Arama:

Etiket Bulutu







‘Yeşilçam’

Atıf Kaptan

18.11.2010

atif_kaptan1

Asıl adı Atıf Terzioğlu. Sinema ve tiyatro oyuncusu. 1908’de İzmit’de doğdu. Çocukluğu, Sultan Mehmet Reşat’ın gelini olan teyzesinin yanında, sarayda geçmiştir. Mehmet Reşat öldüğünde tekrar İzmit’e dönerler. Savaştan sonra istanbul’da memurluğa başlar ancak tiyatrocu olmayı istemektedir. Muhsin Ertuğrul onu yanına alır. Sanat hayatına 1928 yılında, Darülbedayi’de “Hamlet” oyunuyla atılır. Aynı yıl “Kaçakçılar” filmi ile sinema oyunculuğuna da başlayan Kaptan, “Bir Millet Uyanıyor” filminde “Yahya Kaptan” rolünü oynayarak popüler olur.
Daha sonra “Kaptan Tiyatrosu” adlı bir topluluk kurup, tüm Anadolu’yu dolaştı. Sonrasında tiyatroyu bırakarak sinema oyunculuğuna ağırlık verdi. Özellikle “Kötü Adam” tiplemesinin değişilmez oyuncusu oldu. 300’e yakın filmde karakter rolleri aldı. Drakula İstanbul’da , Ankara Ekspresi, Cilalı İbo Casuslar Arasında, Çöl Kanunu, Battal Gazi Destanı, Gülizar, Kara Murat Fatih’in Fermanı, Nöri Gantar Ailesi, Ağrı Dağı Efsanesi gibi filmlerde oynadı.
Mavi Anlamli Gözleri, Sert İfadeli Yüzü, Babacan bile olabilen tavırları ile her role konabilecek, her rolün altından kalkabilecek ender oyunculardandı. Emekli Nazi Subayi olarak da, kötü Yunan generali olarak da, iyi kalpli deniz subayı olarak da gördük kendisini. Beyazperde çalışanlarının sosyal güvenceye kavuşmaları için yasa tasarısı hazırlanmasında ön ayak olmuş, Film Sanayi ve Tüm sanatçıları Güçlendirme Vakfı (Film-San) Yönetim kuruluna seçilmişti.
Anılarını “48 Yıldan Çizgiler” adlı kitapta topladı. 22 Nisan 1977’de Ahu Tuğba ve Serdar Gökhan’ın da yer aldığı “Akdeniz Kartalı” adlı filmin çekimi sırasında Umman’da rahatsızlanıp, vefat etmiştir.

atif_kaptan3   atif_kaptan62   atif_kaptan52atif_kaptan11   atif_kaptan61   atif_kaptan51

Atilla Ergün

18.11.2010

atilla_ergun8

10 Ekim 1939′ da İzmir’de doğan sanatçı, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ nü bitirdi.
İlk Filmi olan Yetim’de 1957 yılında oynadı. Daha sonra aralarında Silaha Yeminliydim, Hudutların Kanunu, Kara Pençe, Kardeş Kanı, Yedi Belalılar, Üçünüze Bir Mezar, Kara Murat Fatih’in Fedaisi, Yatık Emine, Yaz Bekarı, Hanzo, Devlerin Aşkı, İki Kızgın Adam, Sakar Şakir ve Avanak Apti gibi filmler bulunan 200’ün üzerinde filmde oynadı.
Yeşilçam’ın önemli karakter oyuncularından olup ayrıca müzikle de uğraşmış, söz yazarlığı yapmıştır. Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Kekom’ isimli şarkısının sözlerini Atilla Ergün yazmıştır.
Sinemamızın önemli karakter oyuncusu Atilla Ergün 59 yaşında kansere yenik düşmüş, 20 Ekim 1998 tarihinde, genç sayılacak bir yaşta aramızdan ayrılmıştır.

atilla_ergun6   atilla_ergun1   atilla_ergun10atilla_ergun9   atilla_ergun4   atilla_ergun3

Aydın Tezel

18.11.2010

aydin_tezel2

9 Kasım 1929 tarihinde İzmir’de doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden (İTÜ) mezun olan Aydın Tezel, 1950 yılında Tiyatro ve Sinema oyuncusu Güzin Özipek’le evlendi ve bu evlilikten 2 oğlu oldu.
Bir süre inşaatçılık ve müteahhitlik yaptı. Sinema oyunculuğuna 1966’da Ertem Eğilmez’in yönettiği, Hülya Koçyiğit, Ekrem Bora ve Tugay Toksöz’ün başlıca rollerde oynadığı “Seni Seviyorum” adlı filmle başladı. İlerleyen yıllar içinde sinemanın yanı sıra fotoromanlarda ve televizyon dizilerinde rol aldı, karakter rolleri canlandırdı. Sanatçı 8 Mart 2011 de aramızdan ayrıldı.
Başlıca Filmleri : (1966) Seni Seviyorum, (1968) Yüzbaşının Kızı, Kara Bahtım – (1969) Seninle Ölmek İstiyorum, (1973) İki Süngü Arasında

 

aydin_tezel1   aydin_tezel3   aydin_tezel4

Ayfer Feray

18.11.2010

ayfer_feray2

(d. 27 Mayıs 1928, İzmir – ö. 13 Temmuz 1994, Bodrum, Muğla)

Sinema hayatına 1951 yılında başlayan sanatçı, 1953 yılında Dormen Tiyatrosu’na girdi. Nisa Serezli ve Tolga Aşkıner ile birlikte Dormen Tiyatrosu’ndan ayrıldıktan sonra A Film Yapımevi’ni kuran Feray, 72-73 sezonundan sonra tiyatrodan uzun süre ayrı kaldı. 80-81 sezonunda “Çöpçatanın Fendi” oyunuyla yeniden tiyatroya döndü.

Kendisi gibi oyuncu olan Günfer Feray’ın ablasıdır. Gazeteci Samim Tara’yla bir dönem evli kalan Feray’ın bu evlilikten, ünlü bir reklam yönetmeni oğlu Ali Tara (1949-2004) ve Süeda Tara adlı bir kızı dünyaya geldi.
66 yaşında, çok sevdiği Bodrum’da öldü. Mezarı da buradadır. İzmir’de, Bornova Büyükpark’ın içinde bulunan açıkhava tiyatrosuna, oyuncunun anısına, “Ayfer Feray Açıkhava Tiyatrosu” adı verildi.

Feray, kendisine özgü güçlü oyunculuğuyla seyircilerin zihninde yer etti.
Oynadığı yetmişi aşkın filmde, Türk sinemasının güçlü ve önemli kadın karakterlerini canlandırdı.

ayfer_feray3 ayfer_feray4 ayfer_feray51ayfer_feray6 ayfer_feray52 ayfer_feray7

Ayhan Işık

18.11.2010



Asıl adı Ayhan Işıyan olan oyuncu altı çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak İzmir’in Konak ilçesinde dünyaya gelir. Altı yaşındayken babasını kaybeden Işık öğreniminin bir kısmını İzmir’de bir kısmını ise abisinin üniversite tahsili için annesi ve kardeşleri ile geldikleri İstanbul’da tamamlar. Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümündeki öğrenimi sırasında bir süre Bab-ı Ali’de ressam olarak çalışır fakat 1952 senesinde Yıldız Dergisi’nin açtığı yarışmaya girmesiyle resim hayatındaki geri planına itilerek sinemaya doğru yönelişi başlar. Yarışmayı birincilikle kazanarak sinemaya geçer. Bir sene sonra, 1953 senesinde ise Güzel Sanatlar Akademisi’den mezun olur.

İlk filminde şair, senarist ve yönetmen Orhon Murat Arıburnu ile gerçekleştirdiği çalışmanın ardından, ikinci filminde Türk Sineması’nda Geçiş Dönemi’ni bitiren ve Sinemacılar Dönemi’ne giriş yapıtı olarak kabul edilen Ömer Lütfü Akad’ın Kanun Namına filmiyle büyük ün kazanır. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde resim çalışmalarına ara ara devam etse de sinema artık birinci önceliği haline gelmiştir. Ömer Lütfü Akad ile 1950’lerde İngiliz Kemal, Katil, Öldüren Şehir, Vahşi Bir Kız Sevdim, Kardeş Kurşunu filmlerini, Atıf Yılmaz ile Şimal Yıldızı, Osman Seden ile de 1957’de Bir Avuç Toprak filmini yapan Işık 1959 yılında Hollywood’a giderek şansını bir de orada denemek ister. Fakat orada çalışamaz.

Işık 60’ların başında Vedat Türkali’nin senaryosunu yazdığı Otobüs Yolcuları filmiyle Yeşilçam’a dönüş yapar. Arkasından Akad ile son çalışması olacak olan ve Orhan Kemal’in bir romanından yine Vedat Türkali’nin senaryolaştırdığı Üç Tekerlekli Bisiklet filmini çevirir. Işık yine bu dönemlerde çevirdiği Küçük Hanım seri filmleri ile de halk tarafından oldukça beğenilir ve devam eden dönem içerisinde ‘ Taçsız Kral ‘ ünvanını kazanır. 1970’ li yıllarda yeni bir moda rüzgarıyla film yıldızları peş peşe sahneye çıkmaya, plaklar doldurmaya başlar. Kendisi de bu modaya uyar ve Münir Nurettin Selçuk’tan dersler alarak Klasik Türk müziği dalında sahneye çıkar ve bir tane 45’lik plak doldurur. Birçok tarzda, yeteneğiyle göz doldurmayı başaran Işık sinemada dram , politik , romantik , komedi , macera ve diğer tarzlarda örnekler sunar. 140 kadar film çevirir. 1975’den itibaren yapımcı, yönetmen ve senarist olarak Türk sinemasına katkıda bulunan Işık bu senelerde İtalyan yapımcılarla yaptığı ve başrolünü de Klaus Kinski ile paylaştığı La Mano Che, Nutre La Morte ve Le Amanti Del Mostro filmlerini yapar. Filmler İtalya’da ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde vizyona girer fakat Türkiye’de sansüre uğrar ve türk seyircisiyle hiçbir zaman buluşamazlar.

13 Haziran 1979’da İstanbul’da evinin balkonunda güneş çarpmasına bağlı beyin kanaması geçiren Ayhan Işık, hastaneye kaldırılsa da kurtarılamaz ve üç günlük koma sürecinin sonunda vefat eder. Zincirlikuyu Mezarlığı’na gömülür.

kaynak : wikipedia


            

Ayşen Gruda

18.11.2010

aysen_gruda32

30 Kasım 1945’te istanbul’da doğdu. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy’deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparken ailesi tarafından keşfedildi.
Kardeşi Ayben Erman ve Ayten Erman da kendisi gibi oyuncu olacaktı.
Televizyon için yaptığı skeçlerden birinde canlandırdığı “Domates Güzeli Nahide Şerbet” karakterinden sonra lakabı “Domates Güzeli” olarak kaldı.
“Mum Söndü”, “Deve Kuşu Kabare”, “Hababam Sınıfı Müzikali”, “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi kabare ve müzikallerde yer aldı.
Tiyatronun yanıda birçok televizyon programında skeçlerde ve dizilerde oyunculuk yaptı.
Sinemada “Tosun Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Hababan Sınıfı”, “Neşeli Günler” gibi birçok klasikleşmiş Türk sineması örneklerinde oynadı.
1975 yılından beri 40’dan fazla filmde rol alan sanatçının en son rol aldığı sinema yapımı “Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu” adlı film oldu.
Ayşen Gruda, Türk sinemasının sevilen kadın oyuncularından biriydi ve her zaman bir başrol oyuncusu kadar dikkat çekti.
Onun hakkında herkesin merak ettiği tek bir konu var: Yıllarca yan karakterlerde oynayan bir oyuncu olarak ayakta kalmayı nasıl başarmıştı? Ne hokka gibi burnu, ne de yay gibi kaşları vardı; ama ekrana yakışan yüzü ve karizmasıyla oyunculuğunu konuşturuyordu.
Bu nedenle, kadın komedyen deyince akla gelen ilk isimlerdendir.

aysen_gruda12 aysen_gruda1   aysen_grudaaysen_gruda5   aysen_gruda71   aysen_gruda81

Aytaç Arman

18.11.2010

aytac_arman2

Asıl adı Veysel İnce olan sanatçı 22 Haziran 1949 Adana’da doğmuştur.
1971 yılında Ses dergisinin açtığı yarışma ile sanat hayatına başlayan Arman’ın ilk filmi yine aynı yil Yılmaz Güney’in çektiği “Baba” oldu.
1973 yılında Süreyya Duru’un yönettiği “Bedrana” filmi ile yıldızı parladı.
Daha sonra oynadığı sosyal içerikli filmlerle dikkati çekti.
Sayıca az ama nitelikli filmlerde oynayarak sinemada kendisine haklı bir yer edinen Aytaç Arman’ın önemli filmleri arasında Düşman (Zeki Ökten), Bedrana (Süreyya Duru), Biri ve Diğerleri (Tunç Başaran), Av Zamanı (Erden Kıral) ve Gece Yolculuğu (Ömer Kavur) yer alıyor.
Yeşilçam’ın entelektüel sinemacılarından Ömer Kavur’un vazgeçemediği oyunculardan birisi oldu. 70’lerde başlayan sinema yolculuğu şimdi TV dizileriyle devam ediyor.
Ödülleri;
25. Antalya Film Şenliği – 1988, En İyi Erkek Oyuncu, Gece Yolculuğu
40. Antalya Film Şenliği – 2003, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Gönderilmemiş Mektuplar
25. Siyad Türk Sineması Ödülleri – 2003, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Gönderilmemiş Mektuplar
Antalya Altın Portakal Onur Ödülü – 2006

aytac_arman11   aytac_arman3   aytac_arman6aytac_arman   aytac_arman7   aytac_arman41

Aytekin Akkaya

18.11.2010

aytekin_akkaya21

1943 Erzurumlu doğumlu Aytekin Akkaya, Türk sinemasının önemli başaktörleriyle filmler paylaşmış, özellikle Cüneyt Arkın’ın “Dünyayı Kurtaran Adam” filminde yıldızı parlayan, yeşilçamın yardımcı aktörlerindendir.
Aytekin Akkaya’nın sinemaya adım atışı, 1964 yılında bir rastlantı sonucu olmuş. Memleketi Erzurum’da çekilen bir filmin başrol oyuncusu, yapımcı firmayla anlaşamayıp daha işin başında seti terkedince, yönetmen tarafından keşfedilip ardarda iki filmde önemli roller üstlenmiş. Ancak, araya askerlik girince sinema serüvenine bir kaç yıl zorunlu olarak ara vermiş Akkaya. Sonrasında ise aktörlüğünü ilerletmek için geldiği İstanbul’da, bütün meslek hayatına damgasını vuracak olan çok önemli bir tecrübe yaşadığını öğreniyoruz ondan. İngiliz yönetmen Peter Collinson’un 1969 yılında büyük bölümünü Türkiye’de çektiği “Paralı Askerler” (You Can’t Win ’em All) filminin Şan Tiyatrosu’ndaki yardımcı oyuncu seçmelerine katılmış ve başarılı olmuş. Bunun üzerine de dünyaca ünlü iki yıldız, Charles Bronson ve Tony Curtis’in hemen yanıbaşında, Ürgüp’ten başlayıp İstanbul’da sonlanan yaklaşık dört aylık bir çekim serüveni başlamış.
Aytekin Akkaya bu gösterişli Hollywood yapımının setinde öğrendiklerinden oldukça etkilendiğini gizlemiyor.
“Ben, Bronson ve Curtis’in fedailerinden biriydim ve rolüm konuşmasız bir roldü. Buna karşılık, setteki görevliler, en büyüğünden en küçüğüne, bütün Türk oyunculara müthiş bir saygıyla yaklaştılar. Biraz ayakta kalsak, yönetmen çekimi keser kesmez altımıza hemen bir sandalye geliyordu. O film bana batıda sinema sanatçısına verilen değeri ve gösterilen saygıyı öğretti.”
Dünyayı Kurtaran Adam Yeşilçam’ın kült, fantasik filmlerinden biridir. Aytekin Akkaya bu filmde Cüneyt Arkın ile başrolü paylaşmıştır. Film, bütün garibanlığına, bütçesizliğine ve ilkelliklerine rağmen, Türk sinemasının acıklı çalışma koşullarına karşı iyi niyetli bir başkaldırının, yurtseverce bir tepkinin yansımasıdır. Ve her kim ne derse desin, sinemamızın ilk gerçek bilim-kurgu filmidir. Türklerin uzaya taşmış bir uygarlıklar savaşında saf tuttukları bu öyküde, adlarıyla sanlarıyla Türk olan kahramanlar, hattâ Türk adları taşıyan uzay gemileri yer alıyordu.
Geride 80’e yakın filmden oluşan renkli bir filmografi bırakıp altmışlı yaşlara merdiven dayadığı şu günlerde, Akkaya o çok iddialı olduğu aksiyon sinemasına, atlarına ve silahlarına geri döner mi acaba? Bu soruya gülerek “Zımba gibiyim” diye cevap veriyor.
“Hayatım boyunca hep düzenli spor yaptım, yirmi yıldır da sigara içmiyorum. Bugün önüme kaliteli bir aksiyon senaryosu gelsin, tıpkı Clint Eastwood gibi yaşıma başıma aldırmadan oynarım.
Çünkü aksiyon sineması bir coşku sinemasıdır. O coşku da bende fazlasıyla var.”

Söyleşi : Ali Murat Güven

aytekin_akkaya1   aytekin_akkaya41   aytekin_akkaya31

Ayten Çankaya

18.11.2010

ayten_cankaya3

3 Nisan 1933 tarihinde doğan yıldızımız, baleye karşı merakı üzerine İstanbul’da bale dersleri aldı. Dansa olan kabiliyeti de kolayca kendisine sahne kapılarını açmış, muhtelif tiyatrolarda roller almaya başlamıştı. Sinemadaki ilk deneyimi, 1952 yılında İpek film tarafından hazırlanan “Balıkçı Güzeli” ile olan Çankaya, bu filmde Cüneyt Gökçer ve Münir Özkul ile başrolu oynadı. Ardından “İstanbul Canavarı”, “Öldüren Sır” ve “Son Baskın”. 1954 yılında Muzaffer Tema ile evlenen Akkaya’nın evliliği ne yazıkki uzun sürmez ve sessiz sedasız ayrılırlar. Fakat Muzaffer Tema ile dostlukları hiç bitmez. Daha sonra Muzaffer Tema’nın prodüktörü olduğu “Dişi Yılan” filmi gelir. Muzaffer Tema ya hayrandır ve şöhretini ona borçlu olduğunu her yerde büyük bir samimiyetle söyler.
Ayten Çankaya, zerafeti, güzelliği ve ışığı ile İtalyan sinemacılarında dikkatini çekmiş ve İtalya’da reklam filmlerinde oynamıştır. Çok fazla film çevrimediysede bir dönemin önemli yıldızıdır.

ayten_cankaya4   ayten_cankaya9   ayten_cankaya7

Aziz Basmacı

18.11.2010

aziz_basmaci1

Film-San Vakfı’nın kurucusu ve onur üyesi olan Aziz Basmacı 1913 yılında Selanik’te doğmuş ve 1933 yılında ses opereti ile sahne hayatına atılmıştır. Çeşitli tiyatrolarda ve kendi adına kurduğu toplulukta, güldürü ve esprileriyle ün yapan sanatçı 60 da fazla filmde rol almıştır.
Hasılat rekorları kıran filmlerinden bazıları, Fabrikanın Gülü, Ayrı Dünyalar, Çifte Kavrulmuş ve Son Gece’dir.
50’li yıllarda halk komiği olarak yıldızlaşan Aziz Basmacı 14/03/1978 ‘de geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur….

Aziz Basmacının kendi ağzından bir anısı;
Ses Tiyatrosu’nda oynuyorduk. Başrolde ben vardım. Gişecimiz bir gün,
“Aziz Bey,” dedi, “bilet almaya gelen herkes sizi soruyor. ‘Bu gece Aziz Basmacı da oynuyor mu?’ diyor. Ben, ‘Evet,’ dersem bilet alıyor.”
Çok hoşuma gitti bu. Gişeciye,
“Şöyle senin arkanda bir yere gizleneyim,” dedim. “Yine beni soran olursa, ‘Bu gece oynamıyor. Hasta. Onun yerine bir başkası oynayacak,’ dersin. Bakalım ne yapacaklar?” Gişede bir yere gizlenip başladım beklemeye. Biraz sonra bir adam geldi. Gişeciye, “Aziz Basmacı bu gece oynuyor mu?” diye sordu. Gişeci, “Hayır, beyefendi, Aziz Bey bu gece oynamıyor. Rahatsız. Yerine başkası oynayacak,” dedi. Adam bir an düşündükten sonra parasını uzattı: “Peki kızım, ver bana yedi bilet.”

aziz_basmaci7 aziz_basmaci8 aziz_basmaci5aziz_basmaci2