

25.04.2011

temel1

Temel, baloda kız arkadaşı ile dans ederken müthiş sıkışmış. Dansı bitiremiyeceğini anlayınca “Afedersiniz, arabamdan alıp gelmem gereken çok önemli bir şey var, izin verir misiniz?..” diyerek cevabı bile beklemeden ön kapıdan koşarak fırlamış bahçeye ve biraz sonra da ayakkabılarından ceketine kadar sırılsıklam dönmüş salona. “Yağmur mu vardı?” diye sormuş kız, “Yok..” demiş Temel, “Ama acayip rüzgar var..!”

Hasta Temel

26.10.2010

hasta21

Profesor, öğrencileri ile birlikte Karadenizli hastanın yatağının başına gitmiş.. Onlara yeni bir hastalığın belirtilerini öğretecek..
Yatakta bitkin, kendinden yari geçmiş vaziyetteki hastayı göstererek konuşmaya başlamış:
“Bakın yüz rengi sarıya yakın..” “Gözler içeriye doğru çökmüş, o yüzden burun daha sivri görünüyor..” “En fazla değişik kas yüzümüzdedir.. Bakın, kaslar tepki vermediğinden ifade anlamsız.. Çene aşağıya sarkmış duruyor…” Hasta da öğrenciler gibi dikkat kesilmiş dinliyor..
Profesör “bu bir batın sendromu belirtisidir” diyecek, yerinden zorlukla dikilmeye çalışan hasta fırsat vermemiş..
Zor bela mırıldanmış: Sen sanki dunya cuzelisun”