Arama:

Etiket Bulutu







‘yumurta’

Kolomb’ un Aklı…

16.02.2010

yumurta

Kardinal Mendoza bir kutlama sırasında yeni kıtanın keşfini çok önemli bir olay olarak nitelemiş ve bunu gerçekleştiren Kristof Kolomb’a övgüler yağdırmıştı. Bu, ona göre bir insanın dayanma gücü ve kararlılığının göstergesi, mücadeleden vazgeçmemesi sonucu elde edilen üstün bir başarıydı..

Bu konuşmayı dinleyen asil Ispanyol beyleri, duyduklarından pek rahatsız olmuşlardı. Özellikle bir yabancının (Kolomb, Ceneviz’ liydi.), böyle bir övgüye layık görülmesi onları mutlu etmemişti.

“Yeni dünya denilen yere giden yol hiç de sanıldığı kadar zor değildi” dediler. “Dünyanın denizi apaçık karşımızda duruyor, hiçbir Ispanyol denizcisi hedefi şaşırmazdı” diye devam ettiler.

Bu sözlere kızan ve yanıt vermek için söz alan Kolomb; “Ben kendi adıma bir şeyler kazanma tutkusundan çok uzaktayım” diye başladı konuşmasına ve şöyle devam etti; “Dünyada birçok zor iş vardır, ama birisi size onun nasıl yapıldiğını gösterdikten sonra, ‘ aaa.. Ne kadar kolaymış, bunu herkes yapar’ denir. Kolomb, bu arada hizmetçiden bir yumurta istemişti. “Şimdi siz soylu beylerden bir ricam olacak; Siz ekselansları şu elimde gördüğünüz yumurtanın, dik olarak masanın üstünde durmasını sağlayabilir misiniz acaba ?”

Ekselans yumurtayı bir tarafından tuttu, öteki tarafını çevirdi, başka türlü denedi ama başaramadı ve elindeki yumurtayı bir başka beye verdi. O da başaramadı ve bir başkasına verdi. Kimse başaramayınca da; “Bu mümkün değil yapılamaz!” diye hep bir ağızdan bağırdı, beyler.

Kolomb; “Tabii mümkündür, ben yapacağım ve siz ‘bunu herkes yapar’ diyeceksiniz” diye yanıtladı, beyleri. Mırıltılar içerisinde Kolomb yumurtayı eline aldı ve hafif bir vuruşla yumurtanın sivri ucunu kırmadan, içeri doğru giden kabugun üstünde durmasını sağladı.

Bu arada beyler; “Bunu herkes yapar!” diye bağırdılar.

Kolomb, onları şöyle yanıtladı; “Dogru bunu herkes yapabilir beyler, ama fark, sizin bunu yapabileceğiniz, fakat benim yapmış olmamdır.”

Zil Zurna İzzet

26.01.2010

sarhos

Adam arkadaşlarıyla gecenin yarılarına kadar içer ve zil zurna bir şekilde eve gelir açar kapıyı ve soyunmadan gider usulca yatağına karısının yanına kıvrılır ve sızar işte ne olursa o anda olur aman tanrım o da nesi:

Yatağın başucunda eli asalı aksakallı bir ihtiyar belirir ve:

Kalk oğlum gidiyoruz

Nereye amca?

Sen öldün oğlum, artık öbür dünyaya gidiyoruz ver elini evladım, haydi…

Ama amca ben daha yaşayacaktım.

Ohoooooooo ben kime diyorum, yok öldün bir kere olmaz artık geçmiş ola oğlum

Ama bak daha çocuklarım küçük ne olur diye ağlamaya başlar ve ihtiyar

Eh hadi bu seferlik seni geri göndereyim

Sahi mi yaşasın diye çığlık atar bizimkisi.

Yaşamasına yaşasın da insan olarak geri gönderemem seni

O niye ki? Amca

Yahu fazla soru sorma, kurallar böyle ancak ya köpek, ya da tavuk olarak geri dönebilirsin hadi kararını ver çabuk ol daha gidecek çok yerim var evladım.

Adam heyecan içinde düşünmeye başlar; ‘şimdi köpek olsam herkes vurur tekme atar sokakta yaşantı çok zor, ben en iyisi bari tavuk olayım’ der.

Tamam sen artık bir tavuk olarak dünyaya geri döndün der demez ihtiyar ortadan kaybolur ve adamın her tarafı tüylerle kaplanır kanatları çıkar ve hop kendini pis bir kümeste bulur ve arkasından bir ses:

Naber fıstık?

Kim ki fıstık?

Sen, sen burada yenisin dimi

Evet de sen kimsin?

Kim olacağım, ben bu kümesin horozuyum

Eeeeeee?

Eesi ne? Haydi nazlanmada şöyle kuytuya geçelim ve

O niye?

Niyesi var mı? Bir horozla bir tavuk ne yapar?

Ama.

Aması maması yok, burada kural böyle der horoz

Yahu tamam da..bak cidden benim arkamda bir dolgunluk var. Canım yanıyor der tavuk.

Baksana sen hiç yumurtlamadın mı?

Yoo, hiç yumurtlamadım şimdiye kadar, niye sordun ki?

Ay şapşal şey, ilk yumurtandır o sertlik yapan kıçındaki şey yumurtla gitsin ferahlarsın

Bilmem ki, nasıl olacak?

Gayet basit, mızmızlanma panik etme ıkın ıkın çıkar yumurta

Valla de

Dedim bile, haydi amma uzattın be bir de tavuk olacaksın ıkın ıkın bak başı göründü bile

yumurtanınıkın ıkınnnnnnnn demeye kalmadan adamın ensesinde okkalı bir Osmanlı tokadı şaklar:

Ulan Allahın belası İzzet, zilzurna sarhoş gecenin ikisinde eve geldin bir şey demedim de yatağın orta yerine s.çmanın ne alemi var ha!