Arama:

Etiket Bulutu







‘yüz numaralı adam’

Cem Erman

18.11.2010

cem_erman43
Asıl adı Süleyman Faik Durgun. 1947 İskenderun doğumlu. Baba Mersin, Anne Halep tarafından. Üç kardeşin en küçüğü. 1973’de ‘Ses dergisi’nin açmış olduğu yarışmaya katılır ve yarışmada üçüncü olur. Özleyiş, Öfke, Üç Öfkeli Adam, Ağa Bacı gibi filmlerde başrol oynar. Daha sonra 100’den fazla film çeken Cem Erman, Saklambaç gazetesinde ve Kelebek’te yaklaşık 50 fotoromanda rol alır. 
Zeynep Değirmencioğlu ile ‘Özleyiş’i Yıldırım Önal’la ‘Talihsizler’ i, Kemal Sunal’la ‘Yüz Numaralı Adam’ı oynar. Seks furyası gelince 5 yıl film yapmaz.

Cem Erman her rolü kabul etmez. O sıra Nuri Alço, Eray Özbal, Sümer Tilmaç çıkar. Cem Erman çalışmayınca, rolleri onlara kalır. 1989’da, Sahibini Arayan Madalya, Sen Yaşa, Canımın Canısın, ve Canımdan Can İste filmlerinde oynar. “Şeytanın kurbanları” adlı televizyon dizisiyle jübilesini yapar. Ayhan Işık’ı Orhan Gencebay’ı ve İbrahim Tatlıses’i çok sevdiğini söylüyor. Bir de en çok sevdiği iki insan: Yılmaz Güney ve Yadigar Ejder. Cem Erman oldukça duygusal, konuşurken gözleri doluyor. Sanki geçmişi yaşıyor gibi.

Anlatıyor;
“Türk Sinemasına çok şey verdim karşılığında hiçbir şey kazanamadım. Niçin derseniz.. Çünkü ben, 2 inci adamı yani menfiyi oynuyordum. Bülent Ersoy 500 bin alıyorsa, ben 15 bin lira alıyordum. Orhan Gencebay’la filmde aynı kızı seviyoruz. Ben zengini oynuyorum, Orhan’sa fakiri. Gencebay 1.000.000 alıyor, bense 12.500 alıyorum. Ama başa baş oynuyoruz. Hep böyle oldu.. Bana soruyorlar para kazandın mı diye, gülüyorum, o zaman kira parası, giyim parası, gençlik parası, aldığın zaten çerez parası. 33 sene böyle geçti. 1980’den itibaren sinema bitti”


Cem Erman, 7 Ağustos 2011’de Adana’daki evinde hayatını kaybetmiştir.

cem_erman6   cem_erman21   cem_erman5

Süleyman Turan

16.11.2010

suleyman_turan11

Süleyman Turan çok yönlü sanatçılarımızdan birisidir. Çoğumuz onu sadece sinemacı yönüyle tanırız. Oysa o aynı zamanda şair, romancı, ressam ve senaryo yazarıdır. Adeta 10 parmağında 10 marifet olan sanatçı tüm hayatı boyunca hem özel yaşamında hem de sanat yaşamında mütevaziliğini elden bırakmamış, dürüstlükten hiçbir zaman ödün vermemiştir.
Asıl adı Süleyman Başturan olan sanatçı 1936 yılında İstanbul’da doğdu. Daha küçük yaşlarda sanata karşı meraklı olduğu için halkevlerine girer çıkardı. Oralarda çalışmalar yapan resim hocalarının atölyelerine katılır resim yapmayı öğrenirdi. İlk, orta ve liseyi Kadıköy’de okudu. Daha sonra İstanbul Üniversitesi ingiliz Filolojisine girer, ancak üçüncü sınıfa kadar okuyabilir. Yedek subay olarak askere alınır. O sırada Kore savaşı patlak vermiştir. Gönüllü olarak Türk birliğine katılır ve Japonya’ya gider. Bir gün, Japonya’da askerler arasında bir yetenek yarışması düzenlenir. Bu yarışmaya Türk askerler ingilizce yazılan bir piyes ile katılır ve oyun birinci seçilir. Bu onun sahne sanatlarına başladığı ilk denemesi olmuştur. Yine bir gece Tokyo’da bir gece kulübüne gittiklerinde bir film çekimine şahit olurlar. Brezilya-Japonya co-prodüksiyonu olan bir filmdir bu. Bu filmde figüran olarak oynar. Askerliği bitmesine rağmen Türkiye’ye dönmez ve uzun bir süre uzak doğu ve Amerika’da macera yaşar.

Macera dolu yaşamdan sonra artık içindeki potansiyel enerjiyi değerlendirebileceği bir meslek arayışına girer. Para kazanmak için gazete ve dergilere karikatür çizer, hafta sonlarında ise Veli Efendi’de (At yarışları) bilet satar. Tiyatro ve sinemaya karşı aşırı bir ilgisi vardır. Ünlü tiyatro sanatçısı Saim Alpago’nun kurduğu özel tiyatroya sürekli gidip gelmektedir. O kadar sık gider ki oyunu adeta ezberlemiştir. Bir gün Selim Naşit tiyatroya gelmeyince onun oynadığı rolü alır. 1962’de Tiyatroya başlar.
Tiyatro devam etmektedir ama onun aklı bu seferde sinemadadır. Ses dergisinin açtığı artist yarışmasına katılır ancak seçilmeyeceğine adı gibi emindir. Çünkü genelde çok yakışıklı veya çok güzel kadınlar seçilmektedir. Kendisi ise sıradan bir fiziğe sahiptir. Hatta yarışma jürisine özel bir not bile düşmüştür “Bu yol, sinemaya girmek için seçtiğim en dürüst yöntemdir” diye. Her nasılsa finalist olmuş ve yönetmen Osman Seden’in dikkatini çekmiştir. Aynı yarışmada o yıl Ajda Pekkan ve Ediz Hun birinci seçilerek sinemaya adım atmışlardır. Bu sırada Kemal filmdeki bir yetkili onun soyadını çok uzun bulur ve Başturan’ı Turan olarak değiştirir. “Sayın Bayan” filmi ile Türk sinemasına adım atar. Oldukça küçük bir roldür bu. Sonraki filmi “Koçum Benim”’de ise koca bir rolü vardır. Bu filmde Türk sinemasının kralı Ayhan Işık ile beraber oynar. Yılmaz Güney ile “Yarın Son Gündür” adlı filmi çevirir. Bu filmdeki rolü ile de 9. Antalya Film Şenliğinde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü alır.
“Dikkat Kan Aranıyor” adlı filmde Ekrem Bora ile rolleri paylaşmış, akıl hastanesinden kaçan deli rolü ile olağanüstü bir performans göstermiştir. 1972 yılında Antalya Film Festivalinde, “Güllü” ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini almıştır.

70’li yıllara gelindiğinde Türk sinemasında cinselliğe doğru bir gidiş gözlemleniyordu. Bu dönemde kendisine gelen bütün rolleri reddediyordu.
 Birkaç sene sinemadan uzaklaşarak çizgi-roman ve senaryo yazarlığı yapar. Bu sırada TRT’den gelen bir teklifi değerlendirir ve sesli çekilen ilk dizi filmlerden biri olan “Sarıpınar 1914” de oynar.
80’lerden sonra çok az filmde gözüken sanatçı, bütün yeteneklerini çizgi romanlarda değerlendirir. Turan, televizyonlarda gösterilen ve oldukça beğenilen bir polisiye dizide canlandırdığı Komiser Kemal tiplemesi ile de halkın beğenisini toplar.
Süleyman Turan’ın bazı önemli filmleri arasında; 1964-Sayın Bayan, 1967-Sinekli Bakkal, 1968-İngiliz Kemal, 1970-Dikkat Kan Aranıyor, 1973-Güllü Geliyor Güllü, 1974-Yalnız Adam ve 1978-Yüz Numaralı Adam sıralanabilir.

suleyman_turan7   suleyman_turan13   suleyman_turan3suleyman_turan2   suleyman_turan14   suleyman_turan6