Arama:

Etiket Bulutu







‘uçak’

Aytekin Akkaya

07.03.2014



Aytekin Akkaya Erzurum’un meşhur artistlerindendir. Annesine para yollamış gel erzurumda bir kaç gün kal diye.
Annesi daha önce hiç uçağa binmemiş.
Neyse uçağa binilmiş ve hostes herkese sormuş ne içersiniz diye. Herkes viski, cola derken Aytekin Akkaya’nın annesi demişki;
– kızım bene bir açığ çay getir.
Herkesin isteği yerine gelmiş ama açık çay gelmemiş.
Uçak İstanbul’a gelene kadar hostese defalarca söylemiş;
– kızım bene bir açığ çay.
En sonunda hostesi yanına çağırmış demişki.
– Kızım sen Aytekin’i tanır mısan?
Hostes yoo demiş tanımıyorum niye sordun nine?
Heç kızım, bütün *ospular Aytekin’i tanırda, sen nasıl tanımirsan.

Yabancı gelmiyor

25.07.2010

ucakkaza1

Temel ile Dursun ayı avı için bir uçak kiralarlar ve uçsuz bucaksız ormana doğru yola çıkarlar. Av çok
iyi gider ve altı tane ayı avlarlar. Kamp yaptıkları yere avların taşınmasından sonra pilotla aralarında pazarlık başlar:
-Bu altı ayıyı da uçağa almam olanaksız birşey. Uçağın kapasitesi belli.
-Bunları burada bırakamayız pilotcuğum, avlayana kadar neler çektik.
-Temel Bey size söyledim. En fazla dört tanesini alabilirim. İkisini bırakmanız lazım.
-Biz önceki sene de geldik. Yine altı ayı vurmustuk ve pilot o zaman hiç itiraz etmedi. Uçak da aynı modeldi üstelik.
Sonuçta pilot baskıya boyun eğer ve uçak havalanır. Ama tam vadi üzerinden geçerken uçakta çatırtılar duyulur ve uçak ormanın üzerine düşer. Tesadüfen ağacın üzerine düşerek asılı kalan Temel bir başka ağaca takılan Dursun’a seslenir.
-Ula Dursun, burası yabancı gelmiyor, önceki sene de mi uçak bu bölgede düşmüştü??

Türbülans Nedir?

28.06.2010

turbulans

* Türbülans nedir?
Aniden olan hava hareketleridir. Uçaklar, sıcaklık ya da yükseklik değişimi gibi farklı nedenlerden olan bu hava hareketleri yüzünden sarsıntı geçiriyor.

* Tehlikeli mi?
Yolcuların türbülanstan korkmasına gerek yok. Ancak uçuş boyunca ikaz ışıkları yanmasa bile kemerlerini bağlı tutmalarında fayda var. Çünkü uçuş sırasında hava akımlarının yaşanması çok doğal. Ancak bunlar yerinde oturan ve kemeri bağlı olan yolcuları etkilemiyor.

* Uçağı düşürür mü?
Hayır. Türbülans uçağın irtifa kaybetmesine neden olabilir ama bugüne kadar türbülans yüzünden hiç uçak düşmedi.

* Pilotlar türbülans olup olmayacağını nasıl anlıyor?
Türbülans olup olmayacağına dair en önemli ipucu aynı rotada daha önce uçan uçaklardan alınan bilgi, meteoroloji uzmanlarının hazırladığı tahmin raporları ve yine pilotlar tarafından hazırlanan raporlardır.

* Türbülans belirli bir yüksekliğin üstünde mi meydana geliyor?
Türbülans olaylarının üçte ikisi 9 bin metrenin üzerinde meydana geliyor. Ancak gerek fırtına gerekse çevrede başka uçakların olması gibi nedenlerden dolayı daha alçakta da türbülansa rastlanabiliyor.

* Türbülans ile hava boşluğu aynı şey mi?
Hava boşluğu türbülans yerine kullanılan yanlış bir terim. Hava gibi gazlarda boşluk meydana gelmesi mümkün değil. Hava boşluğu olarak tarif edilen ve uçağın bir anda düşmesine neden olan olay ise bulutsuz havada oluşan, CAT (Clear Air Turbulance) olarak bilinen ve pilot tarafından önceden görülemeyen açık hava türbülansı.

* Açık hava türbülansı neden fark edilmiyor?
Türbülans, normal şartlarda radarla tespit edilebiliyor. Ancak açık havalarda meydana gelen türbülans, hava bulutlu olmadığı için radarda görülemiyor. Yani pilotlar da hazırlıksız yakalanıyor.

Uçakta yemek servisi

21.05.2010

hostes

Hava Yollarında yemek servisi zamanı.
Hostes en öndeki adama kibarca gülümseyerek sordu:
– Yemek ister misiniz efendim?
Kendini lokantada zanneden yolcu servis masasına baktı:
– Seçeneklerim neler?
Hostes yine kibarca gülümseyerek seçenekleri sundu:
– Evet veya hayır.

Uçaklar Neden Düşer?

20.05.2010

ucak-resmi

Aslında uçak en güvenli ulaşım yoludur. Ancak meydana gelen kazalar,
ölüm boyutlarının büyüklüğü ve uçakların teknolojik üstünlükleri
olayların medyatik olmasına neden oluyor.

Uçak kazaları ikiye ayrılır. İniş ve kalkışta (Landing, take off) olan
kazalardır. En çok kaza uçağın iniş ve kalkışında meydana gelir.
Bununun riskini bilen Türk yolcular hoş bir gelenek geliştirmişlerdir.
Uçak tekerlekleri yerden kesince ve tekerlekleri salimen yere konunca pilotları alkışlarlar.

Uçakta bütün sistemler normal çalışırken ve pilotlar herşeyi kontrol altında tutarken uçak kötü bir şekilde yerle temas eder.
Bu kazalara bazen kötü hava şartları ve önemsiz arızalarda yardımcı olur.


Terörist, uçak kaçırma ve intihar;
4 Ocak 1977’de Malezya uçağı kaçırıldı ve havada infilak etti. 100 kişi öldü.
31 ekim 1990’da Mısır hava yolları B-767-300ER JFK Kahire seferini yaparken Atlantik üzerinde ikinci pilotun kumandasında denize dalış yaptı.
Ses kayıtlarından ikinci pilotun uçağı kullanarak intihar ettiği anlaşıldı.
217kişi öldü.
1972’den beri Ölümle sonuçlanan 6 uçak kaçırma olayı oldu.


Uçuş saati çok fazla olan uçaklarda metal yorgunluğundan oluşan yırtılma ile uçağın içindeki hava basıncının uçağın bir bölümünü parçalaması.
Bunun sonucunda açılan delikten kemerlerini bağlamamış yolcular kopan koltuklar ve servis arabaları ile beraber dışarıya uçar.
Bazen yırtılma bölgesinde uçak için en hayati önem taşıyan kontrol kabloları veya hidrolik sistemi hasara uğrayabilir.
İşte en büyük tehlike bu olup yangın çıkmasına veya uçağın kontrolsüz kalmasına sebep olur.

28 Nisan 1988’de Aloha Airlines B-737 uçuş esnasında üst kabin tavanı
patlayarak yırtıldı ve uçtu. Bütün yolcular kemer taktığından yalnız servis
yapan bir hostes denize uçtu. Uçak üstü açık olarak normal bir şekilde indi.
12 Agustos 1985’te Japon hava yolları B-747SR 23 000 feet de gövdenin arka tarafı patlamayla yırtıldı ve uçağın 4 hidrolik sistemini de devre dışı
bıraktı. Uçagı 4 motorun güçlerini değiştirerek yönlendirmeye çalışan uçuş
ekibi basarılı olamadı. Dünyada bugüne kadar olan uçaklı en ölümcül kazasıdır. 520 kişi öldü.

Uçak motorunun infilak etmesi bunun neticesi oluşan yangın veya gövde parçalanması:
12 Ekim 2001’de Amerikan havayolları A-300 New York’da motoru patladı ve düştü.
Uçağın kuyruğunun ve diğer parçalarının uçak gövdesinin düştüğü
yerden daha evvel düşmesi uçağın motor patlamasıyla beraber parçalandığına işaret ediyor.


Uçak basınç sisteminde arıza veya pilot tarafından devreye konulmaması neticesinde pilotların bayılması:
Bunun neticesi uçak otomatik pilot kontrolünde yakıtı bitene kadar normal bir şekilde uçar, yakıt bitince düşer.
11 Eylül’den sonra bu duruma düşen uçaklar o ülkenin hava kuvvetleri tarafından devamlı takip edilir.
Rotası büyük bir şehri tehdit ediyorsa düşürülür.

14 Agustos 2005’te Kıbrıs Helios hava yolları B-737-300, basınç sisteminin devreye konulmaması nedeniyle oksijensiz kalan pilotlar bayıldı.
Uçak Yunan F-16’ları tarafından Atina yakınlarında dağlara çarpana kadar takip edildi. 121 kişi öldü.

Yakıt tankının infilak etmesi:
11 Eylül 1990’da Filipin hava yolları B-737-300 kalkışa giderken yakıt tankı infilak etti. 103 kişi öldü.
17 Haziran 1996’da TWA B-747 yakıt tankı 13 000 feet de infilak etti. 230 kişi öldü.

Aniden oluşan uçuş kontrol kumanda arızası:
Bunlar genellikle mühendislik ve imalat hatasıdır. Çok nadir arıza verirler.
Genellikle başka bir arızanın neticesi oluşurlar. (Motor parçalanması, gövde patlaması gibi)
3 mart 1991’de United B-737 200 dümeni kontrol eden hidrolik mekanizma pilotun verdiği kumandaya ters hareket verdi. Kontrolsüz kalan uçak düştü. 25 kişi öldü.
8 Eylul 1994’de US Air B-737-300 aynı arıza oldu. 132 kişi öldü. Her iki kazanında imalat hatası sebebiyle olduğu anlaşıldı. (Rudder power Pack)

Uçaktaki kapı veya kapakların doğru kapatılıp kilitlenmemesi veya bunları kapatıp kilitleyen mekanizmada arıza veya imalat hatası olması:
3 ocak 1974’te THY DC-10 Paris Londra uçağı mühendislik hatası olan arka kargo kapısının açılmasıyla yolcu kabini çöktü.
Açılan boşluktan bazı yolcular kopan koltuklarıyla dışarı uçtu. Kontrol kabloları hasar gören uçak 346 yolcusuyla düştü.
24 Subat 1989’da United B-747 Honolulu Sidney ucağı alt on kargo kapısı koptu ve uçtu. Uçak can kaybı olmadan Hawai’ye geri döndü.
8 Mayis 2003’de Kongo’da IL-76 arka kargo kapağı 33 000 feetde açıldı. 140 yolcusu havaya uçtu.
En son olan Onur Air’de bavul düşme olayıdır.

Yangın;
Uçuş ekibini en çaresiz bırakan en tehlikeli ve çok sık olan bir kaza tipidir. Genellikle elektrik arızasından çıkar.
9 Subat 1998’de Swiss Air MD-11 New York Geneva seferi sırasında Atlantik üzerinde ön kabin tavanında yangın başladı.
Yeni takılan video sisteminin kablolarının elektrik yükünü taşımadığı tesbit edildi.
Ayrıca o güne kadar uçaklarda kullanılan izolasyon malzemelerinin yangınları hızlandırdığı ve daha toksik hale getirdiği anlaşıldı.
Uçak Kanada’ya acil dönüş yapmaya çalışırken 229 kişiyle Atlantik’e gömüldü.

Yıldırım çarpması:
Bu genellikle alçak irtifalarda ve fırtınalı havalarda olur.
9 Mayıs 197’da İran Hava Kuvvetleri’ne ait B-747 Madrit’e iniş yaparken düşen yıldırım sol yakıt tankında yangın çıkardı.
Sol kanat parçalandı. Uçak 17 yolcusuyla düştü.

Çözüm

10.05.2010

airplain

İstanbul – Bangkok seferini yapan uçak tıkabasa erkek dolu.
Hostesler dışında tek kadın yok!
Bangkok uluslararası havaalanına inmeye az kalmış..
Pilot, rutin konuşmalardan sonra biraz daha ciddi ses tonuyla:
“Beyler” demiş, “neden Tayland’a geldiğiniz malûm. Ama izin verirseniz, size Tayland Sağlık Bakanlığının 2008/2009 verilerini okuyayım…
Buna rapora göre, sex alanında çalışan Tayland’lı kadınların %50’sinde AIDS var, diğer %50’sinde de tüberküloz..
Bu bilgileri sunup, görevimi yaptıktan sonra, size iyi eğlenceler dilerim”.


Arkalarda 70 yaşlarında, kulağı iyi işitmeyen bir amca varmış, yanındaki bıçkın tahtakale tezgahtarı tipli genci dürtmüş
“evladım, pilot bey ne dedi, tam anlayamadım ?” demiş.
Genç bakmış adam yarı sağır, uzun uzun anlatmanın da anlamı yok, kulağına eğilmiş, bağırmış..
“Amcaaaaa, öksürenleri götür.., diğerlerine dokunmayacaksın.”

Paraşütle ilk nasıl ve kim atladı?

07.01.2010

parasut

Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.
Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzde ki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leonardo da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.
Lenomand 4,5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.
Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jack-ques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş. İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını bin metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2 bin 400 metreden atlamıştır.
Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraaları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.
Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardı.

Uçak nasıl uçar?

27.12.2009

ucak

Uçakların uçmasını, havada tutunmasını, ilerlemesini sağlayan unsurlar vardır.
Bunlar;
– Kaldırma kuvveti
– Ağırlık
– Geri sürükleme
– İtme.
Bu kuvvetler biribirini tamamlayarak uçakların uçmasını sağlar. Örneğin; kanatlar havada tutunmayı, motorlar hareket etmeyi sağlar. Uçakların uçması Bernoulli prensibine dayanır. Aslında bu konu biraz detaylı fakat sonuç olarak hızla havanın içinden geçen kanatların altında ve üstünde farklı hava basıncı oluşur. Bu ilkeden yola çıkarak, uygun kanat yapısını da buna ilave edersek, hava akımını kaldırma kuvvetine çevirmiş oluruz. Ancak bu kaldırmanın olabilmesi için de hava akımını ve itmeyi sağlayacak motora ihtiyaç vardır.
Bir uçakta kanat yapısını inceleyecek olursak, su damlasını andıran bir yapısı olduğunu görürüz. Ancak, kanat üst yapısı daha kavisli, alt yapısı ise üste nazaran daha düzdür. Bu da bir basınç farklılığı yaratır. Kanadın üstünde daha düşük bir basınç, alt yüzeyinde ise daha fazla bir basınç oluşur ki, bu da, kaldırma kuvveti sağlar.
Şöyle ki; kanat yüzeyinin önüne çarpan hava akımı, kanadın üst yüzeyi daha kavisli olduğu için, hızlı bir şekilde, alt yüzey ise daha düz olduğu için, üste göre yavaş hareket eder. Bu da yüksek bir basınç oluşumuna neden olur ve bir kaldırma kuvveti meydana gelir.

Teslim oluyorum

19.06.2009

teslimol

Usame bin ladin Bush’a telefon etmiş, kendini tanıtıp, konuşmasına devam etmiş:
“Sayın Bush size iki haberim var, biri iyi bir kötü. Hangisini önce söylememi istersiniz?”
Bush:
“Önce iyisini söyleyin” demiş.
Ladin:
“Teslim olmaya karar verdim”
Bush :
“Peki kötü haber ne?”
Ladin:
“Uçakla geliyorum!!!”

First Class…

22.05.2009

 
firstclass

‘Bir kadιn, uçakta zenci bir adamιn yanιnda oturuyordu. Durumdan rahatsιzlιğιnι belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasιnι istedi, zira öylesine antipatik birinin yanιnda oturamazdι. Hostes, tüm uçağιn dolu oldugunu fakat birinci sιnιfta yer olup olmadιğιna bakacağιnι söyledi.

Diğer yolcular şaşkιnlιk ve tiksintiyle olayι izliyorlardι, bu kadιnιn sadece terbiyesizliğine degil, bir de birinci sιnιfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardι. Zavallι adamcağιz çok kötü bir durumda olmasιna rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu yüksek tansiyondaki durumda kadιn, birinci sιnιfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş, hostesin dönmesini bekliyordu.

Birkaç dakika sonra geri gelen hostes, kadιna:

‘Çok özür dilerim geciktim. Birinci sιnιfta bir yer buldum… Yer degisikligi için pilottan izin almam gerekiyordu. ‘Hiç kimse sorun yaratan bir kimsenin yanιnda oturmak mecburiyetinde tutulamaz’ dedi ve bu izni verdi.’

Diger yolcular kulaklarιna inanamιyorlardι, bu esnada kadιn da bir zafer kazanmιş gibi yerinden kalkmaya hazιrlandι. Aynι anda hostes, oturmakta olan zenciye dönerek:

‘Beyefendi, sizi uçagιn birinci sιnιfιndaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyahat firmamιz adιna kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanιnda oturmak mecburiyetinde bιrakιldιğιnιz için çok özür diliyor.’