Arama:

Etiket Bulutu







‘yaprak dökümü’

Göksel Arsoy

18.11.2010

goksel_arsoy6

Yeşilçam’ın ‘altın çocuğu’ ya da Türkiye’nin ‘James Bond’u Göksel Arsoy, 15 Mart 1936’da Kayseri’de doğmuş. Aslını ararsanız Arsoy’lar tam bir sanatçı ailesi. İlk kuşakta Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz bestecilerinden Yesari Asım Arsoy yer alır. İkinci kuşak Göksel Arsoy, üçüncü kuşak oğul Gökhan Arsoy.

Babası Kayseri hava üssünde görevli olduğu için sürekli oğlunu da yanında getirip götürürdü. O günler pilot olma hayalleri ile yanıp tutuşmaya başlar. Çocukluk yılları neşe içinde geçmektedir. Hava üssündeki Amerikalılarla iyi dostluklar kuruyor, her türlü sanatsal ve spor faaliyetlerine katılıyordu. Son çıkan Amerikan filmlerini, henüz Türkiye’de vizyona girmeden yıllarca evvel öncesinden izleme şansını yakalıyordu. Liseyi Haydarpaşa’da okuduktan sonra pilotluk hayalini gerçekleştirmek için Hava harp okuluna girmek ister ama ailesinin izin vermemesi nedeni ile bu isteğini gerçekleştiremez. İktisat fakültesine birazda zoraki kaydolur. Hiç değilse uçaklara yakın olurum diye de hava alanına yakın bir ingiliz şirketinde çalışmaya başlar.

Ünlü oyuncu ile yapılan söyleşilerde o günleri şöyle anlatmış..
‘Uçaklar en büyük tutkumdu. Sık sık babamın yanına gidip uçakları inceliyordum. Daha o yıllarda pilot olmaya karar vermiştim bile. Gelecekte pilot olamadım ama Türk sinemasının ilk havacılık filmi olan ‘Şafak Bekçileri’ filmini Eskişehir’de çekerken, hep çocukluğumu yaşadım.’

Düzgün fiziği nedeni ile bir tesadüf eseri olarak Halk Film’in sahibi Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin’in dikkatini çeker. Böylece sinemaya adımını 1959 yılında Kara Günlerim filmiyle attıktan sonra filmler peş peşe gelir. Yaprak Dökümü, Kelepçe, Ham Meyva, Taş Bebek. Ve nihayet kendisini star yapan, Nevzat Pesen yönetiminde ünlü “Samanyolu” filmini çevirir. Bu film büyük patlama yapar ve Türk sinemasında romatik filmler dönemi başlar. Arsoy’da artık starlığını ilan eder. O dönemler Ayhan Işık Amerika’da olduğu için kral artık odur. Özellikle Belgin Doruk ile oluşturduğu ikili halkın büyük sempatisini toplar. Bu sırada gönlünü okuldan tanıdığı bir kıza kaptırır. Henüz 25 yaşında iken İstanbul üniversitesinde bir bankta, bugünkü eşi Soley hanıma evlenme teklif eder. 1961’de evlenirler. 4 sene içinde bir kız, bir de oğlan çocuğuna sahip olurlar.

1960’larda genç kızlarının rüyalarını Göksel Arsoy süslemeye başlamıştır artık. Ayhan Işık şansını Hollywood’da denerken “Altın Çocuk” Türkiye’yi kasıp kavurur. Sonra “Kral” Türkiye’ye dönecek, amansız rakibi Göksel Arsoy’la içtikleri su ayrı gitmeyecekti…

Oyunculuğunun yanı sıra yapımcılığa da soyunan Arsoy, Göksel film şirketini kurar ve başta Şehirdeki Yabancı, Şafak Bekçileri olmak üzere 12’ye yakın filmin çekilmesine katkıda bulunur. “Şafak bekçileri” filminde canlandırdığı pilot-yüzbaşı rolü ile hep hayalini kurduğu uçaklara binme fırsatını yakalar. Bu yıllarda Sean Connery’in oynadığı james Bond filmleri bütün Dünya’da olduğu gibi Türkiyede’de büyük iş yapıyordu. Bu filmlerden esinlenen Arsoy benzer formatta olan “Altın Çocuk Londra’da” filmini çevirir. Film büyük ilgi görür. Öyleki, arap ülkelerinden Co-protuction teklifleri bile Alır. Daha sonra peş peşe Altın Çocuk Beyrut’ta, Orta Şark Yanıyor, Altın Avcıları gibi seri filmleri çeker. En büyük projem dediği bir film, Lübnan savaşının çıkması ile ertelenince morali bozulur. O yıllarda Türk sinemasın içine girdiği bunalımıda dikkate alan Arsoy, sinemadaki ününü, 14 yıl boyunca şarkı söyleyeceği sahnelere taşır.

Sinema, sahne derken 1981’de ticarete atılan Arsoy, reklam ve sigorta alanında faaliyet gösteren bir şirket kurar. Arada sırada da olsa Tv dizilerinde rol alır. 1999’da Antalya film festivalinde yaşam boyu onu ödülünü kazanan sanatçı ayrıca So-Der (Sinema oyuncuları derneği) inde ilk kurucularındandır.

goksel_arsoy1   goksel_arsoy5   goksel_arsoy7goksel_arsoy10   goksel_arsoy12   goksel_arsoy11

Güler Ökten

18.11.2010

guler_okten41

Televizyon dizilerinin müdavimleri, onu yıllarca süren Bizimkiler dizisindeki doktor Türkan olarak yada bu dizinin tatil versiyonu olan Yazlıkçılar’daki asil kadın Güzide rolüyle hatırlıyor. Ekranda görülen yüzler daha çok akılda kalsa da, isimler pek öyle kolay hatırda tutulamıyor. Yıllarca emek verdiği sinemada çok önemli rollerde seyirci karşısına çıksa da, bazılarımızın adını duyduğunda “kimdi” diye düşünmeye başlaması Güler Ökten için de geçerli. Pek çok sinema seyircisinin hayranlıkla izlediği bir oyuncu Güler Ökten. İncelikli, derin rollerin oyuncusu.

1941 yılında doğan Güler Ökten, sinemanın büyülü gezegenine henüz altı yaşındayken adım atar. Belki de daha okuma-yazma bile bilmeden oynadığı ilk filmden bellidir büyüyünce ne olacağı. Konservatuvar eğitiminin ardından 1960 yılında tiyatroya başlar. İzleyen yıllarda, sahnede başarıyla sürdürdüğü oyunculuğunu beyazperdeye de taşıyacak ve yardımcı rollerin aranan oyuncularından biri olacaktır. 1973 yılında, Selim İleri’nin senaryosundan Zeki Ökten’in filme çektiği Bir Demet Menekşe’deki Candan rolüyle sinemaya adım atar; ilk filmindeki gibi çocuk oyuncu değil, sinemaya yıllarını vermeye hazır bir ‘oyun’ sevdalısıdır artık. Yine Selim İleri’nin senaryosunu yazdığı, Feyzi Tuna’nın yönettiği Seninle Son Defa (1978) ve aynı yıl Zeki Ökten ve Yılmaz Güney’in birlikte yönettiği unutulmaz film Sürü (1978) gelir sonra. Ali Özgentürk’ün At (1982) filminde ‘kırmızı çantalı kadın’ı, yönetmenin 1985 tarihli Bekçi’sinde ise bekçi Murtaza’nın karısını oynar. Karakter oyuncusu olarak sinemaya emek veren Güler Ökten, Orhan Kemal’in romanından uyarlanan bu filmde Müjdat Gezen’le birlikte başroldedir. Aynı yıl Atıf Yılmaz’ın unutulmaz filmi Asiye Nasıl Kurtulur, 1987’de de Başar Sabuncu’nun yönettiği Asılacak Kadın ve Tunç Başaran’ın Biri ve Diğerleri adlı filmlerinde rol alır.

Zeki Demirkubuz’un C Blok’u (1993), Çağan Irmak’ın ilk uzun metrajlısı Bana Şans Dile (2001), Zeki Ökten’in Gülüm’ü (2002), Ali Özgentürk’ün Kalbin Zamanı adlı filmi (2004) ve Cem Başeskioğlu’nun Sen Ne Dilersen’i (2005), Güler Ökten’in oynadığı filmlerden bazılarıdır.

Kariyeri boyunca 50’ye yakın filmde görünen Güler Ökten’in, tiyatro sahnesinde başlayıp beyazperdede devam eden yolculuğunun bir durağı da televizyon olur. Ökten, dizilerin de aranan oyuncusudur. 1998’de, Okan Uysaler’in TRT için çektiği Geçmiş Bahar Mimozaları, neredeyse bütün oyuncularının tiyatrodan seçildiği, dönemin en uzun soluklu aile dizisi Bizimkiler’i, sonraki yıllarda Baba Evi, Günaydın İstanbul Kardeş, Sultan Makamı gibi diziler izler. Karakter oyuncusu olarak yer aldığı filmlerde oyunculuğuyla göz dolduran Güler Ökten’in Altın Portakal’dan (1982), Ankara Film Festivali’nden (1997 ve 1999), Orhan Arıburnu ödüllerinden ve Sinema Eleştirmenleri Derneği’nden en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülleri var.

guler_okten6   guler_okten5   guler_okten8guler_okten9   guler_okten3   gulet_okten1

Hakkı Haktan

18.11.2010

hakki_haktan1

1919 yılında İstanbul’da doğdu. Sinema oyunculuğuna 1955’te “Sihirli Boru” filminde rol alarak başladı. Çok sayıda filmde karakter oyuncusu oldu. Fotoromanlarda oynadı. Yaşamının bir bölümünde yakalandığı akciğer rahatsızlığı ile mücadele ederken, geçimini sağlamak için Yeşilçam’da çalışmalarını sürdürdü. Hiç bir sosyal güvencesi olmadan meslekdaşları gibi sinema aşkıyla çalışan Hakkı Haktan’a, sinema sanatçılarını sosyal güvenceye kavuşturmak için kurulan Film-San Vakfı kurucularından Ümit Utku sahip çıktı. 1981 yılında vefat etti.

Filmlerinden bazıları, Yalnızlar Rıhtımı, Kırık Plak, Otobüs Yolcuları, Yılanların Öcü, Üç Tekerlekli Bisikler, Susuz Yaz, Suçlular Aramızda, Ah Güzel İstanbul, Yaprak Dökümü, Vesikalı Yarim

Muzaffer Nebioğlu

17.11.2010

muzaffer_nebioglu1

1938 yılında İstanbul’da doğdu. “Balıkçı Güzeli” film setine arkadaşını ziyarete gitmesiyle tesadüf eseri sinema oyunculuğuna başladı. İlk Filmi olan 1955 yılı yapımı “Mukaddes Yalan” da vamp kadını oynadı. Alımlı bir güzelliğe sahip oluşu, onu sinemada vamp kadın oyuncular arasına soktu. Rekor sayıda filme oynayan Nebioğlu yaklaşık 300 film ile Yeşilçam’ın en fazla film çeviren kadın oyuncularındandır.

Daha sonra dansözlüğe başladı. İlerleyen yaşlarında yeniden sinemaya döndü. Magazin basınında, döneminde yaşadığı aşklarla ve veriği pozlarla her zaman yer aldı.

Başlıca Filmleri, Bir Şoförün Hayatı – Bir Yudum Su – Kumpanya – Yaprak Dökümü – Evlatlık – Rüzgar Zehra – Yak Bir Sigara(1960)- Gel Barışalım – Affedilmeyen Günah – Korkunç İntikam – Silahların Sesi

muzaffer_nebioglu7   muzaffer_nebioglu9   muzaffer_nebioglu2muzaffer_nebioglu3   muzaffer_nebioglu5   muzaffer_nebioglu8

Nurhan Nur

17.11.2010

nurhan_nur4

1930 yılında Elazığ’da doğan oyuncunun geçek adı Nur Gençsüer’dir.
Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nden mezun olan Nurhan Nur, 1950 ‘de
bir kumarbazın hayatını anlatan Nam-ı Diğer Parmaksız Salih filmiyle sinemaya geçti. Sinema oyunculuğunun yanı sıra bazı filmlerin kostümlerini çizdi.
1961’de “Dolandırıcılar Şahı” filmindeki rolüyle İzmir Fuar Festivali’nde ödül kazandı.
1964-69 yıllarında Salih Güney, Tuncel Kurtiz, Muzaffer Tema, Gülbin Eray gibi oyuncularla Gen-Ar Tiyatrosu’nda “Kaplan”, “Aşk Zinciri” gibi oyunlarda oynadı.
Bir dönem, yönetmen Atıf Yılmaz ile evlenip ayrıldı. Oyunculuk gücü yüksek ve soylu bir güzelliğe sahip olan Nurhan Nur, Türk sinemasında ses getiren Yılanların Öcü, Selvi Boylum Al Yazmalım, Susuz Yaz, Yaprak Dökümü, Maden gibi çok önemli filmlerde oynadı.
Oyuncu, 26 Mart 2017 ‘de aramızdan ayrılmıştır.


nurhan_nur6 nurhan_nur3 nurhan_nur11
nurhan_nur5nurhan_nur5nurhan_nur4

Savaş Dinçel

17.11.2010

savas_dincel5

1942 yılında İstanbul’da doğdu. İlkokulu Koca Ragıp Paşa İlkokulu’nda okuduktan sonra eğitimine İstanbul Erkek Lisesi’nde devam etti. Ardından İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne başladı. Tiyatro eğitimine devam ederken bir yandan da karikatür çizmekteydi. 1962 yılında girdiği İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan, 1980’de sıkıyönetim ilan edilmesi ve 1402 sayılı yasa gereğince uzaklaştırıldı.

Bir dönem Güldürü Eğitim Merkezi’nde ve Günaydın Gazetesi’nde karikatürist olarak çalıştı. Günaydın Gazetesi’ndeki “Tonton” adlı karikatürü ile tanındı. Münir Özkul Tiyatrosu, AST Tiyatrosu, GEN-AR Tiyatroları’nda çalışan Dinçel, Müjdat Gezen’le birlikte Miyatro Vatandaş Tiyatrosu’nu kurdu. Bir süre sonra Şehir Tiyatroları’na geri dönen Dinçel, iki tane karikatür sergisi açmıştır.

1997 yılında “Kurtuluş” , 1998 yılında “Cumhuriyet” adlı sinema filmlerinde İsmet İnönü’yü canlandırdı. “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar” adlı filmde canlandırdığı “Hacı” karakteriyle 8. ÇASOD Film Ödülleri (2001) ve 22.Siyad Türk Sineması Ödülleri’nde (2000) “En İyi Erkek Oyuncu” , 2000 Yılında “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” adlı oyunda ki rolüyle Afife Jale Ödüllerinde “Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Erkek Oyuncusu” ödüllerini aldı.Bir çok oyunda rol alan ve oyunlar sahneye koyan Savaş Dinçel’in “Uçurtmanın Kuyruğu” “Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye” gibi oyunları da bulunmaktadır. Şehir Tiyatrolarında en son “Yaprak Dökümü” adlı oyunda oynayan Savaş Dinçel , emekli olduğu 2007 yılında geçirdiği bir rahatsızlık sonucu aramızdan ayrılmıştır.

savasc29f_dincel3   savas_dincel7   savasc29f_dincel1savasc29f_dincel2   savasc29f_dincel4   savas_dincel6